Batılılaşma ve Türk Edebiyatı (Lale Devri'nden Tanzimata Yenileşme)

·
Okunma
·
Beğeni
·
27
Gösterim
Adı:
Batılılaşma ve Türk Edebiyatı
Yazar:
Alt başlık:
Lale Devri'nden Tanzimata Yenileşme
Baskı tarihi:
19 Mart 2013
Sayfa sayısı:
616
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789944425841
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Bilge Kültür Sanat Yayınları
Osmanlı yöneticileri, XVIII. asrın başlarında, askerliğe, bilime ve teknolojiye dair yeniliklere yönelirken, farkında olmadan, hayatın her alanında ve sanatta Batılılaşmaya da kapı aralamışlardır.

Böylece, hem fizik hem estetik bir değişim süreci, aynı zamanda başlamıştır. Bin yıldır içinde yaşanılan kültürden bir başka kültüre geçilmektedir. Ne var ki, sanatın, özellikle edebiyatın akşamdan sabaha değişmesi söz konusu değildir. Bir yaşama üslûbunun ifadesi olarak edebiyat; dünden bugüne, bugünden yarına, duraksız bir yolculuktur.

Öyleyse, Tanzimat'tan sonra ortaya çıkan edebiyat, eğer "yeni" ise, sürecin, muhakkak, daha öncesinin olması lazımdır. Bu durumda; edebiyatla Batılılaşma arasındaki münasebet, sanıldığından daha sıkıdır ve "yenileşme", şimdiye kadar söylenegelenden çok daha erken bir dönemde başlamıştır.

Batılılaşma ve Türk Edebiyatı, bir bakıma, bu düşüncelerin izinin sürülmesinden doğmuştur. Kitapta, Batılılaşmanın ilk somut belirtilerinin görüldüğü XVIII. yüzyıl başlarından yeni bir dünya görüşünün ve edebiyatın ortaya çıktığı XIX. yüzyıl ortalarına kadar geçen yaklaşık 150 yıl; "Uyanış", "Yenileşme", "Batılılaşma" adlarını taşıyan üç ana bölüm hâlinde incelenmektedir.
Kitaba henüz inceleme eklenmedi.
Kitaba henüz alıntı eklenmedi.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Batılılaşma ve Türk Edebiyatı
Yazar:
Alt başlık:
Lale Devri'nden Tanzimata Yenileşme
Baskı tarihi:
19 Mart 2013
Sayfa sayısı:
616
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789944425841
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Bilge Kültür Sanat Yayınları
Osmanlı yöneticileri, XVIII. asrın başlarında, askerliğe, bilime ve teknolojiye dair yeniliklere yönelirken, farkında olmadan, hayatın her alanında ve sanatta Batılılaşmaya da kapı aralamışlardır.

Böylece, hem fizik hem estetik bir değişim süreci, aynı zamanda başlamıştır. Bin yıldır içinde yaşanılan kültürden bir başka kültüre geçilmektedir. Ne var ki, sanatın, özellikle edebiyatın akşamdan sabaha değişmesi söz konusu değildir. Bir yaşama üslûbunun ifadesi olarak edebiyat; dünden bugüne, bugünden yarına, duraksız bir yolculuktur.

Öyleyse, Tanzimat'tan sonra ortaya çıkan edebiyat, eğer "yeni" ise, sürecin, muhakkak, daha öncesinin olması lazımdır. Bu durumda; edebiyatla Batılılaşma arasındaki münasebet, sanıldığından daha sıkıdır ve "yenileşme", şimdiye kadar söylenegelenden çok daha erken bir dönemde başlamıştır.

Batılılaşma ve Türk Edebiyatı, bir bakıma, bu düşüncelerin izinin sürülmesinden doğmuştur. Kitapta, Batılılaşmanın ilk somut belirtilerinin görüldüğü XVIII. yüzyıl başlarından yeni bir dünya görüşünün ve edebiyatın ortaya çıktığı XIX. yüzyıl ortalarına kadar geçen yaklaşık 150 yıl; "Uyanış", "Yenileşme", "Batılılaşma" adlarını taşıyan üç ana bölüm hâlinde incelenmektedir.

Kitabı okuyanlar 1 okur

  • Nur ergelen

Kitap istatistikleri