Adı:
Benim Üniversitelerim
Baskı tarihi:
2004
Sayfa sayısı:
191
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789756457405
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Aden Yayınları
Okuduğum her şey, Hristiyanlık ve yardımseverlik fikirleriyle, insanlara karşı şefkat ve merhamet haykırışlarıyla doluydu. O zamanlar tanıdığım en iyi insanlar, hep bu konular hakkında ateşli konuşmalar yapıyorlardı. Oysa, gerçek hayatta gördüğüm her şey, insanlara şefkat ve merhamet duygusundan hemen hemen yoksundu. Yaşam, sonsuz bir sertlik ve düşmanlık zinciri hâlinde, değersiz şeylere sahip olmak uğruna aralıksız ve kirli bir savaş şeklinde, önümde akıp gidiyordu. Şahsen ben sadece kitaba ihtiyaç duyuyordum. Benim gözümde başka hiçbir şeyin zerre kadar değeri yoktu. Sokağa çıkıp kapının önünde bir saat dursanız, tüm bu arabacıların, kapıcıların, işçilerin, memurların ve tüccarların, ne benim, ne de sevdiğim insanlar gibi yaşamadıklarını, bizim istediğimizi istemediklerini, bizim gittiğimiz yere gitmediklerini rahatlıkla anlayabilirdiniz. Saygı duyduğum ve kendilerine inandığım insanlar ise, bir karınca gibi durup dinlenmeden kendilerine bir yuva kurmak için çalışan çoğunluğun içine, tek başlarına kalmış yabancı ve gereksiz şeylerdi. Bu hayat bana bütünüyle aptalca ve dayanılmaz derecede sıkıcı geliyordu. Sık sık görüyordum ki, insanların merhamet ve sevgisi yalnız lafta kalıyor, uygulama da ise kendileri de farkında olmadan, hayatın genel kurallarına uyuyorlardı. Çok zor bir durumdayım.
176 syf.
·2 günde·Beğendi·10/10
Gorki Gorki Gorki. Bir yazarın ilk kitabını okuduktan hemen sonra tüm yazdığı kitaplarının okunması, o yazarın gerçek yaşamla ne kadar iç içe olduğunun kanıtıdır kanımca. Gorkinin mürekkebi süt tatlıları gibidir. Yedikçe yersiniz; yumuşaktır, hafiftir, nettir ve gerçektir. Realizm denince ilk akla gelenlerdendir. Gorki fakirdir, hor görülmüş bir yaşamı vardır, acının kendisidir. Acı insanı olgunlaştırır. Gorki de olgundur. Aleksey, kitapta somut ruhlar içinde soyut kalmaya çalışan asil bir ruhtur. Ruh olması gerektiği gibi soyut olmalıdır.
Olacakların olmaması için olması gerekenleri bilmek gereklidir. Aleksey bence ne olması gerektiğini biliyor fakat toplumunun, çağın hastalığı olan "kibir" i yüzünden bunu onlara anlatamıyor, sessiz çığlıkları içinde büyüyor.

İyi okumalar...
176 syf.
·Beğendi·9/10
#gorki nin bu eseri kendi hayatını yazdığı üçlemeden sonuncusu. Okuma ve eğitim alma aşkıyla yanan bir genç üniversite eğitimi için Kazana gelir. Ama okuyamaz. Bunun sebebi ise hayat üniversitesiyle karşılaşmasıdır. Hayattan alabileceği bütün dersleri alır. Hayatla iç içe geçmiş, görmüş, öğrenmiş ve mezun olmuş.
Oğuz atay'ın Tutunamayanlar adlı kitabında benim üniversitelerim kitabının ayrı bi yeri vardır. Bu yüzden tekrar okumak istedim. Zaten klasiklerin şöyle bir özelliği var: tekrar okuduğunuzda her zaman farklı bir yönünü görürsünüz. Her yıl yada her yaş için farklı sonuçlar elde edersiniz. #klasik eserler bu yüzden asla eskimez, asla ölmezler. Kesinlikle tavsiyemdir.
176 syf.
·1 günde·Beğendi·10/10
Maksim Gorki'nin bence en güzel yönlerinden birisi kuşkusuz de işin özünü lafı fazla dolandırmak yerine verilmek istenen mesaja uygun ifaderi bulup muazzam mesajları en uygun biçimde verebiliyor olması. Çok özlü bir kitabını daha okumuş oldum. Kitabı tavsiye ederim, okuyup okumamak size kalmış. Ama bu yazarı muhakkak tanıyın. Gerçekten kalemi çok güçlü yazarlardan biri. Olayları anlaşılır sade bir dille vermesine rağmen vermek istediği mesajı çok güzel aşılıyor. İyiki yazmış büyük usta.
Herkese iyi okumalar dilerim.
144 syf.
·2 günde·Beğendi·9/10
Maksim Gorki, bu eserinde toplumun yanlış yönlerini eleştirel bir bakış açısıyla anlatmış. Aslında bu bakış açısıyla toplumcu bir yazar olduğu aşikardır.

Üniversite okumayı çok isteyipde, hayat şartları yüzünden okuyamayan, çalışmaktan başka çaresi olmayan bir kepaze hayatını gözler önüne sermektedir. Aksine bilime aşına olan vede bilgisi olan biridir.

Yazar yer yer insanoğlunun başıboşluğundan, amaçsız ve şuursuzca bir hayat sürmelerindende dem vurmaktadır.İnsan hayatının sadece kendi çıkarları için yaşamalarına kızmaktadır. İnsan hayatı sadece kendisi için olmamalı, insanlara faydalı , yardımcı olacak şeklinde bir hayat sürmesi gerektiğine vurgulanmaktadır.

Ve kitapda ki en güzel alıntıyla bitirmek istiyorum;
"yargıya varmakta acele etmeyiniz. Yargıya varmak basit bir iştir. Ama bu basitliğe aldanmayınız. Her şey geçer, her şey daha iyiye doğru değişime uğrar. Ağır mı? Evet ağır, ama sağlam bir şekilde olur bu değişim. Her şeyi inceleyin, her şeyi yoklayın. Korkusuz olun, ama yargılamakta acele etmeyin...
176 syf.
·10 günde·Beğendi·9/10
Maksim Gorki’nin otobiyografisini anlatan,Çocukluğum;Ekmeğimi Kazanırken ve Benim Üniversitelerim eserleri bu sırası ile okunmalı.Bu üç eserde Gorki’nin yaşam hikayesini,çocukluğundan itibaren yaşadığı zor hayatı gerçekçi üslubu ile,zamanın Rus yaşamını yazarla birlikte yaşamış gibi olacaksınız.Gorki küçüklüğünden beri yaşamış olduğu zor şartlar altında tamamen kendi kendini yetiştirmiş bir yazardır.Bu üçüncü kitabında Üniversite okumak için Kazan’a gitmiş maalesef üniversite öncesi eğitimini resmi okullarda tamamlayamadığından dolayı üniversiteden kabul görmemiş,bu nedenle kendi deyimi ile hayat üniversitelerinde eğitimini tamamlamıştır.Bu önemli yazarı tanımak,devrim öncesi Rusya’yı anlamak ve devrime götüren sebeplerin nedenini kavrayabilmek için bu üç eserin okunması oldukça faydalı olacağı görüşündeyim.Başlayınca zaten yazarın akıcı anlatımı sizi sürükleyecek,bir bakmışsınız ki bu üç kitap bitivermiş.İyi okumalar.
176 syf.
·6 günde·Puan vermedi
Rus Devrimi'nin edebiyatçısı denince akla gelen ilk isim Gorki'dir.Benim Üniversitelerim,yazarın otobiyografik-roman eseri.Gorki daha 16 yaşındayken Kazan'a üniversite okumak amacıyla gelir.Fırınlarda,kitapçılarda,bakkalarda çalışıp;çatı katlarında yaşayarak yoksullukla mücadele eder.İşte bu sıralar;ihtilal düşüncesiyle tanışır;çevresini,hayatı ve halkını bu dönemde tanımaya başlar.

İhtilal yanlısı çevre içinde bulmuştur kendini.Lenin'le dostluğa kadar uzanacak yol; burada başlamıştır.Yaşamının sonunda tabutunu taşıyacaklarından biri de Stalin'dir.

Okumaya karşı saf bir zihin;etrafında yaşanacak her şeye karşı merak içindedir.Konuştuğu insanlarla yaşam adına büyük dersler alır ve bunu "...ünlü düşünürlerin fikirlerinin çoğunu; ilk önce yaşam mücadelesi veren küçük insanlarda buldum." şeklinde ifade eder.

Okuduğum bu;ilk Gorki kitabında, onun ne derece derin bir gözlemci olduğunu fark ettim.Gorki yaşamının bu dönemini tüm gerçekliği ve çıplaklığıyla gözler önünüze seriyor.

Gorki okumanın en güzel tarafı da,sizi de bu yaşamın ortağı haline getirmesi.Okuduğum da bende; onun yaşadıklarına ve çevresine anlam vermeye çalıştım.Kendimi hikayenin içinde buldum.

Köyünden gelip; okumaktan bile zorlanan bir gencin,günü geldiğinde tüm dünyaya kendini okutturacak bir yazar olacağını kim kestirirdi.Ne aristokrat bir babaya; ne de doyarak kalkacak bir sofraya sahipti.Her şeye rağmen devrimin romancısı oldu.

Gerçekliği iliklerinize kadar hissettirecek;aşk meselesinin bulandırmadığı bu eseri, zevkle okuyacağınıza eminim.
Herkese iyi okumalar...
200 syf.
Gorki, okuma aşkıyla yanıp tutuşan on altı yaşında yersiz yurtsuz bir delikanlıyken, üniversiteler kenti Kazan’a gelmiş ve yaşam üniversitesinin çetin sınavlarından geçerek kendi kendini yetiştirmişti. Yaşamının acı ve yoksulluk içinde geçen bu öneminde, ilk kez halkçı-ihtilalci gizli siyasal örgütlere katılmış, Volga boylarındaki köylerde, halk arasında devrimci propaganda ve ajitasyonda bulunmuştur.
benim üniversitelerim, gorki'nin çocukluğum'la başlayıp ekmeğimi kazanırken'le devam eden ve rus dilinde yazılmış en güzel otobiyografilerden biri olarak kabul edilen üçlemesinden biridir.Yine hayatın kıyısında kalan yoksullar ana krakterleri ve sorgulanan devlet,Kilise kitaplar..Yogun betimlemeleri bu kitabında da bulmak mümkün.Sürekli okuyan, araştıran, örgütlenen, daha iyi bir yaşam arzusu ile yanıp tutuşan ve gençlerin umudu olma anlamı taşıyan yapıt. "Velhassıl Gorkin'in ögrencileriyiz."
176 syf.
·2 günde
Unutmak ve avunmak istiyordu, bilgi değil. Gereken sadece sakin bir köşe ve istediği zaman öpebileceği, ondan da her yönde karşılık görebileceği bir kadındı... Keyifli okumalar
144 syf.
Yazar kitabın baş karekterleri olarak kendini gösterdiği bu eserinde, toplumun yanlış yönlerini eleştirel bir bakış açısıyla anlatamaya çalışmıştır. Üniversite okumayı cok isteyen fakat hayatın şartları buna musade etmemesi nedeniyle geçip sıkıntısı yaşamaması için iş hayatına katılır. Aslında kendisi gerçekten bilime önem vermekle birlikte bilim hakkında derin düşünceleri vardır. Yazar kıtabında yer yer insanların amaçsız başı boş bir şekilde hayat sürdürmelerini hayatlarını sadace kısa bir eglenceden ibaret gördüklerini bır takım insnarın aynı zamanda kötülük den zevk alan insanları hayatlarını sadece kendi çıkarları doğrultusunda sürdürmeye çalışmalarından derin bir bunalım duymaktadır.. Yazar bu şekilde bakış açısı ile aslında toplumcu bır yazar oldugu gözler önüne sermektrdır. Okurlarına yazdıklarıyla mesaj vermeye çalışmaktadır.
Insan hayatı sadece kendisi için degıl insanlığa bır yarar saglıyacak şekilde yaşaması gerektiğini en şekilde güzel verdiği mesajı diyebilirim.. Kıtapda belki sıkılanlar olacaktır sanki kuru bir anlatım var mış gibi gözükebilir ancak vermek istegı mesajıı anlayınca okurlarını aslında düşündürmeyi saglıyor.
Son olarak da incelemi kıtapda begendigim en güzel alıntıyı sizler paylaşmak istiyorum. "yargıya varmakta acele etmeyiniz. Yargıya varmak basit bir iştir. Ama bu basitliğe aldanmayınız. Her şey geçer, her şey daha iyiye doğru degişime ugrar. Ağır mı? Evet ağır, ama sağlam bir şekilde olur bu degişme. Her şeyi inceleyın, her şeyi yoklayın. Korkusuz olun, ama yargılamakta acele etmeyin.
176 syf.
Maksim Gorki, bu kitabında oldukça samimi bir dille , gittiği hayat üniversitelerinden aldığı hayat derslerini anlatmış adeta.
İlk başta okuma azmiyle şehirde üniversite başlamış ama hayat şartları buna izin vermemiş.
Yazar her şeye rağmen, kitap okumayı asla bırakmamış. Okumak, yaşamının en önemli tutkusu haline gelmiş.
İnsanları çok yakından gözlemlemiş ve bütün birikimini insan ve iş tanıyarak oluşturmuş bir yandan da...
"Gorki" ismi de yazarın sonradan aldığı bir isim. Rusca 'da "acı" anlamına geliyormuş.
Zaten hayatının gençlik döneminde, içinde bulunduğu yoksulluk ve acılara dayanamadığı için , intihar girişiminde bile bulunmuş...

Ama okumayı hiç bırakmamış ve kitaplarla ve inandığı prensiplerle hayata tutunmuş ... yazarın kayıtlara geçen 1250 yapıtı var .
Ve 300 e yakın öyküsü...
176 syf.
·4 günde·Puan vermedi
Öncelikle ilk incelemem olduğunu ve öyle afilli cümleler kuramayacağımı bir belirteyim. Beklentinizin altını kısarak okuyunuz.
Kitaba başlamadan arka kapağa bakıp Gorki' yi görünce etkilendim. Arada utana utana fotoğrafına göz attığımı da size çıtlatabilirim. Sonuçta yabancı değilsiniz.
Kitaba gelince.. Aldıktan sonra farkettim, kitap üçlemenin sonuncusuymuş. Gorki kendi üniversite hayatını anlatıyor. Hani şu facebookta "Hayat okulundan mezun" olanlar var ya, Gorki' nin de hesabı olsa mezun olduğa bölüme onu yazardı. Bir yazarı kendi dilinden tanıyorsunuz. İlginç olan kitabında bile içe kapanık. Âh, Gorki! Alekseyim Maksimoviçim..
"İnsan kalabalığını sevmiyorum, işte o kadar! Ben kendi halinde bir yaşam sürmeli, ıssız yerlerde yaşamalıyım, ama yaşanacak doğru dürüst ıssız bir yer de bilmiyorum."
İnsan ne kadar az şeyle idare ederse, o kadar mutlu olur; istekler, ihtiyaçlar çoğaldıkça, özgürlük azalır.
"Herkesin bir çocuk tarafı vardır; işte insanın burasını, bu yönünü göz önünde bulundurmak gerekir."
Merhamet yok! Ya sevgi yüzünden mahvolacağız ya da sevgi için verdiğimiz mücadelenin altında ezileceğiz. Hiç fark etmez: Mahvolmaya mahkumuz.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Benim Üniversitelerim
Baskı tarihi:
2004
Sayfa sayısı:
191
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789756457405
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Aden Yayınları
Okuduğum her şey, Hristiyanlık ve yardımseverlik fikirleriyle, insanlara karşı şefkat ve merhamet haykırışlarıyla doluydu. O zamanlar tanıdığım en iyi insanlar, hep bu konular hakkında ateşli konuşmalar yapıyorlardı. Oysa, gerçek hayatta gördüğüm her şey, insanlara şefkat ve merhamet duygusundan hemen hemen yoksundu. Yaşam, sonsuz bir sertlik ve düşmanlık zinciri hâlinde, değersiz şeylere sahip olmak uğruna aralıksız ve kirli bir savaş şeklinde, önümde akıp gidiyordu. Şahsen ben sadece kitaba ihtiyaç duyuyordum. Benim gözümde başka hiçbir şeyin zerre kadar değeri yoktu. Sokağa çıkıp kapının önünde bir saat dursanız, tüm bu arabacıların, kapıcıların, işçilerin, memurların ve tüccarların, ne benim, ne de sevdiğim insanlar gibi yaşamadıklarını, bizim istediğimizi istemediklerini, bizim gittiğimiz yere gitmediklerini rahatlıkla anlayabilirdiniz. Saygı duyduğum ve kendilerine inandığım insanlar ise, bir karınca gibi durup dinlenmeden kendilerine bir yuva kurmak için çalışan çoğunluğun içine, tek başlarına kalmış yabancı ve gereksiz şeylerdi. Bu hayat bana bütünüyle aptalca ve dayanılmaz derecede sıkıcı geliyordu. Sık sık görüyordum ki, insanların merhamet ve sevgisi yalnız lafta kalıyor, uygulama da ise kendileri de farkında olmadan, hayatın genel kurallarına uyuyorlardı. Çok zor bir durumdayım.

Kitabı okuyanlar 1.688 okur

  • Elife Betül Kök
  • Fatma

Kitap istatistikleri (Bütün baskılar)

Bu baskının istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%0.3 (1)
9
%0
8
%0
7
%0
6
%0
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0

Kitabın sıralamaları