Adı:
Benimle Asla Tanışamayacaksın
Baskı tarihi:
Temmuz 2020
Sayfa sayısı:
400
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786051869230
Kitabın türü:
Orijinal adı:
Because You’ll Never Meet Me
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Martı Yayınları
Baskılar:
Benimle Asla Tanışamayacaksın
Benimle Asla Tanışamayacaksın
Because You
Ollie ve Moritz...
Onlar bizden çok farklılar.

Hayal bile edemeyeceğiniz özellikleri olan bu iki yakın arkadaşın buluşması imkânsız. Çünkü Ollie’nin elektriğe olan alerjisi hayatını tehdit ediyor, Moritz’in zayıf kalbi de bir pil sayesinde atıyor. Bir araya gelmeleriyse ikisinden birinin ölümüne neden olacak.

En karanlık zamanlarında birbirlerine yazdıkları mektuplarla hayatı, hissetmeyi ve sevmeyi öğrenen Ollie ve Moritz için tüm dengeler ortak geçmişlerinin açığa çıkmasıyla değişiyor. Acaba arkadaşlıkları bu değişimi kaldırabilecek kadar güçlü mü?
400 syf.
·3 günde·8/10 puan
Kitabın kahramanları Ollie ve Moritz ... Birbirleriyle asla görüşemeyecek iki çocuğun hikayesi bu. Mektup arkadaşları.. Mektuptan başka kullanacakları iletişim araçları yok çünkü Ollie'nin elektriğe bağlı epilepsisi var bir nevi elektriğe alerjisi var. Moritz'in ise kalbinde pil takılı yani anlayacağınız bir araya gelirlerse ikisinden biri ölecek.

Kitabımız Ollie ve Moritz'in birbirlerine attıkları mektuplardan oluşuyor. Bölüm bölüm birbirlerine attıkları mektupları okuyoruz. Mektuplar aracılığıyla birbirlerine tutunmalarını, sevgiyi, dostluğu ve aşkı öğreteceklerini söylüyorlar ama hikaye bundan çok daha derin ve detaylı. Aslında daha toplumsal bir mesaj vermese de kesinlikle verdiği arkadaşlık ve doğru arkadaşın bizim üzerimizdeki etkisi konusundaki mesajı ile okuduğuma pişman etmeyecek bir kitap oldu benim için. Özellikle de yaşadıkları ya da yaşayamadıkları hayata rağmen iletişimi kesmeyip birbirlerine destek olmaları ve zamanla geliştirdikleri arkadaşlıkları sayesinde hayata bağlanabilmeleri konusunda.

Kitabımız elektiriğe alerjisi olan, Oliver'ın mektubuyla başlıyor. Bu mektupla Ollie ilk defa yazmaya başladığı mektup arkadaşına ve bizlere ufak ufak bilgiler verirken hem kendini tanıtıyor hem de asıl konuya gelmeden önce otobiyografisiyle bizi kitaba çekiyor. Ollie nin elektrik alerjisi öyle iki kızarıklık yapıp sadece kaşındıran şeylerden değil, elektronik hemen her şeyin renklerini görüyor ve bunlardan birine maruz kalırsa nöbetler geçiriyor bu yüzden doğumundan beri annesiyle birlikte ormanın içinde bir kulübede diğer insanlardan ve şehirden soyutlanmış bir halde yaşıyorlar. Kendini kitaplara adamış bir çocuk. Sonrasındaysa sıra Ollie'nin mektup arkadaşı ve görünüşte soğuk bir Alman izlenimi veren Moritz'in mektubuna geçiyor. Moritz daha farklı çünkü gözleri olmadan doğmasına rağmen kör değil. Daredevil gibi anlayacağınız, sesler sayesinde görüyor. Ve bu yüzden geçmişte birçok araştırmaya tabi tutulmuş.

Bilimkurgu kısmı salatadaki fazla tuz gibi (bu nasıl tabirse🤷‍️) olmuş rahatsız etti, bir de cevapsız kalan soruların olması.. Liz karakterini bir türlü sevemem de kitap boyunca sinir olduğum noktalardan. Pardon sevememem değil, yazarımızın Ollie gibi iyi bir çocuğun karşısına, hayatına rağmen ya da hayatından dolayı, tek arkadaş olarak Liz gibi bencil ve uyuz birisini çıkarması...

Ama kitap boyunca beni asıl mutlu edip hayran bırakan şey, ikisinin de hiç görüşüp tanışmasalar bile ve belki de asla tanışamayacakları ihtimaline rağmen yine de birbirleriyle yüzyüze tanışmış onca insandan daha fazla arkadaş olup birbirlerini aydınlığa çıkarmaları oldu. Arada sırada birbirlerini sert eleştirip kavga etseler de ne olursa olsun yazmayı kesmemeleri, birbirlerine açık olup yardım etmeleri ve sonunda, aralarındaki o kadar mesafeye rağmen, gerçek birer dosta dönüşmelerini okumak gerçekten de keyif vericiydi.

Edit.tekrar okudum da çok dağınık bir inceleme olmuş idare ediverin 🤷‍️
400 syf.
·Beğendi·9/10 puan
Herkese selam! Size çok tatlı bir kitabın yorumuyla geldim. Buzdaki Kız'ın kötülüğünden sonra bunu yazmak bana çok iyi gelecek.

Benimle Asla Tanışamayacaksın hepinizin gördüğü bir kitaptır. Birkaç sene önce çok patlamıştı ve ben de uzun bir süre okumak isteyip sonra yine vazgeçmiştim. Ama sonra iyi ki fikrimi değiştirip almışım ve okumuşum. Çünkü Moritz ve Ollie'nin hikayesi çok çok tatlı ve güzeldi.

Kitap Ollie ve Moritz'in birbirlerine yazdıkları mektuplardan oluşuyor. Şimdi, neden sadece mektuplar, neden bir süre sonra buluşmamışlar ki falan diye merak ediyor olabilirsiniz o yüzden hemen bombayı patlatayım. Çünkü Ollie'nin elektriğe alerjisi var. Evet, bildiğimiz elektriğe ve elektrikli çalışan her şeye: Televizyon, telefon, buhar makinesi... Bu yüzden ormanda annesiyle birlikte yaşadığı evden asla çıkmıyor. (tabii ormana falan çıkıyor) Peki neden Moritz'le buluşamıyor sonuçta annesiyle yaşayabiliyorsa Moritz de evine gelebilir? Ama gelemez çünkü Moritz'in de yaşamaya devam edebilmesi için kalbindeki pile ihtiyacı var. Yani evet, Moritz bir nevi elektrikle çalışıyor. Ve Moritz'in bir problemi daha var ama spoi olup olmadığından emin olamadığım için onu yazmayacağım.

Yani, işte bu sebeplerden ötürü Ollie ve Moritz asla birbirleriyle gerçek manada tanışamazlar. Kitabın ismi de buradan geliyor. Ve bu bazen dayanılmaz oluyor, yeter artık, lütfen buluşsunlar falan diyorsunuz ki benim bu konuda ne kadar sabırsız olduğumu az çok biliyorsunuzdur ama yine de birbirlerine yazdığı mektuplar, birbirlerinin hikayelerini dinlemeleri, tavsiye vermeye çalışmaları o kadar güzel ki ben bile bir arada olmadıklarını unutabiliyordum.

Ve Ollie ve Moritz aralarındaki iki yaşın da etkisiyle (ki bu detay HARİKAAAA) birbirinden o kadar farklılar ki, yani bu durumu daha eğlenceli bir hale getiriyor. Ollie 14 yaşında ve biraz hiperaktif, dikkat bozukluğu olduğu için konudan konuya sıçrıyor ve çizgi romanlarla ve süper kahramanlarla kafayı bozmuş durumda ve sürekli Moritz'e hayatındaki olur olmadık kızları ayarlamaya çalışıyor. Öte yandan Moritz ketum ve Ollie'nin bu hallerini çok güvenilmez buluyor ve bunu yüzüne de söylüyor zaten, ayrıca sürekli ona kız ayarlamaya çalışmasını da çok sinir bozucu buluyor ve bunu da yüzüne söylüyor ama aynı zamana Ollie'nin içindeki saf ve iyi çocuğun da farkında ve bu yüzden bir türlü ona tam manasıyla kızamaması ve sert olamaması o kadar tatlı ki kalbinizin sevgiyle dolduğunu hissediyorsunuz.

Kitap boyunca Moritz Ollie sayesinde hayatın bu kadar berbat olmak zorunda olmadığını, güzel yanları olduğunu ve bazen kahraman gibi davranabileceğini de keşfediyor ve Ollie de Moritz sayesinde bazen gerçeklerin iyimserlik maskesinden daha iyi olduğunu ve alerjisi yüzünden olamadığı değil olduğu kişiye odaklanması gerektiğini ve her zaman kahraman gibi davranmak zorunda olmadığını öğreniyor. Ve Liz'i atlatması gerektiğini.

Bir de kitabın sonunda Ollie ve Moritz'in hikayelerini bir noktada birleştiren bir detay var ki bazı noktalardan biraz şaşırtıcıydı ama genç yetişkinin ağır bastığı kitaplarda böyle detayların hikayade olmasını ben gerçekten sevmiyorum. Çünkü biraz sırıtıyor. Ama yine de Ollie ve Moritz'i daha çok birleştirmesi açısından güzeldi.

Ve yine evet sevmediğim kısımlar vardı ki yarım puan onlardan gitti ki önemli değiller. Birisi Ollie'nin annesine ve annesinin Ollie'ye davranış şekli -hangisinin daha sinir bozucu ve saçma olduğuna karar veremedim- biri de Ollie'nin bu Moritz'e kız ayarlama tarzı hareketlerinin çok kısa sürmesi ve Ollie'nin karamsar haline çok çabuk geçmesi. Yani bu kısım biraz daha uzun olsaydı keşke, Ollie'nin o kısımlarını okumayı seviyordum.

Ben kitaba önemli ve önemsiz arası bir spoiyle başladım ama bu kitabın duygusunu benim için çok değiştirmedi. Tabii bilmeden okusaydım nasıl olacağını bilmiyorum, muhtemelen çığlık falan atardım djhkddj. Ve bilerek okumuş olsam bile o kısım gelince... neyse, okuyunca görürsünüz.

Eğer içinizi ısıtacak tatlı bir hikaye arıyorsanız... doğru adrestesiniz!!

Dipnot: Bir an önce ikinci kitabı okumak istiyorum... keşke çevrilmiş olsaydı :(
400 syf.
·8/10 puan
Çocukların ağzından yazılan kitapları ayrı bir seviyorum. Eğer yazarın kalemi kuvvetliyse ve karakterlerin duygularını bize aktarabiliyorsa, işte o zaman kitabı okumaktan ziyade yaşadığımı hissediyorum.

Elektriğe olan alerjisi yüzünden ormanda bir kulübede yaşamak zorunda olan Ollie ile kalp pili sayesinde hayatına devam edebilen Moritz’in yaşadıkları çok etikleyiciydi. Ollie’nin dürüst mizacının aksine ketum Moritz’in yavaş yavaş kurdukları dostluk çok güzeldi. Özellikle Ollie’nin günlük hayatta kullandığımız şeylere yabancı olmak zorunda olması, bu kadar izole yaşaması okurken insanı hayrete düşürüyor. Başlarda mektuplarında kullandıkları birbirinden farklı üsluplara alışmakta zorlansam bile zaman geçtikçe ikisinin de dünyasına girmekte sıkıntı yaşamadım.

Ollie’nin yaşadığı krizleri yazar öyle gerçekçi aktarmış ki her defasında içim parçalandı. İkisi de zaman zaman depresyona girse de diğerinin dostluğu sayesinde bir çok şeyle yüzleşmeyi başardılar.

Birkaç detay dışında kitaptan etkilendim. Bu dostluğa yazarın müdahale etmemesini isterdim açıkçası. Moritz’in hislerinin sonradan dostluklarına zarar vermemesini umuyorum.
400 syf.
·Beğendi·7/10 puan
Bir yabancı ile konuşmak hayatımıza dair bütün detayları anlatmamızı daha kolay mı yoksa daha mı zor yapar diye düşündürdü bu kitap bana. Başlarda kitap yavaş ilerliyor. Mektupları okudukça çocukları tanımaya başlıyorsunuz. İki farklı dünya da ikilinin yaşamına dair bilinmeyenleri de kitabın sonuna doğru öğrenirsiniz. Bir araya gelmelerini engelleyen sebep ise sizi daha çok düşündürecek.Kitap güzel ama bazen yavaş ilerlemesi sıkıcı olabiliyor ama vazgeçmeden okumaya devam çünkü gerçekten okuduğunuza değecek.
400 syf.
·Beğendi·Puan vermedi
#benimleaslatanışamayacaksın & #sendençokuzakta
Elektriksiz bir yaşam düşünebiliyor musunuz? Şahsen ben düşünemiyorum. Hayatımızda öyle bir yeri var ki resmen bağlandık. Arka fonda biz ayrılamayız çalıyor. Ama size elektriksiz yaşayan birinden bahsetmek istiyorum. Hatta elektriksiz yaşamak zorunda olan birinden Oliver ile tanışın. Kendisi elektrik konusunda bir hayli hassas ve bu nedenle herkesten uzak olan ormanın içinde bir kulübede yaşıyor. Hassaslığın ayrıntılarını kitabı okuduktan sonra daha net anlayabilirsiniz. Elektriğe hassas olan karakterimiz Oliver kasabaya gidemeyeceği ve artık kendine bir arkadaş bulmak istediği için bir mektup yazıyor. Bilin bakalım bu mektup kime ulaşıyor? Moritz ah benim küçük kelebeğim... Kalbi pille çalışan güzel kızımız mektubun sahibi oluyor. Aralarında geçenleri okurken sadece gülümseyebildim. Herkesin kalbine iyi gelecek bir hikayeydi.

Bu güzellikleri Sıla Sıla bebeğin kurduğu grupla birlikte okuduk. Bizler bu hikayeye ortak olduğumuz için çok mutluyuz. Umarım sizler de kısa sürede bu yolculuğa ortak olursunuz.
400 syf.
·3 günde·Puan vermedi
Benimla Asla Tanışamayacaksın – Leah Thomas
.
Birbirleriyle asla tanışamayacak iki çocuğun öyküsü ve mektuplarından oluşuyor kitabımız. Neden mi asla tanışamayacaklar? Ollie’nin elektriğe olan alerjisi ve Moritz’in kalbinde pil olması en büyük neden. Yan yana gelme durumunda biri mutlaka zarar görecek.
Bazen asla tanışma imkanımız olmayan insanlara yabancılara içimizi daha rahat dökmek isteriz ya işte tam o ihtiyacın ürünü gibi. Ama yaşadıkları şeyleri hayal etmek bile beni etkiledi. Elektriğe alerjisi var Ollie’nin. Ama hayal edebileceğinizin ötesinde bu durum. Minik bir pilden tutun da elektrik hattı geçen yerlere kadar hepsi zarar veriyor ona. Elektrikten gördüğü ışık onun büyük krizlerinin tetikleyicisi bir de temasını düşünün. Bir çocuğun tüm dünyadan izole bir ormanda elektrik olmadan yalnızca annesiyle ve kitaplarıyla geçirdiği zamanı düşünün. Ama çok hayat dolu bir çocuk o. Mektuplarında susmak bilmez tavrı otobiyografisini yazıp her bir detayı yeni arkadaşıyla paylaşma isteği çok tatlıydı. Biri konuşkan uzun uzun mektuplar yazan çocuk, diğeri de kalbinde pil ve başka zorluklarla mücadele eden, insanlara güvenmekte ve açılmakta zorlanan Moritz.
İkisini de çok sevdim. Sesini duyamadığınız, yüzünü göremediğiniz birine nasıl bağlanıp nasıl sevebilecekseniz onun onlarca katı bir bağ oluşuyor aralarında. Bu bağ yalnız sevgi ve dostlukla da sınırlı değil kitabın sonlarında bambaşka sırlarla ortaya çıkıyor.
Normalde kitaplarda böyle çözülme yerleri favorimdir ama bu kitapta Ollie’nin umutlu hali, hayata tutunması, özellikle onun o minik kalbi için önemli olan Liz ve onu etkileyen olaylar silsilesi kalbime dokundu. Moritz ise en büyük sınavı olmayan gözleri. Zorbalığa maruz kalan, acı çeken ve olgunlaşan bir karakter.
İki farklı hayat, iki farklı insan ve onları birbirine bağlayan samimiyet çok güzel yansıtılmıştı ve çok sevdim. Karakterler çocuk ama hem çok olgun hem çok sevimliler. İnsanların acımasızlığı, hataları ve zorbalıkları bu kitapta etkileyici bir şekilde işlenmişti. Mutlaka okuyun!
400 syf.
·1 günde·Beğendi·9/10 puan
Konusu aşırı orijinal. Zaten beni kendine çeken de konusu olmuştu. Okurken gerçekten iki tane ergenin karşılıklı yazışmalarını okuyor gibi hissettim. Orta yaşlı bir kadının elinden çıkmış gibi değildi yani. Çok keyifli bir kitaptı.
400 syf.
·Beğendi·5/10 puan
Kitabı okurken kanınıza dokunan o dostluk hissini bize yaşatan baş karakterlerimiz Ollie ve Moritz. Onlar bizden çok farklılar. Şöyle ki bizler gibi istediğini yapamaz, istediği gibi davranamazlar.
Hepimiz dostlarımızla arkadaşlarımızla yan yanayızdır. Fakat onlar ne kadar isterlerse istesinler bir araya gelemezler.Çünkü Ollie'nin elektriğe alerjisi varken Moritz'in de kalbinde pil var. Her ne kadar Moritz bu durumdan zarar görmese bile olan tek arkadaşının zarar görmemesi için mektup arkadaşlığına devam etmek zorundalar. Kitabı okurken o dostluğu anlayacak, duygularınıza hakim olamayacaksınız.

Ollie ve Moritz merak uyandıran ve esprili karakterler ve mektuplarında herkes gibi normal şeyler konuşuyorlar. Böyle güzel bir dostluğu hepimizin okuması lazım. Kitapta beğenmediğim tek nokta yazarın anlatımıydı. Her ne kadar samimi olsa da bana göre çoğu yerde sıradan gelmesi kaçınılmaz oldu. Yine de bu kitabı gölgede bırakamadı.
400 syf.
Kitap gayet güzeldi ama ben komik bir sıkıntı yaşadım.

Ollie'nin erkek olduğunu baştan anlamıştım ama Mo'nun ne olduğunu hala da anlayabilmiş değilim. Sanırım ufak bir eksiklikti ama Moritz'e yapılan zorbalıklar gözlerimizi doldurmadı değil. Özellikla cam ve fare olayları. :(

Yine de birini asla görmeyeceğini, o kişiyle asla yüz yüze gelmeyeceğini bilmek ve bunun sayesinde içten içe rahatlamak. Ne yaparsan yap ve ne dersen de zaten karşına çıkamayacak biri. Postacı Kapıyı Çalmayacak gibi, mektup konulu bir kitaptı, ve bunda da tanışmayacağını bildiğin birine yazıyordun. Gayet güzeldi.
400 syf.
·1 günde·8/10 puan
Benimle Asla Tanışamayacaksın güzeldi.
Pek çok insanı sıkabilecek türden bir kitap ama ben hemen bitirdim.

Ollie ve Moritz'İn arkadaşlığı o kadar sıcaktı ki. Aralarındaki bağ çok güçlü. Birbirlerini asla göremeyecek olmalarına rağmen.

Kitap, mektuplardan oluşuyor. Mektuplarda karakterler hakkında bilgiye ulaşabiliyoruz. Yaşamlarından kesitlere de yer verilmiş. Ollie'nin hisleri de çok hoş bir detaydı.

Bilim kurgu kısımlarını pek dikkate almadım.

Sıkılır mıyım: Kitaplardan çabuk soğuyorsanız önermem.
Ya da sürekli olarak macera, aşk hakkında okumak istiyorsanız.

Bilim kurgu diye okumalı mıyım? Kesinlikle hayır.
400 syf.
·12 günde·Beğendi·7/10 puan
Elektriğe alerjisi olan Oliver ve kalbi bir pil sayesinde atan Moritz mektuplaşarak ilginç hayatlarını birbirleriyle paylaşır ve çok iyi arkadaş olurlar.
Yarısından itibaren sürat kazanan kitap ilgi çekici noktalarıyla okuyucuyu kendine bağlıyor. Farklı özelliklere sahip bu çocukların kaderleri ortak bir paydada kesişiyor ve diğer insanlarla normal bir hayat yaşayabilmek için çözümler buluyorlar. Ağır okumalara hafif bir ara vermek isteyenler için uygun bir kitap.
"Eğer insanlar iyi olduğun için sana sorun yaratırsa dik durup koruyucu gözlüğünü çıkar ve onları korkutup kaçır. Deliler gibi gül ve mutlu yunus dalgaları yay..."
"Belki eskiden bana kaçıyordu ama artık bana değil, benden kaçıyordu. Tek bir ek, bütün anlamı değiştiriyordu, Moritz. Bazen dili hiç sevmiyorum."
"Belki eskiden bana kaçıyordu ama artık bana değil, benden kaçıyordu. Tek bir ek bütün anlamı değiştiriyordu."
Leah Thomas
Sayfa 248 - Martı yayınları

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Benimle Asla Tanışamayacaksın
Baskı tarihi:
Temmuz 2020
Sayfa sayısı:
400
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786051869230
Kitabın türü:
Orijinal adı:
Because You’ll Never Meet Me
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Martı Yayınları
Baskılar:
Benimle Asla Tanışamayacaksın
Benimle Asla Tanışamayacaksın
Because You
Ollie ve Moritz...
Onlar bizden çok farklılar.

Hayal bile edemeyeceğiniz özellikleri olan bu iki yakın arkadaşın buluşması imkânsız. Çünkü Ollie’nin elektriğe olan alerjisi hayatını tehdit ediyor, Moritz’in zayıf kalbi de bir pil sayesinde atıyor. Bir araya gelmeleriyse ikisinden birinin ölümüne neden olacak.

En karanlık zamanlarında birbirlerine yazdıkları mektuplarla hayatı, hissetmeyi ve sevmeyi öğrenen Ollie ve Moritz için tüm dengeler ortak geçmişlerinin açığa çıkmasıyla değişiyor. Acaba arkadaşlıkları bu değişimi kaldırabilecek kadar güçlü mü?

Kitabı okuyanlar 463 okur

  • Tuğba Ünal
  • Safiye Sena Gülen
  • Yunus TAN
  • Elif Nur
  • okuyanbirgranger
  • Beyza
  • Kübra Yıldırım
  • Ayşe Altay

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%0
9
%0
8
%0
7
%0.6 (1)
6
%0
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0