·
Okunma
·
Beğeni
·
823
Gösterim
Adı:
Benim Mutlu Hayatım
Baskı tarihi:
Ekim 2013
Sayfa sayısı:
176
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786058611979
Kitabın türü:
Çeviri:
Berrak Göçer
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Kolektif Kitap
Benim Mutlu Hayatım akıl hastalarının kaldığı metruk bir hastanede kilitli bir odada terk edilen isimsiz bir kadının öyküsü. Vaktini anılarını duvarlara yazarak geçiren anlatıcı, benzersiz bakış açısıyla afallatır okuru. En acı olayları anlatırken bile süslü, dolaylı ifadelere sığınmaz, yeri geldiğinde dalgasını da geçer ve gülümsetir onun dünyasına bakanı.

Pulitzer adayı ve PEN Ödülü sahibi yazar Lydia Millet, zalim bir dünyada ne olursa olsun yaşama tutunan isimsiz kahramanının "mutlu" hayatını cesur ve açık sözlü bir üslupla aktararak okuyanda derin bir iz bırakıyor.

"... Evrenin benim göremeyeceğim kadar sonsuzluğa uzadığı kesindi. Evrenin sonunda, her şeyin sonunun ötesinde, hiçliğin ne olacağını hiçbir zaman idrak edemedim. Bu konu beni her zaman aştı. Ama mutlu geçen hayatım boyunca sahip olduğum en güzel fikir, bunu anlamaya çalışmaktı. Evrenin sonu ve yok olmak, her iki durumda sonsuzluk içinde."

"... Altınla resmedilmiş bir kabus... Kelimelerden örülmüş sıcacık bir koza."
-Entertainment Weekly-

"Millet'in hüzünlü ve dokunaklı romanı... olağanüstü bir eser."
-Publishers Weekly-
(Tanıtım Bülteninden)
176 syf.
·8 günde·Puan vermedi
Lydia Millet uzun zamandır okumayı planladığım, merak ettiğim bir yazardı.Yazarla tanışma kitabım olan Benim Mutlu Hayatım 2003 yılında PEN-Amerikan Kurgu Ödülü’nü kazanmış.

Kitabın anlatıcısı olan kadın kahraman bir akıl hastanesinde ( hastane boşaltılırken) kilitli olarak unutulmuş.Bu konuda pek ikna olduğumu söyleyemem.
Koruyucu aileler elinde büyüyen kahraman, derin travmalar yaşamış zekâ düzeyi düşük biri.Yaşadığı hayat, mutluluktan çok uzak.
Kitabın kurgusunu sevmedim.Böylesine acı bir yaşam öyküsünün bendeki karşılığı beklediğimden az oldu.

Lydia Millet’in iki kitabı daha var elimde, önümüzdeki aylarda okuyacağım.
176 syf.
·2 günde·9/10 puan
Çok can yakıcı bir kitap. Gerçekten canınız yanıyor. Kötülüğü o kadar net görüyorsunuz ki şaşakalıyorsunuz. Konu olarak o kadar iç acıtıcı ki okuduğunuza inanamıyorsunuz, bir daha okuyorsunuz. Kısaca; doğduğu gibi terkedilen kahramanımız önce yetimhaneye gider oradan da koruyucu ailelerde geçer çocukluğu, ardından temizlikçi olarak çalıştığı evde ev sahipleri tarafından unutulur. Çocuk aklı ile parklarda yatmaya başlar ve daha okulunda uğradığı şiddet, tecavüz artarak büyür. Fakat kahramanımız bunların hiç birinin kötü olduğunu bilmez. Çünkü kötüyü, zararlıyı bilmez. Cahildir her konuda. Ve doğuştan akli dengesi yerinde değildir. Zaten kitap da akıl hastanesinde kilitli bir şekilde unutulan bir kadın detayı ile başlıyor. Ve biz bunları kahramanımızın ağzından o kapalı kaldığı odada umut içinde duvara yazdıklarından okuyoruz.

Yazar öyle hünerli ki bu okuduklarınızın hiç biri doğrudan size anlatılmıyor. Asla detay verilmiyor. O şiddeti, tacizi siz çok başka bir biçimde okuyorsunuz. Darbeleri tatlı tatlı yiyorsunuz. Müdahale etmek istiyorsunuz fakat olmuyor, okumaya devam ediyorsunuz. Muhteşem anlatımıyla diğer kitaplarını da sıraya dizdiğim bir yazar oldu.
172 syf.
·2 günde·7/10 puan
Kitap PEN Amerikan kurgu ödülünü kazanmış .
Konusuna gelince; akıl sağlığı pek de yerinde olmayan bir kadın hayatı boyunca kötülüklere maruz kalır, ancak hayata tutunur.En sonunda da bir akıl hastanesine kapatılır.Aslında buradaki hayat da dışarıdaki hayattan farklı değildir.
Kitapta zaman zaman konu da kopukluklar fark ediliyor.Bazi cümleleri kaçırdım diye yeniden okumak zorunda kaldım.
176 syf.
Çıkış noktası ilgi çekici olsa bile kitap iddiasını yerine getiremiyor. Ne yazık ki metin çok zayıf. Açık ve akıcı olayım derken basit oluvermiş birden. Bir de kitabın hiçbir kısmı akılda kalmıyor. O kadar sayfa okumama rağmen kitabı anlatmakta zorlanabilirim.
176 syf.
·Puan vermedi
Terkedilmiş bir akıl hastanesinde, odasında kilitli unutulmuş bir kadının öyküsü, yaşadığı hayat ve başından geçenler o kadar ağır ki onları anlatılı ironik, etkisinden uzun süre çıkılamayacak yüreğe taş gibi oturan bir anlatı bu
Doğmadan önce hiçbir yerde olmadığımı açıkladı. Ve bir gün yine oraya dönecektim. "Hiçbir şeydin ve yine hiçbir şey olacaksın."
Ve fısıldıyor: Hayalin içindeyiz çünkü hayal ettik. Onu hayal ettik ve bildik. İşte bu yüzden, diyor, burada daha fazla kalmak zorunda değiliz. Çünkü hayal biz olmadan da sürüp gidiyor.
Yani o zamanlar bile bana verilen nasihatlerin hepsini uygulayamıyordum. Çünkü çoğunlukla iyi nasihatler olduklarını bilsem de, o kadar çoklardı ki o günlerde içlerinde boğuluyordum; ilerleyen yıllarda, yaşlandığımda da boğulmaya devam ettim.
... Beni bir Bayan ve bir papaz dışında kimse ziyaret edemiyordu; bu papazla arada bir görüşürdük hepimiz. İsa Mesih adındaki iyi dostundan bahsetmeyi çok severdi; ne yazık ki ölmüştü dostu. Yakın bir dostun ölümünden daha kötü bir şey yoktur ve sevgili papaz bu ölümü atlatamamıştı.
Yakın zamana kadar geleceğin bitip bitmeyeceğini bilmiyordum. Belki geleceğin de, gökyüzü gibi, hiçbir zaman ulaşılamasa da her zaman orada durduğunu düşünmüştüm.
Oysa seksen yaşında değilim. Hatta kırık bile değilimdir. Pardon, artık emin olamıyorum. Belli ayrıntıları çoktan unuttum, şu an hangi yılda olduğumuz gibi.
Çünkü bedenin geçirdiği bir yıl, dünyada geçen bir yıla tekabül etmiyor.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Benim Mutlu Hayatım
Baskı tarihi:
Ekim 2013
Sayfa sayısı:
176
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786058611979
Kitabın türü:
Çeviri:
Berrak Göçer
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Kolektif Kitap
Benim Mutlu Hayatım akıl hastalarının kaldığı metruk bir hastanede kilitli bir odada terk edilen isimsiz bir kadının öyküsü. Vaktini anılarını duvarlara yazarak geçiren anlatıcı, benzersiz bakış açısıyla afallatır okuru. En acı olayları anlatırken bile süslü, dolaylı ifadelere sığınmaz, yeri geldiğinde dalgasını da geçer ve gülümsetir onun dünyasına bakanı.

Pulitzer adayı ve PEN Ödülü sahibi yazar Lydia Millet, zalim bir dünyada ne olursa olsun yaşama tutunan isimsiz kahramanının "mutlu" hayatını cesur ve açık sözlü bir üslupla aktararak okuyanda derin bir iz bırakıyor.

"... Evrenin benim göremeyeceğim kadar sonsuzluğa uzadığı kesindi. Evrenin sonunda, her şeyin sonunun ötesinde, hiçliğin ne olacağını hiçbir zaman idrak edemedim. Bu konu beni her zaman aştı. Ama mutlu geçen hayatım boyunca sahip olduğum en güzel fikir, bunu anlamaya çalışmaktı. Evrenin sonu ve yok olmak, her iki durumda sonsuzluk içinde."

"... Altınla resmedilmiş bir kabus... Kelimelerden örülmüş sıcacık bir koza."
-Entertainment Weekly-

"Millet'in hüzünlü ve dokunaklı romanı... olağanüstü bir eser."
-Publishers Weekly-
(Tanıtım Bülteninden)

Kitabı okuyanlar 40 okur

  • Hilal taspınar
  • Başak
  • 1nur4y
  • dudu güler
  • busra
  • Fatma
  • Neslihan Kahveci (kitapseverneslim.blogspot.com)
  • Ersan Yılmaz
  • Tayyibe Göktaş
  • Beyza Nur Akpolat

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%11.1 (2)
9
%16.7 (3)
8
%22.2 (4)
7
%11.1 (2)
6
%5.6 (1)
5
%16.7 (3)
4
%11.1 (2)
3
%5.6 (1)
2
%0
1
%0