Benim Hüzünlü Orospularım

7,6/10  (353 Oy) · 
1.211 okunma  · 
260 beğeni  · 
5.089 gösterim
1982 Nobel Edebiyat Ödülü’nü de almış olan Gabriel Garcia Marquez’in, yaşayan en büyük dünya yazarlarından biri olduğunu herkes biliyor. Yazdığı son romanı Benim Hüzünlü Orospularım’la yine dünya kitap dünyasının doruğuna oturdu. Yazar, bu kez, doksanını bulmuş çok yaşlı bir gazete köşe yazarının ağzından müthiş bir aşk serüvenini dile getiriyor. Son yılların en güzel aşk romanlarından biri. Büyülü Gerçekçilik akımının yaratıcısı bu büyük ustadan büyüleyici bir roman daha. Kolombiyalı yazar, bu kitapta 90 yaşındaki bir adamla 14
yaşında bir yeniyetmenin ilişkisini anlatıyor...

"Doksanıncı yaşımda, kendime bakire bir yeniyetmeyle
çılgınca bir aşk gecesi armağan etmek istedim. Aklıma
Rosa Cabarcas geldi, hani şu gizli genelevinde eline bir
yenilik geçtiğinde hatırlı müşterilerine haber veren
kadın. Daha önce öyle şeylere ya da onun baştan çıkarıcı
müstehcen önerilerinin hiçbirine asla kapılmamıştım ama
benim ilke sahibi biri olduğuma hiç inanmazdı o. Ahlâk
da bir zaman sorunudur, derdi, yüzünde hınzır bir
gülümsemeyle, görürsün bak...
  • Baskı Tarihi:
    Şubat 2005
  • Sayfa Sayısı:
    96
  • ISBN:
    9789750705243
  • Orijinal Adı:
    Memoria de mis Putas Tristes
  • Çeviri:
    İnci Kut
  • Yayınevi:
    Can Yayınları
  • Kitabın Türü:
DUA 
 08 Ağu 23:15 · Kitabı okudu

Kitabın pek okunmadığı dolayısıyla satılmadığı bir şehirden selamlar. Gerekli incelemeler zaten yapılmış ben bu kitapla ilgili anımı anlatacağım. 3 4 sene öncesi çok az sayıdaki kitapçılardan birine girdim. Kitapçı çoktur da kırtasiye ve sınav hazırlık kitabı satarlar. Kitap raflarınız ne tarafta diye sorulunca, hep TEOG YGS KPSS türevi kitapların olduğu raflara yönlendirirler. Ben kitap alışverişlerimi internetten yaparım ama ucuz satılan bu kitap için, kitaptan fazla kargo ödemeyeyim diyerek elden alayım dedim.
Neyse nerede kalmıştık evet kitapçıya girdim. Benim Hüzünlü O.... Kitabı var mı diye sordum. (O... diye kısaltmamın nedeni bazı üyelerin yanlış anlayıp şikayet etmeleri). Kitapçı amca hiddetlendi. Burada öyle kitaplar olmaz çık dışarı dedi. Ama roman bu amcacım yanlış anladın dedim. Zaten torunu işletiyor kitapçıyı amca ne bilsin. Çık çık hadi dedi. Ahhh çıkayım bari dedim adam beni şey sandı. Başıma gelecekleri tahmin etmiştim de bu kadar beklemiyordum.
Çıkarken çaktırmadan rafa göz atarken aha işte burada var satıyorsun dedim. Amca hemen doğrulup yanıma geldi bir hışımla kitabı elimden aldı sayfaları çevirmeye başladı. Çıplak kadın resimleri arıyordu sanırım. Bulsaydı kitabı bir güzel parçalardı eminim ama bulamadı. Al git senin olsun. Para para istemez dedi. Sana birde poşet vereyim kimse görmesin. Böyle şeyleri okuma ayıp demeyi de ihmal etmedi. Sağol amca okumam bir daha dedim. Zaten bir kere okuyacağım bir daha okumam. Poşetin dışından ismi gözükme ihtimaline karşı ayrıca bir kaç kat ambalaj kağıdına sardığı beleş kitabımla kitapçıdan çıktım. Ey Gabriel başka isim bulamadın mı beni ne hallere düşürdün.

Nurhan Işkın 
03 Ara 2015 · Kitabı okudu · 3 günde · 8/10 puan

Kahramanımız doksan yaşına kadar hiç aşık olmamış ve evlenmemiş; ömrünü evi, köşe yazarlığı yaptığı gazete ve ünlü bir genelevde geçiriyor.

Doksanıncı yaşında ise kendine bir ödül olarak, genelev sahibi Rosa Cabarcas'tan kendisi için bakire bir kız bulmasını istiyor...

Doksan yaşına kadar sadece para karşılığı yaşadığı ilişkiler üzerine bu kız onda farklı duygular yaratmayı başarıyor. Onu seyrederek kendi yalnızlığı içinde bir dünya kuruyor. Hiç tatmadığı bu duygu, yaşlılığının hüznünde ona coşkuyu ve kendini genç hissettirmeyi başarıyor.

Delgadina'yı seyretmek aşkla dolması dışında kendine tekrar sorular sorup geçmişini yad etmesini sağlıyordu. Ona okuduğu masallar ve kendi yazıları ile mutlu oluyordu...
Hayal dünyasına yerleştirdiği Delgadina için kıskançlık duygusu da yaşamaya başlamıştı...

Yaşının verdiği yalnızlığı ve hüznü bu aşk ile bertaraf etmeye çalıştığını kendisine bile itiraf edemiyordu...

Kitapta neredeyse her kesimden insana yer verilmiş. Geneleve giden erkek müşterilerin toplum ve sosyal yaşamlarında ki yerlerinden, bedenini satıp ailesine bakmak zorunda kalanlara kadar...
Her tür kötülüğün üstünü örtebilecek insanların var olduğu anlatılan bu eserde, doksan yıllık bir yaşamın nerede başlayıp nasıl bitebileceği sade bir dil ile anlatılmış...

İlgen Aktürk 
23 Tem 18:58 · Kitabı okudu · 2 günde · Beğendi · 7/10 puan

Gabriel Garcia Marcuezle tanışma eserim olarak bu kitabı seçtim. Konu olarak hem sıradan, hem de merak uyandırıcı gelmişti. 90 yaşında hem kendini, hem de aşkı bulan şanslı bir karakter anlatılıyor. Şanslı diyorum çünkü; bu dünyada ne kendini tam anlamıyla tanıyabilen, ne de aşkı tatma şansına erişemeden ölüp giden o kadar çok insan var ki.. O yüzden bu iki şey her şeyden üstündür benim gözümde. Karakterimiz 90 yaşına dek genelevlerden çıkmayan, seksi para karşılığı yaşayan, hayatında duygusal hiçbir şeye yer vermeyen biridir. Ve bir sabah uyandığında 90. Yaşı için kendine bir bakire ile çılgın bir gece armağan etmek ister. Bu bakire kıza Delgadina ismini verir ve onun sayesinde yaşamını, aşkı, mutluluğu, kıskançlığı tadar. Bunun yanı sıra yazar, genelevlerinin müşterilerinin yaşantılarına, nasıl insanlar olduklarına ve hayatını bedenini satarak geçindiren genç kadınlara değinir. Son derece akıcı ve basit bi anlatım tarzıyla yazılmış ayrıca ve bir çırpıda bitti. Sonunda aa bitti mi şimdi? Diye kaldım. Sanki biraz yarım kalmıştı, ya da benim farklı beklentilerim vardı tam bilemiyorum. Yine de Gabriel Marcuez'le tanışmama vesile olduğu için sevindiğimi söylemeliyim :)

Merve Akpınar 
06 Tem 2015 · Kitabı okudu · 1 günde · Beğendi · 10/10 puan

Şimdi ben neden 10 puan verdiğimi de açıklayayım :)

Gabriel García Márquez'in okuduğum ilk kitabının Yüzyıllık Yalnızlık olması gerekiyordu evet biliyorum ama bu kitap 1 yıla yakın süre önce biri tarafından hediye edilmişti ve o zaman okumamıştım. Şimdi de sanırım okumaya hazır hissettiğim için okudum. Neden bu kitabı okumamı istediğini anladım. Geçmişe dönebilsem kesinlikle verdiği an okurdum ama işte bunu her zaman yapıyorum. Her zaman geç kalıyorum. Neyse amaç kitap yorumuydu...

Kısacık bir kitap ama dev bir hikaye öncelikle bunu belirtmem gerekir. 90 yaşında hayattan tamamen umudunu kesmiş bir adam aşkla tanışıyor ve bize anlatıyor.. Birine yanındayken çıplakken bile dokunmamak.. Adamın yaşını boş verin hangi yaşta olursa olsun seven bir adam dokunamazdı.. Dokunmadı.. Sadece seyretti..

Tamam bu kitaba kesinlikle torpilli yaklaşıyorum çünkü içinden böyle bir aşk çıkmamalıydı! Hayran kaldım her cümlesine.. Bolca alıntı yapacağım affınıza sığınarak..

Yeliz AKYÜZ 
 09 Eyl 10:15 · Kitabı okudu · 2 günde · Puan vermedi

*****SPOİLER İÇEREBİLİR*****
Benim Hüzünlü Orospularım yazarın son romanı. Daha önce yazarın Kırmızı Pazartesi kitabını okumaya başlamış ancak konuya konsantre olamadığım için yarım bırakmıştım. Çevremin tavsiyesi devam ettiği için bu kitabı hala okumayı düşünüyorum. Yazarın Benim Hüzünlü Orospularım kitabında dili oldukça akıcı, okuyucuyu yormuyor. Ortalama 1 günde bitirebilirsiniz. Kitabın isminden konusunu, kurgusunu çok farklı düşünmüştüm. Lakin ortaya 90 yaşındaki bir adamla 14 yaşındaki yeni yetme bir kızın aşkı çıkıyor. Bunu ben değil kitabın tanıtım yazıları söylüyor. Kusura bakılmasın buna hiç mi hiç katılmıyorum. Bu kitap 90 yaşındaki bir adamın 14 yaşındaki bir çocuğu cinsel istismarını anlatıyor. Keza bu istismara yardım eden, destekleyen, özendiren bir söylem söz konusu karakterlerin ağzında. Yazar dünyaca ünlü, Nobel Edebiyat ödülüne layık görülmüş, başarılı bir yazar...Hepsine saygım sonsuz. Ama bu kitap olmamış hem de hiç olmamış. Kesinlikle okuyun tavsiyelerinde bulunmak isterdim lakin okumamak bir şey kaybettirmez kanısındayım. Zira kitap 90 yaşındaki karakterin yaşamına zıt olarak kadını her fırsatta aşağılamış, bakireliği yüceltmiş. Bu da tartışılması gereken ayrı bir konu. Kitapta kayda değer tek güzel mesaj, insan yaşlandıkça pişmanlıklarını daha ağır yaşıyor. O yüzden zamanı, hayatı güzel, kaliteli değerlendirmek gerek. Mutlu bir hafta sonunda keyifli okumalar diliyorum.

Taner durmaz 
23 May 08:48 · Kitabı okudu · 2 günde · Beğendi · 8/10 puan

Bir ömrü yazı yazmak ve çeşitli işlerle harcayan kahramanımız hayatın gerçek anlamını yani aşkı 90 yaşında buluyor ve hayata yeni gelmiş bir bebek sevinciyle aşkı karşılıyor
Herkese iyi okumalar dilerim

İsmail Altunbüker 
24 Mar 15:55 · Kitabı okudu · Puan vermedi

Spoiler içerir

Benim Hüzünlü Orospularım Gabriel Garcia Marquez ile ilk tanıştığım eserdi keşke böyle tanışmasaydım ben ahlaki açıdan güzel bulmadım bu eseri hiç benim gözümde Nobel ödülü alacak eserler daha ahlaklı ve faydalı şeyler sunmalı biz okurlara ama maalesef hangi Nobel almış eser varsa aşırı ahlak dışı eserler

Her neyse gelelim konumuza bir adam düşünün gazeteci bir yazar zamanını hep genel evde kadınlarla geçiren hiç aşık olmayan sen asosyal olursan zaten 90 yaşına kadar nasıl aşık olursun :)) dünyaya köşe yazısı yazmış ama adamın dünyadan haberi yok bir de üstüne üstlük yaptığı cinselliği marifetmiş gibi bize anlatıyor hani zevk için yapsa falan anlarım parayla yapmış hayatını hep böyle tüketmiş hayatında başka bir zevk yaşamamış amcam 90 sanına gelmiş genel evin sahibinden bakire kız istiyor amcam zavallı kızın suçu ne her neyse yaş baya ilerleyince bakire kızı da görünce aşık oluyor amcam altın madenine düştüğünü sanıyor Vajina budalası amcam :)) saadeti tabi bulacak taptaze piliç bulmuş 90'lık dedem gel de saadet bulma bence bu aşk hikayesi değil baştan sona erkekliğin bencillik hikayesi olmuş bazı erkeklerin ne kadar bencil olabileceklerini çok güzel anlatmış ibretlik bir hikaye okuyan herkese keyifli okumalar dilerim en güzel en tatlı kitaplar sizleri bulsun Türkiye ...

Beytullah Ömer DUMLU 
11 Eki 2015 · Kitabı okudu · 3 günde · Beğendi · 9/10 puan

Kitabın konusu daha önce okuduğum hiçbir kitaba benzemiyor.Gerçekten ilginç bir konu.90 yaşındaki adamın genç bir kıza aşkını anlatıyor.Yazarın zaten betimlemeleri benim çok hoşuma gidiyor.Betimlemeler okuyucuyu sıkmıyor hatta kitaba akıcılık katmış. Çok güzel bir kitap herkesin okumasını tavsiye ederim.

Seray Sina Parlak 
20 Nis 11:47 · Kitabı okudu · 2 günde · Beğendi · 9/10 puan

Doksan yaşında bir insanın hayatını dinlemek gerçekten inanılmaz bir durum. Konu ne olursa olsun hayat deneyimiyle dolmuş taşmış bir insan demek sonuçta doksan yaşında bir insan. Kaldı ki Benim Hüzünlü Orospularım doksan yaşında anca aşık olmaya adım atan bir insanı anlatıyor. Anlayacağınız konu hayli ilgi çekici. Kitabı okuyup da eleştirenlerin, konuyu ve karakteri sığ bulanların çok olduğunu biliyorum. Hatta kitabı sadece reşit olmayan kızların genelevlerde çalıştırılması ve yaşına başına bakmadan hala sevişmekten başka derdi olmayan bir adamın hikayesi olarak okuyanlar olduğunu da fark ettim. Buna hayli şaşırmadan edemedim doğrusu. Benim Hüzünlü Orospularım biri doksan yaşında bir adam ve diğeri on dört yaşında bir kızı içerse de inanın orospu kelimesinin çağrıştırdıklarından fazlasını bir çırpıda anlatan bir roman. Kimseyi dinlemeden, ön yargısız bir şekilde okuyun derim.

insan_okur 
 12 Eki 2015 · Kitabı okudu · 1 günde · 9/10 puan

Öncelikle çok akıcı bir roman. Öğlen başladım şimdi bitirdim. Çok yorucu değildi; gayet açık 90 yaşına kadar çeşitli hınzırlıklar yapan adamın yaş gününde yapılan sürprizler ve tanıştığı kıza aşık olması. 90 yaşından sonra gelen saadet ve hüzünlü bir aşk.
Aşkın yaşlı bir adam üzerinde etkileri, onun için uğraşması onunla geçirdiği zamanlarda ki duygusal doyumu.... Kısacası aşık olduktan sonraki kahramanın değişimlerini anlatmış. O zamana dair Meksika günlerini de romanda bulabiliyoruz. Kısa ve sürükleyici bir roman Nobel ödülüne layık....

Kitaptan 167 Alıntı

Selin 
18 Ağu 2016 · Kitabı okudu · 7/10 puan

Ne yaparsan yap , bu yıl ya da yüz yıl içinde bir gün sonsuza dek öleceksin.

Benim Hüzünlü Orospularım, Gabriel Garcia Marquez (Sayfa 88 - Can Yayınevi)Benim Hüzünlü Orospularım, Gabriel Garcia Marquez (Sayfa 88 - Can Yayınevi)
Mâsiva 
19 Oca 2016 · Kitabı okudu · İnceledi · Beğendi · 8/10 puan

"Göğsümde bir sıkıntı hissettim. "Ömrümde hiç âşık olmadım." dedim.Hemen karşılığını verdi:"Ben oldum." Sonra da işini yarıda kesmeden sözünü tamamladı: "Yirmi iki yıl sizin için gözya­şı döktüm."

Benim Hüzünlü Orospularım, Gabriel Garcia MarquezBenim Hüzünlü Orospularım, Gabriel Garcia Marquez
Alev 
26 Haz 2015 · Kitabı okudu · Beğendi · 8/10 puan

Dünyada tek başına ölmekten daha büyük bir felaket olamaz.

Benim Hüzünlü Orospularım, Gabriel Garcia Marquez (Sayfa 82)Benim Hüzünlü Orospularım, Gabriel Garcia Marquez (Sayfa 82)
Meursault 
13 May 14:58 · Kitabı okudu · Puan vermedi

...bekleyişin huzursuzluğu içinde kalbim sıkışarak yattım.

Benim Hüzünlü Orospularım, Gabriel Garcia Marquez (Sayfa 17 - Can Yayınları)Benim Hüzünlü Orospularım, Gabriel Garcia Marquez (Sayfa 17 - Can Yayınları)
cosmos 
23 Haz 2015 · Kitabı okudu · İnceledi · Puan vermedi

Soran olursa her zaman doğruyu söyleyerek yanıt veririm: Orospulardan evlenmeye vakit bulamadım, derim.

Benim Hüzünlü Orospularım, Gabriel Garcia Marquez (Sayfa 3 - can)Benim Hüzünlü Orospularım, Gabriel Garcia Marquez (Sayfa 3 - can)
cosmos 
21 Haz 2015 · Kitabı okudu · İnceledi · Puan vermedi

"Yaşlandık bile" diye iç geçirdi , "Sorun şu ki, insan öyle olduğunu kendi içinde hissetmiyor, ama dışarıdan bakınca herkes bunu görüyor"

Benim Hüzünlü Orospularım, Gabriel Garcia Marquez (Sayfa 82 - Can)Benim Hüzünlü Orospularım, Gabriel Garcia Marquez (Sayfa 82 - Can)
İlgen Aktürk 
23 Tem 00:47 · Kitabı okudu · İnceledi · Beğendi · 7/10 puan

Bilincaltımız ve biz.. Mükemmel Tespit!!
"Her şeyin yerli yerinde olması, her işin zamanında yapılması, her sözün yakışık aldığı gibi söylenmesi gerektiği şeklindeki saplantımın düzenli bir kafaya yaraşır bir ödül olmadığım, tam tersine doğamdaki düzensizliği gizlemek için kendi uydurduğum bir yapmacıklık gösterisi olduğunu keşfetmiştim; cimriliğimi örtbas etmek için cömert gibi göründüğümü, akılsız olduğum halde ihtiyatlılık tasladığımı, içimde bastırdığım öfkelerime yenik düşmemek için uzlaşıcı olduğumu, sırf başkalarının vaktini ne kadar az umursadığım anlaşılmasın diye dakik davrandığımı da anlamıştım. En sonunda aşkın ruhsal bir durum değil, bir burç işareti olduğunu keşfettim."

Benim Hüzünlü Orospularım, Gabriel Garcia Marquez (Sayfa 42 - Can Yayınları epub)Benim Hüzünlü Orospularım, Gabriel Garcia Marquez (Sayfa 42 - Can Yayınları epub)
Gül Oral 
11 Kas 2016 · Kitabı okudu · 8/10 puan

Daha fazla dayanamadım. O da bunu hissetti, gözlerimin yaşardığını gördü, ancak o zaman anlamış olmalıydı benim artık vaktiyle olduğum o kişi olmadığımı, ben de gösterebileceğimi hiç sanmadığım bir cesaretle Karşı koydum onun bakışlarına "Artık yaşlanıyorum" dedim ona. "Yaşlandık bile," diye iç geçirdi o. "Sorun şu ki, insan öyle olduğunu Kendi içinden hissetmiyor, ama dışarıdan bakınca herkes bunu görüyor."

Benim Hüzünlü Orospularım, Gabriel Garcia MarquezBenim Hüzünlü Orospularım, Gabriel Garcia Marquez