Geri Bildirim

Beatrice'den Sonra Birinci YüzyılAmin Maalouf

·
Okunma
·
Beğeni
·
1.762
Gösterim
Adı:
Beatrice'den Sonra Birinci Yüzyıl
Baskı tarihi:
2011
Sayfa sayısı:
168
ISBN:
9789750810749
Kitabın türü:
Çeviri:
Esin Talu-çelikkan
Yayınevi:
Yapı Kredi Yayınları
Dünya bir felakete doğru dolu dizgin koşuyor. Kötüye kullanılan bilim insanlığın geleceğini tehdit ediyor. Yeni doğan çocuklar büyük oranda erkek, çünkü "oğlan" olsun istiyordu herkes. Buyrun, bilim dilekleri yerine getirdi sonunda.rnİşin sonu nereye varacak? Kadınlar yeryüzünde silinip gidecek mi? Bir grup aydının kurduğu "Bilgeler Şebekesi" insanları uyarmaya, zararın bir yerinden döndürmeye uğraşıyor ama boşuna. Şimdiye dek Kuzeyliler tarafından "uzaktaki bir başka dünya" olarak değerlendirilen Güney ülkelerinde şiddet tırmanıyor, yavaş yavaş tüm dünyaya yayılıyor.rnBunlara tanıklık eden, insanlığın düştüğü korkutucu durum karşısında el ele mücadele veren bir gazeteciyle bir böcekbilimci; onlardan doğacak bir kız çocuğu: Beatrice... Bu Beatricein yüzyılı, gerileme ve bıkkınlık çağı.
Amin Maalouf'un bu romanı gelecek bir zaman diliminde geçiyor. Hafif bilim-kurgu tadında ancak çok yetersiz. Yani Maalouf, değindiği konu ile ilgili soru işaretleri bırakıyor kafanızda ama seçtiği konuyu işleyişi vasat olmuş. Çocuklarımızın cinsiyetini seçebilsek nasıl olurdu? El altından dağıtılan bir ilaç sayesinde erkek çocuğa sahip olmak kesinleşiyor... Eh tabi böyle doğaya aykırı bir durum sonucunda dünyada bazı karışıklıklar meydana geliyor. Erkek evlat özlemi çeken dünyanın aksine kızı Beatrice'i her şeyden çok seven böcek bilimci bir baba ağzından anlatılıyor olaylar.

Bunun mümkünü olsa nasıl olurdu ya da bunun nasıl dezavantajları olur, hayatlarımıza nasıl yansır? Bu tarz soruları kendi içinizde düşünüyorsunuz. Diğer Amin Maalouf kitaplarına göre oldukça vasat buldum. Konusunun ilgi çekici olması kitabı okumaya sevk etti ama güzel bir konunun kötü işlenişini görmek beni üzdü. Maalouf'un kitaplarının çoğunu okudum ve hala birinci sırada "SEMERKANT" duruyor. Yazarın hakkını yemeyeyim, ele aldığı konuyla ilgili genetik ve böcek bilimi araştırmaları yapmış olduğu ortada. Emeğine saygım sonsuz ancak bana hitap etmedi. Beklentinizi yüksek tutmamak kaydıyla okursanız, belki benden daha çok beğenirsiniz. İyi okumalar dilerim.
Beatrice'den Sonra Birinci Yüzyıl Amin Maalouf'un tarihten uzaklaşıp farklı bir konuda yazdığı bir kitaptır. Kitab okurken toplumu,yasaları,dünyadaki bakış açılarını ,kız ve erkek ayrımcılığı konusu gibi konularda sorgulatan ve düşündüren bir eser.

Benzer kitaplar

Çin’de, seksenli yıllardan itibaren. bazı illerde kızdan çok erkek doğduğunu saptamışlardı; bir uzmanın serinkanlılıkla anlattığına göre, devlet tek bir çocuğa izin verdiğinden, gerekli fazlalığa sahip olmadan doğmak gibi bir münasebetsizlik etmiş ilk bebekler aileleri tarafından yok ediliyordu; bu yolla milyonlarca bebek katledildi. Dünya sadece kırk sekiz saat bu işe üzüldü, sonra her şey evrensel bayağılık değirmeninde öğütülüp gitti.
Maalouf'un bence diğer romanlarına göre bana ütopik(korkulan ütopya) gibi geldi.Tarihsel değil , oldukça kısa tutulmuş , şahsen sadece işlenilen konu beni çekti , yer yer çokça sıkıldım.
AMIN MAALOUF
Béatrice'ten Sonra Birinci Yüzyil

#aminmaaoluf sevdigim iki yabanci yazardan biri.
# kitap en sıkıcı kitabi olmakla beraber ben dahil butun hayranlarinin sabirla okudugunu dusunuyorum. Sonucta #aminmaalouf kitabi.
#bilimin kotuye kullanilmasi ve herkesin erkek cocuk istemesiyle kadin nufusunun tehlikeye atilmasi isleniyor kitapta.
# soyu erkek cocuk devam ettirir algisi,doganin isleyisiyle oynamak su an olmasa bile ileride bir zamanda doga, intikamini mutlaka alacaktir
# yazarin modern zamanda yazdigi tek romani ve kurguyu biraz dusununce, dusunecek ve ogrenecek cok sey cikiyor karsimiza.
"yirmi yilda kirk saglam kitap okursan, ama adam gibi okursan, dunyaya korkmadan bakabilirsin" #aminmaaoluf#
Yazarın diğer romanlarındaki tadın aynısını aldigimi soyleyemesemde en azından kurgusal olarak ve değinmek istediği sorunu ele alisi işleyişi güzeldi. 2. ve 3. sınıf dünya ülkerinde kız ve erkek çocuğu ayrimini olabildiğince güzel anlatmış ama ben Amin Maalouf kitaplarinda hep o tarihin eskimiş tozlu sayfalarındaki ask ihtiras macera örgüsünü begenmisimdir. Semerkant, Afrikalı Leo , Doğunun Limanları , Yüzüncü Ad.
Deneme tarzı dışında yazdığı hemen tüm romanlarında olaylar ve kahramanları tarihin içinden seçen yazar bu sefer farklı bir kurgu ile okurlarının karşısına çıkmış. Doğaya müdahalenin olası kötü sonuçlarını ve baskıcı yönetimin insanlığı nerelere kadar düşürebileceği hakkında fikirler vermekte okura. Konu oldukça farklı olmasına rağmen çok sevdiğimiz yazarın bu distopya tarzını çok da keyif alarak okuyamadık doğrusu.
Herkesin erkek çocuğa sahip olmak istediği bir dünyada gelecek nasıl olur?Bireylerin kendi isteklerini akılcı toplum ihtiyaçlarının önüne koyarak gelenekselciliğin dünyayı yok edebileceğini görmemelerinin öyküsü. Dengeler üzerine gerçekçi bir yaklaşım.
Amin Maalouf serisinde okuduğum en kötü kitaptır diyebilirim.Hafif bilim-kurgu tadında ancak çok yetersiz. Yani Maalouf, değindiği konu ile ilgili soru işaretleri bırakıyor kafanızda ama seçtiği konuyu işleyişi vasat olmuş..
''Yirmi yılda kırk sağlam kitap okursan, ama adam gibi okursan, dünyaya korkmadan bakabilirsin ''
Amin Maalouf
Sayfa 47 - Yapı Kredi Yayınları
Tanrı'nın sorunları, Şeytan'ın ise çözümleri yarattığını düşünmüşümdür her zaman. Sorunlar bizi sarsar, hırpalar, elimizi kolumuzu bağlar, bizi biz olandan başka bir şey yapar. Esenlikli bir dengesizliktir bu, tüm türlerin gelişimini sağlayan şey sorunlardır; çözümlerle ilerleme kaydedilmez, tükeniş başlar.
Düşünsenize bir gün gelip erkeklerle kadınlar, çok kolay bir yöntemle, çocuklarının cinsiyetini belirleyebiliyorlar, o zaman kimi toplumlarda sadece erkek çocuk istenirdi. Kısacası üreyemezler ve zamanla yitip giderlerdi. Bugün için bir sorun olan erkeklerin üstün olduğu düşüncesi, işte o zaman toplu intihara dönüşürdü. Bilimin ilerlediğine, buna karşın anlayışların değişmediğine bakılacak olursa, yakın gelecekte bu varsayım kuşkusuz doğrulanacaktır.
Aynı yatay sayfa üstüne hem değersiz olanı, hem de olağanüstü olanı yatırmak yazının erdemlerinden biri değil midir? Bir kitabın içinde her şey, mürekkep lekesinin önemsiz kalınlığına indirgeniyor.
“Batı her zaman senin bildiğin gibi barış ve adalet diyarı değildi, kadın ve erkek haklarının, doğanın üstüne titrenmiyordu. Senden bir önceki kuşaktan olan ben, bambaşka bir Batı tanıdım. Şunu unutma ki, yüzyıllar boyunca, Yerküre’nin dört bir yanında izler bıraktık, imparatorluklar kurduk, uygarlıklar yıktık, Amerika’daki Kızılderilileri yok ettik, sonra onların yerine çalışsınlar diye takalar dolusu zenci getirdik, afyon satın almaya zorlamak için Çinlilerle savaştık, evet, dünyada bir kasırga gibi estik, çoğunlukla yararlı ama her zaman yıkıcı bir kasırga”
insanın birini sevdiğinde, en büyük isteği bu dünyayı ondan önce terk etmektir.
“Tüm ilaçlar bilinçli kullanıldığında kurtarıcı, aksi halde tehlikelidir. Bir mucid insanlığı olgunlaşmış varsaymalıdır; yoksa birçok şey icat edilmemeliydi! Ama bilim geriye doğru işlemez, insanlık sahip olduğu bilgiden de, güçten de kurtulamaz. Geçmişe özlem duyanlar bunu böyle kabullenmeliler!”

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Beatrice'den Sonra Birinci Yüzyıl
Baskı tarihi:
2011
Sayfa sayısı:
168
ISBN:
9789750810749
Kitabın türü:
Çeviri:
Esin Talu-çelikkan
Yayınevi:
Yapı Kredi Yayınları
Dünya bir felakete doğru dolu dizgin koşuyor. Kötüye kullanılan bilim insanlığın geleceğini tehdit ediyor. Yeni doğan çocuklar büyük oranda erkek, çünkü "oğlan" olsun istiyordu herkes. Buyrun, bilim dilekleri yerine getirdi sonunda.rnİşin sonu nereye varacak? Kadınlar yeryüzünde silinip gidecek mi? Bir grup aydının kurduğu "Bilgeler Şebekesi" insanları uyarmaya, zararın bir yerinden döndürmeye uğraşıyor ama boşuna. Şimdiye dek Kuzeyliler tarafından "uzaktaki bir başka dünya" olarak değerlendirilen Güney ülkelerinde şiddet tırmanıyor, yavaş yavaş tüm dünyaya yayılıyor.rnBunlara tanıklık eden, insanlığın düştüğü korkutucu durum karşısında el ele mücadele veren bir gazeteciyle bir böcekbilimci; onlardan doğacak bir kız çocuğu: Beatrice... Bu Beatricein yüzyılı, gerileme ve bıkkınlık çağı.

Kitabı okuyanlar 197 okur

  • süleyman
  • Gökhan IŞIK
  • Kitap okumak
  • Özge Başak Karakaya
  • tuba nur
  • CEM AKDAG
  • Ozan Serhat Yüce
  • Mehmet Yatmaz
  • fatma
  • Ramazan kas

Yaş gruplarına göre okuyanlar

0-13 Yaş
%2.6
14-17 Yaş
%0
18-24 Yaş
%5.2
25-34 Yaş
%33
35-44 Yaş
%39.1
45-54 Yaş
%13
55-64 Yaş
%2.6
65+ Yaş
%4.3

Cinsiyetlerine göre okuyanlar

Kadın
%62.9
Erkek
%37.1

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%11.9 (7)
9
%8.5 (5)
8
%18.6 (11)
7
%22 (13)
6
%20.3 (12)
5
%11.9 (7)
4
%5.1 (3)
3
%0
2
%1.7 (1)
1
%0