Adı:
Ben Deli miyim?
Baskı tarihi:
2011
Sayfa sayısı:
378
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789752898721
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Everest Yayınları
Baskılar:
Ben Deli miyim?
Ben Deli Miyim?
Şadan ve Kalender Nuri... İstanbullu iki genç... Hüseyin Rahmi, İstanbul'u ve İstanbul yaşantısını bu iki genç üzerinden anlatıyor. Ama bu gençler "deli"... Maceraları da, konuşmaları da, hareketleri de öyle-, çünkü toplumsal kuralları, genel ahlakı, yozlaşmış sosyal ilişkileri "delicesine" sorguluyorlar. "Sorgulama" derinleştikçe gençlerin hareketli, yadırgatıcı serüveni tuhaf bir cinayetle sonlanıyor.
Hüseyin Rahmi bu romanın tefrikası sırasında "adaba muhalif neşriyat" yaptığı iddiasıyla mahkemeye çıkarılıyor. Devrin gazetelerinde yayımlanan mahkeme ile ilgili haberler de fotoğrafları ve karikatürleriyle beraber bu baskıda yer alıyor. Hüseyin Rahmi'nin savunmasında söyledikleri çarpıcı: "Bugün kirli bir top gibi mahkeme parkelerine fırlatılmak istenilen bu isim, bu ana kadar memleketin hiçbir mülevves meselesine karışmamıştır. Ve hemen kırk yıldır kafasına doldurduğu felsefeyi etrafına saçan bir mürebbi, birden bire adaba mugayir bir tavır alarak halka edepsizlik telkinine nasıl kalkışır!"
Edebiyat dünyasında romanları teknik açıdan hatalı bulunur diye biliyorum. Okuduğum ikinci romanıdır. İkisinde de mizah yönünün kuvvetli olduğunu gördüm. Ben deli miyim? romanını genel itibarıyla beğenmedim. Mizah ve aforizmalar tek tek ele alındığında bir değeri olduğunu söyleyebiliriz. Lakin romanı bütün olarak baktığımda ne yapmaya çalıştığını tam manasıyla anlayamadım. Ahlaksızlık ana tema olmasına karşın, neyi ne derece eleştiriyor yazarımız, gereksiz yerlere gidiyor mu, uzatıyor mu, sıkıyor mu vb. soruları sordum durdum okurken. Anlatım açısından ben doğru anladıysam teknik hatalar var. Özellikle bir karakterin başından geçen bir olayı gazeteden okuyarak okuyucuya aktarılan kısımda, gazetede olamayacak ancak bir kişinin olayı görüp anlatabilmesi gerekir şekilde anlatıldığını şaşırarak okudum. Dediğim gibi romandan kesitler alındığında, hatta alınan kesitlerle daha öz bir roman oluşturulduğunda belki zorlama olmaktan çıkıp daha farklı bir kitap olabilirdi. En ilginç olan ise, ülkem için ilginç sayılmaz aslın da romanın davalık olması, dava sonucu beraat kararı çıkmış lakin zaman içinde tefrika yapılan gazete bir şekilde kapatılmış... Dava süreci kitabın başında 45 sayfa olarak belgesel gibi verilmiş.
"..hey! kendini akıllı sanan zavallı, kira otomobillerine konan taksiler gibi sana da her saatini, hareketini yazan bir alet bağlasalar, bazı bazı tımarhanedekileri imrendirecek şeyler yaptığını belki biraz anlardın."
Hüseyin Rahmi Gürpınar kullandığı ustalıklı üslubuyla insanı aklı konusunda sorgulamaya itmeyi çok güzel başarıyor. Ve kitap bittiğinde kendinizi "deli olduğunu kabul edenler mi deli, etmeyenler mi deli, yoksa günümüz dünyasında herkes mi deli, tımarhanedekiler akıllı da dışarıdakiler mi deli" gibi sorularla boğuşurken buluyorsunuz. Sonuç? Delilik okyanusunda ufak kayığınızla sonsuzluğa doğru yelken açtınız, tebrikler.
Okuduğum kitap eserin orjinal metni ve anlayamadğım kelimelerle dolu cümleler çıkıyor bazen karşıma. Fakat her ne kadar anlamasam da öyle bir ahenk var ki kelimeler arasında, bambaşka bir zevk veriyor insana. O da usta yazarlık olsa gerek. İçerik konusunda konuşacak olursak, gerçekten dönemini fazlasıyla aşan bir kitap, hüseyin rahmi'nin bu kitap sebebiyle sorgulanması da sanırım bundandır. Ayrıca delilik-akıllılık paradosini okuyucunun fazlasıyla sorgulamasını sağlayan bir eser.
Ben deli miyim ? ... tabii herkes biraz delidir öncelikle buradaki deliliğin ölçüsü nedir onu kavramalı bu kitabı bitireceğim günü iple çekiyorum
Bu kitabı okuduğumda orta okula gidiyordum. O zamanlar Hüseyin Rahmi Gürpınar ve Reşat Nuri Güntekin ' i birbiriyle karıştıran bir çocuktum.
Bu kitabı okuduktan sonra, Hüseyin Rahmi , komik ve eğlenceli olan yazar; Reşat Nuri , okuması bile konusu gibi ağır olan yazar, diye kendimce bir kodlama yapmıştım.
Edebî inceleme kısmını bilmem ama, Türk romancıları ve kitap okumayı bana sevdiren kitaplardan biri olmuştu. O zamanki çocuk halimle bile kahkahalar atarak okumuştum.
Nur içinde yat Hüseyin Rahmi Gürpınar....
Manik depresif kişilikleri muazzam bir şekilde anlatmış Hüseyin Rahmi. Kitabı okurken hem Şadan karakterini hem de Kalender karakterini kendi çevremde bulup çıkardım. Edebi anlamda belki tartışılabilecek bir eser ama karakterler konusunda eksiği belki var ama fazlası yok demek en doğrusu olacaktır. Hatta bazen düşündük, acaba yazar yakın çevresinden mi incelemiş, fazla mı araştırma yapmış yoksa kendisi mi bu dertten mustaripmiş anlayamadık...
1920 li yıllarda geçen mükemmel bir hikaye..
İnsanın kendine bile itiraf edemediği soruların cevaplarını H.Rahmi okuyucunun yüzüne vuruyor..
Akıcı bir anlatım ve mükemmel bir kurgu..
Çıldırıp tımarhanede iyileştirildikten sonra çıkan Charles Lamb adında bir şair şu satırları yazıyor : "Tımarhanede geçirdiğim günler hayatımın imrenilecek en mutlu ve en neşeli anlarıdır. Eğer ömrünüzde hiç deli olmamışsanız bütün fantezilerinize uymaktaki o sevinci, tadı, o büyüklüğü, o iç açıcılığı duyamamışsınızdır."
İnsanlar, vicdanın varlığını kendilerinde yoklamazlar, her vakit karşılarındakilerde ararlar. Bulamayınca, kızarlar, ifrit olurlar.
Bu dünyadaki en büyük cinayet onlardan başka türlü düşünmektir. Umudun zıddına düşünen ancak delilerdir.
Rezillik tatlı şey, utanma, sahte bir duygu. En utangaç geçinen insanların ne kadar
bu duygudan yoksun olduklarını dışarıya sızmayacağından emin
oldukları bir yalnızlık içinde görmeli.
"allah'a ve kullara karşı her vakit itiraz, her vakit muhalefet. işte, delilerin işi budur. akıllılar, karşılığında memnun olmak için memnun edenlerdir."

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Ben Deli miyim?
Baskı tarihi:
2011
Sayfa sayısı:
378
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789752898721
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Everest Yayınları
Baskılar:
Ben Deli miyim?
Ben Deli Miyim?
Şadan ve Kalender Nuri... İstanbullu iki genç... Hüseyin Rahmi, İstanbul'u ve İstanbul yaşantısını bu iki genç üzerinden anlatıyor. Ama bu gençler "deli"... Maceraları da, konuşmaları da, hareketleri de öyle-, çünkü toplumsal kuralları, genel ahlakı, yozlaşmış sosyal ilişkileri "delicesine" sorguluyorlar. "Sorgulama" derinleştikçe gençlerin hareketli, yadırgatıcı serüveni tuhaf bir cinayetle sonlanıyor.
Hüseyin Rahmi bu romanın tefrikası sırasında "adaba muhalif neşriyat" yaptığı iddiasıyla mahkemeye çıkarılıyor. Devrin gazetelerinde yayımlanan mahkeme ile ilgili haberler de fotoğrafları ve karikatürleriyle beraber bu baskıda yer alıyor. Hüseyin Rahmi'nin savunmasında söyledikleri çarpıcı: "Bugün kirli bir top gibi mahkeme parkelerine fırlatılmak istenilen bu isim, bu ana kadar memleketin hiçbir mülevves meselesine karışmamıştır. Ve hemen kırk yıldır kafasına doldurduğu felsefeyi etrafına saçan bir mürebbi, birden bire adaba mugayir bir tavır alarak halka edepsizlik telkinine nasıl kalkışır!"

Kitabı okuyanlar 40 okur

  • Berna Sevindik
  • Onno muratyan
  • Serap BAĞCI
  • asil yaşayan
  • Sonat Genc
  • Emin Karahan
  • Fatma Büşra Erbil
  • Turan Duman
  • Aslı Ece Ay
  • SihirliFlut

Kitap istatistikleri (Bütün baskılar)

Bu baskının istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%53.8 (7)
9
%23.1 (3)
8
%15.4 (2)
7
%0
6
%7.7 (1)
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0