Ben Hep Senin Yanındaydım

·
Okunma
·
Beğeni
·
4095
Gösterim
Adı:
Ben Hep Senin Yanındaydım
Baskı tarihi:
Mayıs 2019
Sayfa sayısı:
160
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789750740510
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Mundi Kitap
Gözlerimi kapadım, seni düşledim. yan koltuğumda oturuyordun. elinde bi kitap vardı. göz göze geldik, “masal okuyorum, iyi geliyor,” dedin. yanıma kitap almayı unutmuşum. sıkıntımı anladın, kitabı bana uzattın. “al, okumaya başla, iyi gelecek.” teşekkür edip aldım kitabı elime. tam ilk sayfayı çevirecekken uçağın güvenlik anonsu düşlerimden uyandırdı beni. gözümü açtığımda, hostes kılığına bürünmüş dünyanın en güzel kadını, portakal suyu uzattı, çapkın bi göz kırpış eşliğinde.

“Buyrun nejat bey.”
“Teşekkür ederim.”

Bardaktan bi yudum aldım. havai fişekler patladı içimde. votka portakal! tekrar kapattım gözümü, düşümde seni görmek için. kitabı geri verecektim, yoktun. kitabın kapağına baktım:

Ben Hep Senin Yanındaydım.

Masallara daldım...
160 syf.
·Puan vermedi
Kitapta farklı hikayeler var ve bu hikayelerin hepsi de fazlasıyla ilgi çekici özellikle biz zavallı erkekler bölümü gayet sürükleyici.Birbirinden zıt karakterli iki çocukluk arkadaşı farklı zamanlarda Lilith isimli bir kadınla tanışırlar ve ikiside kadından çok etkilenirler.Bir süre sonra aynı kadına aşık olduklarını fark ederler.İkiside Lilith ye görüşmeyi çok istediği için aralarında bir anlaşma yaparlar.Yapılan anlaşmaya göre birisi gündüz bulaşacak birisi akşamları buluşacak.Onunla daha fazla zaman geçiren kazanacak.Onlar anlaşma yaparken Lilith’nin zaten her şeyden haberi vardır.Aslında bu iki erkek 256 erkek tipi kitabında sadece iki cümleye yer verdiği kişilerdir.İki arkadaş oyun oynadıklarını zannederken oynanan oyun Lilith oyunudur.
160 syf.
·14 günde·5/10
Aslında böyle kitaplar almam ama sanırım beni Nejat İşlerin samimi ve çizgisini koruyan , sosyal medya hayatını ve içi boşalmış ilişkileri eleştiren yapısı etkiledi .Fakat hikayelerde bu samimi dili bulamadım.Sanki o yazmamış gibi .Hikayeler var evet birbiriyle bağlantılı hatta sürükleyici merak ediyorsunuz ama edebi değil düz yazı tabir-i caizse dizüstü edebiyatı dediklerinden. Üzgünüm ama bu kitabın ismi daha çok bir alkol bağımlısının anıları şeklinde olmalıymış. Çünkü hikayelerdeki kahraman hayattan bezmiş bu bezginliğini de ancak alkol alarak bastıran bir kişilik.( Gerçi Nejat İşler de bir ara uzun bir süre alkol bağımlılığı yüzünden ciddi tedaviler gördü). Yaşadığımız dünyanın kapitalist ve ruhsuz düzeni ilgili daha güzel eleştirel bir kitap çıkabilirdi diye düşünüyorum çünkü Nejat İşler boş bir insan değil daha iyisini yapabilecek entelektüel birikime sahip bir oyuncu- sanatçı.Ama yazarlık işlerine pek girişmemeli diye düşünüyorum. Oyunculuğunu seviyorum. Ekranda farklı bir duruşu var. Yine de okunabilir tabii herkesin zevki ve okuma tarzı farklı
160 syf.
·5 günde·Puan vermedi
Oyunculuğunu beğendiğim ve oyuncu olarak kalmasını dilediğim güzel insan.
Kitap da güzel elbette ancak belirli bir yaş grubu için diyelim. İşte biraz Cihangir, biraz bar sohbeti, üzerine Gümüşlük, küfürcülülük, futbol, şarap ve diğer şeyler...
Olsun.
160 syf.
·3 günde·8/10
Nejat İşler farklı bir sempatisi olan bir adam. Hem şair ruhlu hem de serseri huylu...
Kendisinin kitabının bu kadar iyi olacağını düşünmüyordum. Edebi acıdan belki çok büyük bir eser değil ama kendini okutma ve anlatım acısından iyi. Ayrıca konuları güzel işlemiş. Kendi tarzını ve belki de yaşantısını kitaba yansıtmış. Kitabı farklı hikayelerden oluşuyor. Her hikayesinde ufakta olsa bir mesaj vermiş. Bir hikayesinde erkekleri birbiriyle kavga ettirirken, diğer hikayesinde insanlığın sonunu anlatırken, başka bir hikayesinde aile dramını konu edinmiş. Mizahi acıdan da gayet iyi yer yer güldürüyor. Kadınlara karşı olan yakınlığını es geçmemiş kitaba yansıtmış. Kitap kafa dağıtmak için birebir. Sağ ol Nejat abi...
160 syf.
·Beğendi·10/10
Ben okudukça biraz duygusallaştım Tanrım
Ben okudukça biraz da yalnızlaştım Tanrım
Ben okudukça biraz da arsızlaştım Tanrım
Yok bu böyle olmadı. Yalan söyledim Tanrım! Her şeyi bilen sana yalan söyledim! Ben okudukça çok duygusallaştım Tanrım! Gözlerim görmez oldu, kulaklarım duymaz! Ben ya sahici ben oldum ya da sahici sen oldum! Sen de bana, bize yalan söyledin mi Tanrım! Ne, hiç mi söylemedin! Ah Tanrım ah! Ben okudukça biraz yalnızlaştım demiştim ya hani. Yok Tanrım, yalandı o. Ben çok ıssızlaştım. Kıllarım diken diken oldu, vücudum lal! Elif Ba’nın, Elif’i gibi oldum Tanrım! Hani vardır o dağ, bayır, tepe, ova... insansız, inşaatsız ama cansız olmayan. Öyle eser ya orda, üşürsün! Sahi sen de üşür müsün sevgilim, Tanrım! Ben üşüdüm, üşürken de titredim. Bilmiyorum, titredim. Ben okudukça biraz da arsızlaştım demiştim hani. O en büyük yalandı Tanrım! Ben arsızlaşmadım; ben ahlaksızlaştım! Üzgünüm Tanrım, sana layık değilim. Ama sensiz de çaresizim. Kızma Tanrım, adındır Allah, dilimdendir sözlerim, çıkar ağzımdan Tanrım diye ahhh ahhh! Gözlerim günahla dolu, kalbim imansız! Ellerim gider harama, yanlışsa yaz banaaaa bana. İstedim, istedim Tanrım, ben istedim günahı. Tatlı geldi, sevdim, vazgeçemedim. Ama sanma ki her anı zevk ile geçer idiydi, yok Tanrım yoook; zevkini yaşarken acısını da yaşardım da acı kahve tadı verirdi, dilim damağım zehirlenirdi. Pişman mıyım? Galiba pişmanım Tanrım, sanırım, zannediyorum. Yok pişmanım Tanrım. Bu doğru, yalan yok. Cezasını öyle bir verdin ki yüzüm kızardı, utandım, isyan ettim. Sana değil Tanrım, banaaaa bana. Kendime sövdüm, saydım. Ama anladım da anladım !
Nejat İşler’i okurken bir garip oldum. Aklımdaki halinden herhalde. Kitabı okurken, Kaybedenler Kulübün’ü izler gibiydim. Ne bilim, öyle hissettim. Biraz da meyilliyim ben bu alkole, kadına herhalde. Alkol ve kadın; ikisi de güzel şey. Hayatın tadı onlarsız pek çıkmıyor. Alkol alıyorsun tüm dünya iyi bir yet haline geliyor. Mutluysan mutsuz ediyor sanırım; mutsuzken de mutlu. Ben alkol alınca mutlu oluyorum. Hayatta mutlu olmayınca tabi sonuç farklı bir şey çıkmıyor. Kadınlar olmayınca da hayatın tadı çıkmıyor. Salt sevişmiyorsun, seviyorsun da seviliyorsun da. Garip canlı şu kadınlar. Sevince yıllanmış şarap gibi oluyorlar, mutlu ediyorlar. Sevmeyince de sadece mutlu etmiyorlar, o kadar. Bazen yanımdan geçiyor bir kadın, parfümü burnumun dibine giriyor. Çarpıyor tabi, dönüp bakıyorsun Elmas gibi de bir şey. Uzanıp almak istiyorsun, biliyorsun oynamaz yerinden. Diyorsun, hay anasını seveyim, bakmaz bize. Bakmak da zorunda değil hani vicdansız. Seveni, sevdiği varsa o ayrı. Başka bir şey diyorum, kalemi değiliz işte. Hay senin ben Nejat ya! Git kendine sakla sevişmelerini, içmelerini. Gene bağlattın aforizmalara. Kitap güzel dostlarım. Okuyun, pişman olmazsınız. Ben biraz viskili, dumanlıyken okudum. Pek adetim değildir ama bu aralar kafam bozuk. Tanrıyla aramız bozuk, sorunlarımız var. Seviyor mu sevmiyor mu anlamadım. Düz yolda giderken dağa, tepeye denk geldik! Vardır bir bildiği diyorum... Önceden yazmışımdır, bazı kitapları mevsiminde okuyun diye. Bunu da az biraz demli okuyun. Tadı daha güzel çıkıyor. Seviyorum sizi, takipte kalın. Bakarsınız ünlü bir yazar olurum, imza veririm. Belli mi olur? Vardır göklerdeki babanın bir bildiği. Hoşçakal Tanrım, ben biraz daha içiyorum; sonra uyurum.
160 syf.
·7/10
Nejat İşler'in ilk kitabı otobiyografi kokan bir konuya sahipti, yani kendisini anlatıyordu. O kitabın kapağında kendisinin bulunması çok doğru bir seçim aslında, ancak bu kitapta kurmaca öyküler yer alıyor ve okudukça kapağın üstünde neden kendisinin bulunduğunu merak ettim. Bu konu kitabı okurken ön yargılara sebebiyet verdi ve ilk hikayede ruh bulamadım. Fakat sonraki hikayeler gayet olmuş vaziyette, ilgi çekici bir kurguyla yazılmış. Ahmet'in Öyküsü ve Ah Biz Zavallı Erkekler en iyi hikayelerdi, novella tadındaydı. Son hikayeyi beğenmedim, bir de kitaba adını veren cümleden çok etkilenmedim.
160 syf.
·1 günde·Beğendi·9/10
Kim dedim ya bu Melike Acar? Öyküleri dedim acaba o yazdı da Nejat İşler sahipleniyor mu! Nejat İşler’in biyografisinin altında onunki var. Moda da oturuyor kedisi var, köpeği var. L-Manyak’ta çiziyor Leman’da çiziyor. Kitapla ne bağlantısı var? Facebook’tan baktım sonra 6022 takipçisi var. Arkadaş olarak eklesem takipçi olacağım. Bir kızılderilinin söylediği gibi “ yan yana yürüsek daha iyi” sonra düştü jeton Ben Hep Senin Yanındayım’ ın çizimlerini o yapmış . Senaryoyu yazdım hemen Gümüşlük’te gün batıyor, gökyüzü bakır rengi, her rengin olduğu bir masa, iyot, anason, balık kokuyor . “ İkinci kitap tamam” diyor adam, “ çizimlerini ben yaparım” diyor kadın...Pek ala olmuş çizimler de, öyküler de. İlk kitaba göre çok daha başarılı, çok daha akıcı, öykülerin çapına göre derinliği de var...Dilayla Kunduz’un kim olduğunu anlayınca gecenin kör yarısı sesli güldüm yeminle , ah şu yazarlar diye geçirdim içimden, sevdim ben, Ben Hep Senin Yanındayım’ı...
160 syf.
·2 günde·Puan vermedi
Zaman kaybı! Sakın arka kapaktaki yazıya, yazarın serkeşliğine aldanıp almayın. İçi boş saçma sapan hikayeler, samimi olmayan bir anlatım dili. Kısaca tam bir hayalkırıklığı...
160 syf.
·3/10
Kopuk konu anlatımları,sıkıcı dil,anlaşılmaz hikayeler.Zaman kaybından başka birşey değildi.Kitabın adı dışında dikkat çeken ve güzel olan hiçbişey yoktu...
160 syf.
·2 günde·Puan vermedi
Kitabı Nejat İşleri sevdiğim için okudum. Normalde ünlü birinin yazdığı kitapları okumam. Ama işin içinde Nejat abi olunca okumak farz oldu. Kitap kolay okunan akıcı bir kitap. Cümleler günlük konuşma tarzıyla kurulmuş ikinci yeni esintisi taşıyan tümceler.Sanki kitap okuyor değil de Nejat İşler anlatıyor siz dinliyormuşunuz gibi. İç sesinizi Nejat İşlerin sesi kaplıyor. Okunası bir kitap
160 syf.
·13 günde·Puan vermedi
Okurken zevk aldım. Kısa kısa hikayelerden oluşuyor. Her hikaye ayrı güzel sondaki dışında Nejat İşler'in oyunculuğundaki kadar başarılı değil tabiki. Ama okunmaya değer. Tavsiye ederim.
160 syf.
·6/10
Ah be Nejat nasıl bir kafa ile yazdin sen bu kitabı
Edebi değeri yok ki Zaten bekledigim birşey de değildi okurken,zamanlar karışmış ama iste Nejat sağolsun ...Böyle yazıyorum ama sanmayın ki beğenmedim beğendim Tam "Nejat Işler" kafası.Adam rahat pek umrunda olduğunu da sanmam zaten ... Içinde 6 hikaye var ben en çok "Öfkeli piçler bataryası " adlı hikayeyi beğendim .Gerçekten çok iyiydi
.
Kadınlar sahip olunacak köleler değillerdir.Dinlemeyi denerseniz onların da fikirleri , istekleri olduğunu fark edersiniz.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Ben Hep Senin Yanındaydım
Baskı tarihi:
Mayıs 2019
Sayfa sayısı:
160
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789750740510
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Mundi Kitap
Gözlerimi kapadım, seni düşledim. yan koltuğumda oturuyordun. elinde bi kitap vardı. göz göze geldik, “masal okuyorum, iyi geliyor,” dedin. yanıma kitap almayı unutmuşum. sıkıntımı anladın, kitabı bana uzattın. “al, okumaya başla, iyi gelecek.” teşekkür edip aldım kitabı elime. tam ilk sayfayı çevirecekken uçağın güvenlik anonsu düşlerimden uyandırdı beni. gözümü açtığımda, hostes kılığına bürünmüş dünyanın en güzel kadını, portakal suyu uzattı, çapkın bi göz kırpış eşliğinde.

“Buyrun nejat bey.”
“Teşekkür ederim.”

Bardaktan bi yudum aldım. havai fişekler patladı içimde. votka portakal! tekrar kapattım gözümü, düşümde seni görmek için. kitabı geri verecektim, yoktun. kitabın kapağına baktım:

Ben Hep Senin Yanındaydım.

Masallara daldım...

Kitabı okuyanlar 268 okur

  • Aydan Önal
  • Gökçe ramazan
  • Nihal İlhan
  • Talha Yılmaz
  • elif
  • Betül karabakan
  • Serkan Doğan
  • Fazıl Çift
  • Mert Geçginer
  • Cem Ediz

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%18.6 (16)
9
%12.8 (11)
8
%24.4 (21)
7
%12.8 (11)
6
%9.3 (8)
5
%10.5 (9)
4
%4.7 (4)
3
%5.8 (5)
2
%0
1
%1.2 (1)