Benim Küçük Dostlarım

·
Okunma
·
Beğeni
·
11,8bin
Gösterim
Adı:
Benim Küçük Dostlarım
Baskı tarihi:
Eylül 2008
Sayfa sayısı:
143
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789752638259
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Timaş Yayınları
Baskılar:
Benim Küçük Dostlarım
Benim Küçük Dostlarım
Benim Küçük Dostlarım
Benim Küçük Dostlarım
Benim Küçük Dostlarım
İdealist bir öğretmenin kitap gibi okuduğu öğrencilerini ve anılarını edebi bir dille anlattığı doyumsuz bir eser olan BENİM KÜÇÜK DOSTLARIM aynı zamanda MEB’in tavsiye ettiği 100 Temel Eser’de yer almaktadır.
Her çocuk, bence zevkle okumaya değer meraklı bir kitap; karşısında uzun uzun, hayran hayran düşünülecek bir bilinmeyenler âlemidir.
Yirmi bir yıldan beri bu kitapları yaprak yaprak,satır satır okumaya ve anlamaya çalışıyorum.
Fakat hâlâ "Çocuk" adlı kitapla anlayamadığım, sökemediğim cümlelere rastladığım olur.
Bu itirafımdan sonra, okuyucularım bu eserde, tecrübelerin belki haklı; fakat herhâlde soğuk ve tatsız gururunu elbette aramayacaklardır.
Hayır, sevgili okurlarım elinizdeki kitap, ağırbaşlı, psikolojik bir eser olmak iddiasında değildir.
Buna bir "hikâye kitabı" da denilemez. Çünkü içinde bir damlacık hayal bulamayacaksınız.
Ben bu kitapta sadece, gördüklerini ve duyduklarımı değil, hissettiklerimi sunuyorum. O kadar çok sevdiğim "Küçük Dostlarım"ı, daha doğrusu binlerce küçük dostumdan, rast gele birkaçını okurlarıma da tanıtmak istedim.
Bir kırık dökük çizgi, bir avuç gölge.. Boyaların parıltılı dilinden yoksun, kara kalem bir çocuk portresi, bir küçük insan kişiliği! Ve çok defa bu kişiyi benim hafızamın köklerine altın çivilerle perçinlemiş olan bir küçük olay. İşte kitabımda bunları bulacaksınız... Basit şeyler ama, içlerinde hoşunuza gidenler, gözlerinize bir damla yaş, dudaklarınıza bir küçük gülümseme getirenler, hatta başınızın karanlık bir köşeciğine titrek bir mum alevi uzatanlar olacak sanıyorum. Şüphesiz bir meşale, kuvvetli bir elektrik lâmbası değil, ancak bir mum alevi...
Fakat ne de olsa bir ışık...
143 syf.
"Ümmü'l-Muharrirat (Kadın Yazarların Annesi)" Halide Nusret Zorlutuna, cumhuriyetin ilk öğretmenlerinden biridir. Bu eser ise, öğretmenlerin öğretmeni Zorlutuna'nın, öğretmenlik hatıralarından oluşmakta. Gerçek bir cumhuriyet öğretmeninin gözünden "çocuğun" ne anlama geldiği, kitabın isminde de belirtilmekte: "Küçük Dostlarım" diye.

Birçok öğrencisini kısa kısa anlatan Halide Hanım'ın bu eseri, çocuk psikolojisi açısından da son derece yararlıdır. Kalıplaşmış "öğretmen" kimliğinin getirdiği zorunlu davranışları sırtlamayıp yerine "dostane" bir tavır alan ve bir insanın bir dünya olduğu anlayışıyla öğretmenlik yaşamını sürdüren Zorlutuna; eminim, hepimiz için ideal bir öğretmendir. Umuyorum ki, kıymetli öğretmenlerimiz ve öğretmen adayları, Zorlutuna'nın bu eserini okuyarak, adeta baş muallimden ders almış olarak, bu kutsal görevlerini sürdürürler.

"Son Durak"larında huzurla ve neşeyle yaşayan nesiller umuduyla...
143 syf.
·3 günde·8/10 puan
Öğrencilerini -kendi tabiriyle küçük dostlarını- çok seven bir öğretmenin anılarından oluşuyor kitap.

Öğretmen, tek görevi okul sınırları içinde müfredatı anlatmak olan kişi midir? Bir öğretmenden ilk beklenen bu olsa da Halide Nusret Zorlutuna gibi mesleğini hakkıyla yapan öğretmenler için öğretmenlik bununla sınırlı kalmaz. Halide Nusret Zorlutuna öğrencileriyle ilişkisi çok güçlü, yeri geldiğinde onlara annelik içgüdüsüyle yaklaşan, onların iç dünyalarını anlamaya çalışan şefkat dolu bir öğretmendir. Öğrenci ayırt etmez hepsini çocuğu gibi sever. Tüm öğrenciler onun için okunmaya değer bir kitap gibidir.

Kitap, samimi ve nahif üslubuyla insanı içine çekiyor. Ben de bir öğretmen olarak kitapta yer yer kendimi buldum, belki bu yüzden sevdim. Öğretmenler için bir tavsiye veya ipucu niteliğinde bir kitap değil. Duygusal yanı ağır basan bir kitap. Anı türünde okumayı seviyorsanız başlamanızla bitirmeniz bir olacak akıcı bir eser.
143 syf.
·Beğendi·8/10 puan
Yazarın öğretmenlik yıllarında çok sevdiği 'küçük dostları'na ait anılarını hissettiklerini ön plana çıkararak yazmış olduğu, bir solukta okunabilecek bir eser.
160 syf.
·Puan vermedi
⠀ོ Bir öğretmen hem de yazar. Öğrencileriyle acı tatlı hatıralarını paylaşıyor bizlerle. Kimine kızıyor, kimine üzülüyor kimine de gıptayla bakıyor.

Anadolu’nun çeşitli yerlerinde görevini koşulsuz ve aşkla yapan idealist bir öğretmen ve çiçek gibi güzel çocuklar. Bazıları meslektaşı oluyor, bazıları onu unutuyor, bazıları kandırıyor ve bazıları da genç yaşta solup gidiyor.

Betimlemelerini bazen güzel şiirleriyle süslüyor. Sade ve akıcı diliyle okuyucuyu hiç sıkmıyor.Zaman geçtikçe kendi yazdıklarını Halide Hanım da o kadar iyi bulmuyor ama yine de içten anlatımıyla sizi saracak bir kitap.
143 syf.
·2 günde·Beğendi·9/10 puan
Çok güzel, içten ve sıcak bir anlatımı var. Yazar ; anılarını, kendine özgü sevgi diliyle, sevgili çocuklarını mutlulukla ve o günleri hasretle arayarak anlatıyor. Çok seveceğinize inandığım sizlerin de okuması dileklerimle ..
160 syf.
·2 günde·Puan vermedi
Bir kez daha anladım ki öğretmenlik sadece müfredata bağlı kalıp sabah gidip dersi anlatıp akşam evine dönmek değilmiş. Tabi ki bunu da yapmak gerekiyor en başta bu bizim sorumluluğumuzdur ama öğrencilerin iç dünyasını anlamak , onlarla dost olmak çok daha fayda veriyormuş. İlk başta herkesin "tembel" diye nitelendirdiği öğrencilere aynı şekilde yaklaşmayıp onu anlamak, sorununu öğrenip çözmek gerekir. Böylece ülkeye , insanlığa, topluma çok iyi mücevherler kazandırabiliriz. En başta da onu hayata bağlamış oluruz. Öğretmen " olmak" ile öğretmenlik " yapmak" arasında müthiş bir fark var...
143 syf.
·1 günde·9/10 puan
Halide Nusret farklı şehirlerde, farklı okullarda edebiyat öğretmenliği yapmıştır. Öğretmenlik macerasında yüzlerce çocuğa ve hayata dokunmuştur. Onun için öğrenciler, sadece ön sırada oturan çalışkan çocuklardan ibaret değildir. Başarısız, sessiz, aksi, içine kapanık öğrencilerini de kazanmaya çalışmıştır. Onun için her öğrenci bir kitaptır. Kimisine anne, kimisine abla olmuştur. Hatta bir öğrencisi için kız istemeye bile gitmiştir. Öğretmenlik yaparken hatalar da yapmıştır. Ön yargılı olmuştur bazı öğrencilerine, bazılarına fazla şans vermiştir, bazılarını yargılamıştır. Sadece öğretmen değil, öğrenen de olmuştur. Bir sürü küçük dost edinip hepsinden çok şey öğrenmiştir, özellikle de sevgiyi. Hastalanıp okula gidemediğinde camının önüne küçük dostları gelmiştir. “Belki adımı bile unuttular” diye düşündüğü küçük dostlarının isimlerini hiç unutmamıştır.
143 syf.
·2 günde·Puan vermedi
Halide Nusret Zorlutuna 'Bana öğretmenim diyen ses beni annem diye çağıran ses kadar sevgili ve kıymetlidir' diyor. Öğrencilerini büyüyüp yetişmiş çalışan insanlar olarak görmesi ona gurur veriyor Genç yaşta öğretmenlik yapmayı 'ilkbahar senelerinde ben de öğretmenlik yaptım' olarak tanımlıyor.Ben de kendimi ilkbahar yıllarında hissediyorum. Öğrenciler için defter tutması öğrencileri daha yakından tanımak gerektiğini gösterdi bana.
Ama bir hikayesinde sınıfla tanışırken onları 'Annen var mı? Baban var mı?'gibi sorular sonrası belki o dönemde normal karşılansa da şu anki okuyuşumda bana kırıcı bir davranış olarak göründü. Öğrencilerin sadece derste değil ders dışında da gözlemlemesi de öğrencilere biraz daha ilgi göstermem gerekliliğini tekrar hatırlattı. Derste öğrencilerinin ileride nerelerde olacağını hayal etmesi onları bir gelecek olarak gördüğünü gösteriyor. Ben de öğrencileri bu şekilde görüp onlara saygı duymalıyım. Pişmanlıklarını anlatıyor olması şu an yaptığım nelerden ileride pişmanlık duyabileceğini düşünmeme sebep oldu. Farklı şubeden öğrencileri bir araya getirip yetersiz olduğunu düşündüğü öğrencileri diğerlerinin yanında rencide etmesini uygun bulmadım.
Öğrencilerin en az çabasına bile olumlu dönütler verdiğinde aldığı sonuçlar etkileyiciydi. Güzel bir kız öğrencisine meslek yakıştıramayıp onun güzel giyinip bir 'süs kadın' olarak yaşaması gerektiğini düşünmesi benim dünyayı algılama biçimime oldukça ters bir düşüncedir. Bir hikayesini güneydeki erkeklerin kadınları kendilerinin dengi görmediği için merhametli davranmasını ben hoş bir olay olarak görmedim ama yazar bunu gurur duyulacak bir şey gibi anlatmış.
'Yaşamak için onların selamlarını ihtiyacım var' derken okuyucularının inanmayacağını düşünüyor ama ben ikinci cümleye geçene kadar bu sözde bir gariplik görmemiştim okula gitmediği dönemde okulu özlemesini anlayabiliyorum.
Son olarak da ben de zaman zaman ilerleyen yıllarda derslere girerken şu an sahip olduğum enerji ve tahammülü kaybedersem öğrencilerimin sevmediği bir öğretmen olacağım diye korkuyorum ama bu kitabın son sözünde gördüm ki sevdiğin meslekle bir ömrü dolu dolu yaşamış olmak o yıllarda insana bambaşka bir huzur verecek.
143 syf.
·7/10 puan
Benim Küçük Dostlarım #starkyorumluyor
Benim Küçük Dostlarım, muhteşem bir öğretmen olan Halide Nusret Zorlutuna’nın hayatından ve öğrencilerinin hayatlarından kesitler sunuyor. Halide Nusret, çocukları heyecanla okunan kitaplar gibi görmüş ve öğrencilerini bir kitabı okur gibi anlatmış. Sadece başarılı öğrencileriyle olan anılarını değil; başarısız, sessiz, unutulmuş, yaramaz, söz dinlemez öğrencileriyle olan anılarını, onların üzerindeki etkisini, onları diğer insanlar arasına dahil etmeye çalışmasını anlatmış bu kitapta. Anadolu’nun birçok bölgesinde görev yapmış ve oralarda gördüklerini, yaşadıklarını çok güzel bir dille anlatmış.
Kitap, kesinlikle sıkılmadan okunacak, sıcacık öykülerle dolu. Halide Nusret’in dilini, çok samimi ve akıcı bulduğumu söylemek isterim. Kitabı okudukça, bu fedakar öğretmenin hayatından kesitlerde adeta yaşıyorsunuz. Öyle iyi bir öğretmenmiş ki Halide Nusret, öğrencileri emekliliğinde bile onu yalnız bırakmamış. Böyle güzel olan, bizi bugünlere getiren öğretmenlerimizin Öğretmenler Günü’nü kutluyorum. Keyifle okuyacağınız bu güzel kitabı hepinize tavsiye ediyorum. ️
143 syf.
Halide Nusret; öğretmenliğin neden kutsal meslek olduğunu, kolaylıkları ve bilhassa zorluklarıyla ailenizden biri gibi size sıcak bir üslup ile anlatıyor. Öğretmenlik yaptığı farklı şehirlerde farklı gerçek öğrencileri ile yaşanmışlıklarını acısı ve tatlısı ile gözler önüne seriyor. Siyah beyaz fotoğraflar ile desteklenmiş kitabı okurken o fotoğraflar gözlerinizin dolmasına neden olacak ! Bu eser, başta öğretmenler olmak üzere öğrenciliği tatmış her ferdin okuması gereken bir baş yapıt. Kütüphanenize eklemeniz gerek diye düşünüyorum. Yalın, samimi ve sıcak üslubu ile sıkılmadan okuyacak ve çok da beğeneceksiniz.
Çocukları pek severim. Hayatta her insanın bir zaafı, bir iptilası vardır. Benim tek büyük zaafım da _ Niçin itiraf etmemeli... _ çocuk sevgisidir!
Cenazeye çelenk göndermek yerine, çelenk parası ile yoksul çocuklara yardımda bulunmak,bu dünya için de, öbür dünya için de daha yararlı, daha hayırlıdır...
Halbuki sıhhat, güzellik, şöhret, servet gibi Allah'ın en büyük nimetlerine sahip oldukları halde "saadet'i tatmamış nice bedbahtlar da vardır.!
"Cenazeye çelenk göndermek yerine, çelenk parası ile yoksul çocuklara yardımda bulunmak, bu dünya için de, öbür dünya için de daha yararlı, daha hayırlıdır."

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Benim Küçük Dostlarım
Baskı tarihi:
Eylül 2008
Sayfa sayısı:
143
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789752638259
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Timaş Yayınları
Baskılar:
Benim Küçük Dostlarım
Benim Küçük Dostlarım
Benim Küçük Dostlarım
Benim Küçük Dostlarım
Benim Küçük Dostlarım
İdealist bir öğretmenin kitap gibi okuduğu öğrencilerini ve anılarını edebi bir dille anlattığı doyumsuz bir eser olan BENİM KÜÇÜK DOSTLARIM aynı zamanda MEB’in tavsiye ettiği 100 Temel Eser’de yer almaktadır.
Her çocuk, bence zevkle okumaya değer meraklı bir kitap; karşısında uzun uzun, hayran hayran düşünülecek bir bilinmeyenler âlemidir.
Yirmi bir yıldan beri bu kitapları yaprak yaprak,satır satır okumaya ve anlamaya çalışıyorum.
Fakat hâlâ "Çocuk" adlı kitapla anlayamadığım, sökemediğim cümlelere rastladığım olur.
Bu itirafımdan sonra, okuyucularım bu eserde, tecrübelerin belki haklı; fakat herhâlde soğuk ve tatsız gururunu elbette aramayacaklardır.
Hayır, sevgili okurlarım elinizdeki kitap, ağırbaşlı, psikolojik bir eser olmak iddiasında değildir.
Buna bir "hikâye kitabı" da denilemez. Çünkü içinde bir damlacık hayal bulamayacaksınız.
Ben bu kitapta sadece, gördüklerini ve duyduklarımı değil, hissettiklerimi sunuyorum. O kadar çok sevdiğim "Küçük Dostlarım"ı, daha doğrusu binlerce küçük dostumdan, rast gele birkaçını okurlarıma da tanıtmak istedim.
Bir kırık dökük çizgi, bir avuç gölge.. Boyaların parıltılı dilinden yoksun, kara kalem bir çocuk portresi, bir küçük insan kişiliği! Ve çok defa bu kişiyi benim hafızamın köklerine altın çivilerle perçinlemiş olan bir küçük olay. İşte kitabımda bunları bulacaksınız... Basit şeyler ama, içlerinde hoşunuza gidenler, gözlerinize bir damla yaş, dudaklarınıza bir küçük gülümseme getirenler, hatta başınızın karanlık bir köşeciğine titrek bir mum alevi uzatanlar olacak sanıyorum. Şüphesiz bir meşale, kuvvetli bir elektrik lâmbası değil, ancak bir mum alevi...
Fakat ne de olsa bir ışık...

Kitabı okuyanlar 1.903 okur

  • Eren Eray
  • Emre Balcı
  • Yeşim Sena Eviren
  • Rıdvan
  • Yusuf Bozdağ
  • Maşallah Dönmez
  • monet
  • İrem Yılmaz
  • Sümer
  • gazi mumcu

Yaş gruplarına göre okuyanlar

0-12 Yaş
%6.3
13-17 Yaş
%17.9
18-24 Yaş
%39.3
25-34 Yaş
%16.1
35-44 Yaş
%10.7
45-54 Yaş
%6.3
55-64 Yaş
%0.9
65+ Yaş
%2.7

Cinsiyetlerine göre okuyanlar

Kadın
%84.2
Erkek
%15.8

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%25.9 (109)
9
%14.5 (61)
8
%20 (84)
7
%12.8 (54)
6
%6.4 (27)
5
%2.4 (10)
4
%0.7 (3)
3
%0.7 (3)
2
%0.2 (1)
1
%0.2 (1)