Adı:
Batıni Mevlana
Baskı tarihi:
Haziran 2011
Sayfa sayısı:
272
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789758312603
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Sınır Ötesi Yayınları
Mevlana Celaleddin-i Rumi İslam Ezoterizmi'nin en önemli isimlerinden biridir. Ancak onun batıni yönü geniş kitlelerce hiçbir zaman anlaşılamamıştır. Onun batıni yönünü anlayabilmek için günümüze kadar gelen eserlerinin üstündeki örtünün kaldırılması şarttır. Aksi takdirde o büyük batıni öğretinin sırlarına nüfuz edilemez.

Sözlerinin üstü örtülü olduğunu bizzat kendisi şöyle açıklamıştır:
"Halka bundan fazla söylemeye imkan yok... Akılların alacağı kadar aşağı mertebeden söylemekteyim."

Müritlerine de yine aynı öğütte bulunmuştur:
"Madem ki duyuyor, düşünüyor, seziyorsun... Büyük hakikati bulmak için gönlünü ve idrakini yoracaksın... Duyduklarını ve bulduklarını söyleyeceksin... Sen söyleyemezsen, ruhunun vasıl olduğu sırları şiirlere, sazlara, sema'lara söyleteceksin... Bütün bunları dahi söylenemeyecek ölçüde büyük sırlara erdiğin zaman ise... İşte o zaman susacaksın!".

Mevlana Celaleddin-i Rumi'nin batıni öğretisi, diğer Sufi öğretilerinde olduğu gibi üç aşamadan oluşmuştu. Bu aşamalar Şeriat, Tarikat, Hakikat olarak isimlendirilmiştir.

Şeriat, tarikat, hakikat arasındaki ilişkiyi mum örneğiyle açıklar:

"Şeriat muma benzer; insana yol gösterir. Fakat sadece mumu ele almakla yol aşılmaz. O mumun ışığında yola düştün mü, işte bu gidiş tariktir. Yola çıkıştaki hedefine ve maksadına ulaştın mı, işte bu hakikattir.

Sınır Ötesi Yayınları araştırma ekibinden Kevser Yeşiltaş ve Nilüfer Dinç tarafından kaleme alınan bu kitapta; hem Mevlâna'nın bâtıni öğretisinin temel prensipleri, hem de Mevlâna'nın yaşamı içinde kendisinin sergilemiş olduğu ve çevresinin şahit olduğu mucizevi olaylar ele alınarak okuyucuya sunulmuştur. Bu mucizevi olaylar Parapsikoloji Bilimi'nin bulguları ışığında değerlendirilerek, bir zamanlar dergahlarda yaşanan bu olaylara açıklık getirilmiştir.
(Tanıtım Bülteninden)
ÖNSÖZDEN
Dr. Bedri Ruhselman ekolünde yetişen ve uzun bir süredir Sınır Ötesi Yayınları araştırma ekibinde çalışmalarına devam eden Kevser Yeşiltaş ve Nilüfer Dinç tarafından kaleme alınan bu kitapta; hem Mevlâna’nın bâtıni öğretisinin temel prensipleri, hem de Mevlâna’nın yaşamı içinde kendisinin sergilemiş olduğu ve çevresinin şahit olduğu bazı mucizevi olaylar ele alınarak okuyucuya sunulmuştur.

Bu mucizevi olaylar Parapsikoloji Bilimi’nin bulguları ışığında değerlendirilerek, bir zamanlar dergahlarda yaşanan bu sıradışı olaylara açıklık getirilmiştir.
Kuşkusuz Mevlana ezoterik bir bakış açısına sahipti.Kitap; Mevlananin hayatı ile ilgili kısa bilgi verdikten sonra, Mevlana haricindeki bir çok ezoterik konu hakkinda sıkmadan bilgi veriyor.Ayrica Mevlana'nın felsefik bakış açısına da deyinen kitabın kaynakcasinin %40 milli eğitim yayınlarından alıntı.Geri kalanları Prof. Kişilerin akademik kaynakları ve Mevlana'nın kendi eserlerinden oluşuyor.
Sıkmadan okutuyor.Tabi bu incelemem,net fikrimi kitabı bitirdiğimde vericem
"Hünerli, bilgili kişi iyidir; ama İblis’ten ibret al, ona da az tap.
Onun da bilgisi vardı, ama din aşkı yoktu; bu yüzden Adem’in yalnız topraktan yaratılan suretini gördü.
Ey emin kişi! Bilgide ne kadar ileri gidersen git, onunla gaybı gören gözün açılmaz ki!”
Mesnevi c. VI, 259
Aşk, Yaratıcı ile Yarattıkları arasında gizemli bir sırdır. Biz ancak Aşka ulaşanların aktardıkları, kelamları ile yetiniriz, ancak kavrayamayız. Aktardıklarını anlamaya çalışır, okur ancak idrak edemeyiz.
Hz. İsa “dünyanın ortasında durdum ve onlara bedende göründüm”

Yunus Emre “ete kemiğe büründüm, Yunus diye göründüm.” “Bir ben var bir de benden içerü”.

Hallac-ı Mansur “Seven de ben, O sevilen de ben. Bir bedene girmiş iki ruhuz.”

Hz. Muhammed “Beni gören Hakk’ı görmüştür.”

Hz. Ali “Âlemi ekber içimizdedir.”

Mevlâna “Benim canım, senin canın; senin canın da benim canım! Bir bedende iki canı kim görmüstür? (Divân-ı Kebir c. IV, 2012)”
Bilgi ve farkındalık birbirini doğurur. Bilgi alındıkça farkındalık oluşur, farkındalık arttıkça bilgiye ihtiyaç da artar. Bu sonu olmayan döngüde hakikat yolcusunun vardım diyebileceği nokta sadece “hiçbir şey bilmiyormuşum” noktası olabilir.
Şimdi, ya da an’ın enerjisini yakalayabilmek belki çok ama çok zordur, ama o kadar da basittir. Anı yaşayarak, anın enerjisini almak muhteşem bir enerji ile beslenmeyi de beraberinde getirir. Zor ama basit olan bu zaman-mekan çakıştırmasını yapabilen, her zaman yapamasa da, yapmaya bile çalışan sıradanlıktan kurtulur ve kendisi olur. Kendisi olan, Aşk’la bütünleşir ve Aşk’ın enerjisini de hisseder, sonunda AŞK olur.
Mevlevilikte, manevi eğitim, Çile eğitimi sistemine girecek kişinin buna canı gönülden istekli olması en baş şarttır.
Evet... Mevlâna’nın söylediği gibi ne istersek o oluruz. Çünkü herşey bizde, içimizde gizlidir. Pozitifler de, negatifler de, yapıcı ve yıkıcı enerjiler de... Önemli olan şuurlu bir şekilde kendimizi nasıl tezahür ettirdiğimiz ya da ettireceğimizdir. Seçim bize aittir. Ne istersek o oluruz.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Batıni Mevlana
Baskı tarihi:
Haziran 2011
Sayfa sayısı:
272
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789758312603
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Sınır Ötesi Yayınları
Mevlana Celaleddin-i Rumi İslam Ezoterizmi'nin en önemli isimlerinden biridir. Ancak onun batıni yönü geniş kitlelerce hiçbir zaman anlaşılamamıştır. Onun batıni yönünü anlayabilmek için günümüze kadar gelen eserlerinin üstündeki örtünün kaldırılması şarttır. Aksi takdirde o büyük batıni öğretinin sırlarına nüfuz edilemez.

Sözlerinin üstü örtülü olduğunu bizzat kendisi şöyle açıklamıştır:
"Halka bundan fazla söylemeye imkan yok... Akılların alacağı kadar aşağı mertebeden söylemekteyim."

Müritlerine de yine aynı öğütte bulunmuştur:
"Madem ki duyuyor, düşünüyor, seziyorsun... Büyük hakikati bulmak için gönlünü ve idrakini yoracaksın... Duyduklarını ve bulduklarını söyleyeceksin... Sen söyleyemezsen, ruhunun vasıl olduğu sırları şiirlere, sazlara, sema'lara söyleteceksin... Bütün bunları dahi söylenemeyecek ölçüde büyük sırlara erdiğin zaman ise... İşte o zaman susacaksın!".

Mevlana Celaleddin-i Rumi'nin batıni öğretisi, diğer Sufi öğretilerinde olduğu gibi üç aşamadan oluşmuştu. Bu aşamalar Şeriat, Tarikat, Hakikat olarak isimlendirilmiştir.

Şeriat, tarikat, hakikat arasındaki ilişkiyi mum örneğiyle açıklar:

"Şeriat muma benzer; insana yol gösterir. Fakat sadece mumu ele almakla yol aşılmaz. O mumun ışığında yola düştün mü, işte bu gidiş tariktir. Yola çıkıştaki hedefine ve maksadına ulaştın mı, işte bu hakikattir.

Sınır Ötesi Yayınları araştırma ekibinden Kevser Yeşiltaş ve Nilüfer Dinç tarafından kaleme alınan bu kitapta; hem Mevlâna'nın bâtıni öğretisinin temel prensipleri, hem de Mevlâna'nın yaşamı içinde kendisinin sergilemiş olduğu ve çevresinin şahit olduğu mucizevi olaylar ele alınarak okuyucuya sunulmuştur. Bu mucizevi olaylar Parapsikoloji Bilimi'nin bulguları ışığında değerlendirilerek, bir zamanlar dergahlarda yaşanan bu olaylara açıklık getirilmiştir.
(Tanıtım Bülteninden)

Kitabı okuyanlar 7 okur

  • yakup emil
  • Necdet Aydar
  • Türkan Buharalı
  • Filiz
  • İzzet Altun
  • selma gök
  • duygu ipek gs

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%0
9
%75 (3)
8
%25 (1)
7
%0
6
%0
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0