Bay Pipo Sözleri ve Alıntıları

Bay Pipo sözleri ve alıntılarını, Bay Pipo kitap alıntılarını, Bay Pipo en etkileyici cümleleri ve paragragları 1000Kitap'ta bulabilirsiniz.
❝Sakın unutma: söz ağzımızda iken biz ona, ağzımızdan çıktıktan sonra o bize hâkim olur!❞
Sayfa 64 - Doğan KitapçılıkKitabı okudu
Köy Enstitüleri'ni kapatan Türkiye, kapılarını ardına kadar Amerikan Barış Gönüllüleri'ne açmıştı.
Sayfa 115 - Doğan KitapçılıkKitabı okudu
Reklam
"Devlet, ister korusun isterse korumasın, halk düşmanları halkın adaletinden kaçamayacaktır. "
Sayfa 504 - Doğan KitapKitabı okudu
"Olup biten kanunsuzlukları görmüyor muydu? Görüyor, "esef ediyor" ama kendinden istenilenleri de yerine getiriyordu."
Sayfa 272 - Doğan KitapKitabı okudu
ABD Başkanı George Washington'un 17 Eylül 1796 veda konuşması
"Belirli bir millete sevdayla bağlanmaktan kaçınınız. Başka bir ülkeye nefret yahut sevgi duyguları adet edinen milletler köleleşirler, kendi görev ve çıkarlarını unuturlar. Zira bir millet ortaklık hayallerine kapılarak başka bir millete bağlandımı , bu ikincisini kavgalarına boşu boşuna karışır. Üstelik ona imtiyazlar tanır. Bu ise kendisinin sömürülmesine yol açmakla kalmaz, başka ülkelerin düşmanlığını ve misillemelerini de üstüne çeker. Büyük ve güçlü bir ülkeyle öyle bir ilişki kuran küçük yahut zayıf bir millet, ötekinin uydusu olmaktan kurtulamaz. Yabancı entrikaların aleti durumundaki kişiler, güvenini ve alkışını kazandıkları halkı aldatarak, onun çıkaralarını başkalarına teslim etmesini sağlarken, bütün bunlara karşı çıkan gerçek yurtseverler şüpheli duruma düşürülüp lanetlenebilirler."
Sayfa 77 - Doğan Kitap 28. Baskı Nisan 2002Kitabı okudu
ABD parayı kesince
Başbakan Ecevit temmuz ayında Genelkurmay Başkanının şaşırtıcı bir talebiyle karşı karşıya kaldı. Orgeneral Şancar örtülü ödenektekten "birkaç milyon lira" istiyordu. Ecevit anlatıyor: o yıllarda milyonlar büyük paraydı, benden istenen miktar da örtülü ödenekteki paranın tümüne yakındı. Genelkurmay'dan bu paranın ne amaçla istendiğini sordum. "Özel Harp Dairesi için istiyoruz" yanıtı geldi. Öyle bir resmi dairenin o zamana kadar adını bile duymamıştım. Şimdiye kadar bu dairenin ihtiyaçları nereden karşılanıyor diye sordum. O zamana kadar bu dairenin tüm giderlerini, bir gizli ödenekle ABD'nin karşıladığı, ancak artık ABD'nin bu katkıyı kestiği bana bildirildi. Bu dairenin Özel Harp Dairesinin nerede bulunduğunu sordum. Amerikan Askeri yardım heyeti'yle aynı binada' yanıtını aldım. Bu yanıtlar beni hayrete düşürdü kaygılandırdı.
Sayfa 255 - Doğan Kitap 28. Baskı Nisan 2002Kitabı okudu
Reklam
Ekmeğin karneyle satıldığı yıllar.. Mahallelerine yeni insanlar taşınmaya başlamıştı. Bunlar Nazilerden kaçan Alman bilim adamları ve Yahudilerdi..
Sakın unutma; söz ağzımızda iken biz ona, ağzımızdan çıktıktan sonra o bize hâkim olur!"
Sayfa 64
12 Eylül 1980... Askerler "komuta zinciri dahilinde" yönetime el koydular. Hükümet düşürüldü, parlamento feshedildi, siyasi partiler kapatıldı. Askerî darbenin bilançosu korkunçtu; 650 000 kişi gözaltına alındı... 50 kişi idam edildi... 229 kişi işkencede can verdi... Kayıpların sayısı ise hâlâ bilinmiyor!
Sayfa 327 - Doğan KitapKitabı okudu
Abdullah Öcalan 7 nisanda gözaltına alındı, 27 nisan 1972'de tutuklandı 27 ekim 1972'de serbest bırakıldı. Bu serbest bırakılma pek "normal" görünmüyordu. Başlangıçta aynı davadan yargılananlar arasında, hakkında en ağır ceza istenen iki kişiden biriydi. Ama askeri savcı daha sonra "fikrini değiştirdi". Önce Öcalan hakkında istediği cezayı hafifleştirdi, sonra da tahliyesini istedi. İşi daha da ilginç kılan, bu askeri savcının antikomünistliğiyle ünlü Baki Tuğ olmasıydı. Deniz Gezmiş davasında da iddia makamında yer almıştı. Kolay kolay kimsenin tahliye isteği ne katılmazdı. Apo'nun tahliyesinden sonra da "garip" şeyler oldu. Önce askerliği ertelendi. Sonra da 21 yaşını geçmiş olduğu ve disiplin cezası almış bulunduğu halde, yönetmeliğe aykın olan burs isteği kabul edildi.
Sayfa 222 - Doğan KitapKitabı okudu
Reklam
Neredeyse "her taşın altında" Amerikalı vardı...
Sayfa 38 - Doğan KitapçılıkKitabı okudu
Dış borçlanmanın başlangıcı
8 Ekim 1948'de Türkiye ilk kez Dünya Bankası'na borçlandı. 50 milyon dolar aldı. 4 Temmuz 1948'de Ankara'da yapılan anlaşmayla Amerika'nın "Marshall Planı" yürürlüğe girdi. Türkiye 1948-1952 yılları arasında Marshall Planı çerçevesinde 351 700 000 dolar dış yardım aldı.
Sayfa 31 - Doğan Kitap 28. Baskı Nisan 2002Kitabı okudu
"Bir ilaç var çaya atılıyor. Üç dakika içinde kalp krizi geçirtiyor, ve arkasından ölümü getiriyor. Otopside ne olduğu anlaşılmıyor."
Sayfa 262 - Doğan KitapçılıkKitabı okudu
Parola Viktorya!
Görünen o ki: 1958 yılı Türk dış politikası açısından hayli hareketli geçiyordu. Ankara Etimesgut'taki Üs'te hava kararmaya başlarken, C-47 uçaklarına büyük bir gizlilik içinde sandıklar yükleniyordu. Malzemelerin yüklenmesine DP İkdidarının Dışişleri Bakanı Fatin Rüştü Zorlu bizzat nezaret etmekteydi. Bazı pilotlar uçaklara ne yüklendiğini merak edip sorsalarda, hep "yiyecek taşındığı" yanıtını alıyorlardı. Yüklenen uçakların uçuş yönü Lübna'nın, Beyrut Havaalanı'ydı: "Tam 85 sorti yapıldı, malzemelerin hepsi Beyrut Havaalanı'na götürüldü. Bir seferinde merakımızı yenemedik ve sandıkları açtık. Sandıklarda Kırıkkale yapımı silahlar, toplar binlerce mermi vardı. Ben 5 kez gittim Lübnan'a. Kıbrıs üzerinden gittik Lübnan'a. O zaman kıbrıs Ingiltere Kontorolünde. Hava sahalarından geçmek zorundayız. Biz havalanmadan önce, korkmayın ingilizler size uyarıda bulunursa parolayı söyleyin derlerdi. Parola Viktoryaydı. Kıbrıs üzerine geldiğimizde İngiliz uçakları bizi çevirirdi, Ancak; Viktorya deyince bizi bırakırlardı. Silahları Beyrut Havaalanı'nda Müslümanlarla çarpışan Hiristiyan milislere teslim ederdik. Anlatan; Emekli Pilot Albay Hüseyin Avni Güler 1992 Yılında Soner Yalçın'la yaptığı görüşmede Tarihi bir olayı ilk kez açıklıyordu. Türkiye'nin Lübnan'daki Hiristiyanlara Silah yardımı yaptığı bugüne kadar basında hiç yer almamıştı.
Sayfa 70 - Doğan Kitap 28. Baskı Nisan 2002Kitabı okudu
1.037 öğeden 1 ile 15 arasındakiler gösteriliyor.