1000Kitap Logosu
Beden Emek Tarih
Beden Emek Tarih
Beden Emek Tarih

Beden Emek Tarih

Diyalektik Bir Feminizm İçin

OKUYACAKLARIMA EKLE
5.7
3 Kişi
15
Okunma
8
Beğeni
470
Gösterim
388 sayfa · 
 Tahmini okuma süresi: 10 sa. 60 dk.
Adı
Beden Emek Tarih (Diyalektik Bir Feminizm İçin)
Basım
Türkçe · Türkiye · Kanat Kitap · 2004 · Karton kapak · 9789758859108
"Kitabın ana yazılarının ilk üçü, kamusal/özel, eşitlik/farklılık, evrensel/yerel, üretim/yeniden üretim, değişim değeri/kullanım değeri türünden ikiliklerin aşılması, ötesine geçilmesi perspektifini dile getiriyor. Bu ilk bakışta yapıbozumuyla akrabalığı olan bir yaklaşım gibi görünse de aradaki fark çok önemli: Sözünü ettiğim hegemonik paradigmada söz konusu ikilikler Aydınlanma düşüncesinin özgül yapısından kaynaklanan ikili karşıtlıklar olarak kavramlaştırılır. Bu ikilikler, salt söylemsel, ideolojik ya da pratik olarak kurulmuş, dolayısıyla da yapıbozumuna tabi tutularak gizemsizleştirilecek, doğallıktan arındırılacak ve bir bakıma işlevi kesintiye uğratılabilecek düşünsel kurgulardır. Oysa benim formüle etmeye çalıştığım diyalektik kavrayış çerçevesinde bu ikiliklerin zeminini özgül toplumsal ilişki biçimleri, ya da başka bir deyişle patriarkal ve kapitalist ilişkiler evreni oluşturur. Dolayısıyla ikilikleri aşmak, onların ötesine geçmek, ancak bu ikilikleri besleyen toplumsal evrenin sınırlarının dışına çıkmakla mümkün olabilir. Bu sınırların ötesinde, ikiliğin kutuplarının her ikisi de kendi içinde dönüşür, ikilik çöker. Oysa yapıbozumu bakış açısının reddettiği tam da bu 'öte' yerin, 'dışarı'nın imkânıdır." (Tanıtım Bülteninden)
3 mağazanın 3 ürününün ortalama fiyatı: ₺19,44
5.7
10 üzerinden
3 Puan · 1 İnceleme
Uğur De Molinari
Beden Emek Tarih'i inceledi.
388 syf.
·
10/10 puan
Kuramsal anlamda feminist felsefeyi geliştiren çok özel bir kitap. Özellikle marksist bir bakış açısıyla yaklaştığı ve pek fazla değinilmemiş olan ''görünmeyen kadın emeği'' üzerine yazdığı birinci bölüm oldukça nitelikli değerlendirmelerle dolu. Genellikle ev işleri kapsamında tutulan kadının karşılıksız ürettiği emeği üzerinden gelişen sömürü ağını tahlil noktasında feminist politikayı sınıfsal bir düzlem içerisinde değerlendirerek buna istinaden mücadelenin yolunu çizmiş Gülnur Acar Savran. Tabi birinci bölümü doğrudan ikinci bölümle de ilişkilendirmiş ve Kapitalizmin bu sömürü ağı üzerinden Patriyarkal (Ataerkil) Kapitalizm olarak yeniden adlandırmıştır. Keza bu tespit kadın hakları olsun, kadın cinayetleri olsun her engel ve her acının kaynağı olduğundan oldukça doğru ve gerçekçi bir tespit yapmış yazarımız. Kadın mücadelesinin de bu noktada hareket etmesi gereğini özellikle vurguluyor. Ataerkil, anaerkil düşünce gibi insanın var olduğu andan beri var olan sistem olduğu için kapitalizm öncesi dönemleri de ele alarak çift yönlü olarak karşımızda duran sorunun diğer yönünü teşhir ediyor ikinci bölümde. Ve diğer bölümde ise feminizmin teorik çelişkilerini ele alarak bu sorunların üstesinden gelmenin izini sürüyor. Aslına bakarsanız daha bir çok alt başlık var ama ana hatlarıyla kitap ataerkil kapitalizme karşı kadın emeğinin devrimci yolunu çiziyor. Ve son olarak kitap kapağı noktasında oldukça başarılı bir çalışmaya sahip. Böylesi sanatsal anlatımlarla kitabın özetini çizmek her zaman denk geldiğimiz bir şey değil.
Beden Emek Tarih
OKUYACAKLARIMA EKLE
3
38