Beni Ödülle Cezalandırma (Mutlu Ve Başarılı Çocuk Yetiştirmek İçin Rehber)

·
Okunma
·
Beğeni
·
17,4bin
Gösterim
Adı:
Beni Ödülle Cezalandırma
Alt başlık:
Mutlu Ve Başarılı Çocuk Yetiştirmek İçin Rehber
Baskı tarihi:
Eylül 2016
Sayfa sayısı:
248
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786050937022
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Doğan Kitap
Ödül, neden motivasyonu düşürür?
Ödülle değerler neden öğretilemez?
Ödül, yaratıcılığı neden olumsuz etkiler?
Ödül, yapay sevginin bir göstergesi midir?
Ödülle büyüyen çocukları ne tür tehlikeler bekler?
Mutlu ve başarılı bir çocuk gerçekte nasıl yetiştirilir?

Bunun gibi merak edilen birçok sorunun yanıtını eğitim bilimci Dr. Özgür Bolat, son 70 yılda yapılan bilimsel araştırma ve gerçek vakalarla net bir şekilde ortaya koyuyor.

Dr. Özgür Bolat, sadece ödülün görünmeyen gizli zararlarını anlatmıyor; bizlere bir model, pratik çözümler ve uygulamalar öneriyor.

Kılavuz niteliğindeki bu kitabı okuduğunuzda mutlu, özgüvenli, sorumluluk sahibi ve başarılı bir çocuk yetiştirmek için önemli bir adım atmış olacak, çocuğunuzla ilişkinizde anlamlı değişiklikler yaşayacaksınız.

DR. ÖZGÜR BOLAT
Eğitim Bilimci
248 syf.
·9 günde·Beğendi·10/10 puan
Ödül bir ceza mı diye düşünmeye başlamışsınızdır kitabın ismini görünce. Evet ödül bir cezadır. Bu kitabı okuyunca doğru bilinen yanlışlar listesinde ilk sıralarda yer alınması gerektiğini siz de göreceksiniz.

Ödül'ü biz eğitimciler, ebeveynler ve çalışanlarına prim sistemi koyan patronlar kullanır. Kitap her açıdan ödülün zararlarını açıklamış. Ayrıca dünya çapında ünlü eğitimcilerin yapmış olduğu bilimsel araştırmalar sonucu ile de desteklemiş.

Ödül her zaman çocukları motive etmede kullanıldı. Çünkü amaç çocuğun verilen işi yapması idi. Hangi amaçla yaptığı değil. Yani biz çocuğa ödül vadederek yaptığı işin aslında değersiz olduğunu, böylece o işi yapması sonucu bir ödül ile tolere ettiğimizi öğrettik. Örneğin ödevlerini yaparsan bilgisayarda oyun oynayabilirsin diyerek; oğlum/kızım, ödev aslında değersiz bir şeydir sen bunu ödül için yap, mesajını verdik. Veya çocuğun sevdiği bir işi yaparken ona bir ödül vadederek yine aynı şeyi yaptık. Örneğin resim yapan bir çocuğa aferin resmin çok güzel olmuş, bir resim daha yap sana çikolata alacağım derseniz çocuk bu sefer resmi içinden gelerek değil ödülü alabilmek için yapacaktır. Kısaca ödül çocuğun iç motivasyonunu öldürür daha da kötüsü dış motivasyona bağımlı hale getirir.

Aynı zamanda ödül verilen çocuk bir süre sonra o ödülden de memnun olmaz. Çünkü artık onu tatmin etmiyordur, alışmıştır. Bu sebeple sürekli ödülün derecesini arttırmak gerekir. Bu da sürdürülebilir değildir.

Patronlar ise çalışanlarının daha fazla üretim sağlaması için prim sistemini devreye koymuştur. Neticede prim de bir ödüldür ve rekabeti doğurur. Böylece çalışanlar hem birbirlerine olan desteği sağlamaz hem de ürettikleri malların kalitesininden ziyade sayısına bakar. Yapılan araştırmalar sonucu prim sisteminin mekanik bir iş olduğu için işe yaradığı ancak kişiler arası ilişkiler açısından ve değerler açısından( işçi defolu ürünleri göz ardı eder ve sadece rakamlara odaklanır. Patronun edeceği zarar umrunda değildir.) olumsuz sonuçlar doğurur.

Dr. Özgür Bolat'ın ödül yerine bize önerdiği yöntem ise geri bildirimdir. Çocuklara bir şeyi zorla yaptıramayız. Önemli olan çocuğun bunu neden yaptığını anlamasıdır. Mesela olimpiyatlara hazırlanan biri sadece hocası olduğu zaman çalışıp olmadığında diyetine uymuyor ve antremanlarını yapmıyorsa durumu içselleştirmemiştir. Ama iç motivasyonu yüksek sporcular koşullar ne olursa olsun kendi isteğiyle hareket ederek yapar. Çünkü bir amacı vardır. Bunu yapan sporcular incelendiğinde ise sadece geri bildirim aldıkları ve hatalarını duzelttikleri görülmüştür.

Bu her konuda böyle olmalıdır. Ödev yapan çocuk ödevi neden yaptığını bilmelidir. Ödev yapmayan çocuğun ailesi ise neden ödev yapmak istemediğini anlamalıdır. Malesef ki nedenlerden çok sonuçlara odaklanan bir toplum olarak bunu genelde gözardı ediyoruz ve kısa vadeli çözümlere ulaşıyoruz. Bunlar bize daha büyük bir sorun olarak geri dönmekten başka bir işe yaramıyor.
Açıkçası öğretmenlik hayatıma başlamadan önce bu kitabı okuduğum için kendimi şanslı hissediyorum. Bir çok açıdan ödül kullanımını yararlı bulan biri olarak bakış açımın değiştiğini ve aslında ödülün zarardan başka bir işe yaramadığını görmüş oldum.

Sözlerime Dr. Özgür Bolat'ın güzel bir tespiti ile noktalamak istiyorum; "malesef günümüzde gelişimin yerini başarı almış durumda. Aynı şekilde, öğrenmenin yerini not, keşfetmenin yerini ödev, eğitimin yerini diploma, bilgeliğin yerini okul, düşünmenin yerini bilmek, oyunun yerini oyuncak, oynamanın yerini yarışmak almıştır..."
248 syf.
·8 günde·Beğendi·10/10 puan
Kendisini sürekli televizyon programlarından takip ettiğim eğitim bilimci Dr. Özgür Bolat'ın kitabını nihayet okudum.
Öncelikle bu kitabı kimler okumalı? Sadece ebeveynlerle eğitimciler mi? Sadece onlar değil, iş verenler, yöneticiler, koçlar, çalışanlar vs.. Yani hemen hemen herkes bence bu kitabı okumalı.
Kitabın konusu genel olarak ödülün zararları. Dolayısıyla ödülün motivasyonu ve yaratıcılığı neden öldürdüğü, insanların neden kendilerini değersiz hissettirdiği, çocuklar neden mutsuz ve başarısız gibi soruların cevapları ile çözüm yolları bu kitapta yer almakta. Kesinlikle okumanızı tavsiye ediyorum. Eğer okuyamam diyorsanız Özgür Bolat'ı dinleyin derim.
248 syf.
·3 günde·Beğendi·10/10 puan
12 yaşındaki oğlumun ödev yapması ve derslerine çalışması için aslında ne kadar yanlış davrandığımı, ödül ve cezanın hiçbir işe yaramadığını öğrendim.Çok mu geç kaldık bilmiyorum.Ama çözümleri de var kitapta ve ben bundan sonra daha demokratik bır ebeveyn olmak için elimden geleni yapacağım. Çocuğuma daha fazla seçme hakkı tanıyacağım,soru soracağım, neden yapmadığını sebeplerini öğreneceğim ve onu daha çok dinleyeceğim.Çocuğum çok seviyorum ve onun hayatta başarılı ve özgüvenli bır birey olması için çalışacağım. Kitabı tüm anne babalara tavsiye ediyorum.
248 syf.
·Beğendi·10/10 puan
Kitabı elime ilk aldığımda beni bu kadar etkileyeceğini tahmin etmedim, ancak başlayınca bırakamadım. Çocuk eğitiminde evdeki düzeni sağlamak adına sıkça kullanılmakta olan ödül-ceza yönteminin çocuk üzerindeki olumsuz etkilerine, uzun vadede çocuğun gelişimini ne denli kötü şekilde etkilediğini anlatmış. Yazar önerdiği ve eleştirdiği yöntemleri tamamen bilimsel kanıtlara dayandırmış bu nedenle kitapta çok sayıda deneyin süreci ve sonucu anlatılıyor. Zevk ile okunacak bir kitap.
248 syf.
·Puan vermedi
Domino etkisi nedir?
Mini bir domino taşının kendisinden biraz daha büyük bir domino taşını devirerek, biraz daha büyük bir domino taşının da biraz daha büyük bir domino taşını devirmesiyle devam eden ve sonunda çok çok daha büyük bir domino taşının devirmesini tetikleyen ve artarak ilerleyen etkileşim zinciri diyebiliriz.

Evet herkesin elinde domino etkisi meydana getirmeye muktedir minik domino taşlarının olma ihtimali olduğunu söylesem? zaten pek çoğunuz ne demek istediğimi anlamışsınızdır.

Bingooo... ÇOCUKLAR evet Anahtar kelime ÇOCUKLARIMIZ...

Ama Nasıl? elimizde doğduğu andan itibaren algıları son derece açık, dünyayı hepimizden daha farklı algılayan ve hayal dünyası inanılmaz derecede geniş harikulade bir Su var. Su diyorum çünkü bu çocuğun gelişimi ve ileride yapabilecekleri ancak ailenin yani kabın şekli doğrultusunda ilerleyecektir. Aile ne kadar dar bir hazne ve görüşe sahipse çocukta ancak onunla paralel olarak ilerleyebilir.

O zaman ne Yapıyoruz? İlk işimiz kabızı genişletmek ve dereyi görmeden paçaları sıvamak...
işte kitap bu noktada devreye giriyor.

Ödül nedir?
Ödül, bir koşula bağlı olarak verilen ve kişi tarafından cazip görünen bir obje ya da etkinliktir. syf.18

Çocukluğumuza döndüğümüzde takdir alırsan bisiklet, şunu yaparsan bunlar bunu yaparsan şunlar gibi gibi söylemleri hatırlamayanınız yoktur diye düşünüyorum.
Bir de okul yıllarımızı hatırlayalım okumayı ilk başlayana kurdele yok elmanın kızarması, en çok kitap okuyana çikolata bilmem ne. vah vaaah...

neden vah vah?

Bir çocuğa ödül vererek asla iç motivasyon kazandıramazsınız. Mesela bir çocuğa ödev yaparsan pc ile oynayabilirsin dediğiniz anda ödev araç pc ise amaç haline gelir diyor yazarımız.
İç motivasyon, bir işe karşı kendi ilgisiyle severek yaptığı özür iradesiyle karar vererek seçtiği dış kontrol olmadan yaptığı işlerde geliştirilen bir duygu,yöntemdir. Tarihe baktığımızda bir çok ünlü ressam, yazar, bilim adamı sadece kendi istediği için buluşlarını eserlerini arz edebilmiştir. Mesela Edison a kimse not vermemiştir. Veya bir rekabet ortamının mahsulü değildir bu insanlar.
İç motivasyonu son derece yüksek bir yazar olan Dostoyevski bir arkadaşına yazdığı mektupta Diyor ki; Sipariş üzerine yazı yazmanın işkencesini çektin mi hiç?

Evet, kontrol altında hissetmeyi işkence olarak yorumluyor Dostoyevski.
yani bir çocuğun yaptığı işi iç motivasyonla yapması o işi layıkıyla yapmasında ki en önemli ölçüttür.

İnsanın hedefe en kısa yoldan ve en az enerjiyle ulaşma eğilimi doğasının gereğidir.
Mesela bi deney yapılıyor panayırda kasnak atma oyununu hepimiz biliriz kasnakları çubuklara geçirmemiz gerekiyor ve işlem tamam olay bu. bir gruba ödül veriliyor diğerine sadece bunu yap deniliyor. İkisinde de mesafe belli ama isteğe bağlı olarak daha da uzaklaşabilirsiniz deniyor ödül alan grup net bir şekilde uzaklaşmıyor sadece ödüle odaklarnıyor. ama ödül almayan grup başarılı atışlar yaptıkça daha da uzaklaşıyor ve başarı duygusunu hissederek kendini o işte geliştirme eğilimine giriyor.
Yine Kitapta benzer bir sürü deneyler var genel olarak ödül alan grup ve almayan grubun özellikleri aynı ödül alan gruplar tamamen ödüle ulaşma odaklı tutum geliştirirken diğer grup zevk alarak gelişimine öncelik veriyor ve her iki gruba da boş zaman bırakıldığında görülüyor ki ödül alan grup o oyuna, işe, aktiviteye bekleme sırasında devam etmiyor çünkü onlar hedefine ulaşmış ve tatmin olmuş oluyor diğer grup ise boş zamanda da o işe devam ediyor ve severek yapıyor.
Mesela not da bir ödül mekanizmasıdır. Başta kendimiz olmak üzere öğrencilere bakalım amaç sadece 5 veya AA almak. Bilgi öğrenmek yaratıcılık yok. Neden Biz notu geri bildirim aracı olarak değil rekabet ortamının pençesinde meydana gelen ödül sistemi olarak kullanıyor ve yarış atları gibi çocuklar yetiştiriyoruz.
Sonuç ne mi? Şuan da en son bağlı olduğu okuldan mezun olmasının üzerinden bir kaç ay geçen insanlara Türkiye genelinde bir yeterlilik sınavı yapsak yüzde 90 ı geçemez.
Neden çünkü amaç öğrenmek olmadı. Aile hep güzel, para kazanabileceği bi bölüm kazanmasını veya komşunun çocuğunun bir adım önünde olmasını istedi. Okul sa hep iyi notlar almasını derste çıt çıkarmamasını ödevlerini yapmasını kitap okumasını istedi. Ama öğrendiğini ne kadar anladığını ölçmedi.
böylelikle köprüyü geçene kadar yetecek ezber yeteneği sayesinde bir yerlere gelindi. Ama gelinen yerde hiçbir şey üretilemedi. Bkz. Akademisyenlerimiz ve yazdığı hepsi birbirinin tekerrürü mahiyetinde ki intihallerle dolu makale ve çalışmalarına...
bu bir paradoks aslında etki tepki..
İşte bu kara düzeni değiştirmek noktasında bu tür kitap ve araştırmaların rolü büyük olacaktır. Tabii okuyup uyguladığımız müddetçe.
Bu kitapta genel yapı itibari ile ödülün zararları ince elenip sık dokunarak okuyucuya sunulmuş ve çarpıcı bilimsel deney ve örneklerle pekiştirilmiştir. Sadece bu mu deyip geçememek gerek zira sadece Ödül olayını bile çözdüğümüz zaman iç motivasyonu yüksek bireyler yetiştirebileceğimizi akıcı ve anlaşılabilir bir dille bizlere sunmaktadır bu kitap.
kitap hakkında detaya hiç inmedim ama bir çocuğun eğitiminde neleri yapmamamız neleri nasıl yapmamız gerektiği hakkında genel bir iskelet oluşturacak bir kitap. yani su bahsine geldiğimizde kabımızı genişletip şekillendirerek bizi eğiten bir kitap.
Domino taşı mevzusuna gelirsek domino taşımızın sağlamlılığını ve şeklini de bu kitabın rehberliğindeki eğitim ve öğretim metodlarını uygulayarak nasıl meydana getireceğimiz bizim elimizde. kitap bizlere yalnızca domino taşı işleme sanatını öğretir ama nasıl işleyeceğimizi bizim hayal dünyamız ve bilgi birikimimize bırakır.

Bana sorsalar bu kitap hakkında makale yazdırmadan hiçbir öğretmeni mezun etmezdim...

Ancak Bu tür kitaplar bizi, ülkemizi geliştirir. Eğitim bir ülkenin can damarıdır. Bu damar tıkandımı Kalp krizi kaçınılmazdır. Zaten damarı tıkanık ülkemize bu kitaplar bay-pas ameliyatı etkisi gösterir tabi yeteri kadar geniş kitlelere ulaştığı zaman bu zihniyet...

Bu incelemeyi eğitmek ve öğretmekle mükellef olan tüm bireylere armağan ediyor ve herkese domino etkisi yaratmaya muktedir domino taşları eğitme yolunda başarılar diliyorum...

İstediğim ölçüde bir inceleme olamadı. biraz hayal kırıklığına uğramadım değil. Kitabı hakkıyla sizlere sunamadığımı ve dağınık bir yazı olduğunu düşünüyorum ama ancak bu kadar geldi elimden...
umarım bir kişi dahi olsa bu kitabı okumasına vesile olurum...
248 syf.
·11 günde·Beğendi·8/10 puan
Beni Ödülle cezalandırma kitabını sizler için inceledim. Beğendiğim alıntılar şöyle :
''Ödül vererek bir çocuğu motive edebilirsiniz. Çocuk o işi yapar, hatta heyecanla yapar ama ödül vermeyi bırakınca, çocuk da o işi yapmayı bırakır. ''
"Çocuk ödülle iş yapmaya alışırsa, kendi sorumluluğunda olan işler için bile sizden ödül talep eder. Sorumsuzluk bilinci gelişir."
"Ödül çocuğu kısa vadede düşünmeye iter. Ama önemli olan vizyoner yaratmaktır."
@dogan_kitap dan çıkan Dr. Özgür Bolat'ın çocuk eğitiminde hem ebeveynler hem de öğretmenler için çarpıcı bir kitap.
Ödüle ve ceza ya dair tüm tabularınızı bilimsel araştırmalarla yıkıyor ve yeniden yapılandırıyor.
Kitap eğitimci olarak kesinlikle benim için de ödül konusundaki bakışımı değiştirdi.
Ödül sistemi ile aslında çocukların yaratıcılıklarını kısıtladığımız, yaptığı işlerden zevk almayan bireyler yetiştirdiğimizi anlatıyor.
Kitap ödev yapmayan, yemek yemeyen veya yatmak istemeyen çocuğun bu davranışları neden yaptığını çözmeden onu 'eğer yemeğini yersen tatlı vereceğim' gibi geçici çözümlerle daha çok zarar veren ebeveynlere bu konularda neler yapabileceklerini ve sorunlarla nasıl mücadele edeceklerini anlatılıyor.
Keyifle okudum. Mutlaka okunması gereken ebeveynlere ve eğitimcilere yol gösteren, bilimsel nitelikteki araştırmalarla da size düşüncelerinizin yanlış olduğunu kanıtlayan bir kitap.
248 syf.
·5 günde·Beğendi·10/10 puan
Şahane bir kitap.
Akademik yönü çok güçlü.
Yazar basmakalıp fikirlerden ziyade araştırmalar ve bilimsel parametreleri ön planda tutarak insanın doğasının (çocuğu merkeze alarak) ödül ve ceza ile olan ilişkisini sade ve anlaşılır bir dille anlatmış.
Çağımızın ebeveynleri elinde çocuk olmak ne zor bir süreç çocuklarımız için.
Ebeveynler başta olmak üzere sosyal hayatın yönlendiricilerinin mutlaka dikkat etmesi gereken konuları, yaptığımız hataları akılda kalacak şekilde anlatıyor, çözüm önerilerini de veriyor.
Kabul etmemiz gereken en önemli gerçeği ise aslında kitabın sonunda söylüyor. Çocukları öncelikle birey olarak kabul etmek.
Herkesin istifade edeceği muhakkak okunması gereken bir kitap.
Keyifli okumalar.
248 syf.
·Beğendi·10/10 puan
Her ebeveynin çocuğuyla kuracağı bağın sağlıklı olabilmesi için kesinlikle okuyup tatbik etmesi gereken bir kitap. Günlük hayatta sıkça yapılan hataları tespit etmesinin tüm bunlara alternatif davranış şekilleri önermesi açısından önemi haizdir. Fazla söze hacet yoktur.
248 syf.
·475 günde·8/10 puan
Ödüle ilişkin çok kapsamlı bir çalışma olmuş. Kitabın yarısından biraz fazlası ödülün neden kullanılmaması gerektiğine ilişkin cevap niteliğinde olup hemen hemen her boyutu ile ele alınmış. Geri kalan kısımda ise ödül yerine alternatif olarak neler yapılabileceği, demokratik bir aile ortamının, tutumunun nasıl oluşturulacağı anlatılmış.

Kitapla ilgili en güzel nokta, içinde geçen bolca bilimsel araştırmaya rağmen bunları çok sade ve herkesin anlayabileceği bir şekilde anlatabilmesi.

Getireceğim tek eleştiri problem davranış örneklerinin salt küçük yaş grubundaki çocukları içerip daha farklı yaş gruplarından örnekler barındırmaması. Örneğin ortaokul ve lise çağındaki çocuklar için çeşitli davranış problemleri örneklendirilip, çözüm yöntemleriyle beraber daha kapsamlı ele alınsaydı daha güzel olabilirdi diye düşünüyorum.

Keyifli okumalar dilerim...
248 syf.
·Puan vermedi
Ödül çocukları nasıl etkiler?
Özgür Bolat; ödülün aslında çocukları eğitme konusunda doğru yöntem olmadığını, dünya çapında yapılan deneylerle kanıtlamıştır.
"İlişki zarar gördükten sonra , işlerin yapılamasının çok önemi yoktur. Çünkü çocuk zorla iş yaparak başarıya ulaşsa da değersizlik ve mutsuzluk duygusuyla yaşamak zorunda kalacaktır. Ailesine güvenmeyecek ve boşlukta hissedecektir. Aile, çocuğun limanıdır çocuk limansız büyüyecektir.(sayfa198)" Kitapta en sevdiğim cümlelerdi ve bütün ebeveynlerin bu cümleleri akıllarından çıkarmamaları gerekir. Aksi takdirde mutsuz , huzursuz, 'özgüvensiz' ve topluma karışamayan bireyler yetiştirecektir.
Kitabın her sayfasını onaylayarak okudum. Her ebeveynin okuması gereken bir kitap.
248 syf.
·5 günde·8/10 puan
Bu kitabı okumak için daha iyi bir zamanlama nasip olamazdı herhalde :) Kpss eğitim alanlarını bitirdikten sonra bu kitabı elime aldım. Öğrenme,gelişme,rehbelik,sınıf yönetimi hepsinden kesitler var :) Bir nevi bana da tekrar oldu. Kitabı kesinlikle okumalısınız. Bunun tartışması olamaz bence. (öğretmenlik vb bir mesleği düşünüyorsanız erkenden, ebeveyn ya da ebeveyn adayı olan yani 20 yaş üstü herkes okumalı.) Kitap içerik olarak çok bahsetmek istemiyorum. Lakin Ödülün motivasyonu, ahlakı,estetetik, kaliteyi vb. ne kadar öldürdüğü ve hırs ,çıkarcılık,bencillik vb insanlarda sevmediğimiz özelliklerini arttırdığını konu alıyor. Detaylara girmeyeyim siz kendiniz görürsünüz. ( Bilgisayar oynamak için ödev yapmalısın= ödev o kişi için ceza oluyor bir nevi) kendiniz içeriği görmelisiniz yani, kesin okuyun. Kitabın eksi yönleri yok mu tabii ki var. Bana sorarsanız kavramların zaten çok yakın olması sebebiyle konular tekrara düşüyor. örneklerin fazlalığı bazen sıkabiliyor. ve son olarak bana göre biraz ilk kısımdan (ödülün etkisinden) azaltılıp ikinci kısmın (nasıl yetiştirmeliyiz) daha fazla olması gerekirdi. İkinci kısmı biraz yetersiz buldum. (kpss konularını bire bir almak bazen güzel olsa da bazen keşke üzerine yorum yapılarak sunulsaydı dedim.) NEyse bu yazı incelemeden çok kitabı okumanıza teşvik niteliğinde oldu. Zaten benden çok daha iyi inceleme yapanlar olmuş. Ama size tavsiyem incelemeleri okuyup ufacık bile spoiler almamanız. direk alıp kitabı okumanız. (kitap pahalı bunu da ekliyeyim biraz daha uygun olmalıydı!)
Bir okulun yanı başında yaşayan yaşlı bir adam varmış. Okuldan çıkan çocuklar onun evinin önünden geçerken ellerindeki değnekleri balkonun demirlerine sürtermiş demirden çıkan dırrrrttttt sesinden de büyük mutluluk duyarmış ama yaşlı adam bu gürültüden çok rahatsız olurmuş. Çocuklara kızsa veya ceza verse olmayacak. Onları bu davranıştan vazgeçirmek için aklına çok güzel bir fikir gelmiş. Çocukları yanına çağırmış ve şöyle demiş: Çocuklar çıkardığınız ses çok güzel, onun için size her gün bu sesi çıkarmanız için bir lira vereceğim. ... yaşlı adam çocuklara her gün bir lira vermiş. İkinci hafta olmuş yaşlı amca çocukları bir defa daha çağırmış çocuklar param azaldı onun için size 1 lira değil 50 kuruş verebileceğim demiş. ... 3 hafta gelmiş yaşlı amca çocukları son defa çağırmış çocuklar maalesef param kalmadı onun için size para veremeyeceğim demiş. Çocuklarda para yoksa dırrrrttttt da yok demiş ve değnekleri demirlere sürtmeyi bırakmış.
Not ve sınav sistemi de bir değerlendirme ve dolayısıyla bir kontrol mekanizması. Sınav çocuğun neye çalışacağını kontrol eder. Çocuk kendi ilgisine göre değil sınavın içeriğine göre çalışır zaten sınavdan sonra da asla eski konulara geri dönmez. Neden? Çünkü gerek yoktur. Oradan bir daha soru çıkmaz.
Kısacası, insanlara sevdikleri şeyleri ya da sorumluluklarını yapmaları için dışarıdan ödül vermeye gerek yoktur. Ödül verilirse, kişi bilişsel çelişki yaşar, o iş kendi içinde değerli değildir algısı oluşur. Bundan dolayı da o işten soğut ve ilgisi azalır.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Beni Ödülle Cezalandırma
Alt başlık:
Mutlu Ve Başarılı Çocuk Yetiştirmek İçin Rehber
Baskı tarihi:
Eylül 2016
Sayfa sayısı:
248
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786050937022
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Doğan Kitap
Ödül, neden motivasyonu düşürür?
Ödülle değerler neden öğretilemez?
Ödül, yaratıcılığı neden olumsuz etkiler?
Ödül, yapay sevginin bir göstergesi midir?
Ödülle büyüyen çocukları ne tür tehlikeler bekler?
Mutlu ve başarılı bir çocuk gerçekte nasıl yetiştirilir?

Bunun gibi merak edilen birçok sorunun yanıtını eğitim bilimci Dr. Özgür Bolat, son 70 yılda yapılan bilimsel araştırma ve gerçek vakalarla net bir şekilde ortaya koyuyor.

Dr. Özgür Bolat, sadece ödülün görünmeyen gizli zararlarını anlatmıyor; bizlere bir model, pratik çözümler ve uygulamalar öneriyor.

Kılavuz niteliğindeki bu kitabı okuduğunuzda mutlu, özgüvenli, sorumluluk sahibi ve başarılı bir çocuk yetiştirmek için önemli bir adım atmış olacak, çocuğunuzla ilişkinizde anlamlı değişiklikler yaşayacaksınız.

DR. ÖZGÜR BOLAT
Eğitim Bilimci

Kitabı okuyanlar 3.151 okur

  • esma öndeş
  • Canan Öz
  • Elif Cansu
  • Catslover
  • İzzettin Mustafa İLHAN
  • Zafer Eraslan
  • D.A
  • İrem
  • Eddy Erdem K.
  • Tolgahan Aydın

Yaş gruplarına göre okuyanlar

0-12 Yaş
%14.6
13-17 Yaş
%0
18-24 Yaş
%13.5
25-34 Yaş
%29.2
35-44 Yaş
%33.7
45-54 Yaş
%4.5
55-64 Yaş
%3.4
65+ Yaş
%1.1

Cinsiyetlerine göre okuyanlar

Kadın
%72.9
Erkek
%27.1

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%32.6 (302)
9
%26.8 (248)
8
%22.5 (209)
7
%8.7 (81)
6
%5.6 (52)
5
%1.9 (18)
4
%0.9 (8)
3
%0.3 (3)
2
%0.3 (3)
1
%0.3 (3)

Kitabın sıralamaları