Başkasının Karısı

·
Okunma
·
Beğeni
·
13.239
Gösterim
Adı:
Başkasının Karısı
Baskı tarihi:
Ekim 2017
Sayfa sayısı:
108
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786055819699
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Helikopter Yayınları
Edebiyat eleştirmenleri genellikle, Dostoyevski’nin Petropavlovsk zindanında idamını beklediği 1849 yaz aylarının, onun hayatında ve sanatsal yaratıcılığında bir dönüm noktası olduğunu düşünürler; ancak ben, öykü ve romanlarındaki sürekliliğe bakarak, bunun abartıldığını düşünüyorum. Bu kitapta, tümü de o meşum 1849 yılından önce yazılmış dört öykü bulacaksınız. Öykülerden ikisi, “Dokuz Mektupta Bir Aşk Öyküsü” ile “Başkasının Karısı ve Karyolanın Altında Bir Koca,” Petersburg sosyetesinden sadakatsizlik farsları. İlki, fazladan, Dostoyevski’nin 1866’da Kumarbaz ile döneceği kumar alışkanlığını da alay konusu yapacak: gözleri etraflarında olan bitenlere kapanmış iki kumarbazı, yalnızca alacak-verecek davaları değil, karılarının ortak sadakatsizliği de buluşturacak. İkincisi ise, pekâlâ bir hiciv şaheseri sayılabilir. Bu yanlışlıklar komedisi teatral havasıyla da kahkahalarla güldürecek sizi. “Bir Noel Çamı ve Bir Düğün” ise bu öykülerdeki hiciv ile taban tabana zıt. Dostoyevski burada, alçak bir servet avcısını yerin dibine sokmakla kalmayacak, çocukluğun saflığı ile gerçek hayatın merhametsizliği arasındaki keskin kontrastı da gözlerinizin önüne serecek. Hiçbir şey eklemeden, sadece gördüklerini anlatarak; ama bu öykünün sadece yazarının hayal gücünden süzülmüş olmadığını, başka başka biçimlerde olsa bile, o zaman olduğu gibi bugün de rastlayabileceğiniz, hatta yaşandığından emin olduğunuz bir şey olduğunu hissedeceksiniz. “Polzunkov” da onlarla benzer bir kumaştan; kendi budalalıklarının sonucu hayattan yediği silleyi şaklaban gibi başkalarını güldürerek avutmaya çalışan bu “insancık,” sizde de acı bir tebessüm bırakacak. Çevirmen olarak önerim, sevgili okur, bu öyküleri bir defa okumakla yetinmemeniz; alın ve sindirerek okuyun onları. O zaman, yazılmamış, ama sizin sezgilerinize bırakılmış ayrıntılar da bulacaksınız.
Hazal Yalın
120 syf.
·7/10
Sen ki ; yılların verdiği yorgunlukların, adamın alnında oluşturan kırışıklardan akan terleri bile okuyucuya tabloya bakarmış gibi resmederdin satırlarında.

İlk kez zevk almadım boğdun beni tekrarlayan diyaloglara, kafamın içinde hala "Sizi temenni ederim beyefendiciğim" diyen rakun kürklü adamlar konuşuyor. Bu kitabını pek beğenmedim. Diğerlerinin yanında sönük kaldı sanki.
120 syf.
·2 günde·Beğendi·8/10
Hani bir söz vardır ya, ''gülermisin ağlarmısın '' diye. İşte o söz sanki tam da bu kitap için söylenmiş gibi.

Kitapta iki öykü var. Birincisi kitaba adını veren ''Başkasının Karısı'', diğeri nispeten daha kısa olan ''Namuslu Hırsız''.

Başkasının Karısı isimli öyküde Dostoyevski, karısının kendisini aldattığını düşünen bir kocanın gariplikler içindeki ruh halini ve başına gelen traji-komik olayları bize anlatmaktadır. Bu öyküde, sık ve tekrarlanan diyaloglar biraz sıkıcı olsa da , olayların gelişmesindeki nükteli durumlar, yinede keyifle okunmasını sağlıyor.

Diğer öyküde ise isminden de anlaşılacağı gibi, namuslu bir hırsızın hikayesi anlatılıyor. Hırsızın namuslusu olur mu diye sormayın. Çünkü bu sorunun aynısını öyküde yazar da sormuş ve cevabını almış.

Kitabı kısaca tanımlamak gerekirse, ''Dostoyevski'den farklı bir kitap'' diye tanımlamak yanlış bir terim olmaz. . İncelememin başında da yazdığım gibi gülermisin-ağlarmısın çelişkisiyle okunan bu kitabın, özellikle yazarın ilk deneyimlerini merak edenler için uygun bir kitap olduğu düşüncesindeyim.
  • Kazaklar
    8.0/10 (184 Oy)147 beğeni634 okunma279 alıntı5.086 gösterim
  • Ecinniler
    8.8/10 (191 Oy)217 beğeni569 okunma813 alıntı11.836 gösterim
  • Kreutzer Sonat
    8.3/10 (377 Oy)306 beğeni1.046 okunma698 alıntı9.652 gösterim
  • Çocukluk
    8.0/10 (192 Oy)176 beğeni786 okunma298 alıntı7.052 gösterim
  • Öteki
    8.2/10 (492 Oy)457 beğeni1.544 okunma667 alıntı17.170 gösterim
  • Ölüler Evinden Anılar
    8.4/10 (449 Oy)441 beğeni1.591 okunma899 alıntı11.914 gösterim
  • Burun
    8.1/10 (167 Oy)124 beğeni538 okunma44 alıntı3.973 gösterim
  • Dörtlükler
    8.8/10 (811 Oy)780 beğeni2.643 okunma1.587 alıntı15.015 gösterim
  • İlk Aşk
    7.6/10 (205 Oy)179 beğeni745 okunma157 alıntı8.190 gösterim
  • Ev Sahibesi
    7.6/10 (255 Oy)226 beğeni938 okunma371 alıntı5.515 gösterim
120 syf.
·5 günde·Puan vermedi
İnceleme yazmak için kitabın bitmesini beklemiş olsaydım sinirim geçerdi. O yüzden şimdi yazıyorum. Kitabın yarısına gelmiş olabilirim. Gerçekten sinir krizi geçirmenin eşiğindeyim. Bu kitaplardaki bu ezik karakterler gerçekten beni öldürecek. Kişisel olarak ezik olmanın dışında ekstra bir aptallık söz konusu olabilir. Eğer kitaptaki karakterden soğutmak istendiyse yazar bunu başardı. Ne hikmetse elimden de atasım gelmiyor. Bitene kadar sinir krizi geçirip ölmezsem sonuca bağlayacağım....
120 syf.
·6/10
Eserde İki öykü var, ilk öykü olan “başkasının karısı” nda diyaloglar çok soluk ve tatsız, mizahi yönü ağır bastırmaya çalışılmış ama pek başarılı olduğunu söylenemez. ikinci öykü "Namuslu Hırsız" ilk hikayeye göre daha iyi. Dostoyevski yi ilk defa okuyacak olanlar bu eserinden başlamamalıdır diye düşünüyorum. İyi bir eser olduğu söylenemez. İyi okumalar.
120 syf.
·7/10
Kitapta iki tane hikaye birlikte yer alıyor; başkasının karısı ve namuslu hırsız. İki hikayede de bol miktarda psikolojik çözümlemeler yapmış yazar. Özellikle ilk hikayede bu durum biraz can sıkıcı bir hale gelmiş durumda. Kısa bir kitap ama çözümlemeler nedeniyle biraz zaman alabiliyor okuması.
120 syf.
·1 günde·Puan vermedi
Karısından ciddi anlamda şüphelenen bir asilzadenin, araştırmaları ve güya eşini takip etmeleri sırasında düştüğü birbirinden komik durumları anlatan bir hikaye. Dostoyevski'nin bilinen tarzının dışında ama okuduğunuzda da "işte bu Dostoyevski" denilen türde bir kitap.
120 syf.
·3 günde·7/10
Ah ben kendimi kıskanç sanırdım oysa ! Bu kitabı okuduktan sonra kıskançlığımı az bile olsa kontrol altında tutabilmeme sevindim. Kıskançlık, kuşku, telaş gibi birçok duyguyu yoğun barındıran bir kocadan bahsediliyor kitapta, hem de fazla yoğun... Okurken başlarında konuşmanın yavaşlığına sinirlendim ama devamı oldukça keyifliydi. Okurken kahkaha atmaktan kendinizi alıkoyamıyorsunuz. Kısacık bir eser, sanırım uzun olsa aynı etkiyi yaratmazdı. Nasıl bittiğini bile anlamıyorsunuz. Hatta bittiğinde eminim devamını düşleyeceksiniz.
120 syf.
kıskançlık gibi kemirici bir tutkunun pençesine düşmüş, varlıklı bir balkon göbeklinin, hastalık boyutlarındaki evhamlarla karısının peşi sıra düştüğü komik hikayeleri anlatan öykü. dostoyevski bize gösteriyor ki, en büyük erdem dürüstlük müdür ? yoksa kıskançlık mıdır ? bunun cevabını vermek okurlara düşüyor.
120 syf.
·4 günde·6/10
Allahtan kitabı Araf yayınlarından okumuşum (62 sayfa) yoksa kitabı fırlatır atardım. Sonuna kadar anlatılan ah ah ah , vah vah vah , kıh kıh kıh, beyefendiciğim, aman tanrım, beni bağışlayın. Vallahi sinir krizi geçirdim bitene kadar :D Dostoyevski’ye yakışmamış bu anlatım ya ! Kitabın son beş sayfası güldüm çünkü buraya kadar anlamadım kitabı. son beş sayfada anladım sdgjfhk konu : eşini kıskanıp aldatıldığını düşünen bi kocanın (şaşkoloz bi kişilik) yaşadığı şeyler. Sinir olmak istiyorsanız okuyun :D
120 syf.
·1 günde·7/10
Fyodor Mihayloviç Dostoyevski'nin 1848 yılında yayımlanan eseri, Başkasının Karısı. Paranoyak, aşırı kıskanç bir erkeğin, eşinin kendisini aldattığı inancıyla, eşini suçüstü yakalama çalışmaları ve bunun sonuçları anlatılıyor. Kitap, çok kısa olmasına rağmen bolca diyalog barındırıyor. Dostoyevski, bu kısacık eserinde dahi, esere: " Beni Dostoyevski yazdı." dedirtebiliyor. Her zamanki gibi ateşli, heyecanlı karakterler bu kitapta da mevcut.

Dostoyevski, çıtayı göklere çıkardığı için, bu eseri bana yetersiz geldi açıkçası, doyurmadı beni. Tabii ki de eseri çok gençken kaleme alması bundaki en
büyük etken. Ancak sonuçta Dostoyevski'den bir şey eksiltecek değil. Yeryüzünün en büyük yazarı Dostoyevski'dir...
120 syf.
·Puan vermedi
“Başkasının Karısı”, Fyodor Mihayloviç Dostoyevski’nin ‘Kıskançlık’ üzerine kurduğu ve onun, ruhsal çözemlenin ustası olduğunu kanıtlayan uzun öykülerinden biridir. “Başkasının Karısı” öyküsünde İvan Andreyeviç ismindeki kıskanç kocanın, karısını takip etmesi sırasında yaşadığı ilginç ve ilginç olduğu kadar da komik olan olaylar anlatılıyor…
93 syf.
·3 günde·6/10
Dostoyevski severim ama bu kitabını sevemedim. Diyaloğu bol, çözümlemesi az bir kitap olmuş, sanırım bundan. Diyaloglar karmaşıktı, bazen bir sayfayı tekrar başa dönerek okudum ki beklemezdim kendimden. Biraz sıkıcı bir kitap. Ama bu da zaten başkasının yorumu. :)

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Başkasının Karısı
Baskı tarihi:
Ekim 2017
Sayfa sayısı:
108
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786055819699
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Helikopter Yayınları
Edebiyat eleştirmenleri genellikle, Dostoyevski’nin Petropavlovsk zindanında idamını beklediği 1849 yaz aylarının, onun hayatında ve sanatsal yaratıcılığında bir dönüm noktası olduğunu düşünürler; ancak ben, öykü ve romanlarındaki sürekliliğe bakarak, bunun abartıldığını düşünüyorum. Bu kitapta, tümü de o meşum 1849 yılından önce yazılmış dört öykü bulacaksınız. Öykülerden ikisi, “Dokuz Mektupta Bir Aşk Öyküsü” ile “Başkasının Karısı ve Karyolanın Altında Bir Koca,” Petersburg sosyetesinden sadakatsizlik farsları. İlki, fazladan, Dostoyevski’nin 1866’da Kumarbaz ile döneceği kumar alışkanlığını da alay konusu yapacak: gözleri etraflarında olan bitenlere kapanmış iki kumarbazı, yalnızca alacak-verecek davaları değil, karılarının ortak sadakatsizliği de buluşturacak. İkincisi ise, pekâlâ bir hiciv şaheseri sayılabilir. Bu yanlışlıklar komedisi teatral havasıyla da kahkahalarla güldürecek sizi. “Bir Noel Çamı ve Bir Düğün” ise bu öykülerdeki hiciv ile taban tabana zıt. Dostoyevski burada, alçak bir servet avcısını yerin dibine sokmakla kalmayacak, çocukluğun saflığı ile gerçek hayatın merhametsizliği arasındaki keskin kontrastı da gözlerinizin önüne serecek. Hiçbir şey eklemeden, sadece gördüklerini anlatarak; ama bu öykünün sadece yazarının hayal gücünden süzülmüş olmadığını, başka başka biçimlerde olsa bile, o zaman olduğu gibi bugün de rastlayabileceğiniz, hatta yaşandığından emin olduğunuz bir şey olduğunu hissedeceksiniz. “Polzunkov” da onlarla benzer bir kumaştan; kendi budalalıklarının sonucu hayattan yediği silleyi şaklaban gibi başkalarını güldürerek avutmaya çalışan bu “insancık,” sizde de acı bir tebessüm bırakacak. Çevirmen olarak önerim, sevgili okur, bu öyküleri bir defa okumakla yetinmemeniz; alın ve sindirerek okuyun onları. O zaman, yazılmamış, ama sizin sezgilerinize bırakılmış ayrıntılar da bulacaksınız.
Hazal Yalın

Kitabı okuyanlar 612 okur

  • Mehmet yıldırım
  • İsmett
  • AHMEDLÍ9420
  • Muhammed Yılmaz
  • Felicity
  • hüsnü
  • Hakan Özen
  • Haticedm
  • Mustafa Usta
  • Delal Köksal

Kitap istatistikleri (Bütün baskılar)

Bu baskının istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%0
9
%0
8
%0
7
%0.6 (1)
6
%0
5
%0.6 (1)
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0

Kitabın sıralamaları