Benim Hüzünlü Orospularım

7,7/10  (273 Oy) · 
914 okunma  · 
185 beğeni  · 
4.148 gösterim
1982 Nobel Edebiyat Ödülü’nü de almış olan Gabriel Garcia Marquez’in, yaşayan en büyük dünya yazarlarından biri olduğunu herkes biliyor. Yazdığı son romanı Benim Hüzünlü Orospularım’la yine dünya kitap dünyasının doruğuna oturdu. Yazar, bu kez, doksanını bulmuş çok yaşlı bir gazete köşe yazarının ağzından müthiş bir aşk serüvenini dile getiriyor. Son yılların en güzel aşk romanlarından biri. Büyülü Gerçekçilik akımının yaratıcısı bu büyük ustadan büyüleyici bir roman daha. Kolombiyalı yazar, bu kitapta 90 yaşındaki bir adamla 14
yaşında bir yeniyetmenin ilişkisini anlatıyor...

"Doksanıncı yaşımda, kendime bakire bir yeniyetmeyle
çılgınca bir aşk gecesi armağan etmek istedim. Aklıma
Rosa Cabarcas geldi, hani şu gizli genelevinde eline bir
yenilik geçtiğinde hatırlı müşterilerine haber veren
kadın. Daha önce öyle şeylere ya da onun baştan çıkarıcı
müstehcen önerilerinin hiçbirine asla kapılmamıştım ama
benim ilke sahibi biri olduğuma hiç inanmazdı o. Ahlâk
da bir zaman sorunudur, derdi, yüzünde hınzır bir
gülümsemeyle, görürsün bak...
  • Baskı Tarihi:
    Şubat 2005
  • Sayfa Sayısı:
    96
  • ISBN:
    9789750705243
  • Orijinal Adı:
    Memoria de mis Putas Tristes
  • Çeviri:
    İnci Kut
  • Yayınevi:
    Can Yayınları
  • Kitabın Türü:
Nurhan Işkın 
03 Ara 2015 · Kitabı okudu · 3 günde · 8/10 puan

Kahramanımız doksan yaşına kadar hiç aşık olmamış ve evlenmemiş; ömrünü evi, köşe yazarlığı yaptığı gazete ve ünlü bir genelevde geçiriyor.

Doksanıncı yaşında ise kendine bir ödül olarak, genelev sahibi Rosa Cabarcas'tan kendisi için bakire bir kız bulmasını istiyor...

Doksan yaşına kadar sadece para karşılığı yaşadığı ilişkiler üzerine bu kız onda farklı duygular yaratmayı başarıyor. Onu seyrederek kendi yalnızlığı içinde bir dünya kuruyor. Hiç tatmadığı bu duygu, yaşlılığının hüznünde ona coşkuyu ve kendini genç hissettirmeyi başarıyor.

Delgadina'yı seyretmek aşkla dolması dışında kendine tekrar sorular sorup geçmişini yad etmesini sağlıyordu. Ona okuduğu masallar ve kendi yazıları ile mutlu oluyordu...
Hayal dünyasına yerleştirdiği Delgadina için kıskançlık duygusu da yaşamaya başlamıştı...

Yaşının verdiği yalnızlığı ve hüznü bu aşk ile bertaraf etmeye çalıştığını kendisine bile itiraf edemiyordu...

Kitapta neredeyse her kesimden insana yer verilmiş. Geneleve giden erkek müşterilerin toplum ve sosyal yaşamlarında ki yerlerinden, bedenini satıp ailesine bakmak zorunda kalanlara kadar...
Her tür kötülüğün üstünü örtebilecek insanların var olduğu anlatılan bu eserde, doksan yıllık bir yaşamın nerede başlayıp nasıl bitebileceği sade bir dil ile anlatılmış...

Merve Akpınar 
06 Tem 2015 · Kitabı okudu · Beğendi · 10/10 puan

Şimdi ben neden 10 puan verdiğimi de açıklayayım :)

Gabriel García Márquez'in okuduğum ilk kitabının Yüzyıllık Yalnızlık olması gerekiyordu evet biliyorum ama bu kitap 1 yıla yakın süre önce biri tarafından hediye edilmişti ve o zaman okumamıştım. Şimdi de sanırım okumaya hazır hissettiğim için okudum. Neden bu kitabı okumamı istediğini anladım. Geçmişe dönebilsem kesinlikle verdiği an okurdum ama işte bunu her zaman yapıyorum. Her zaman geç kalıyorum. Neyse amaç kitap yorumuydu...

Kısacık bir kitap ama dev bir hikaye öncelikle bunu belirtmem gerekir. 90 yaşında hayattan tamamen umudunu kesmiş bir adam aşkla tanışıyor ve bize anlatıyor.. Birine yanındayken çıplakken bile dokunmamak.. Adamın yaşını boş verin hangi yaşta olursa olsun seven bir adam dokunamazdı.. Dokunmadı.. Sadece seyretti..

Tamam bu kitaba kesinlikle torpilli yaklaşıyorum çünkü içinden böyle bir aşk çıkmamalıydı! Hayran kaldım her cümlesine.. Bolca alıntı yapacağım affınıza sığınarak..

Taner durmaz 
23 May 08:48 · Kitabı okudu · 2 günde · Beğendi · 8/10 puan

Bir ömrü yazı yazmak ve çeşitli işlerle harcayan kahramanımız hayatın gerçek anlamını yani aşkı 90 yaşında buluyor ve hayata yeni gelmiş bir bebek sevinciyle aşkı karşılıyor
Herkese iyi okumalar dilerim

Beytullah Ömer DUMLU 
11 Eki 2015 · Kitabı okudu · 3 günde · Beğendi · 9/10 puan

Kitabın konusu daha önce okuduğum hiçbir kitaba benzemiyor.Gerçekten ilginç bir konu.90 yaşındaki adamın genç bir kıza aşkını anlatıyor.Yazarın zaten betimlemeleri benim çok hoşuma gidiyor.Betimlemeler okuyucuyu sıkmıyor hatta kitaba akıcılık katmış. Çok güzel bir kitap herkesin okumasını tavsiye ederim.

KeMâL 
 12 Eki 2015 · Kitabı okudu · 1 günde · 9/10 puan

Öncelikle çok akıcı bir roman. Öğlen başladım şimdi bitirdim. Çok yorucu değildi; gayet açık 90 yaşına kadar çeşitli hınzırlıklar yapan adamın yaş gününde yapılan sürprizler ve tanıştığı kıza aşık olması. 90 yaşından sonra gelen saadet ve hüzünlü bir aşk.
Aşkın yaşlı bir adam üzerinde etkileri, onun için uğraşması onunla geçirdiği zamanlarda ki duygusal doyumu.... Kısacası aşık olduktan sonraki kahramanın değişimlerini anlatmış. O zamana dair Meksika günlerini de romanda bulabiliyoruz. Kısa ve sürükleyici bir roman Nobel ödülüne layık....

Kubra B. 
12 Ara 2016 · Kitabı okudu · 1 günde · 9/10 puan

Okuduğum 3. Gabriel García Marquez romanı.. Her kitabında bambaşka bir kurgu ile karşımıza çıkan kimseye benzemeyen muhteşem bir yazar.. Bu kitabı da sadece yazarından dolayı aldım ve iyi ki almışım.. Kitabı bitirdikten sonra bir süre bakakaldım ve düşündüm; ölümü, yaşamı, aşkı, hayatı nasıl yaşamam gerektiğini ve doksan yaşıma gelirsem eğer hangi ruh halinde olacağımı. Kitap 90 yaşına gelmiş ama aşkı hiç tatmamış bir adamın 90. Yaş gününde aşık olduğunu ve hayatının değiştiğini anlatıyor. Bu aşk sizi biraz rahatsız edebilir fakat eminim yazar günümüzdeki sapık zihniyetleri düşünmeden sayılardan bağımsız bir şekilde aşkın yüceliğine ilgi çekmek amacıyla böyle bir yaş farkı seçmiştir. Bir ömrün nasıl geçmesi gerektiğine ilişkin derin anlamlar barındıran çok akıcı bir kitap. Gabriel García Marquez ile hala tanışmadıysanız büyük ziyandasınız..

Okuduğum ilk Marquez kitabidir. İlk 33 sayfa oldukça sıkıcı olmasına rağmen ondan sonra kitap daha ilgi çekici bir hal almaya başlıyor . Kitap kısa olmasına rağmen sanki 500-600 sayfalık bir roman ağırlığı bıraktı üzerimde .

Kahramanımız 90 yasında gazeteci , haber ve kose yazarı . Yaşamını yalnız idame ettiren , hayatında günlük iliskileri dısında hiçbir kadının yer almadığı yalnız bir adam . 90 . Dogum gunünde yıllarca gittiği genelevin patronu aynı zamanda dostlu olan .......... Dan kendine bir bakire kız ister , ve bu kızla o gece beraber olamaz bütün gece o kız çocuğunu seyreder. Ardından 90 yasında hiç askı yasamamış bir ihtiyarın asık olmasıyla gelişen olayları , kendi iç dunyasında duygularını ve yaşadığı şeyi tanımlama cabası , geç kalinmisligi , hayatına giren kadınların kalp kirginliklariyla yüzleşmesini konu alan , aynı zamanda doğumundan ölümüne kadar aynı sehirde yaşayan bu adamın zaman icinde geleneksel cevresinde ki herseyin degisimi ile ilgili oldukça edebi betimlemelerin bulunduğu guzel bir kitap .

Marquez ; kitabında İspanyol edebiyatına ve kulturune ve sosyolojik durumuna dair ufak ip uçları veriyor. Ancak amacının bu gibi sosyolojik konulardan ziyade kahramanının duyguları ve iç dunyası olduğunu hissetmektir ve okurada istediği şeyi sunuyor . Çok guzel anlamlandırmaları ve tanımlamaları olan derin hoş bir roman . Askın yaşlı bir adam üzerinde ki olumlu etkileri ve gel gitleri; asık olduğu kız cocuğu icin cabaları , onunla geçirdiği sekssiz zamanlarda ki duygusal doyumu , Kahraman'ın aşkıyla bir Asır'a yakın kendini uzun uzun ölmeden önce sorguları , dışardan bakıldığında " duygusuz pislik bir adamın duyarsız yasamı "" gibi görünen bu ihtiyarın hayatı , Askı bulunca nasil anlam kazanip derinlestigini , ast olan duygunun ask oluşu .


"" İnsanın askından ölmesinin dilde hoş görülebilir siirsel bir abartı olduğunu dusunmusumdur hep. O aksam , bir kez daha kedisiz ve onsuz olarak eve döndüğümde yalnızca insanın ölmesinin mumukun olduğunu degil, benim de böyle yaşlı ve kimsesiz bir halde askımdan ölmemde oldugumu anladım. Ama aynı zamanda bunun tam tersi bir gerçeğin de geçerli olduğunu farkına varmıştım ; yaşadığım kabusun verdigi zevki dünyada hiçbir seye degismezdim ."" ... Heyhat, bu asksa , nasil da acı çektiriyor .""

mehmet temiz 
30 Nis 13:44 · Kitabı okudu · 1 günde · Beğendi · 9/10 puan

''Doksanıncı yaşımda,kendime bakire bir yeniyetmeyle çılgınca bir aşk gecesi armağan etmek istedim''. cümlesiyle başlayan bir kitaptan ne beklersiniz. Etik olmayan ve sapıkça bir ilişkiyi anlatan bir kitaptır mutlaka diye düşünürüz hepimiz değil mi? Doğrudur. kitap ta anlatılan hikaye de aynen bu tür bir olayı anlatıyor. doksan yaşında bir erkek ve 14 yaşında bakire bir kız. Daha doğrusu bir kız çocuğu. Sadece erkek tarafından anlatılmış bir hikaye. Zaten böyle bir konu da kız çocuğunun nasıl bir farkındalığı ve duygusallığı olabilir ki. Yazar,bize öyle bir hikaye anlatıyor ki ,hepimizin iğrenç ve tiksindirici bulduğu bir olayın etrafında, yaşlılık psikolojisini,zamanında yaşanamayan her şeyin,zamanının geçtikten sonra hiç bir öneminin olmadığını,aşkın da her şey gibi doğru zaman da ve doğru kişilerle yaşanabilrse bir anlam kazanabileceğini,kitap boyunca adeta ruhumuza işliyor.tabiiki her zamanki gibi biraz espirütüel,biraz vurdumduymaz,biraz gerçekçi ama tamamen kendine has bir anlatım şekliyle.

Seray Sina Parlak 
20 Nis 11:47 · Kitabı okudu · 2 günde · Beğendi · 9/10 puan

Doksan yaşında bir insanın hayatını dinlemek gerçekten inanılmaz bir durum. Konu ne olursa olsun hayat deneyimiyle dolmuş taşmış bir insan demek sonuçta doksan yaşında bir insan. Kaldı ki Benim Hüzünlü Orospularım doksan yaşında anca aşık olmaya adım atan bir insanı anlatıyor. Anlayacağınız konu hayli ilgi çekici. Kitabı okuyup da eleştirenlerin, konuyu ve karakteri sığ bulanların çok olduğunu biliyorum. Hatta kitabı sadece reşit olmayan kızların genelevlerde çalıştırılması ve yaşına başına bakmadan hala sevişmekten başka derdi olmayan bir adamın hikayesi olarak okuyanlar olduğunu da fark ettim. Buna hayli şaşırmadan edemedim doğrusu. Benim Hüzünlü Orospularım biri doksan yaşında bir adam ve diğeri on dört yaşında bir kızı içerse de inanın orospu kelimesinin çağrıştırdıklarından fazlasını bir çırpıda anlatan bir roman. Kimseyi dinlemeden, ön yargısız bir şekilde okuyun derim.

Mâsiva 
20 Oca 2016 · Kitabı okudu · Beğendi · 8/10 puan

Gabriel Garcia Marquez'in okuduğum ilk eseri. İsmi dolayısıyla dikkatimi çeken bir kitap oldu.
90 yaşına gelip onlarca kadınla beraber olup hiçbirine aşık olmayan bir gazeteci kahramanımız. 14 yaşında bir kıza aşık olmasını sapkınlık olarak değerlendirebilirim. Sonuçta bu tarz olaylar gerçek yaşantımızda karşımıza çıkıyor. Delgadina'nın hislerine yer verilebilirdi. Bu şekilde kitaba ve olaya daha çok hakim olabilirdik.
Beklediğim etkiyi yaratmadı ne yazık ki.
Herkese keyifli okumalar dilerim.

5 /

Kitaptan 132 Alıntı

Deniz 
22 Mar 18:25 · Kitabı okudu · Beğendi · 9/10 puan

"Dünya ilerliyor." "Evet,"dedim ben de, "ilerliyor, ama güneşin çevresinde dönerek."

Benim Hüzünlü Orospularım, Gabriel Garcia MarquezBenim Hüzünlü Orospularım, Gabriel Garcia Marquez
Selin 
18 Ağu 2016 · Kitabı okudu · 7/10 puan

Ne yaparsan yap , bu yıl ya da yüz yıl içinde bir gün sonsuza dek öleceksin.

Benim Hüzünlü Orospularım, Gabriel Garcia Marquez (Sayfa 88 - Can Yayınevi)Benim Hüzünlü Orospularım, Gabriel Garcia Marquez (Sayfa 88 - Can Yayınevi)

4
İnsanın aşkından ölmesinin dilde hoş görülebilir şiirsel bir abartı olduğunu düşünmüşümdür hep.

Benim Hüzünlü Orospularım, Gabriel Garcia Marquez (Sayfa 72 - Can)Benim Hüzünlü Orospularım, Gabriel Garcia Marquez (Sayfa 72 - Can)
Mâsiva 
19 Oca 2016 · Kitabı okudu · İnceledi · Beğendi · 8/10 puan

"Göğsümde bir sıkıntı hissettim. "Ömrümde hiç âşık olmadım." dedim.Hemen karşılığını verdi:"Ben oldum." Sonra da işini yarıda kesmeden sözünü tamamladı: "Yirmi iki yıl sizin için gözya­şı döktüm."

Benim Hüzünlü Orospularım, Gabriel Garcia MarquezBenim Hüzünlü Orospularım, Gabriel Garcia Marquez
Alev 
26 Haz 2015 · Kitabı okudu · Beğendi · 8/10 puan

Dünyada tek başına ölmekten daha büyük bir felaket olamaz.

Benim Hüzünlü Orospularım, Gabriel Garcia Marquez (Sayfa 82)Benim Hüzünlü Orospularım, Gabriel Garcia Marquez (Sayfa 82)

5
Sonunda gerçek yaşam buydu işte, kalbim kurtulmuş, yüz yaşımdan sonra herhangi bir gün mutlu bir can çekişmesi içinde aşktan ölmeye mahkûm olmuştu.



Mayıs 2004

Benim Hüzünlü Orospularım, Gabriel Garcia Marquez (Sayfa 94 - Can)Benim Hüzünlü Orospularım, Gabriel Garcia Marquez (Sayfa 94 - Can)