Benimle Tanışmadan ÖnceJulian Barnes

·
Okunma
·
Beğeni
·
456
Gösterim
Adı:
Benimle Tanışmadan Önce
Baskı tarihi:
2002
Sayfa sayısı:
180
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789755392370
Kitabın türü:
Orijinal adı:
Before She Met Me
Çeviri:
Serdar Rifat Kırkoğlu
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Ayrıntı Yayınları
Julian Barnes, Benimle Tanışmadan Önce adlı romanında saplantılı bir kıskançlık öyküsünü konu edinerek insan beyninin arkaik alt katmanlarını büyüteç altına alıyor. Acaba, böyle bir arkeolojik usyürütmenin sonunda en kültürlü insanın bile eninde sonunda sürüngensi denebilecek bir beyin taşıdığı sonucuna varılabilir mi? Acaba Kültür ve Uygarlık kavramlarının yaratıcısı olmakla övünen insanoğlu, cinsellik denilen o gizemli alan söz konusu olduğunda Kültürü tümüyle bir yana bırakıp her seferinde içgüdülerinin karanlık mağarasına mı dönmektedir? Kültür ve içgüdüler uzlaştırılabilecek olgular mıdır ya da böyle bir uzlaşım mümkün olabilirse bu, insanoğlu tarafından ne dereceye kadar gerçekleştirilebilir?.. İşte Julian Barnes elinizdeki romanında bu tür zorlu soruların yanıtlarını arıyor. Bir tarihçi olan Graham Hendrick, anlaşmakta güçlük çektiği eski karısı Barbaradan ayrılarak, sevimli Annle evlenir. Anni çok seven Hendrick karısının üzerine fazla düşmekte, ayrıca kendini çok talihli bir erkek olarak görmektedir. Ne var ki, eskiden vasat filmlerde oynamış ikinci sınıf bir sinema oyuncusu olan karısının filmlerdeki sevişme sahnelerini zina olarak algılayan Grahamın mutluluğu büyük bir darbe alır; kıskançlığı tam bir saplantıya dönüşür, en küçük ihanet kuşkuları birer karabasan olur çıkar. Karısının eski aşıklarının ona hediye etmiş olduğu kitapları inceler, eski filmlerini tekrar tekrar seyreder, hayalinde olmadık şeyler canlandırır. Belki de karısının kendisiyle tanışmazdan önceki hayatı aslında o denli önemli değildir, geçmiş boyutu insan hayatının varolan tek boyutu değildir, ama olup bitenlere bir de "tarihçi" gözüyle baktığında her şey bambaşka bir görünüm almaktadır... Julian Barnes her zamanki ironisiyle çok özel yazınsal tadlar içeren bir kıskançlık öyküsünü anlatıyor.
40'ından sonra azanı mı desem, rahat battı mı desem... Tarih profesörü evliliğini sonlandırıp başka biriyle evlenir. Öyle bizim yazarların sığlığıyla öğrencisiyle değil tabi. insanın sevdiğini değil sevdiğinin insanı öldürmesinin hem de sadece var olarak onun istediği her şeyi yaparak öldürmesinin öyküsü. Toplumun uygun gördüğü yaşamın kendisini bunalttığını ve körelmiş idealist ruhunu bir kez daha kullanabileceğini düşünür. Yalnız evlendiği kadının geçmişinde yaşadığı ilişkiler ve yaşama şekilleri ona fazla gelir. Bu durumu kabul etse de kadının hoşgörülü tutumuna karşın kadına sahip olamadığını kadının saygısını kazanamadığını düşünür. (Daha önce gitmediği yerlere götürmek sevişmediği şekillerde sevişmek vb.) Kadının bakire yönlerini keşfetmeye çıkan bir yolculuk söz konusu...
Otello, kıskançlık görünümüne sahip bir saflığın öyküsüydü. Bu ise kıskançlık aşağılık duygusu görünümüne sahip erkeğin kadını taşıyamamasının ve erkekler arası görünmez olan ama yoğun hissedilen hiyerarşinin öyküsü. (P.S. Adam profesör de olsa kadının yanında ezik kalıyordu...)

Muhakkak okunmalı...
O zamanlar otuz sekiz yaşındaydı: on beş yıldır evliydi; on yıldır aynı işteydi; esnek ödemeli bir konut kredisi borcunu yarılamıştı. Yaşamını da yarıladığını düşünüyordu; ve yokuş aşağı inişi artık hissedebiliyordu.
Ve Ann döndüğünde, kendini onu seyrederken, ilk karşılaşmalarında olduğundan çok daha yakından incelerken buluyordu. Bu kılı kırk yaran tutku kimi zamanlar umutsuz ve çılgınca oluyordu.
"Evde kalmış değilim ve koca da aramıyorum.” Artık her partiyi, her akşam yemeğini mükemmel bir hayat arkadaşı -ya da hatta uygun birini- bulmak üzere beklemiyordu. Zaten, niyetlerle sonuçlar arasındaki şaşırtıcı, komik uyuşmazlığı çoktan kavramıştı.
Bütün bunlar Graham’ın birkaç yıl önce, törensi bir şekilde dışlandığı o mahrem ana-kız alanıyla mı ilgiliydi yoksa?
Onu çok seviyordum. Yaşamımın kalan kısmını onunla geçirmeyi planlıyordum....Derken adam birdenbire zayıfladı, saçları ağardı ve benden uzaklaştı ve ben onun ölüşünü seyrettim.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Benimle Tanışmadan Önce
Baskı tarihi:
2002
Sayfa sayısı:
180
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789755392370
Kitabın türü:
Orijinal adı:
Before She Met Me
Çeviri:
Serdar Rifat Kırkoğlu
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Ayrıntı Yayınları
Julian Barnes, Benimle Tanışmadan Önce adlı romanında saplantılı bir kıskançlık öyküsünü konu edinerek insan beyninin arkaik alt katmanlarını büyüteç altına alıyor. Acaba, böyle bir arkeolojik usyürütmenin sonunda en kültürlü insanın bile eninde sonunda sürüngensi denebilecek bir beyin taşıdığı sonucuna varılabilir mi? Acaba Kültür ve Uygarlık kavramlarının yaratıcısı olmakla övünen insanoğlu, cinsellik denilen o gizemli alan söz konusu olduğunda Kültürü tümüyle bir yana bırakıp her seferinde içgüdülerinin karanlık mağarasına mı dönmektedir? Kültür ve içgüdüler uzlaştırılabilecek olgular mıdır ya da böyle bir uzlaşım mümkün olabilirse bu, insanoğlu tarafından ne dereceye kadar gerçekleştirilebilir?.. İşte Julian Barnes elinizdeki romanında bu tür zorlu soruların yanıtlarını arıyor. Bir tarihçi olan Graham Hendrick, anlaşmakta güçlük çektiği eski karısı Barbaradan ayrılarak, sevimli Annle evlenir. Anni çok seven Hendrick karısının üzerine fazla düşmekte, ayrıca kendini çok talihli bir erkek olarak görmektedir. Ne var ki, eskiden vasat filmlerde oynamış ikinci sınıf bir sinema oyuncusu olan karısının filmlerdeki sevişme sahnelerini zina olarak algılayan Grahamın mutluluğu büyük bir darbe alır; kıskançlığı tam bir saplantıya dönüşür, en küçük ihanet kuşkuları birer karabasan olur çıkar. Karısının eski aşıklarının ona hediye etmiş olduğu kitapları inceler, eski filmlerini tekrar tekrar seyreder, hayalinde olmadık şeyler canlandırır. Belki de karısının kendisiyle tanışmazdan önceki hayatı aslında o denli önemli değildir, geçmiş boyutu insan hayatının varolan tek boyutu değildir, ama olup bitenlere bir de "tarihçi" gözüyle baktığında her şey bambaşka bir görünüm almaktadır... Julian Barnes her zamanki ironisiyle çok özel yazınsal tadlar içeren bir kıskançlık öyküsünü anlatıyor.

Kitabı okuyanlar 11 okur

  • DD
  • mahmut keser
  • Özlem
  • cnzs
  • Ali Kılıç
  • AbdullahG
  • Ipek Bazman
  • Kenan Akkuş
  • Çiğdem Bağcı
  • Levent Göven

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%0
9
%14.3 (1)
8
%42.9 (3)
7
%28.6 (2)
6
%0
5
%0
4
%14.3 (1)
3
%0
2
%0
1
%0