Başlangıcından Günümüze Türkiye Cumhuriyeti Tarihi

·
Okunma
·
Beğeni
·
1.288
Gösterim
Adı:
Başlangıcından Günümüze Türkiye Cumhuriyeti Tarihi
Baskı tarihi:
2011
Sayfa sayısı:
304
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786055782566
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Siyasal Kitabevi
Türk modernleşmesi tarihsel sürekliliği ve kopuşu bünyesinde barındıran ve kendi içinde çeşitli dönemlere ayrılan bir süreçtir. Atatürk önderliğinde gerçekleştirilen Türk devrimi sonucunda kurulmuş olan Türkiye Cumhuriyeti'nin gelişimi de, bu modernleşme sürecinin bir parçasıdır. Günümüzde Türkiye Cumhuriyeti'nin kuruluş süreci ve gelişimi, tüm yükseköğrenim kurumlarında Atatürk İlkeleri ve İnkılâp Tarihi dersi adı altında anlatılmaktadır. Atatürk İlkeleri ve İnkılâp Tarihi, Türk Tarihi'nin bir alanı olup, dersten öte bir anlam taşımaktadır. Türkiye Cumhuriyeti yurttaşları için Atatürk İlkeleri ve İnkılâp Tarihi'ni öğrenmek, kendi tarihinin önemli bir parçasını öğrenmek demektir.

Elinizdeki kitap Başlangıcından Günümüze Türkiye Cumhuriyeti Tarihi derken, Osmanlı'nın son döneminden başlayıp, Cumhuriyet'in kurulmasından bugüne kadar olan süreci de belirli dönemlere ayırarak okuyucuya aktarmayı hedeflemiştir. Böylelikle, bir Cumhuriyet kültürünün oluşumuna katkı sağlamak amaçlanmıştır.
Merve
Merve Başlangıcından Günümüze Türkiye Cumhuriyeti Tarihi'yi inceledi.
Türkiye Cumhuriyeti tarihi kültürü kazanmak için okunabilecek çok başarılı bir kitap. Üniversitedeki İnkılap Tarihi hocamın önerisiyle aldım, çokta iyi ettim.. Tavsiye ederim..
304 syf.
·3 günde·Beğendi·10/10 puan
Kitap İnceleme ve Önerme Yazısı

- Başlangıcından Günümüze-
Kitap Adı: Türkiye Cumhuriyeti Tarihi
Yazarı : 5 akademisyen / Kolektif
Editör : Prof. Dr. Temuçin Faik Ertan
Yayınevi : Siyasal Kitabevi
Baskısı :6.Baskı/ Ağustos 2018/304 Sayfa
Barkodu : 9786055782566

Tarih boyunca, bu hazin durumlara nasıl düştüğümüz ayrı bir yazı ve araştırma konusu.
Yakın tarihimizle ilgili okumuş olduğum bu 11. kitap. Öncelikle yayınevine, 304 sayfa hem de büyük boy bir kitabı 12 TL gibi fiyatla okuyucuyla buluşturduğu için tebrik ve teşekkürlerimi iletmem gerek.
Bu kitap beş akademisyenin, farklı konuları ele aldığı ortak bir çalışmanın ürünü. Konu işleyişini daha sistematik ve hatırda kalıcı bulduğumu belirtmeliyim. Her konunun sonunda listelenen yararlanılan kaynaklar, eserin nasıl bir emekle ortaya çıktığının ayrıca bir tanığı.
Tarihi; yalnızca okuyanlar, ancak yazanları anlayabilirler fakat yapanları tam anlayamazlar.
Bundan dolayıdır ki “ben olsaydım şöyle yapardım” diye 100 yıl öncesi bir vakayı eleştirip, ucuz kahramanlık konumuna düşmemek gerekiyor. Bu durum bir eleştiri, temenni, yorum yapmamızı da
engellemiyor tabi.
Aynı tarihi olayları, farklı kaynaklardan okumak bana sıkıcı gelmiyor. Anlayamadığım bir konuyu daha iyi anladığımı ve değişik yorumlayabildiğimi fark ediyorum. Tek sıkıcı gelen, hayrete düşüren, ibret almayıp da aynı hatalara tekrar tekrar düştüğümüzün resmidir.
Cehalet diz boyu, ihanet ondan aşağı kalmıyor. Etnik ayaklanmalar, benliğine yenik düşenler, ben baş olayım telaşları. İstanbul hükümetinin acziyeti, enkazı ve teslimiyet politikası.
Ve ortada, yarım sente muhtaç, hasta adam rolü biçilen, koca devletin son bakiyesi.
Yakın tarihle ilgili 11 farklı kitap okumaktaki maksadım da buydu zaten. Niye bu durumlara düşmüşüz? Bunu hak etmiş miydik? Ne tür hatalar yaptık? Ne yapsaydık, gücümüzü koruyabilirdik?
Bu soruların cevabını aradım hep kitap satırlarında. Tarih bilinci olmadan basit bir kuyu bile kazamazsınız. Kültür, bilim, teknik, sanat, savunma, yönetim, sanayi ve düşünce devrimi yapamazsınız. Yaptıklarınızı geliştirmezsiniz. Geçmişi bugüne bağlayıp geleceği planlamak zorundayız.
Gücünü kaybeden, emperyalistlerin iştahını kabartan bir duruma düşmüştü Osmanlı.
Kurtuluş mücadelesi, istiklal Savaşı ve Cumhuriyet’in ayak sesleri. Bu aşamaya kolay gelinmedi.
Devamında bir devletin yeniden inşası, devrimler, aydınlanma hareketini, toplumsal ortak bilincimiz
kadar anlayabildik. Aşama aşama yüceltirken tüm değerlerimizi, bugün çok daha ileri bir seviyede olmalıydık.
Kuvvetler birliği ilkesi, bu süreçte geçici olarak benimsenmiş olsa da nihai hedef katılımcı, çoğulcu demokrasi anlayışıdır. İcraat, ıslahat ve devrimlerin uygulanması için, tek parti hükümeti kadro hareketi olarak geçici bir yönetimdi. Söyleyecek söz bulamayanlar genelde bunu eleştirirler de sonuçta demokratik bir hükümet yıkılarak yeni bir devlet kurulmamıştı.
Aslan güçten düşünce sırtlanların maskarası olur misali, kurda kuşa yem olacak bir duruma düşmüştük.
Şöyle okuduklarımı gözümde film şeridi gibi canlandırıyorum da kurtuluş savaşı bir mucizedir, azmin, zekanın, inancın, kararlılığın zaferidir.
Askeri, mali, siyasi ve teknik, savunma olarak güç kaybına uğrayınca, Sevr Anlaşması dayatmasını
Milli Mücadele ile nasıl bertaraf ettiğimizi gururla okuyacaksınız. Cepheden cepheye, savaştan savaşa koşturup duran milli kahramanlarımızda eksiklik/noksanlık / yanlışlık aramak kimin haddinedir.
Canının dişine takmış, vatan, millet ve tüm mukaddes bildiği değerler uğruna, “ya istiklal ya ölüm”
bayrağıyla yaşayan cesaret abidelerinde kusur aramak, hiçbir mantıklı ölçüyle örtüşmez.
Kusur ve hata insan içindir. Hiçbirimiz bunda istisna değiliz. Terazide ağır gelen tarafla değer biçmek gerek. Ve insanın her yaptığı hatasız/noksansız olacak diye bir kural da yoktur.
Bize düşen, aldığımız emaneti daha yücelere çıkarabilmektir. Milli Mücadele başlangıcından bu yana, 100 yıl geçmek üzere, bizimle yarışanları/savaşanları geçebildik mi? Hayır. Demek ki vatanı, küresel canavarlardan kurtarıp bize bırakanlara söyleyecek sözümüz olamaz. Her birey kendi eylem, söylem, beklenti ve bıraktıklarıyla sorumludur.
1918-20’li yıllar. Farklı cephelerde Rus, İtalyan, Fransız, İngiliz ve Yunan askerlerine karşı ölüm-kalım savaşı veren Anadolu’nun milli mücadele kahramanlarına karşın, teslimiyetçi-mandacı İstanbul Hanedanlık Saray Hükümeti’nin hiçbir çabasının olmaması ve tehlike püskürtülünce, başarıya ortak olma çabaları manidardır.
Bilgi yarışmasında değillerdi, bir makine üretmiyorlardı, kendi tarlasının kurtarma çabasında değillerdi, ailelerine kışlık azık hazırlamıyorlardı, yedi göbek torunlarına yetecek kadar para kazanma sevdasında da değillerdi. Canı pahasına, düğüne gider gibi cepheden cepheye koşan vatanperver ruhu anlayabilmek için, o yürek frekansının en azından onda birine sahip olmak gerek.
Savaşı, can vermeyi, video oyunları, atari makinasından ibaret zannedenler, toprağa düşmüş askeri elbette anlayamayacaklardı. Hak etmediğine sahip olanlar, elindekileri de kaybetmeye mahkumdur.
Tarih; vefa, saygı, ibret, deneyim, ilim, irfan ve sabır öğretmeli bize. Yoksa aynı nakarat nağme ile
dolapçı beygiri gibi döner dururuz.
Anlamak isteyene bu kitap yeter. İyi okumalar.
17.03.2019
Ali Rıza Malkoç
#armozdeyis
Osmanlı Hükümeti, bu iki geminin satın alındığını açıklamış ve gemilerin komutanını Osmanlı donanmasının 1. Amiralliğine atamıştır. Goeben'e Yavuz, Breslau'a ise Midilli adı verilmiştir.
"Hâkimiyet kayıtsız şartsız milletindir... kime sorarsanız sorunuz, bu cumhuriyettir. Doğan çocuğun adıdır. Ama bu ad kimilerine hoş gelmemiş, varsın gelmesin!"

-İstanbul Milletvekili Abdurrahman Şeref Bey
"Büyük devletler kuran atalarımız büyük ve kapsamlı medeniyetlere de sahip olmuştur. Bunu aramak, incelemek, Türklüğe ve dünyaya bildirmek bizler için bir borçtur." -Gazi Mustafa Kemal Atatürk
İsmet Paşa, 1924 yılı sonu ile 1925 yılı başı hariç, 1923'ten 1937 yılına değin Başbakan olaral görev yapmış ve Atatürk'ün en yakın çalışma arkadaşı olmuştur. Ancak özellikle 1932 yılından sonra Atatürk'ün, Hükümete müdahale etmesi ve bakanları belirlemesi Başbakan İsmet Paşa'yı rahatsız etmiştir.

Devletçilik konusundaki görüş ayrılığı, iki devlet adamı arasındaki bir başka anlaşmazlık konusudur. Atatürk ılımlı ve esnek bir devletçiliği savunurken, İnönü daha katı ve doktrine bir devletçilik anlayışından yana olmuştur. Zaten İsmet İnönü'nün ayrılmasından sonra, liberal çevrelere yakın olan Celal Bayar'ın Başbakan olması rastlantı değildir.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Başlangıcından Günümüze Türkiye Cumhuriyeti Tarihi
Baskı tarihi:
2011
Sayfa sayısı:
304
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786055782566
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Siyasal Kitabevi
Türk modernleşmesi tarihsel sürekliliği ve kopuşu bünyesinde barındıran ve kendi içinde çeşitli dönemlere ayrılan bir süreçtir. Atatürk önderliğinde gerçekleştirilen Türk devrimi sonucunda kurulmuş olan Türkiye Cumhuriyeti'nin gelişimi de, bu modernleşme sürecinin bir parçasıdır. Günümüzde Türkiye Cumhuriyeti'nin kuruluş süreci ve gelişimi, tüm yükseköğrenim kurumlarında Atatürk İlkeleri ve İnkılâp Tarihi dersi adı altında anlatılmaktadır. Atatürk İlkeleri ve İnkılâp Tarihi, Türk Tarihi'nin bir alanı olup, dersten öte bir anlam taşımaktadır. Türkiye Cumhuriyeti yurttaşları için Atatürk İlkeleri ve İnkılâp Tarihi'ni öğrenmek, kendi tarihinin önemli bir parçasını öğrenmek demektir.

Elinizdeki kitap Başlangıcından Günümüze Türkiye Cumhuriyeti Tarihi derken, Osmanlı'nın son döneminden başlayıp, Cumhuriyet'in kurulmasından bugüne kadar olan süreci de belirli dönemlere ayırarak okuyucuya aktarmayı hedeflemiştir. Böylelikle, bir Cumhuriyet kültürünün oluşumuna katkı sağlamak amaçlanmıştır.

Kitabı okuyanlar 79 okur

  • M.A.A
  • Kübra
  • Esra in
  • Raşit YAZICI
  • BK
  • likeaphoenix
  • •Esra•
  • nur k.
  • berat
  • Mert Kaplan

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%38.1 (8)
9
%28.6 (6)
8
%28.6 (6)
7
%0
6
%0
5
%0
4
%0
3
%4.8 (1)
2
%0
1
%0