Safiye Demirpolat | Bedel
Hepimiz bir şeylerin bedelini öderiz değil mi? İyi veya kötü her kararımızın, yaptığımız her kötü şeyin bir bedeli vardır. Er ya da geç bu bedel ödenir, önümüze çıkar.
Kitabımız Artvin’in bir köyünde geçiyor. Birkaç yıl arayla işlenen iki cinayeti, sebeplerini, ihanetin bedelini konu alıyor.
Sevda hanım’ın ölümü ve ardından oğlu Gökhan’ın trajik sonu tüm köy halkını şok eder. Sevda hanımın eşi Aziz Bey, yaşadığı kayıpların ardından derin bir sessizliğe gömülür. Olaydan sonra tamamen içine kapanır, ağzından tek bir kelime çıkmaz. Aziz beyin sessizliği hem şüphe uyandırır hem de olayın çözülmesini zorlaştırır.
Olayın çözülmesi için önemli bir rolü olan Hafiye Sadi Bey girer hikayemize. Köy halkının da yardımıyla, er ya da geç saklanan sırların ortaya nasıl çıktığını kanıtlarlar. Köyde, herkesten uzak kendi halinde yaşayan bir aile vardır. Kunter ailesi. Bu aile kimseyle konuşmaz, görüşmez. O yüzden de şüpheli listesinde yer alırlar. Ve onların konuşmasıyla, gizli kalan her şey de gün yüzüne çıkar aslında.
Gizli aşklar, ihanet, dram, cinayet gibi konuların bulunduğu kısacık , akıcı bir hikayeydi. Gerçeklerle bütün köy halkıyla beraber sizde yüzleşiyorsunuz. İhanetin acı yüzünü, gerçeklerin yakıcılığını, pişmanlıkları en ince detayına kadar görüyor ve hissediyorsunuz.
Ben yazarın kalemini sevdim. Kısa olmasına rağmen tüm duyguyu bize öyle güzel aktarmış ki, adeta konunun içine çekiliyorsunuz. Türünü sevenler bir şans vermeli. Pişman olmayacaksınız.