Baştan Çıkarıcının Günlüğü

8,0/10  (27 Oy) · 
58 okunma  · 
19 beğeni  · 
1.484 gösterim
Kierkegaard, Baştan Çıkarıcının Günlüğü'nde insanlık tarihi kadar eski olan baştan çıkarma "uğraşı"nı yeniden gözden geçirmeye teşvik ediyor bizi. Bununla bağlantılı olarak da öpüşme, genç kızlık, nişanlılık, evlilik vs. gibi "bildik" konulara ironik yorumlar getiriyor. Kierkegaard'a göre hayatın üç aşaması vardır: Estetik, etik ve dinsel aşama. Bunlardan ilki olan estetik aşamada her şey zevkin çevresinde toplanır. Ya/Ya Da'nın bir bölümünü oluşturan ancak bağımsız bir bütünlüğe de sahip olan Baştan Çıkarıcının Günlüğü işte bu estetik aşamaya dair...
Kierkegaard, Regine Olsen adında on yedi yaşında bir kızla nişanlanır, bir sene sonra da kitapta da ipuçlarını bulabileceğiniz sebeplerden nişanı bozar ve Berlin'e kaçıp Ya/Ya Da'yı bitirir. Bazı temel otobiyografik özellikler yüzünden Kierkegaard'ı "baştan çıkarıcı" Johannes'le özdeşleştirenler olsa da günlük, kurmaca ağırlıklıdır. Aslında, kitapta ne sıradan bir baştan çıkarıcı söz konusu ne de alışıldık bir günlük: Johannes, kendini etik, estetik ve erotik içerimleri olan bir aşk bilgeliğiyle donatmış sıra dışı bir baştan çıkarıcı; bir estet, bir "erotist." Ayrıca özgürlük düşkünü biri. Hem kendisinin özgür olması gerekiyor, hem de baştan çıkardıklarının. Günlüğe gelince; her ne kadar bazı tarihler göze çarpıyorsa da okurun en az hissedeceği şey günlük formu olacak; en çok hissedeceği ise ironik gözlemlerle bezenmiş sıkı bir roman tadı.

Özgürlükçü bir erotist estetin baştan çıkarma üzerine klasikleşmiş gözlemleri...
(Tanıtım Bülteninden)
  • Baskı Tarihi:
    Nisan 2013
  • Sayfa Sayısı:
    160
  • ISBN:
    9789755391441
  • Orijinal Adı:
    The Seducer's Diary
  • Çeviri:
    Süha Sertabiboğlu
  • Yayınevi:
    Ayrıntı Yayınları
  • Kitabın Türü:

Yazarı, Ya/Ya Da şiiriyle tanıdım. O şiirden sonra bu adamın her kitabını okumalıyım dedim. Soren Kierkegaard, Baştan Çıkarıcının Günlüğü ' nde kendisine özgürlükçü erotist diyen Johannes isimli bir baştan çıkarıcının, hoşlandığı Cordela isimli genç bir kızla yaşadığı ilişkiyi gayet akıcı ve edebi bir dille romanlaştırmış.

Felsefeci, düşünür Soren' in her kitabı gibi bu da her ne kadar genel toplum tarafından marjinalize edilmeye çalışılsa bile aşkın doğasını, gerçekliğini en iyi anlatan eserlerden biri oldu benim için. Çoğu insan için bu kitap kadınlara ağır bir eleştiri ve ironilerden ibaret gelse de tam tersi olduğunu düşünüyorum. Aşkın özgürlük ve estetik olduğunu anlatıyor. Estetiğin özgürlük arayışını, en kadim ve olağanüstü olan hali aşkla kimlikleştiriyor. Aşkın en güzel ve samimi halinin özgürlük olduğunu, etik olan olgularınsa aşkı sığlaştırdığını düşünüyor. Mesela bir kız ve erkek sevgili olarak dışarı çıkınca eleştiren gözlerin, sözlerin hedefi oluyor. Ama nişanlı bir çift olarak çıktıklarında bu gayet etik görünüyor. Etik olanın estetiği, özgürlüğü öldürdüğünü, aşkı basitleştirdiğini anlatıyor. Soren Kierkegaard, tam da beklediğim gibi iyi bir yazar ve düşünür. Farklı bir kitap ve önyargısız okumanızı tavsiye ederim.

Özgür Beden 
 11 Ağu 23:47 · 10/10 puan

Yaklaşık 7 yıldır resmini avatar olarak kullandığım Soren, seni saygı ve sevgi ile selamlıyorum. Kendisinin bir hayranıyım ve bu kitabı son satırına kadar inceleyerek okudum. Nazım Hikmet'in Piraye için yazdığı mektupları kendi açımdan değerlendirmiş ve en iyi mektup örnekleri olarak düşünmüştüm. Bu kitabı okuyunca fikrim değişti. Kıyaslama yapmıyorum ama sevgili Soren hakkını teslim ediyorum.

Sen en iyisisin.

Sevgili arkadaşlar, bu kitabı okumanızı şiddetle tavsiye ediyorum. Okuyun ve gerçek aşkı, edebiyatı görün... Daha önce neden okumadığınız için pişman olacağınıza eminim.

M 
 10 Nis 14:55 · Kitabı okudu · 4 günde · 10/10 puan

harika! nasıl bu kadar az okunduğunu anlayamadığım, birçok kitaba bedel bir eser. Döneminin olaylarına göndermeler, Hegel'e karşı çıkışları, berrak, cesurca ve bir felsefeciden beklenmeyecek kadar açık bir anlatım -kesinlikle muğlak değil-. Ertelenmeden okunması gerekli :)

Aslı 
13 Ağu 2015 · Kitabı okudu · Beğendi · 10/10 puan

Kitapla ilgili araştırmalar yaptığımda yazarın tıpkı anlattığı gibi bir nişanlılik geçirdiği ve nisani bozduğunu dolayısıyla kitabın biraz otobiyografik özellikler taşıdığını gördüm. Aşk,bağlılık,nişan ve evlilik kurumları üzerine yapılan bir deneyin felsefi anlatımı olarak yorumlanabilir.

Gulan 
23 Şub 2016 · Kitabı okudu · 2 günde · Beğendi · 10/10 puan

Harikulade bir anlatım, büyüleyici bir akış, can alıcı bir hikâye/günlük. Okurken insanı başka baska duygulara savuran bir kurgu. Elinizde olmadan kendinizi kaptiracaginiz bir kitap lakin çok kaptirilirsa sakıncalı olacak türden. Tabi bir kadın okuyucu olarak da oldukça korkunç, mide bulandırıcı, alçak bir adamın günlüğü olarak bulmus olmam da olası aynı zamanda. Böylesine bir anlatım dilini kaybedecek değilim. Bu seneye bir kaç tane daha Kierkegaard kitabı sigdiracagim kesin. Her ne kadar beni uzmus, korkutmuş, olmayan umudumu kere kere karalamis olsa da, kesinlikle kendisiyle daha yakından tanisacagim yazdıklarıyla.

Sisyphos 
11 Haz 19:17 · Kitabı okudu · 3 günde · Beğendi · 8/10 puan

Bir kadının nasıl olması gerektiği üzerindeki tasarıları belki de tartışılır ama mektuplarından , bir kadını nasıl en içten duygularla sevmeyi dille getirdiği muhteşem bir anlatımla biz okurlara sergilemiş adeta. Bazen çok uç noktalarda gezinmesi, bazen de aşkı bu kadar yüceltip yere göğe sığdıramasa da, anlattıklarını en samimi duygularıyla yazdığına şüphe yoktur. Roman kahramanın başından geçen olaylarla onun yaşadığı olaylar aslinda aynıdır. Aralarında bir bağlantı vardır belki de kendi ismini kullanmak istemediği için ondan ayrılan nişanlısına duygularını ku kitap aracılığıyla dile getirmek istemiştir. Rahatlıkla okunabilecek kitaplardan, okumak isteyene...

boş kitap değildir, ödül almış kitapdır. özellikle kızlar okusun.

''bir kızın ruhuna düş gibi süzülüp girmek bir sanattır, çıkmak ise bir başyapıt.''

Ibrahim D 
18 Eyl 02:15 · Kitabı okudu

Ön yargısız okumaniz gereken bir kitap... Ara ara bakarim kitapligimdan cikarip... Sozlerin estetikligi ve düşlerin en kuytu köşesinden bulunmuş gibi gelir kelimeler. Farkli bir okuma ve erkeklerin kadinlar üzerindeki estetik değerini cesurca okumak isteyenler icin bulunmaz bir nimet. Felsefi tadi ise apayri diyebilirim.

Deliler Cumhuriyeti 
13 Mar 03:51 · Kitabı okudu · Beğendi · 7/10 puan

En başta karman çorman gibi geliyor eser ama okumaya devam edince zihin berraklasiyor. Hicbir eserde tahlillerin kusursuz olması beklenemez elbette ama burada olabildiğince az tutmuş kusurları.

Kitaptan 136 Alıntı

Özgür Beden 
10 Ağu 18:19 · İnceledi · 10/10 puan

Ben bir özgürlük tutkunuyum
ve bana özgürce gelmeyen bir şeyle uğraşmam bile.

Baştan Çıkarıcının Günlüğü, Soren Kierkegaard (Sayfa 73 - epub)Baştan Çıkarıcının Günlüğü, Soren Kierkegaard (Sayfa 73 - epub)
Özgür Beden 
20 Tem 09:14 · İnceledi · 10/10 puan

Oturuyor. Zavallı kız nasıl da üzgün görünüyor. Sanırım ağlamış ya da en azından gözleri sulanmış. Bir kızı böyle ağlatmak ne ayıp şey. Ama üzülmeyin, öcünüz alınacaktır, sizin öcünüzü ben alacağım; o adam kızı bekletmenin ne demek olduğunu öğrenecek

Baştan Çıkarıcının Günlüğü, Soren Kierkegaard (Sayfa 18 - epub)Baştan Çıkarıcının Günlüğü, Soren Kierkegaard (Sayfa 18 - epub)
Özgür Beden 
30 Tem 11:21 · İnceledi · 10/10 puan

Kimse bir insanı günaha sürüklememelidir: Farkında olmadan bile böyle bir şey yapmış kişi bundan sorumludur, ötekine borçludur, bu borcu ancak daha büyük bir iyi niyetle ödeyebilir.

Baştan Çıkarıcının Günlüğü, Soren Kierkegaard (Sayfa 56 - epub)Baştan Çıkarıcının Günlüğü, Soren Kierkegaard (Sayfa 56 - epub)

Kitapla ilgili 1 Haber