Bay Muannit Sahtegi'nin Notları

6,2/10  (13 Oy) · 
35 okunma  · 
7 beğeni  · 
1.179 gösterim
"Yine öldürgen bir intihar sabahı, yirmi miligram nobraksin almama karşın, ellerimin titremesini önleyemiyorum; kaydın bay Muannit Sahtegi, yapma, seni konuşmak değil, yazmak kurtarır derken, yani günlük adı altında ilk üç beş tümcenin yazıldığı günden tam üç yıl sonra, yeniden başlamayı deniyorum. Yoksa, galibe, dün gördüğüm, yanıbaşında sulandırılmış rakı şişesi, dilenen ihtiyardan beter yıkılmış olacağım. Neyi, nasıl, niçin kurtarmak? Neden bunca korkmak yıkılmaktan, yok olmaktadn." "Kendi yaşamını otobiyografi biçimine sahip bir kurmaca olarak mı sunuyordur Bener, yoksa otobiyografiyi andıran bir kurmaca mı yazıyordur? Muannit'te belli değildir bu." - Orhan Koçak-
  • Baskı Tarihi:
    2012
  • Sayfa Sayısı:
    81
  • ISBN:
    9789750806162
  • Yayınevi:
    Yapı Kredi Yayınları
  • Kitabın Türü:
RJ 
 28 Nis 2016 · Kitabı okudu · 7/10 puan

Hayatınızın herhangi bir döneminde günlük yazdınız mı bilmiyorum. Ancak yazanlar bilir , geri dönüp tekrar okuduğunuzda , ''Ben bunu niye böyle yazmışım?'' yada ''Neden böyle düşünmüşüm acaba?'' dersiniz. Kitapta da sık sık bu duyguyu yaşadım. Bir de olaylar kafamda tam oturmadı. Yani bir insan size gelip pat diye hiç tanımadığız birini anlatsa ilk cümleniz '' O kim ? '' olacaktır. Kitapta günlük şeklinde yazıldığı için , karakterlerin kim olduğu pek belli değil. Bir insanın kendiyle konuşmasını duyarak nasıl onun tüm dünyasını anlayabilirsiniz ki ? Bana göre günlükler , yazara özgü bir şifreyle yazılmış metinler . Öyle ki öyle kısımlar var ki siz hiçbir şey anlamasanız da ,yazar okuduğunda çok şey anlar, çok şey hisseder. Çünkü yazar sizde olmayan bir şeye sahiptir : Anılar. Sizin gördüğünüz zaman kesitinin bir geçmişi var ve bundan mahrum oluş o kesiti yorumlamakta güçlük çıkarıyor.
Ben kendiyle konuşabilen , konuşurken de birileriyle konuşurken olduğu hanımefendi / beyefendi kimliğinden sıyrılan insanları severim . Kitabın günlük olarak yazılması sebebiyle yazarın kendiyle konuşma şekli dikkat çekiyor ve söylediğim gibi kendiyle samimi bir üslupla konuşmuş. Bu açıdan güzeldi.
Genele baktığımda ise kitap akıcı değildi. Epey yavaş ilerledi de diyebilirim.