Başkan Babamızın Sonbaharı

7,2/10  (27 Oy) · 
67 okunma  · 
9 beğeni  · 
1.185 gösterim
"Başkan Babamızın Sonbaharı", ölmek üzere olan, ama bir türlü ölmek bilmeyen, yaşama tutunmak adına ne cinayetler işleyip ne kanlar döken bir diktatörün öyküsüdür. Romanın karmaşık öyküsü, sözü edilen ülkedeki yaşamın karmaşıklığı ile atbaşı gider. Öyle ki, Başkan'la ilgili anılarını anlatanları, yalnızca bir noktalı virgül ayırır. Romanın sonunda yinelenen belli sahneleri birleştirerek, konuşanların yaşam öykülerini bütünleyebiliriz. "Başkan Babamızın Sonbaharı"nı okurken, çağımızda sürüp gelen umutsuzlukla, sürüp gidecek olan umudun öyküsünü de izlemiş oluyoruz. Bu arada yazarın, yine Latin Amerika edebiyatı geleneğine bağlı kaldığını, birtakım 'tip'ler aracılığıyla, yalnızca sevgisiz, zavallı, bunak bir başkan'ı değil, onu yaratan gerçekdışı düzeni yargılama amacı da güttüğünü görüyoruz. Kolombiyalı bu ünlü yazar, çoksatar yazarların deneyimlerinden de yararlanıyor; böylece günümüzde şiddet ve cinsellikle uyarılan okurun da ilgisini çekmeyi başarıyor.
(Arka Kapak)

Ödüller: Nobel Edebiyat Ödülü, 1982 
  • Baskı Tarihi:
    Mayıs 2016
  • Sayfa Sayısı:
    256
  • ISBN:
    9789755101835
  • Orijinal Adı:
    El Otono Del Patriarca
  • Çeviri:
    Tomris Uyar
  • Yayınevi:
    Can Yayınları
  • Kitabın Türü:
mehmet temiz 
 20 Haz 14:03 · Kitabı okudu · 2 günde · 7/10 puan

Gabriel Garcia Marquez'in okumakta zorlandığım tek kitabı.Hatta şu ana kadar okuduğum tüm kitaplar içerisinden en zor olan,beni en çok yoran kitaptı diyebilirim. Tam iki gün boyunca ben kitabı okumadım sanki, adeta kitapla savaştım,büyük mücadele verdim.

Bütün bunların sebebi, yazarın bu kitabında kullandığı yazım tekniği. Nokta,virgül ve noktalı virgül dışında hiç bir işaret kullanmamış. Parağraflar hiç yok demiyorum, var ama kitap sadece 6 parağraftan oluşuyor.Zaten bunlarda bölüm başları. Bu o kadar önemli değil onun için geçiyorum bunu. Yazarın anlatım şeklini bilenler olayları arka arkasına sıraladığını çok iyi bilirler.Burada da her şey arka arkasına sıralanıyor,üstelik bir de geri dönüşler,ileri gidişler halinde sürüp gidiyor. Konuşanlar arka arkasına konuşuyor ama konuşma, nerede başlıyor? nerede bitiyor? anlatan kim? olayı yaşayan kim? İşte kitaptaki esas sorun da bu. İnanın bana okurken,defalarca geri dönüyorsunuz,kimin konuşmasının nerede başladığını nerede bitiğini,hangi olayın nerede başlayıp nerede bittiğini,kimlerin nasıl olaya dahil olduğunu anlamaya çalışmak için çok büyük mücadele veriyorsunuz.

Bu yazım tekniğini başarılı bir şekilde kullanan Jose Saramago'nun da kitaplarını okudum. Saramago, sadece nokta ve virgül kullanıyor ama konuşma kısımlarını belirlemek için çoğu zaman Büyük harfle başlatıyor veya konuşma sonlarına dedi,anlattı,söyledi,,,,,vs gibi yüklemler ekliyor, dolayısıyla kitapları kolayca okunuyor. Ama Marquez'in bu kitabında böyle bir şey kesinlikle yok.

Ayrıca şunu da belirtmek isterim,Marquez'in bu kitabında uyguladığı bu teknik, okuyanı bu kadar yoruyorsa; yazarı, kitabı yazarken ne kadar yormuştur o da ayrı bir konu. Çünkü böyle bir kitabı yazmak, okumaktan çok daha zordur.Bence bu durum da , yazarın ustalığını bir kez daha açıkça göstermektedir.

Kitapta yazar, bir ülkenin başına geçmiş ve tüm yetkileri elinde bulunduran bir diktatörün yaptıklarını,ülkesine ve ülke insanına verdiği zararları biraz da abartılı ve zaman zaman nükteli bir şekilde anlatarak, zaman zaman da gerçekleri tüm acımasızlığıyla yazarak bizlere gösteriyor. Tek yetkili olan bir kişinin, tek olmanın verdiği yalnızlık ve korkuyla ne kadar fazla kötülükler yapabileceğini bizlere anlatıyor.

Benim kitap hakkında yazabileceklerim bu kadar.Zamanınızı harcayıp okuduğunuz için teşekkür ederim. Son cümle olarak, zor bir kitap okumak istiyorum diyenler için ideal bir kitaptır diyorum.

Eyüp Tatar 
 17 Haz 18:21 · Kitabı okudu

Çevirisini Tomris Uyar yapmış. Yer yer sorunlu, abidik gubidik kelimeler kullanılmışsa da, cümlelerin uzunluğu çevirmenden kaynaklı değil, Marquez'in bu kitaptaki tarzından kaynaklı. Hepten çevirmene yüklenmek haksızlık.

Kitaba dönelim:

Diktatörlüğün "evrensel" bir panoramasını çizen Marquez'e saygı uyandıran bu kitapta; ölmek bilmeyen ve her türlü akıldışılığı toplumuna dikte eden; canı sıkılınca dilediğini dilediği şekilde değiştiren, yapan, eden; bazen bu yaptıklarını rasyonel temellere oturtup halkına bu şekilde izah eden, ama bir süre sonra bunu bile gerekli görmeyen bir adet zorba zırtapoz ve çevresindeki mağdurlar/mazlumlar anlatılmakta.

Bir toplumda "kul olma ahlakı" olunca, bu toplum kendi geleceğini tek bir adamın aklına değil (ki tek kişi söz konusu olduğunda o kişinin aklına/dehasına bile güvenilmez) keyfine bırakınca nelerin olabileceğinin 43 yıl önce (1974) yazıya dökülüp anlatıldığı bir kitap bu.

Benzer ülkelerin benzer tecrübelerini, benzer zorbalıkları bu kitapta görür gibi oldum. Değil mi ki "tüm diktatörler kardeştir". Her türden "bullshit"in karşısında olacak vicdanlara, ve elbette incelik sahibi zekalara hitap eden, zorbalıkla dalga geçen, inceden giydiren, yo sadece ince değil, kabaca da giydiren, iyisi mi "her türden giydiren" bir kitap.

Emre Söylemez 
 29 Ağu 11:29 · Kitabı okudu · 14 günde · Puan vermedi

Kitap yoğun arkadaşlar.Yani satırlarca süren ve bitimi kelimeler alan cümleler var.Kesinlikle sadece kötü manada söylemiyorum.Bir cümleyi (yaklaşık 1 sayfa bu cümleler genelde) okuyorsunuz.Tamlamalar birbirine savaş açarken konular sağa sola zıplıyor.Tam anlıyorum derken bu sefer anlatıcı değişiyor falan.Kurulan cümlelerin içerik kalitesini tartışmaya gerek görmüyorum.Çünkü öyle ifade edilmiş cümleler var ki okurken yaşıyorsunuz.Lakin bu cümleleri anlarsanız yaşıyorsunuz.Normalde yoğun bir kitabın bendeki çözümü yavaş okumak.Ama bu kitabı çözemedim.5 güne yaklaşık %70'ini okudum.Sonra dedim biraz yavaş sindirerek okuyayım.O da kar etmedi.Kitaptan bahsetmek gerekirse bir dikdatörün son günlerini oldukça ayrıntılı ve karmaşık bir biçimde anlatıyor.İç içe geçmiş birçok olay var ve sayfalarda paragraf boşluğuna dahi nadiren rastlıyorsunuz.Çok sessiz bir ortamda okunmalı.Önerir miydim? Garcia Marquez'i çok seviyorsanız.Huzur(Ahmet Hamdi T.) gibi yoğun kitapların müptelasıysanız hoşunuza gider diye tahmin ediyorum.Kitap ile kalın.

Dila. 
22 Mar 2016 · Kitabı yarım bıraktı · Puan vermedi

Çevirisinden dolayı anlaşılması zor bir roman. Cümleler çok uzun ve nereye bağlandığını da kitabın akıcılığıyla tam kestiremiyorsunuz... bu yüzden aslında tam olarak anlamadan devam edebiliyorsunuz. tamamen çeviri etkisi.
Bu yüzden okumakta çok zorlandığım için yarım bıraktım. maalesef.

Hakan Uzun 
02 Mar 22:58 · Kitabı okudu · 7/10 puan

Bir diktatörün iç dünyasını ve hayatını irdelediğimiz bir Marquez kitabı. Kitap konusu itibari ile ilgi çekici ancak dili okurken yoruyor. Marquez kitaplarını okuyan arkadaşlar zaten bu dile aşinadırlar ancak beni yer yer çok yordu diyebilirim. Cümlelerin fazla uzunluğu çeviri için eksi puan olabilir.

GÜLÇİN ÇARKIT ÇANTAOĞLU 
31 Eki 2016 · Kitabı okudu · 35 günde · 7/10 puan

Bir diktatör anlatır. Yalnız, korkudan her şeyi kurallara bağlamış, kendi varlığı uğruna her şeyi yok etmeyi hak sayan bir diktatör. İçerik, anlattığı karakter olarak oldukça güçlü bir roman. Dildeki karmaşa anlamakta zorlanmaya sebep oluyor. Okuması zor bir kitap.

Portakül 
30 May 04:05 · Kitabı okudu · 7 günde · 5/10 puan

Kasık fıtığı olan bir başkanın hikayesi çok objektif bir gözle anlatılmış. Okumamın üzerinden bir buçuk yıl geçmiş ve aklımda kalan ender şeylerden biri , kasık fıtığı. Bir de kuşlar hatırlıyorum aklımın köşelerinde uçuşuyorlar.

Ekrem Çalış 
31 May 14:10 · Kitabı okudu · 3/10 puan

Marquez'e başlayacaklar için kötü bir seçim olur. Oldukça uzun ve gereksiz cümleler, özne belirsizliği, çevirmenin nokta kullanmaktan kaçınması gibi sebeplerle insanı yoran bir kitap.

Kitaptan 12 Alıntı

mehmet temiz 
19 Haz 23:15 · Kitabı okudu · İnceledi · 7/10 puan

...,o gün bu gündür hep aynı durumdayız generalim, giydiğimiz dona kadar her şeyimizi yabancılara borçluyuz,...

Başkan Babamızın Sonbaharı, Gabriel Garcia Marquez (Sayfa 212 - can yayınları-ekim-2015)Başkan Babamızın Sonbaharı, Gabriel Garcia Marquez (Sayfa 212 - can yayınları-ekim-2015)
mehmet temiz 
19 Haz 23:12 · Kitabı okudu · İnceledi · 7/10 puan

..gazeteyi baştan aşağı tarıyor, kendi basın ajanslarının uydurduğu haberler dışında bir şey var mı diye bakıyordu,...

Başkan Babamızın Sonbaharı, Gabriel Garcia Marquez (Sayfa 192 - can yayınları-ekim-2015)Başkan Babamızın Sonbaharı, Gabriel Garcia Marquez (Sayfa 192 - can yayınları-ekim-2015)
mehmet temiz 
18 Haz 19:38 · Kitabı okudu · İnceledi · 7/10 puan

....eski cumhuriyetin yasama ve yargı organlarını yürürlükten kaldırdı hemen, artık yönetimin ilk yıllarındaki gibi görünüşü kurtarma zahmetine katlanmıyordu,...

Başkan Babamızın Sonbaharı, Gabriel Garcia Marquez (Sayfa 92 - can yayınları-ekim-2015)Başkan Babamızın Sonbaharı, Gabriel Garcia Marquez (Sayfa 92 - can yayınları-ekim-2015)
mehmet temiz 
18 Haz 19:26 · Kitabı okudu · İnceledi · 7/10 puan

Hayatı süresince beş bin çocuk, hepsi de yedi aylık doğan çocuklar peydahladığı hesaplanmıştı, sayısız, sevgisiz, sevgilileri sırayla yer değiştirir, onun keyif anını kollarlardı, ama çocuklardan hiç birine adını ve soyadını verdiği görülmemişti,

Başkan Babamızın Sonbaharı, Gabriel Garcia Marquez (Sayfa 51 - can yayınları-ekim-2015)Başkan Babamızın Sonbaharı, Gabriel Garcia Marquez (Sayfa 51 - can yayınları-ekim-2015)
mehmet temiz 
19 Haz 23:23 · Kitabı okudu · İnceledi · 7/10 puan

...,arabasından kalabalık arasında dolaşan tanıdık bir delikanlı görmüştü ve onu daha önce nerede gördüğünü çıkaramayışına çok şaşmıştı, aklını toparlayana kadar delikanlıyı tutuklamalarını buyurmuştu, mahkemede zabıtlara geçen gerçeği tam yirmi iki yıl bir hücrede yinelemek zorunda kalan zavallı bir köylüyü,....

Başkan Babamızın Sonbaharı, Gabriel Garcia Marquez (Sayfa 245 - can yayınları-ekim-2015)Başkan Babamızın Sonbaharı, Gabriel Garcia Marquez (Sayfa 245 - can yayınları-ekim-2015)
mehmet temiz 
18 Haz 19:33 · Kitabı okudu · İnceledi · 7/10 puan

..generalim efendim,daha saat ikiyi beş geçiyor; başka bir ses girdi araya, sabahın üçü; generalim beş geçiyor,elinin tersini savurdu general, göğsünü var gücüyle şişirerek, bütün dünya duysun diye haykırdı, ben saat sekiz diyorum, Allah kahretsin, ben diyorsam sekizdir,....

Başkan Babamızın Sonbaharı, Gabriel Garcia Marquez (Sayfa 71 - can yayınları-ekim-2015)Başkan Babamızın Sonbaharı, Gabriel Garcia Marquez (Sayfa 71 - can yayınları-ekim-2015)
Emre Söylemez 
16 Ağu 21:12 · Kitabı okudu · İnceledi · Puan vermedi

...o zaman başkalarının ara sıra söylediği sözün anlamını kavrayabildi, yürek üçüncü hayamızdır generalim, Allah kahretsin, pencereden uzaklaştı...

Başkan Babamızın Sonbaharı, Gabriel Garcia Marquez (Sayfa 72 - Can Yayınları)Başkan Babamızın Sonbaharı, Gabriel Garcia Marquez (Sayfa 72 - Can Yayınları)
seher 
30 Kas 2015 · Kitabı okudu · Puan vermedi

.......ona verdiği tek öğüt şuydu, hayatında bir kerecik olsun yerine getirilmeyeceğine inandığın bir buyruk verme,...

Başkan Babamızın Sonbaharı, Gabriel Garcia Marquez (Sayfa 182)Başkan Babamızın Sonbaharı, Gabriel Garcia Marquez (Sayfa 182)
seher 
30 Kas 2015 · Kitabı okudu · Puan vermedi

..................sayısız yıllarının sonunda, yalanın kuşkudan daha elverişli, aşktan daha yararlı,doğrudan daha kalıcı olduğuna ve kendisinin yönetme yetkisi olmaksızın ulusu yönetişine, yüceltilecek yanı yokken yüceltilişine, yetkeden yoksunken söz geçirişine, bu rezilce yalanlara hiç şaşmadan alışmıştı, sonbaharının sarı yapraklarına bakarken, gücünün tümünü asla kullanmadığını, hayatı hep ters yüzünden görmeye, gerçeğin görüntüleriyle bezeli bir kilimde atkılarla çözgülerin iplerini düzeltmeye hüküm giydiğini kavramıştı, en son anda bile, yaşanılacak asıl hayatın bir gösteri olduğundan habersizdi,....................

Başkan Babamızın Sonbaharı, Gabriel Garcia Marquez (Sayfa 254)Başkan Babamızın Sonbaharı, Gabriel Garcia Marquez (Sayfa 254)
2 /