Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

Puan vermedi·382 syf.··
2025 49. kitabı
·
10 günde okudu
·
Okunma: 26 Ekim 2025 13:09
Tahmini 19.yy Fransa'sını konu alıyor kitap. O zamanın kadın erkek ilişkilerini, evlilikleri, para için yapılan dalavereleri... Gözünü yükseğe dikmiş sıradan bir gencin zenginlik ve ihtişama ulaşırken kimlerin üstüne bastığını anlatıyor. Amacına giden yolda herşeyi mübah kabul etmiş çapkın yakışıklı Georges Duroy. Zamanının güzel eleştirisi olabilir ama beni kitapta rahatsız eden kadınların ne kadar yaşlı, ne kadar olgun, ne kadar aklı başında, ne kadar zeki, ne kadar genç, ne kadar zengin, ne kadar itibarlı olurlarsa olsunlar yine de yakışıklı bir gencin kur yapmasıyla aptala dönüşecekleri vurgusu. Dönem hikayeleri okumak hoşuma gidiyor. Bu kitabı da severek okudum. İş Bankası klasikleri serisinden Güzel DostGüzel Dost olarak yayınlanan kitabı meraklılarına tavsiye ederim. Kitapla ve sevgiyle...
Bel-AmiGuy de Maupassant · İletişim Yayıncılık · 2019914 okunma
8/10
·382 syf.··
2026 19. kitabı
·
10 günde okudu
·
Okunma: 12 Mart 2026 11:31
Natüralist akımın önde gelen isimlerinden Maupassant’ın en önemli romanı olarak bilinen Bel-Ami 1885 yılında yayınlanmıştır. Eser 19.yy Fransa’sının sosyal hayatının olumsuzlukları ve çirkinlikleriyle yol almış,karakterimiz Georges Duroy üzerinden dönemin iktidar-siyaset-basın ilişkisine para-stadü-evlilikle konularıyla iç içe geçmiş bir kurgu sunmuş bizlere. Duroy parasız ama hırslı bir gençtir.Yakışıklılığını bir koz olarak kullanır ve maddi anlamda yükselişe geçmek için çevresindeki nüfuzlu kadınları kullanmaktan çekinmez.Bazı bazı gurur kırılması yaşıyor olsa da eline geçen imkanlar ,işinde yükseliş ve para bu gururun önüne geçer. Ünvan olarak soyluluğa geçip yükselişe geçmiş lakin hep daha fazlasını isteyen Duroy bu istekler için hep kadınlarla yol alır.Kadınlarda her şeyin farkındadır ama aşk gözlerini kör etmişcesine hiçbir şeyi umursamazlar. Duroy’un bu davranışlarının temelinde geçmişi,yaşadığı yoksul günler olsa gerek,bulunduğu çevrenin şartları onun iç güdülerini harakete geçirir ve Bel-Ami lakabıyla ün salan karakterimiz okuyucuların unutulmazları arasına girer.Kitapla ve sevgiyle kalınız.
Edebiyat & Roman
Bel-AmiGuy de Maupassant · İletişim Yayıncılık · 2019914 okunma
Bel-Ami (İyi Arkadaş) Derken İnim İnim İnleyen Nameler
9/10
·382 syf.··
Beğendi
·
2021 71. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 14 Haziran 2021 13:15
Pembe dizi kıvamında, orada rastlanacak olaylar zincirini Paris sosyetesi üzerinden anlatıyor Bel-Ami yani İyi Arkadaş. Yakışıklılığa/güzelliğe kananların hayatlarının nasıl bir hale geldiğini, nefsin ve tamahkarlığın insanı nasıl bir canavara dönüştürüp, neticede iyiliği dokunanları bile nasıl soktuğunu hayretle izliyorsunuz. Kısaca şeytanın tezgahladığı olayların cazibesinin tatlı, sonucunun ne kadar acı olabileceğini inanılmaz bir akıcılık ve ustalıkla anlatan romanın finalini bile şeytanın kıpırtılarıyla yön bulan bir kalemden çıktığına öfkeyle şahit oluyorsunuz. Okuyacak daha iyi bir şeyiniz yoksa yazın okunacak hem ustaca yazılmış hem de çerez gibi okunan bu romana bakabilirsiniz.
1000Kitap
Bel-AmiGuy de Maupassant · İletişim Yayıncılık · 2019914 okunma
7/10
·382 syf.··
Beğendi
·
2021 54. kitabı
·
26 saatte okudu
·
Okunma: 18 Haziran 2021 04:36
Maupassant'ın kendi yaşamından da izler taşıyan romanı Bel - Ami. 19. yüzyılın en önemli romanlarında biri olarak geçiyor. Bel - Ami. Okurken sinir krizleri geçirseniz de durumlar karşısında gülmeden de edemiyorsunuz. Hem eleştiri yapıyor hem güldürüyor diyebilirim. Kalemi oldukça güçlü sanırım yazar bu gücün farkında olarak hiçbir şeyi saklamadan, eğip, bükülmeden yazmış. Konusu kısaca şöyle ;zengin olma hırsıyla doğduğu köyden ayrılıp Paris'e gelen Duroy'un zengin olmak için yaptıkları, zenginlik basamaklarını hızla tırmanarak büroksaninin en üst sevilerine kadar erişimini okuyoruz kısaca.. Duroy'un hikayesi gibi görünse 'de aslında 19.yüzyıl Fransız yaşamını, insanların siyaset ve çıkarları için ne kadar ileri gidebilecekleri, bürokrasi dediğimiz şeyin rezilllikten başka bir şey olmadığını okuyoruz. Evlilik, kadın erkek ilişkileri, dinin evlilikteki yeri, basın-yayın organları şarjın siyaset üzerindeki etkisi... Kitap bir yükseliş hikayesi etrafında bize 19.yüzyıl Fransa'sında gezintiye çıkarıyor resmen.. Bugün bile hala övgüyle bahsedilen pek çok Avrupa ülkesinin iç yüzünü oranın yazarlarından öğreniyoruz aslında. 19 yüzyıl Fransa'sında bakacak olursak hiçbir tarih kitabında bu kitapta geçen şeyleri göremeyiz. Günlük yaşamı anlatan romanların, hikayelerin çoğu zaman için tarih kitaplarından daha net ve tarafsız bilgi verdiği kanaatindeyim ben. Diğer yandan kitabı okurken biraz Emile Zola'nın Meyhane ve Nana kitaplarına benzettim. İki yazar çok yakın arkadaşlarımı. Acaba yazarken birbirlerinden etkilendiler mi yoksa her ikiside aynı dönemi yazdığı için mi bu benzerliği hissettim bilemedim
Bel-AmiGuy de Maupassant · İletişim Yayıncılık · 2019914 okunma
9/10
·382 syf.··
2021 71. kitabı
Maupassant’ın daha önce Bir Hayat romanını ve öykülerini çok severek okumuştum. Bel Ami de yine çok keyif alarak okuduğum bir eser oldu. Maupassant Bel Ami’de, sömürgelerde bir süre görev aldıktan sonra Paris’e dönüp memur olan bir taşralı gencin, güç ve para hırsıyla gazetecilik yapmaya başlaması ve toplumda yükselme serüvenini anlatıyor. Zaman zaman bana Julien Sorel’i de anımsatan karakteri çok başarılı ve gerçekçi resmetmiş Maupassant. Her dönemde her yerde sıkça karşılaştığımız, para ve güç hırsıyla dolu karakterin, duygusal ilişkilerini kullanarak yükselme öyküsünü oldukça sürükleyici bir kurguyla aktarmış. Arka planda dönemin kadın-erkek ilişkilerindeki dinamikleri, toplum yapısını, başta sömürgeler meselesi olmak üzere siyasi atmosferi, basın-siyaset ilişkisini görmek oldukça hoştu. Fransız klasiklerini özlediğimi fark ettim. Klasiklere başlangıç için de önerebileceğim bu eseri, dünya klasiklerinden hoşlanan herkese mutlaka tavsiye ederim. Maupassant’ın özellikle öyküleri mutlaka okunmalı ama Bir Hayat ve Bel Ami de çok güzel klasikler, bence es geçmeyin.
Bel-AmiGuy de Maupassant · İletişim Yayıncılık · 2019914 okunma
Puan vermedi·382 syf.··
2024 94. kitabı
Paraya, hırsa, güce,iktidara ve bunlara ulaşmak için döşenen taşlara, kullanılan yollara ve kişilere dair, dönemin Fransız toplumunun kent yaşamını da anlatan güzel, akıcı bir eser. Natüralist bir yazar olan Maupassant ,Bel Ami'de güçlü bir burjuva sınıfı fotoğrafı ile karşı karşıya bırakıyor bizi. Taşralı bir genç olan Georges Duroy'un sınıf atlama mücadelesinin ,paraya , güce ulaşmasının hikâyesini okuyoruz. Bunu yaparken kullandığı şey ise: cinsellik ve kadınlar.Duroy daima yükselttiği hedeflerine zincirinden boşalmış gibi koşarken kurduğu çıkar ilişkileri de dönemin üst sınıfının içinde kurulan ilişkilerin çarpıklığına da ayna tutuyor. Arzuların insanları nasıl ele geçirdiğini,"kutsal" bazı mekânlarn kirli ilişkiler için nasıl alet edildiğini anlatıyor, burjuva toplumunun ihanet, kazıklama , çıkar ve dedikodu üzerine kurulu yoz yaşantısını gözler önüne seriyor yazar Duroy 'un kurduğu çıkara dayalı ilişkilerin ışığında.Minik mink "sömürge"kavramına da değinmeyi ihmal etmemiş yazar. Kitap kendini okutuyor, klâsiklere başlangıç kitaplarından bence. Keyifli bir eser ama daha önce okumam gerekirdi sanki. Ayrıca kitabın romana dair görseller, kronoloji, önsöz ve sonsöz bölümlerini çok başarılı buldum. Özenli bir çalışma olmuş yine.
Bel-AmiGuy de Maupassant · İletişim Yayıncılık · 2019914 okunma
Puan vermedi·382 syf.··
Beğendi
·
2021 158. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 19 Haziran 2021 18:50
Guy de Maupassant öykülerinden sonra bir de romancılığını tanımak istedim. Bel-Ami Maupassant’ın en ünlü romanı olarak biliniyor.İş Bankası Kültür Yayınları kitabı Güzel Dost adıyla çevirmiş. Georges Du Roy karakteri bugüne dek rastladığım en sevimsiz karakter oldu benim için. Yükselme hırsıyla dolu olan ana karakterimiz, servet ve ünvan sahibi olmak için tüm ilişkilerini, (aşk ya da dostluk) kullanmaktan, harcamaktan sakınmayan biri. Çok severek okudum Bel-Ami kitabını.
Bel-AmiGuy de Maupassant · İletişim Yayıncılık · 2019914 okunma
Puan vermedi·382 syf.··
2021 60. kitabı
Taşralı Georges Du Roy ile tanış, okur! Paris'e geldiğinde zorlu yaşam şartları onu her ne kadar harap etsede hayatta kalmak için çalıştı. Ama hayat dediğin tek düze gidemezdi, onu Charles Forestier ile tanıştırdığında henüz hikayeye yeni bir soluk katacaktı. Foresteir iş bulurken Du Roy'a hayatını doksan derece değiştirecek öğütlerde bulunur. Masumiyet mi aradın okur? Dur biraz daha ısınma turları bunlar ana karakterimiz için... Ona sihirli dokunuşu sosyetik zengin Madam de Marelle yapacaktı. Tek bir kadın ve sonrasında binlerce kadınla gelen şöhret basamakları bizim Du Roy'u bambaşka biri haline getirecek. Peki ya sonra? Hepsi bu kadar değil elbette lakin okuduğun dönem politikanın nasıl olduğunu, kadın erkek ilişki sistemini, toplumun genel yapısını ve para iktidarlığın nerelere kadar gidebildiğini öğreniyorsun. Günümüz ya da birkaç yüzyıl öncesi para insanı ne kadar küçültür ya da yükseltir dersin? Buna güzel bir örnekleme bu metin, kurgu üstünden anlatılanlar sokakta yürürken karşılaştığın bir insanın parayı bulma ve bulduktan sonraki evrilleşmesini zihninde sahneletiyor. Galiba bu yıl okuyup en sevdiğim klasiklerin ilk üçünde olabilecek kadar iyi olduğunu düşünüyorum. Düşün biraz okur; para için bir insan neleri feda edebilir? Cevap bu klasikte olacak ve inan bana okuyacağın Du Roy karakteri sadece küçük bir örnekten başka bir şey değil. #belami #guydemaupassant #iletişimyayınları
Dünya Klasikleri
Bel-AmiGuy de Maupassant · İletişim Yayıncılık · 2019914 okunma
Paris sosyetesinde yükselelim mi tatlı çocuk?
Puan vermedi·382 syf.··
2021 23. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 18 Mayıs 2021 14:30
Daha önce hiç Maupassant okumamıştım. Yazara ilişkin duyduğum tüm övgüler de aslında öykücülüğüne dairdi. Ben Mösyö Maupassant ile romanı aracılığıyla tanıştım efendim. Dünya Klasikleri Okuma Kulübü ve elbette kıymetli İpek Dadakçı vesilesine de bir kez daha şükranlarımı sunayım ^^ Bel-Ami, mot-a-mot bir çeviriyle “güzel dost” anlamına gelen bir lakap. Ana karakterimizin, ufak bir kız çocuğu tarafından takılan ve sonrasında Paris sosyetesinin salonlarına dalga dalga yayılan lakabı. Tıpkı karakterin kendisi gibi, yoktan var olan, kendine yer edinen ve camiada geri alınamaz bir varlık kazanan bir takma isim. Ve kendini gün geçtikçe “soylulaştıran” bir adam. Öyle ki, bu yolda Duroy olan soyadını, kulağa daha soylu geldiği için kalkıp Du Roy yapıyor da kimse de “aga bu nedir?” demiyor:) Hadi onu geçtim, Paris kadınlarının bu güzel adamın kollarına atılma hızından başımız dönüyor, “size aşığım” açıklamaları havalarda uçuşurken kendinizi bu şeytan tüyünün nev’ini merak ederken buluyorsunuz. Bel-Ami’nin hırsı, bencilliği, şıpsevdiliği, herkesi ve her şeyi araçsallaştırabilmesi yoluyla durdurulamaz şekilde yükselişini izliyoruz. Harika bir manzara, bir sayfa daha, bir sayfa daha izlemek istedim kitap boyunca. Öte yandan, bu mösyö’ye öyle bir kuruldum ki, karşıma çıksa da bir çift laf etsem diye bekliyorum efendim. Şahane kitap, gönülden öneriyorum.
Bel-AmiGuy de Maupassant · İletişim Yayıncılık · 2019914 okunma
Puan vermedi·382 syf.·
2025 829. kitabı
.19 yüzyıl Fransası’nın siyaset hayatını, iktidar ilişkilerini çarpıcı biçimde tasvir ederken, çektiği son derece gerçekçi fotoğrafla bugünün dünyasını da anlatır.Bel-Ami Maupassant’ın en önemli romanıdır. Bel-AmiBel-Ami dünya edebiyatına öyküleriyle damga vuran Maupassant’ın en başarılı ve ünlü romanıdır. Flaubert’in öğrencisi, Zola’nın çağdaşı ve dostu olan Maupassant, edebiyatta natüralist akımın en önde gelen yazarları arasında sayılır. Maupassant 1885 yılında yayımladığı bu romanda, yer yer taşraya ve Mağrip’e kadar taşan geniş bir tarihî sahne içinde, zengin olma hırsıyla doğduğu köy Canteleu’den ayrılıp Paris’e gelen Duroy’nın, yazarın kendi yaşamıyla da belirgin benzerlikler taşıyan yükseliş hikâyesini anlatıyor. Maupassant’ ın “gizleyerek söylediği” ya da “söylemeyerek açık ettiği” kent hayatının değişmezleri; para, cinsellik ve iktidar üçgeninde gelişen, dönemin Fransası’ndaki siyaset-basın ilişkilerini anlatırken bugünkü durumu da tespit eden, gerçekliğiyle çarpan bir eser… “Maupassant güldürme becerisine sahip olduğu için sevilirdi; gözyaşları arasında bile varlığı hissedilen derin bir hicvi vardı.” Emile ZolaEmile Zola Muhteşem bır klasik okuduk Bel-AmiBel-Ami
Bel-AmiGuy de Maupassant · İletişim Yayıncılık · 2019914 okunma

Yazar Hakkında

Guy de MaupassantYazar · 56 kitap
Doğalcılık akımına bağlı Fransız öykü ve roman yazarıdır. Öykü alanında Fransa'nın en büyüklerindendir. Parisli bir borsa oyuncusunun oğlu olarak 5 ağustos 1850'de Dieppe kenti yakınlarındaki Miromesnil şatosunda dünyaya geldi. Guy de Maupassant, burada Normandiya bölgesini ve köylülerinin yaşamını yakından tanımak fırsatını buldu. İlk eğitimini Kilise'den aldı. 13 yaşında gönderildiği İlahiyat okulundaki yaşama ısınamadığı için kurallara aykırı davrandı. Böylece kendisini okuldan kovdurdu. Öğrenimini Rouen lisesinde tamamladı. 1869'da Paris'te hukuk okumaya başladı. Fransa ile Almanya arasında savaş çıkması üzerine öğrenimine ara verdi. Gönüllü olarak savaşa katıldı. 1870'de seyyar jandarma birliğinde asker oldu. Maupassant, o dönemde tanığı olduğu olayları, yaşadıklarını, gözlemlediklerini daha sonra kaleme aldığı birçok öyküsünde anlattı. 1871'de terhis olduktan sonra Paris'te hukuk öğrenimini sürdürdü.Babasını yardımıyla Donanma Bakanlığı'nda bir iş buldu. Atlet yapılıydı, iyi yüzer ve kürek çekerdi; yalnız aklı denizcilikte değildi; yazar olmak istiyordu. 1879'da da Eğitim Bakanlığı'na geçti. Canlı ve taşkın bir kişiliği olan Maupassant, hayatın zevklerine ve çalışmaya aynı coşkuyla sarılmıştı. Şair Louis Bouilhet, onun ilk şiir denemelerini teşvik etti. Yaşamını kazanmak için çalışmaya başladığı Bakanlıklarda bürokrasi dünyasını tanıdı. Böylece bürokratların bulunduğu ortamı gözlemlemek fırsatını buldu.  Maupassant'ın yazarlık hayatı, 1871'den sonra başladı. Şiirler yazdı (Le Mur, Au Bord de l'Eau). 1871 ile 1880 arasında, özellikle, annesinin çocukluk arkadaşı romancı Gustave Flaubert'in etkisinde kaldı. Flaubert, Maupassant'ı iyi bir yazar olarak yetiştirmek için çok çalıştı. Ona gerçeği değişik bir bakışla gözlemlemeyi, yalnız gördüklerini ve duyduklarını yazmayı öğretti. İlk yazdıklarını okuyup düzeltti. Flaubert, onu Emile Zola, Ivan Turgenyev, Edmond de Goncurt ve Henry James gibi ünlü yazarlarla tanıştırdı. Flaubert'in 1880'de beklenmedik ölümü, Maupassant'ı çok derinden etkiledi. 1880'de, Flaubert'in ölümünden bir ay önce, aralarında Emile Zola'nın da bulunduğu natüralist (doğalcı) bazı yazarların öykülerinin toplandığı "Les Soirées de Médan" (Médan Akşamları) adlı kitapta Maupassant'ın da bir öyküsü yer aldı (Boule de Suif - Kartopu - İs Yumağı). Bu öykü, Maupassant'a ilk büyük başarısını getirdi ve onun öykü yazarlığına olan eğilimini ortaya çıkardı. Maupassant, 1880'den 1891'e kadar, 18 kitapta toplanan yaklaşık 300 öykü ile 6 roman yayımladı. Romanları şunlardır: Bir kadının yaşamı boyunca uğradığı hayal kırıklıklarını anlatan ve ilk romanı olan "Une Vie" (Bir Hayat - 1883), "Bel Ami" (Güzel Dost - 1885), "Mont Oriol" (Oriol Dağı - 1887), "Pierre et Jean" (Pierre ile Jean - 1888), "Fort Comme la Mort" (Ölüm Gibi Kuvvetli - 1889) ve "Notre Coeur" (Kalbimiz - 1890). Maupassant, en güzel öykülerini, 1881 ile 1886 arasında yazdı. Elde ettiği başarılar, ona yüksek sosyetenin kapılarını açtı. Son romanlarında, yüksek sosyeteye ilişkin yaşantılarını anlattı. Bu romanlar, doğrudan doğruya, Maupassant'ın karşı cinsle olan ilişkilerinin verdiği sıkıntılardan esinlendi. Öykü kitaplarından elde ettiği gelirle "Bel Ami" adlı bir yata sahip oldu. Maupassant, bu yatla Akdeniz'de geziler yaptı ve yolculuk izlenimlerini 1884'te yayımlanan "Au Soleil" (Güneşte), "Sur l'Eau" (Denizde - 1888) ve "La Vie Errante" (Serseri Hayat - 1890) adlı öykülerinde anlattı. Maupassant, genç yaşında baş ağrılarından şikayet etmeye başladı. Hastalığı, 1884'ten itibaren, zihin yorgunluğunun ve gördüğü hallüsinasyonların etkisiyle gittikçe artıyordu. Sağlık durumu günden güne bozuluyordu. Ne olduğunu bilmediği ve kendisine düşman bellediği bir varlığı hep yanı başında hissediyor ve ölüm düşüncesi sürekli olarak aklını kurcalayıp duruyordu. Guy de Maupassant, 1887 yılında yayımlanan "Le Horla" adlı öyküsünde, delilik belirtilerinin nasıl başladığını ve insan üzerinde ne gibi değişiklikler meydana getirdiğini anlattı. Bu kitap yayımlandıktan sonra, iyileşmek ümidiyle, uzunca bir deniz yolculuğuna çıktı. Yolculuktan döndükten sonra "Pierre et Jean" adlı romanını tamamladı. Daha sonra "Notre Coeur" adlı romanı kaleme aldı. 1890'da yayımlanan "La Vie Errante" adındaki yapıtından sonra da pek bir şey yazamadı. Sağlık durumu da adamakıllı bozulmuştu. Fazla ilâç almak yüzünden o iriyarı bedeni ve zihni yıpranmıştı. 1892'nin Ocak ayında kendini öldürmeye kalkıştı. Ağır hasta olarak Paris'e getirildi ve bir sağlık yurduna yatırıldı. Maupassant, 1893 yılında iyileşemeden öldü. Paris'teki Montparnasse mezarlığına gömüldü.