1000Kitap Logosu
Batı Tefekkürü ve İslam Tasavvufu
Batı Tefekkürü ve İslam Tasavvufu
Batı Tefekkürü ve İslam Tasavvufu

Batı Tefekkürü ve İslam Tasavvufu

OKUYACAKLARIMA EKLE
8.9
197 Kişi
820
Okunma
354
Beğeni
6,7bin
Gösterim
213 sayfa · 
 Tahmini okuma süresi: 6 sa. 2 dk.
Adı
Batı Tefekkürü ve İslam Tasavvufu
Basım
Türkçe · Türkiye · Büyük Doğu Yayınları · 2013 · Karton kapak · 9789758180271
Diğer baskılar
Batı Tefekkürü ve İslam Tasavvufu
Batı Tefekkürü ve İslam Tasavvufu
5 mağazanın 4 ürününün ortalama fiyatı: ₺22,3
8.9
10 üzerinden
197 Puan · 42 İnceleme
Şeyma
Batı Tefekkürü ve İslam Tasavvufu'yu inceledi.
226 syf.
·
6 günde
·
Beğendi
·
10/10 puan
Üstad'ın bir Ramazan ayında 3 gecede, dörder saatten toplamda 12 saat olmak üzere teravihten sahura kadar yapmış olduğu konferansın, teyp kayıtlarınından derlenerek kitaplaştırılmış eseridir. Üstad takdim kısmında 20 yıl önce kadar bir Ramazan ayında bu konferansı verdiğini  naklediyor. Eserin ilk baskısı 1982 yılında olduğuna göre demek ki konferansın yapıldığı dönemde 1962 senesi olması gerekir, diye düşündüm ve araştırdım.  Konferansın ses kaydına denk geldim ve tarihini buldum :) Konferans tarihi: 13 Şubat 1963 _______________ Kitap iki bölüme ayrılmış 1. Bölüm de 》Batı Tefekkürü 2. Bölüm de 》 İslam Tasavvufu Konuları ele alınmış. Okurken, Üstadın birikimine hayran kalmamak imkânsız çünkü her konuya hâkim ve her konuda detaylı bir şekilde mevzuları anlaşılır şekilde naklediyor. Kısa ve kalın hatları ile Batı'yı, İnce ve mahrem çizgileri ile Doğu'yu... Batılılar, aklı baltalayıcı noktaya varmışlardır ama akılla abes, mümkünle muhal arasını ayırt edecek muvazeneyi elden kaçırmışlardır ve bir kere inandıkları için her türlü saçmalığa kucak açma felaketine düşmekten kurtulamamışlardır. İman ile akıl arası muvazeneyi bozmuşlardır. İslam'da akıl, evvela Allah'a teslim sonra kula iade edilir ve tam akılla hareket gerçekleşir. Şimdi, akıl deyince oradan iş felsefeye dökülüyor. Felsefe aklın, kendi hükümdarlığını göstermek için kurduğu müessise... Felsefe, bulmanın değil, boyuna aramanın yoludur. Tasavvufta gayenin aslî sahibi Muhammedî hakikatın mazharıdır.Öbür nebîlerin hali de bu ferdî ve Muhammedî hakikat üzeredir.Bu mutlak ifade...Akla göre nisbeti malûm fakat hikmeti tabiî yine aklın fevkinde... Tasavvuf, İslami ruh ikliminin su gibi güneş gibi ağaç gibi ana unsuru belki de hepsi birden... Son olarak, Üstad; "Bu eser İdeolocya Örgüsü'ne bağlı olarak benim en başa alınması gereken verimlerimden biri.."diyor. Es-selâm
120
Vakti Garîbe Âlemi Muhal
Batı Tefekkürü ve İslam Tasavvufu'yu inceledi.
226 syf.
·
Puan vermedi
"Bu eser İdeolocya Örgüsü'ne bağlı olarak benim en başa alınması gereken verimlerimden biri .." Bu cümle ile başlamış Necip Fâzıl kitaba. Aslında bir kitap olarak kaleme alınmamış metin. Ramazan ayında teravih namazı ile sahur arasında verdiği birkaç konferansın ses kayıtlarının kitaplaştırılmış hali. Ama kitaba büyük önem atfetmiş kendisi. Batıyı anlatırken aklın sınırlarına özellikle vurgu yapmış. Tasavvufu anlatırken kendi ifadesiyle incelmiş. İtiraf edeyim, kitabı okurken böyle bir konuşmayı Dücane Cündioğlundan dinlemeyi çok istediğimi hissettim. Doğunun ruhu ile batının aklını mukayeseli olarak ele alabilecek ender şahsiyetlerden biri olarak görüyorum çünkü Dücane Hocayı. Necip Fazıl'daki mukayese doğunun üstünlüğü üzerine yoğunlaşmış ve sanki sığ kalmış. Şahıslar ve fikirler bağlamında dogu-batı mukayesesine değinmemiş Necip Fâzıl. Ama konuya giriş bağlamında elbette kıymetli bir eser kesinlikle. (Her iki alanda da vukufiyetim olduğu iddiasında değilim.) Birkaç alıntı paylaşmak istiyorum. Cidden etkilendiğimi gururla ifade edeyim. "Zevken idrak. Anlamadan anlamak." "Ne ki O zannesersin, O'na perdedir." "Fetva ile takvayı ayırmak lazım. Fetva umum içindir, takva husus için. Yani yalnızız orada." "Sahabeyi görseydiniz onlara deli derdiniz, onlar sizi görseydi size müslüman demezlerdi." "Tasavvuf nedir? İçtima ile zikr, istima ile vecd, ittiba ile amel...(Cüneyd-i Bağdadî)"
10
Ayşenur Memiş
Batı Tefekkürü ve İslam Tasavvufu'yu inceledi.
226 syf.
·
Puan vermedi
Büyük Doğu Okumaları 12
Bu incelemeyi Büyük Doğu Okumaları grubumuz için kitap tahlili niyetiyle yazıyorum: Eser, Üstâd Necip Fazıl'ın Batı dünyasının şimdiye kadarki fikir dünyasının geçtiği merhaleleri açıklayarak, yorumlayarak, eksikliklerini ortaya koyarak ve tasavvufun manasını, ortaya çıkışını, tasavvufla ilgili birçok meseleyi anlattığı eseridir. "Batı Tefekkürü" ve "İslâm Tasavvufu" olmak üzere iki bölümden oluşuyor. Batı Tefekkürü bölümünde Üstâd, milattan önceki dönemlerden başlayarak 20. asra kadar olan fikir akımlarından bahsediyor. Batıdaki fikri ve felsefi akımların her birinde neyin eksik olduğunu ortaya koyuyor ve hakikatten neden uzak olduğunu açıklıyor. Üstâd'ın Batıya bu kadar hâkim olmasına hayran olmamak elde değil. Batı felsefesinin özü madde ve akıl, akıl ise hakikate varmak noktasında sınırlıdır. Bu yüzden hakikate varır gibi olup, aklı akılla yenmeye çalışıp, sonunda hep kaybetmiştir. Tasavvufla arasındaki en önemli fark madde ve mânâ kavramlarına verdikleri hükümlerdir. İslâm Tasavvufu bölümünde Üstâd, "tasavvuf nedir" sorusuna birçok örnekle cevap veriyor. Tasavvufun Efendimiz aleyhisselam'ın bâtını olduğunu, kimilerinin dediği gibi sonradan ortaya çıkmadığını söylüyor. Tasavvufu ve tasavvufun ortaya çıkışını anlamak için, Efendimiz dönemine gitmemiz gerekiyor. Tasavvufun Hazreti Ebu Bekir ve Hazreti Ali (radiyallahü anhüm) vasıtasıyla iki koldan devam ettiğini öğreniyoruz. Bu bölümü okurken tasavvuf bahçesinin güllerinden insanın ruhuna dokunan birçok hatıraya konuk oluyoruz. Üstâd, daha önceki eserlerinde de yaptığı gibi tasavvuf çerçevesinde ruh ve nefs kıyaslaması yapıyor. Ruhî ve nefsanî ahlakın unsurları üzerinde duruyor. Batı her şeye akıl gözüyle bakar, bu yüzden tasavvufu anlayamaz. Çünkü tasavvuf "bu iş ne akılla olur, ne de akılsız..." düsturuna bağlıdır. Maddede takılı kalmış kafalar mânayı anlayamazlar. Ne mutlu mânâdan hisse alanlara... Ayşenur Memiş
8