Beni Yarına BırakmaBurçin Çelik

·
Okunma
·
Beğeni
·
821
Gösterim
Adı:
Beni Yarına Bırakma
Baskı tarihi:
Kasım 2014
Sayfa sayısı:
520
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786054799626
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Postiga Yayınları
Sadece üç harfli bir kelime, aşk… Tüm duyguları barındıramaz ki içinde! Hiç ummadıkları anda aşkla çarpılan Selma ve Selim birbirlerine ait olmadıkları halde sevebilirler mi aşkla? Bazen aşka direnmek yersizdir. İnkâr ettiğimiz ne varsa imkânsızlıktan çıkar, korkularımıza, çaresizliklerimize rağmen sarılır bize aşk diye.

Selim de Selma'yı da böyle buldu aşk… Kimsesizliklerinin, korkularının arasında. Birbirleriyle sınanıp, akıllarıyla savaştılar; her mağlup çıkışlarında araflarından birbirlerine bir adım daha yaklaştılar. Aşk günahlarınla sınanmaktı belki de, masumiyetini yaktıkça aklanmaktı. Bedel ödedikçe daha çok yanmaktı. Yandıkça pervane misali ateşe çekilmekti. Aşk, cennetten vazgeçip bir ömrü araflara sürgün etmekti onlar için; araflarını cennete çevirmekti.
(Tanıtım Büülteninden)
İtiraf etmeliyimki kitabı kapak fotoğrafına ve arka kapağında yazanlara aldanıp aldım.
Kitabın kurgusunu biraz zayıf buldum, yazarın kullandığı dil çok sıradan, aşk romanlarında daha fazla sıcak bir anlatım, yani biraz daha fazla duygu ve daha fazla betimlemeler olması gerektiğini düşünüyorum.. -Ki yazar bu konularda yetersiz kalmış anlatımında. Yazarın ilk kitabı olduğu için belkide doğal karşılamalı bunu, zamanla daha iyi kitaplara imza atabilir belkide..

BUNDAN SONRASI BİRAZCIK SPOİLER İÇERMEKTEDİR.

Kitabın konusuna gelecek olursam, "Beni Yarına Bırakma" bir yasak aşkı anlatıyor.. Zengin bir aileni oğlu olan Selim kendisi gibi varlıklı bir ailenin kızıyla evlenir, bu evliliğide sadece bir şirket evliliği gibi düşünür. Yapmış olduğu yanlış evlilik ihanetlerle dolu bir evliliğe dönüşür. Fakat hiç beklemediği bir anda, hiç beklemediği bir şekilde kendini şirketin stajeri olan Selma ile yeni bir ilişkinin/aşkın (daha doğrusu yasak aşkın) içinde bulur..

Benim için "Beni Yarına Bırakma" ortalamanın altında bir kitaptır, fakat yinede 5 puan verdim, galiba biraz cömert davrandım bu puanı verirkende :)

Herkese keyifli okumalar..
Oldukça uzun bir yorum oldu ama sevince durduramıyorum kendimi :))

Gerek filmlerde, gerekse gerçek hayatta karşımıza çıkan ikinci kadın imajından hiç kimse hoşlanmaz, hatta “yuva yıkıcı, etiketi her daim yapıştırılmak için orada hazır beklemektedir..

Ama bu muhteşem kitap tüm önyargılarınızı yıkmaya geliyor, bence bu hikayede ikinci bir kadın yok , tek bir kadın var ve adı Selma...

Selma’ya karşı hissettiği bu tutkulu aşk, Selim’in hayatında bir çok ilke neden oldu, zaten aşk başlı başına bir ilkti Selim için, peşinden gelenlerse , arzu, tutku, kıskançlık,çaresizlik, pişmanlık ve öfke….

Selma, genç adamın kendisini hapsettiği bir cehennemin kapılarını araladı, masum aşkıyla, bu duygularıyla o kadar bocaladı ne yapacağını, nereye koyacağını o kadar bilemedi ki onun çaresizliğini, en derinden hissettim, ne kadar inkar ederse etsin, ne kadar kaçarsa kaçsın, yolu hep tek bir kişiye çıktı Selim’e ..

Yazar o kadar güzel yazmış o kadar güzel ifade etmiş ki , her satırına vuruldum, aşktan kaçmak için saklandıkları kuytularda, onlarla birlikte saklandım, kavgalarında kaşlarımı çattım, acılarını en derinde hissettim, mutluluklarına ortak oldum....

Birbirlerine karşı hissettikleri yoğun duygular, her satırda içinize işliyor, aşkları o kadar derin o kadar içten ve çoğu zaman vahşi bir hal alıyor ki böyle zamanlarda ne ihanet nede aldatma kelimeleri aklınıza bile gelmiyor, çünkü yaşanan her şey o kadar gerçek ki, kimsenin bu aşk karşısında söyleyecek sözü olacağını sanmıyorum …

Selim karakterine bayıldım,duygularını ifade etmesine, asla pes etmeyişine, aşkına, tutkusuna, öfkesine, her şeyine bayıldım..

Kitapta hem geçmiş zaman hem şimdi ki zaman birlikte anlatılıyor, girişte şimdiyi okurken kitap boyunca iki zaman dilimi arasında gidip geliyoruz,ilk tanıştıkları andan bu ana kadar olan bağlantılar o kadar güzel aktarılmış ki, iki zaman dilimini de okumaya doyamıyor insan. Her iki karakterin duygularını kendi ağzından dinlemek, hissettiklerine ortak olmak ayrı bir zevkti..

Bu arada şu ihanet olayına bir çift laf etmek gerekirse, Selim’in Ayten ile olan evliliğine evlilik demek bu kurumuna hakaret olurdu, bence en başından hataydı, zaten nedenini de zamanla öğreniyoruz ..

Kitaptaki yan karakterleri de sevdim, hem sevimli hem de her durumda atar yapmaya hazır olan bir Aylin’imiz vardı,ilk başlarda bu ilişkiye karşı çıksa da zamanla onların yaşadıklarını gördükçe,çoğu zaman can simidi oldu Selma için, zaten kardeş gibiydiler, ve gerçek anlamda tek ailesiydi diyebiliriz Selma’nın…

Selim’in en yakın arkadaşı Metin , onun da harika bir ailesi var eşine ve çocuklarına tapıyor, onun içinde, Selim’in hayatındaki tek gerçek arkadaş desek çokta yanlış olmaz..

Selma’nın Fransa’da yaşayan tatlı Perihan halası, ve yıllar sonra ortaya çıkan, ve genç kızın , çocukluğunun en acılı kısımlarında hatırası olan Aziz bey…

Sevmediğim karakterler de vardı tabi Selma’nın annesi Zehra hanım ve tanışma şerefine erişemediğim büyükannesi , gerçi hiçte şikayetçi değilim,keşke annesiyle de tanışmamış olsaydım : )

Ve Selim’in annesi Lamia hanım, hanım demem kibarlıktan o cadıya başka sıfatlar çok daha yakışır : )

Selim’i gerçekten çok sevdim, ama bu kadar çok sevdiğim adam için bir soruluk sitem etmeden duramayacağım;

“ Neden o kadar bekledin ? ”
...acılar aynı gibi olsa da insanlar başka başkaydı. Herkesin cehennem azabı ayrıydı. Kader herkesi farklı çıkmaz sokakların çaresizliğinde bırakıyordu, acı farklı farklı suretlerde yapışıyordu insanların yakasına.
"Aşk, cennetten vazgeçip bir ömrü arafa sürgün etmekti onlar için; araflarını cennete çevirmekti."
Aşk... Üç harfli bir kelime tüm duyguları mı barındırır içinde? Bir çift bakış tüm dünyayı mı sığdırır derinliğine? Sadece bir tebessümü için sevdiğinin, candan mı geçilir?

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Beni Yarına Bırakma
Baskı tarihi:
Kasım 2014
Sayfa sayısı:
520
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786054799626
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Postiga Yayınları
Sadece üç harfli bir kelime, aşk… Tüm duyguları barındıramaz ki içinde! Hiç ummadıkları anda aşkla çarpılan Selma ve Selim birbirlerine ait olmadıkları halde sevebilirler mi aşkla? Bazen aşka direnmek yersizdir. İnkâr ettiğimiz ne varsa imkânsızlıktan çıkar, korkularımıza, çaresizliklerimize rağmen sarılır bize aşk diye.

Selim de Selma'yı da böyle buldu aşk… Kimsesizliklerinin, korkularının arasında. Birbirleriyle sınanıp, akıllarıyla savaştılar; her mağlup çıkışlarında araflarından birbirlerine bir adım daha yaklaştılar. Aşk günahlarınla sınanmaktı belki de, masumiyetini yaktıkça aklanmaktı. Bedel ödedikçe daha çok yanmaktı. Yandıkça pervane misali ateşe çekilmekti. Aşk, cennetten vazgeçip bir ömrü araflara sürgün etmekti onlar için; araflarını cennete çevirmekti.
(Tanıtım Büülteninden)

Kitabı okuyanlar 18 okur

  • Satıgül Yüksek
  • Begüm Hasçelik
  • aysbrd
  • Merve CESUR
  • Gizemmm
  • Ebrar Şeyban
  • Aksoy Aksoy
  • SnmSRC
  • Fightingblog
  • Seda GÖKMEN

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%8.3 (1)
9
%16.7 (2)
8
%16.7 (2)
7
%33.3 (4)
6
%0
5
%16.7 (2)
4
%0
3
%8.3 (1)
2
%0
1
%0