·
Okunma
·
Beğeni
·
1.760
Gösterim
Adı:
Becerikli Bay Ripley
Baskı tarihi:
Şubat 2010
Sayfa sayısı:
302
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789751402394
Kitabın türü:
Orijinal adı:
The Talented Mr. Ripley
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Remzi Kitabevi
Baskılar:
Yetenekli Bay Ripley
Becerikli Bay Ripley
Pencereye giderken, baygınlık geçirmenin tam zamanı, diye düşündü. Camı açtı, temiz havayı içine çekerek aşağıdaki arabaya baktı. Bayılmayacağım, dedi kendi kendine. Neler yapacağını çok iyi biliyordu. Son anda, ikisine de pernod dolduracaktı. İkisinin de parmakizlerini taşıyan iki bardak daha. Tablalar da dolmalıydı. Freddie, Chesterfield sigarası içiyordu. Sonra da Appia Yolu'na. Mezarların arkalarındaki karanlık köşelerden birine. Appia Yolu'nda sokak lambaları çok seyrekti. Freddie'nin cüzdanı bulunmayacaktı. Cinayet nedeni: Soygun.
280 syf.
Bir polisiye dergisinde tanitimini görüp merak edip aldığım bu 5 kitaplik maceranin ilk kitabı.
Ben 'antikahraman' tanimlamasini okuyunca Deathpool gibi bir seyle karşılaşacağımı dusundum. Bol aksiyon, simariklik vs. Ancak Bay Ripley gayet mantikli, agirbasli, muzige ve resme merakli biri çıktı. İlk kitabinin konusu ilgi çekici. Çok ayrintiya girmeyeceğim. Ancak Tom Ripley zekasi sayesinde hem hayatta kalip, hem de geleceğini maddi acidan garanti altina aliyor. Begendim mi? Beğendim.
280 syf.
·1 günde·Beğendi·9/10
Dünyanın en bilinen antikahramanıyla tanışın. Yetenekli bay Ripley (Matt Damon'ın müthiş oyunculuğunun ön plana çıktığı filmi de mevcuttur). Ben bu kitabı (ve tabi ki ripley serisinin geri kalanlarını) psikolojik gerilim kategorisinde en ön sıralarda buluyorum. Gelelim kitabın ne anlattığına...

Tom Ripley, varlıklı bir Amerikalının İtalya'da gününü gün eden maceraperest oğlu Dickie'yi ikna edip evine geri döndürmekle görevlendirilmiştir. Bir hiç olarak yaşamaktansa önemli birinin hayatını çalarak yaşamayı hayat felsefesi haline getiren hırslı ve kurnaz Tom Ripley, Dickie ile tanışınca ondan ve onun bolluk içindeki yaşamından öylesine hoşlanır ki, Dickie gibi olmak ister. Peki Ripley'nin Dickie gibi olmaktan anladığı nedir?
280 syf.
·Beğendi·7/10
Sen neymişsin be Ripleyböylesi bir şans mümkün mü..Kitabı oldukça beğendim..Kurgusu,anlatımı çok başarılıydı.. Yer yer biraz durağanlaşsa da kitap kendini okutuyor..Anlatılan her yer öyle güzel canlandı ki kafamda bu da yazarın başarısıdır..Malaesef kitapta bazı yerlerde ki cümleler türkçeye çevrilmemiş bu da sanırım bendeki baskıdan kaynaklanıyor oldukça eski çünkü.. Bitirir bitirmez de filmini izledim..Kitap için düşündüklerim ne yazık ki film için geçerli değil..Çünkü farklı şekilde çevrilmiş..Zaten neden kitaptan uyarlanan filmler olduğu gibi yansıtılmaz hiç anlamıyorum..? Filmi kitaptan bağımsız izlesem belki daha farklı düşünebilirdim bilemiyorum..
280 syf.
·1 günde·9/10
Bana polisiye değil daha çok sosyolojik bir kitap gibi geldi. Özellikle Tom Ripley'in karmaşık ruh hali çok güzel ve gerçekçi anlatılmış. Daha sekiz yaşındayken Dottie teyzesinden kurtulmaya yeminler ederek, düşlediği şiddet sahneleri ile başlayan gidip gelen aklı, ruhsal değişimleri, korkulari, kendini her seferinde haklı çıkarması, başkasının yerine geçme isteği ve kabiliyeti, insan öldürmekten dolayı kisa suren pişmanlığı, tasarlayarak bilinçli şekilde olayları kurgulamasi, insanlari yönlendirmesi ve şansının hep yaver gitmesi kitabı okunabilir kılmış. Monoton olmayan bir kitap.
Bence psikolojik olarak hasta bir bireyin yakınımızda yaşarken ne kadar tehlikeli olabileceğinin somut, ete kemiğe bürünen şeklidir Tom Ripley.
280 syf.
·4 günde·6/10
Spoiler var! !!!

Öncelikle kitap klasik polisiyelerden çok farklı, hatta bence polisiye sayılmaz. Olayların çoğu İtalya'da geçiyor o yüzden oraları geziyormuş gibi oldum. Kahramanımız Tom Ripley bir arkadaşının babası tarafından, oğlu Dickie'yi Amerika'ya geri dönmeye ikna etmesi için İtalya'ya yollanıyor. Ancak Dickie'yi ikna edemiyor ve onunla yaşamaya başlıyor. Zaman içinde kıskançlık yapıp arkadaşının yerine geçmek istiyor ve bu yüzden onu öldürüp denize atıyor. Fiziksel olarak benzedikleri için bir süre onun kimliğiyle yaşıyor, parasını yiyor. Başka ayrıntılar da var ama uzatmayayım, başka bir cinayet daha işliyor. Polis araştırıyor ama bir sonuca varamıyor.
Ben son ana kadar yakalanıp cezasını çekmesini bekledim ama biraz zekası biraz da şansı sayesinde her şeyden sıyrıldı hatta öldürdüğü çocuğun mirasına kondu. Bu yüzden sonu hoşuma gitmedi. Masum iki insanı öldürdü ama kral gibi yaşamaya devam etti. Yazıldığı tarih düşünüldüğünde yakalanmaması normal karşılanabilir ama bugün olsa kesin yakalanırdı. Vakit bulursam serinin diğer kitaplarını da okurum belki.
312 syf.
·6 günde·Beğendi·7/10
Filmini izlemeden kitabı okumak istedim. Tabii filmi de eksi kitap çok daha eski. Çok sürükleyici ve değişik sonu olan bir kitap. Ana karakteri bir seri katil olan ve size bu seri katili size sevdiren, yaptıklarının yanına kar kalmasını istediğiniz bir kitap. Filmi de kült bir film. Umarım da onu da beğenirim.
280 syf.
·5 günde·Beğendi·Puan vermedi
Polisiye roman alanında fazla okuma yapmadım.Sherlock Holmes serisinden iki kitap okudum.Highsmith'in romanı bana özgün geldi.Tanıtımda annesinin onu doğurmak istememesinden kaynaklı böyle bir roman yazdığı belirtiliyor.Olabilir...
Jose SARAMAGO'nun yazdığı "Kopyalanmış Adam"romanında da buna benzer bir durum anlatılır.Metropolde geçer olaylar.Şehir yaşamının bireyin kimliğine ve benliğine etkisi irdelenir.Durduk yerde kimse bir başkasının yerine geçmek istemez.Düşük toplumsal-ekonomik statü böylesi bir davranışa yol açabilir.Bireyi suça da itebilir.Daha dün bir kırtasiye sahibinin borçlarından dolayı böbreğini satışa çıkardığını okuduk.Kanunen suç olsa da ne demişler "Zorunluluk icadın ebesidir."Tom RİPLEY'i Richard GREENLEAF olmaya zorlayan/iten koşulları yazarın okura sorgulattığını söyleyebilirim.Bizler hayatta ne tür zorunluluklarla karşı karşıyayız sizce?Ve bu tür durumlarda nasıl bir tavır alıyoruz?Herkese iyi okumalar...
280 syf.
·11 günde·Beğendi·9/10
Polisiye yazmasına fazla takılmayın, bildiğimiz polisiyelerin katil polis koşuşturmacası üzerine gitmiyor. Daha ziyade Boris Vian hikayelerinin tadını aldım. Halihazırda boktan bir hayatı olan Ripley'in karşısına bir adam çıkıyor ve bizimkinden oğlunu memlekete dönmesi için ikna etmesini istiyor. Ripley gittiğinde önce adama aşık oluyor, sonra da onun sahip olduklarını kıskanıyor. Derken yavaş yavaş bir suç diğerini izlerken giderek batağa batıyor aslında. Bir anlamda başkası olmaya çalışmasının altında kendinden kaçışı var. Karakterler ruh halleriyle o kadar iyi işlenmiş ki gerçek hissettiriyorlar. Hiç sıkmayan sade bir anlatımı var.
280 syf.
·7 günde·Puan vermedi
Filmi daha güzel olduğu için pek zevk almadım. Kesinlikle kitabı filme uyarlayan insanlar muhteşem bir iş çıkarmışlar. Eğer filmi izlemediyseniz, kitap ilginizi çekebilir.
280 syf.
·7/10
Bir karakterin doğuşu ve filmlere konu olması daha ilk satırlardan belli oluyor. İlk 100 sayfa biraz durağan olsa da iki cinayet kusursuz plan son sayfalarda sizleri merak içinde bırakışı güzel olmuş.

7,5/10
312 syf.
·Beğendi·7/10
Patricia Highsmith'in "Yetenekli Bay Ripley" romanı aslında bize anti-kahraman diyebileceğimiz Tom Ripley karakterinin zekası, kurnazlığı veya yeteneklerinden ziyade hayata tutunma çabasının dramını anlatıyor. Sağlıklı sosyal ilişkiler kurmak isteyen, etrafınca sevilmek ve kabul görmek isteyen Ripley bunun için bazen istemsiz bile kırıp dökebiliyor herşeyi, herkesi. Masum bir amaç için yapılan acımasızlıklar ironisi var. Bütün bunların içinden sıyrılmasını sağlayan da her durumda Ripley'in en kötüsüne hazırlaması kendini. Beklentisi olmayınca hayalkırıklığı da olmuyor. Aradığı, peşinde olduğu başka şeyler para değil.
Yalnızdı ve tek kişilik bir oyun oynuyordu. Dostluk kuracağı insanlar büyük tehlike yaratabilirlerdi. Eh, dünyada hep böyle tek başına gezecekse daha da iyiydi belki. Ele geçme olasılığı daha azdı.Yalnızlığın sevinilecek bir yönüydü bu.
Dickie' nin polis tarafından sorguya çekilmiş olmasından ötürü hem sıkıldığını, hem öfkelendiğini, tanıdıkların ve yabancıların telefonlarıyla rahatsız edilmemek için evinden otele taşınmak zorunda kaldığını açıkladı. Dickie'nin resim çalışmalarında umduğu başarıyı gösterememesinden ötürü duyduğu üzüntüyle düş kırıklığını da kattı işin içine. Dickie'yi inatçı ve gururlu bir delikanlı, babasından korkan ve o korku yüzünden adamın isteklerine karşı koymakta direnen, yabancılara da, dostlarına da cömert davranmakla birlikte ruh hali çok çabuk değişebilen -bir an dostluk gösterirken bir an sonra surat asıp içine kapanan- ne yapacağı kestirilemeyen bir insan olarak tanıttı.
Hastalık geçiren, bu yüzden çevresindekilere sıkıntı yaratan, yine de, iyileştikten sonra tatlı bir söz bekleyen bir çocuk gibi alınmıştı.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Becerikli Bay Ripley
Baskı tarihi:
Şubat 2010
Sayfa sayısı:
302
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789751402394
Kitabın türü:
Orijinal adı:
The Talented Mr. Ripley
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Remzi Kitabevi
Baskılar:
Yetenekli Bay Ripley
Becerikli Bay Ripley
Pencereye giderken, baygınlık geçirmenin tam zamanı, diye düşündü. Camı açtı, temiz havayı içine çekerek aşağıdaki arabaya baktı. Bayılmayacağım, dedi kendi kendine. Neler yapacağını çok iyi biliyordu. Son anda, ikisine de pernod dolduracaktı. İkisinin de parmakizlerini taşıyan iki bardak daha. Tablalar da dolmalıydı. Freddie, Chesterfield sigarası içiyordu. Sonra da Appia Yolu'na. Mezarların arkalarındaki karanlık köşelerden birine. Appia Yolu'nda sokak lambaları çok seyrekti. Freddie'nin cüzdanı bulunmayacaktı. Cinayet nedeni: Soygun.

Kitabı okuyanlar 91 okur

  • Ercan Erensayın
  • mansur karaca
  • Saliha Uludağ
  • Ada Turaç
  • kevok
  • E.Şirin Sezgin
  • scrwdrvr

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%0
9
%3 (1)
8
%3 (1)
7
%0
6
%0
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0