Beklenmeyen MisafirAgatha Christie

·
Okunma
·
Beğeni
·
3.506
Gösterim
Adı:
Beklenmeyen Misafir
Baskı tarihi:
Mart 2016
Sayfa sayısı:
170
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789754059829
Kitabın türü:
Orijinal adı:
The Unexpected Guest
Çeviri:
Meltem Süngür
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Altın Kitaplar
Beklenmeyen Misafir esrarengiz gibi görünmese de aslında esrarengiz bir cinayet öyküsü olarak tanımlanabilir. Güney Galler'de yoğun siste bir adam yolunu kaybeder ve arabası bir çukura yuvarlanır. Yardım aramak için girdiği evde, kocasını öldürdüğünü iddia eden, elinde silah bulunan bir kadınla karşılaşır...
Tiyatroya uyarlanan kitaplar okumuştum ama ilk defa aslında tiyatro olan hatta çok defa oynanıp beğenilen bir eseri romana çevrilmiş haliyle okumuş oldum.Okuması son derece keyifliydi.Zaten 160 sayfa yani bir solukta okudum.Kitap ilk başlarından itibaren katilin bulunması yönünde ilerledi.Yazar aslında spoiler içeren bazı cümleler kullanarak katilin kim olduğunu tahmin etmemize yardımcı olmaya çalışmış.Sonlarında isr katili buldum diyorsun ama yazar öyle bir kurgu kullanmışki resmen ters köşe oluyorsun...
En başından en sonuna kadar sürükleyici bir roman. Kimi tahmin ettiysem katilin o olduğunu bir türlü beceremedim. Açıkçası hiç beklemediğim kişi katil çıktı. Okumanızı tavsiye ederim.
  • Kürk Mantolu Madonna
    8.9/10 (14.055 Oy)17.438 beğeni39.384 okunma2.096 alıntı164.878 gösterim
  • Simyacı
    8.5/10 (7.206 Oy)8.120 beğeni23.909 okunma1.884 alıntı102.062 gösterim
  • Küçük Prens
    9.0/10 (9.985 Oy)12.444 beğeni31.658 okunma2.751 alıntı132.132 gösterim
  • Dönüşüm
    8.2/10 (7.825 Oy)8.112 beğeni25.926 okunma618 alıntı126.280 gösterim
  • Satranç
    8.7/10 (8.444 Oy)8.390 beğeni22.764 okunma1.436 alıntı105.183 gösterim
  • Fareler ve İnsanlar
    8.6/10 (5.236 Oy)5.347 beğeni18.087 okunma687 alıntı91.993 gösterim
  • Uçurtma Avcısı
    9.0/10 (9.127 Oy)10.790 beğeni26.486 okunma1.382 alıntı139.439 gösterim
  • Şeker Portakalı
    9.0/10 (6.952 Oy)8.340 beğeni23.161 okunma1.125 alıntı112.498 gösterim
  • Suç ve Ceza
    9.1/10 (6.039 Oy)7.304 beğeni19.779 okunma3.171 alıntı116.191 gösterim
  • Olasılıksız
    8.5/10 (5.849 Oy)6.543 beğeni18.867 okunma572 alıntı106.722 gösterim
Bu kitapla ilgili bir itirafta bulunmak istiyorum :) Okuduğum zaman ta başından sonuna kadar katilin kim olduğunu bilmişdim.Hatta bu ne basit bir şeymiş, ben oldum qaliba dedim :)) Sözde kitaba 6 puan verib - bana daha bunlar hafif kalıyor mesajı da verecektim. Sonun da öyle de oldu katilin o olduğu her kes tarafından bilindi.Benim havam birazda kalkdı tabii :))) Ama ben bu kitaba 8 verdim :( Neden? Çünki katil o değilmiş :( Yazar yine şaşırttı.:( Bi de benim daha çok fırın ekmek yemem lazımmış...
Spoiler içerir.
Hayatımda ilk defa cinayet romanı okuma kararı verdim.Tabi cinayet romanları denilince akla ilk gelen bu romanların kraliçesi Agatha Cristieden başkası olamaz dedim. Beklenmeyen Misafir kitabı hakkında biraz araştırma yaptım ve sonra okumaya karar verdim.Beklenmeyen Misafir, Agatha Christie'nin bir oyunu. İlk olarak 12 Ağustos 1958'de sahnelenmiş ve çok ilgi çekmiş. Sonradan Charles Osborne tarafından romana uyarlanmış.Yani bu kitap Agatha Christie'nin oyununa dayanılarak Charles Osborne tarafından romanlaştırılmış. Beklenmeyen misafir Michael , sisli bir havada arabasını çalıştıramadığı için herhangi bir eve yardım istemek için gider.Gördüğü şey karşısında şaşıran Michael bir kadının elinde tabanca vardır ve tekerlekli sandalyede ölü biri vardır.O kadın Laura Warwick'tir ve kocasını öldürdüğünü iddia etmektedir. Kadının anlattığı hikaye Michaele inandırıcı gelmez kadını kurtarmak için bazı hikayeler tasarlamaya başlar.Hikayede gösterilen tüm karakterlerin Richard'ı öldürmek için sebepleri de olsa katil hiç beklenmedik bir isim çıkacaktır.Muhteşem kurgu, nefis anlatım tarzı bir de karakterlerin şahane seçimi ile harika bir kitap ortaya çıkmış.
Kitabı okurken katilin kim olduğunu merak etmekten kendinizi alamıyorsunuz.Yazar bütün karakterleri karşınıza bilerek, ustaca şekilde katil olarak çıkartıyor ve siz sürekli katil evet işte şu diyerek kitabı bir çırpıda bittiğini bile anlamıyorsunuz. Açıkçası katilin kim olduğunu bende başlarda bilenlerdenim.İncelememde araya bir spoiler yerleştirdim.Bakalım okuyan arkadaşlar bunu görebilecek mi?
Polisiye roman kraliçesinden son derece güzel bir roman daha. Fare Kapanı'ndan sonra yazdığı oyun tutmayınca bunu yazan yazar, tekrar tekrar gişe rekorları kırıyor. Michael adında bir adam siste arabasını çalıştıramadığı için bir eve yardım istemeye gider ve tekerlekli sandalyede ölü birini bulur. Bir kadının da elinde tabanca vardır. Kadın Laura Warwick'tir ve kocasını öldürdüğünü iddia etmektedir. Michael buna inanmaz ve işi örtbas etmek için çalışmalar yapmaya başlar. Evde yaşayan herkesin bu Richard'ı öldürmek için bir sebebi vardır ama katil hiç beklenmedik bir isimdir. Tek kelime ile mükemmel bir roman.
Kendimle gurur duyuyorum. Neden, çünkü katilin kim olduğunu ve bütün oyununu daha bir kaç sayfa okuyunca anladım. Sonu da beni şaşırtmadı bu yüzden. Güzel bir hikaye döneminde 600 kereden fazla tiyatro oyunu olarak sahnelenmiş bir eser. Konusu ve bir kaç mekanda geçmesi kolaylık sağlamıştır diye düşünüyorum. Konuya gelirsek yolunu kaybeden ve siste bir hendeğe saplanan Michael yardım isteyebileceği bir ev bulur. İçeri girdiğindeyse tekerlekli sandalye de ölmüş bir adam ve yanında güzel giyimli bir kadın bulur. Kadını biraz konuşturan adam güzelliğinden etkilenir ve olaylar böylelikle başlar. Okurken ben çok keyif aldım, umarım sizlerde beğenirsiniz.
Tek kelimeyle muhteşem! Yazar öyle bir kurgu düzenlemiş ki sonunda yok artık dedirtiyor.İsminin hakkını veren bir kitap.Sonuna kadar bütün karakterleri katil yapıyorsunuz ve kitabı bir solukta bitiriyorsunuz.Gerilimi had safhada ve yazara binlerce teşekkür etmek istiyorum. -polisiyenin kraliçesine- hangi kitabını alıp okusam diye tereddüt eden okurlar düşünmeden ilk elini attıklarını almalıdırlar.Çünkü bir eser diğer bir eser kadar kalitelidir ve ayrım yapmak aptal adam işi olacaktır.
#29346455 düzenleyen arkadaşlara bir kez daha teşekkür ederek başlamak isterim, yazacaklarıma. 1958 yılında sahnelenen bir eser, Beklenmeyen Misafir. Romanın nasıl sahnelenebileceği bu satırları okumakta olan kimi okuyucuların aklına takılabilir. Romanlaştırılmış bir oyun, Beklenmeyen Misafir. Yani orijinali bir oyunken günümüzde roman olarak okuma keyfine erişebiliyoruz...

Christie okurken kendimi 'kandırılmaya' müsait, 'kandırılması' için her şeyin hazırlanmış olduğu bir çocuk gibi hissediyorum. Yalnız bir farkla; elimde şeker yok, sayfalar var... Kişinin ne kadar kendinden eminse bir o kadar yanılacağını durmaksızın ispatlıyor, Agatha. Siz emin olmaktan bıkmıyorsunuz, o da ispatlamaktan... Bir sihirbazsın sen Christie, numarası asla açığa çıkmayacak olanlardan...

Romanlarda veya gerçekte ender bulunur aşağılık bir karakterin varlığı var, bu eserde. Adı Richard Warwick. Bir cinayete kurbana gidiyor. Ölümünün beni üzmediği kişilerden birisi. "Katilinin eline sağlık" sözcükleri okudukça istemsizce dilinizden dökülebilir. Bir insan düşünün ki; bireysel silahlanmanın dibine vurmuş, evinde küçük bir askeri üs teçhizatı barındıran. Keyif aldığı için kedilere, kuşlara ateş açan. Sürekli içki içen ve verdiği zarar kendisiyle sınırlı kalmayan...

Şaşırmak isteyen okuyucuların, gözlerinin önündekini gördüğünü iddia edenlerin, kendini mahrum etmemesi gereken bir eser...
Gerçekten beklenmeyen bir misafir...

Konusundan bahsetmek isterim kısaca; bir yabancı Güney Galler'de yoğun bir sisin altında arabasını kullanırken bir hendeğe düşüyor. Arabasını yolda bırakma kararı alıp yürümeye başlıyor ve bulduğu bir evin etrafında gezinirken penceresinin birinden bakıyor ve pencere açılıveriyor. Başrolümüz Michael Starkwedder pecereden içeri giriyor ve içeride elinde tabancayla duran bir kadın (Laura Warwick) buluyor. Bu kadın daha ilk sayfalarda eşini (Richard Warwick) öldürdüğünü kabul ediyor. Laura'nın eşi tekerlekli sandalyeye mahkum bir adam ve diğer aile üyelerinden farklı bazı eğilimleri var. Silah koleksiyonu var mesela; kuşları, tavşanları, kedileri öldürmeye bayılıyor ve hatta bazen evin duvarlarına bile ateş ediyor. Bu noktada böyle bir adamı aslında eşi Laura dışında ölürebilecek potansiyelde -Richard'dan hoşlanmayan- pek çok aile üyesi var. Aynı zamanda geçmiş yıllarda yaşanmış olaylardan dolayı Richard'a düşman olan insanlar da bulunmakta.

Şahsen ben böyle başlangıcı olan bir polisiyeyi ilk defa okudum. Farklı bir girişti, sonun başlangıcı gibi oldu. Tam bu noktada Michael'in Laura'yı polise teslim etmemesinin ve Laura'nın masumiyetine inanıp -belki de kitapta da dediği gibi canı dedektifçilik oynamak istediğinden ya da Laura'dan etkilendiğinden ve onu kurtarmak istediğinden- yeni bir hikaye uydurup o hikayeyle polise gitmesine ve Laura'yı temize çıkarmasına öylece bakakalmıştım. Delilikti gerçekten. Her şeyden önce kendini kocaman bir riskin içine atıyordu Michael. Ama işin garip tarafı şu ki (bu spoiler olur mu bilemem, bence sayılmaz) Laura gerçekten cinayeti işleyen kişi değil.

Yine bir Agatha Christie mükemmeliği gördüm kitapta. Gerçekten yine güzel ve farklı bir polisiye okudum. Ayrıca bu eser döneminde 600'den fazla kez sahnelenmiş bir eser.

Değerli bir kitaptı, okumadıysanız mutlaka okumanızı öneririm.
Alışılmışın dışında bir Agatha Christie kitabı oldu benim için. Kitapta ne sevimli Belçikalı dedektif Hercule Poirot vardı ne de Miss Marple.
Tamamen yeni karakterler, hatta yeni ve beklenmedik bir bitiş şekli. Böyle bir son kesinlikle beklemiyordum.
Beklenmeyen Misafir, ilk gösterimi 12 Ağustos 1958'de yapılmış bir tiyatro oyunu.
Kitabın sonundaki şaşkınlık da Agatha Christie'nin bize başka bir oyunu. Kafamda hala "acaba"lar var.
Bu bir Agatha esrarı olduğu için kitabın son satırlarında bile sürprizler var. Acaba katilin haklı olduğunu düşündüğü için kaçmasına izin mi verdi? Yoksa yakalanan gerçekten katil miydi? İnsan düşünmeden edemiyor. Ama ne kadar düşünse de emin olamıyor.
Hikayedeki sadist karakterin kendi erkek kardeşinden esinlenildiğine dair bir inanış var. Bunun nedeni, Agatha Christie'nin otobiyografisinde erkek kardeşi Monty'i hayatının sonuna kadar hasta biri olarak tarif etmesinden kaynaklanıyor. Monty, insanlara rast gele ateş etmekten hoşlanan, bu hareketlerinden korkan insanlarla dalga geçen ve bunlardan asla pişman olmayan biri olarak tarif edilmiş.
Baştan sona beklentimin dışında, farklı tarzda bir eser okudum. Agatha klasikleri tabii ki vazgeçilmez benim için, ama bu yeni tarz da hoşuma gitmedi desem yalan olur.
Heyecanla okuduğum yazarın yine heyecanlı bir kitabıydı.yazarımızın tarzı belli,ters köşeye yatırmak.yine çok başarılıydı. Beyin jimnastiğine devam diyor yazarımız ve adının hakkını veriyor.
Kitabın kapağını kapattığımda ilk cümlem, "Vay anasını sayın seyirciler" oldu. Esasen tiyatro oyunu olan bu eserde işlenen bir cinayeti çözmeye çalışıyorlar. Bir süre sonra düşünmeye başlamıştım, "Hakikaten kim öldürdü?" diye. Ortaya çıkması beni aşırı bir biçimde tatmin etmedi fakat misafirin gerçek kimliğini kitabın sonunda öğrenince çok şaşırdım. Tiyatral bir havadaydı doğal olarak. Agatha teyzeye devam...
"Bazı tip insanlar ancak başarılı ve mutlu oldukları sürece iyidirler,gerçek yüzlerini saklı tutarlar; istediklerini elde ettikleri sürece bu yönleri gizli kalır. Fakat içlerinde bir yerlerde kötü yönleri saklı durur."
"Erkekler ve kadınlar aynı şekilde tepki vermezler. Sonuçta her şey şöyle olur. Erkekler gerçekten duygusaldırlar. Kadınlarsa serttir. Erkekler cinayeti atlatamazlar. Ama kadınlar açıkça atlatabilir. Bunun nedeniyse eğer bir erkek sevdiği kadın için cinayeti göze alırsa, kadının gözlerinde değerleneceğini düşünür. Bir erkek farklı duygular içindedir."

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Beklenmeyen Misafir
Baskı tarihi:
Mart 2016
Sayfa sayısı:
170
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789754059829
Kitabın türü:
Orijinal adı:
The Unexpected Guest
Çeviri:
Meltem Süngür
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Altın Kitaplar
Beklenmeyen Misafir esrarengiz gibi görünmese de aslında esrarengiz bir cinayet öyküsü olarak tanımlanabilir. Güney Galler'de yoğun siste bir adam yolunu kaybeder ve arabası bir çukura yuvarlanır. Yardım aramak için girdiği evde, kocasını öldürdüğünü iddia eden, elinde silah bulunan bir kadınla karşılaşır...

Kitabı okuyanlar 438 okur

  • Deniz Temeller
  • Semra İnce
  • Haleti Ruhiyem
  • Damla Usluer
  • Xəyalə Əliyeva
  • Esen Beste Güzel
  • Müberra
  • Huriye Eral
  • Recep Berkay Peker
  • Sümeyye

Yaş gruplarına göre okuyanlar

0-13 Yaş
%2.2
14-17 Yaş
%7.6
18-24 Yaş
%26.5
25-34 Yaş
%31.9
35-44 Yaş
%20.5
45-54 Yaş
%7.6
55-64 Yaş
%1.6
65+ Yaş
%2.2

Cinsiyetlerine göre okuyanlar

Kadın
%71.9
Erkek
%28.1

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%31.8 (47)
9
%14.9 (22)
8
%28.4 (42)
7
%14.9 (22)
6
%4.7 (7)
5
%1.4 (2)
4
%2.7 (4)
3
%1.4 (2)
2
%0
1
%0