Adı:
Benliğini Arayan Çocuk
Baskı tarihi:
Ekim 2018
Sayfa sayısı:
268
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786052221426
Orijinal adı:
Dibs in Search of Self
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Panama Yayınları
Benliğini Arayan Çocuk yazıldığı tarihten bu yana güncelliğini ve etkisini yitirmeyen, benzerleri arasından orijinalliği ve içtenliğiyle sıyrılan önemli bir mesleki ve edebi çalışma. Zekâ geriliği olduğu düşünülen, içine kapanık ve iletişim kuramayan Dibs’in, oyun terapisiyle yeteneklerini adım adım nasıl keşfettiğini, benliğini ararken ortaya çıkan samimi duygularıyla nasıl baş ettiğini, sürece bizzat dahil olduğunuzu hissederek okuyacaksınız.

Bir anne baba gerçekten istemedikleri halde dünyaya bir çocuk getirirler mi? Peki, o çocuk ana rahmine düştüğü anda bunu hissedebilir mi? Böyle bir aile ortamında bir çocuğun sığınabileceği, kendi iç dünyasından daha güvenli bir yer var mıdır? Gerçek terapi kayıtlarından derlenerek yazılmış olan bu kitap, çocukları tanımak, anlamak ve onlara nasıl yaklaşmak gerektiği konusunda hayatınızda yeni ve çok insani bir pencere açacak.

Anne babalar, öğretmenler, öğrenciler ve çocukların eşsiz iç dünyalarını merak eden herkes için bir başucu kitabı olacağını düşündüğümüz Benliğini Arayan Çocuk, bir çocuk psikolojisi uzmanı eliyle yenilenen Türkçe çevirisiyle sizlerle…

“Bence tüm çocukların tırmanmak için kendi tepeleri olmalı. Ve bence tüm çocukların gökyüzünde sadece kendilerine ait bir yıldızları olmalı. Ve bence tüm çocukların kendilerine ait bir ağaçları da olmalı. Bence böyle olmalı…”
268 syf.
·5 günde·Puan vermedi
Fazla SPOİLER İÇERİR hatta Yakup 'un deyimiyle kitabı okumuş gibi olabilirsiniz ben uyarımı yapayımmm !
Dibs isimli bir çocuğun zihinsel engelli olduğu düşüncesi ile oyun terapisine yönlendirilmesi ve bu süreçte çocuğun ailesi ve benliğine dair tüm soruların yanıt bulduğu gerçek bir hikayedir.
İlk önce genel bir yorumda bulunulacak olursa okuyucuyu sıkmayan, dili gayet sade ve akıcı olan bir kitaptı.Günlük yaşamımızda rastladığımız aile ilişkilerimize benzediği için kitabın sonunu heyecanla çektim.2 günde bitirdim ve inanın bitmesini istemediğim ve gerçekten her ebeveynin kesinlikle okuyup pay çıkarması gereken bir kitap olduğu kanaatine vardım.
Dibs’i bir çok insan gözlemliyor ve onun bu gelişimsel geriliğine kimse anlam veremiyordu herkes bir elden çabalıyor ama gelişme kaydedemiyordu ben kitabın ilk bir kaç bölümünü okuyup bu kısımları gördüğümde çocuğun ailesi ile ilgili bariz bir sıkıntısı olduğunu daha devamını okumadan anlamıştım çünkü gerçekten canhıraş bir uğraş söz konusu idi onunla ilgili.Nitekim de öyle çıktı.Çocuğa test uyguladıklarında gelişimsel bir geriliği olmadığı ortadaydı.Sürekli bu davranışlarını zihinsel ve gelişimsel bir geriliğe bağlayan ailedeydi sıkıntı.Aslında bu kitapla şunu düşündüm çocuk bizim ona gösterdiğimiz sevgi kadar var olur ve ne kadar belli etmesek de kendisi ne kadar istenmediğinin, sevilmediğinin, bir değeri olmadığının farkına varır.Neden konuşup kendini bir daha böyle insanlar için yorsun ki.Freud’ a göre fallik dönemin içindedir.Kitapta görülür bir oidipus kompleksine rastlamadım ayrıca babasıyla bir özdeşim kurma girişimi de görmedim.Erikson’a göre ise Girişimciliğe karşı suçluluk evresi içindedir bu evrede çocuklar bir şeyleri gerçekleştirmek için algısal,motor,bilişsel ve dil becerilerini kullanır.Düşünce ve eylemde cinsel konulara, bilinmeyen şeyleri öğrenmeye,çevresini genişletmeye yönelik artmış bir merak ve haz duygusuyla yönelmeye başlar.Bu dönemde engellenen ve cezalandırılan çocuklar suçluluk duygusu geliştirir.Dibs’in hareketlerinden ve davranışlarından aşırı bir engel ve cezalandırma görülüyordu zaten.Bu da onda suçluluk duygusu yaratmıştı.Dibs’in bağlanma stili ile ilgili olarak da güvensiz dağınık bağlanma stiline sahip olduğunu görüyoruz nitekim güvensiz dağınık bağlananlar güvensizliklerini dağınıklık ve uyumsuzluklarıyla gösterirler.Dibs’te bu uyumsuzluğu her yönü ile görebiliyoruz.Uyumu etkileyen faktörlere baktığımızda ailenin tutumunun ne kadar önemli olduğunu görebiliyoruz.

Sıcak bir ilişki çocukların sorumlu ve kendi kendini denetleyebilir bir kişilik geliştirmesine yardım ederken, düşmanca ilişki ise saldırganlığı destekleme eğiliminde olur.

Evet Dibs annesinin deyimiyle onun kariyerini bitiren(hatrı sayılır bir doktordur kendisi),bu sebeple de bilim insanı olan kocasının ondan soğumasına neden olan bir çocuk olarak o ailede var oldu.Evde onun yüzünden sürekli tartışma çıktığı için pek de sevilmedi.Bu sevgisizlik zamanla onun her şeyine yansıdı ama aile suçu üstlenmek yerine Dibs’te bi sıkıntı olduğunu ileri sürdü aslında burada bile ne kadar ötelendiğinin farkına varabiliriz.Sırf o düzelsin diye kardeş yaptılar ama Dibs’in istediği sevgi ve şefkat olduğu için bu da bir çözüm olmadı.Çocuk ise sırf onların bu sevgisizliği ile baş etmek için bu yolu geliştirmişti kendine.İçinde bulunduğu duruma karşı hedonik bir adaptosyon sağlayamadı.Zaten böyle bir duruma karşı bunu göstermesi de normal karşılanmazdı.Bu durum yine çocukta düşük benlik saygısına sebep olmuştu. .Piaget çocuğun kişilerarası ilişkilerde en fazla deneyimlediği şeyin sosyal duygular olduğunu belirtmiştir.Onun bilişsel yapısının da ahlaki yaşamını etkilediğini düşündüğü 3 tip duygusal eğilimden bahsetmiştir bunlardan birincisi doğumdan ergenliğe kadar olan bireyin gelişimi üzerinde önemli rol oynayan sevgi gereksinimidir.İkinci duygu durumu ise itaat ve uyma davranışında etkili olan, büyük ve güçlü olana karşı duyulan korku hissidir.Üçüncüsü ise sevgi ve korkudan oluşan ve ahlak gelişiminde oldukça önemli olduğu düşünülen saygı hissidir.Piaget’e göre çocuğun kuralları içsel olarak kabul etmesi ve bunu gerçekleştirmede zorunluluk hissi duyması,kuralların saygı duyduğu bir kişiden yani hem sevdiği hem de korktuğu bir kişiden gelmesi gerekir.Sadece korktuğu ve ya da sadece sevdiği birinden gelmesi onda içsel kabul yaratmayacaktır.Dibs de babasına ve annesine karşı sadece korku hissettiği için itaat etmiyordu.Kuralları içselleştirmiyordu.Kardeşine ve arkadaşlarına karşı salgırgan davranışlar göstermesinin nedenin altında yine aile tutumu yatıyordu.Düzensiz aile ortamı,anne-baba tutumları, anne babanın çocuk yetiştirme biçimi, anne-baba ilişkileri, ihmal ve istismar,travma ve toplumsal riskler oluşturabilir.Anne-babanın çocuğun saldırgan davranışlarına karşı baskıcı,otoriter tutumu,çocuktaki kavgacı davranışın ona daha çok yerleşmesini sağlar. Çocukta var olan enerjinin boşalmasına izin verilmemesi, engellenmesi,çocuğa karşı ilgisiz tutum sergilemek de çocukta saldırganlığa sebebiyet vermektedir.Ayrıca Dibs’te parmak emme davranışı da görülüyordu bu da yine aynı şekilde baskıcı aile ortamından ve ailedeki gerginlikten oluşan bir durumdu.

Çocuk terapisi ile Bayan A (Dibs’in isimlendirdiği Bayan A diye hitap etmek istiyorum)Onun ruhunun derinlerine indi ve çocuğa doğası gereği beklediği sevgi ve şefkatle yaklaştı. Her türlü sosyal destek sağladı ona karşı.Çocuklar aslında bir oyun kurgularken bize yaşantılarından bahsetmiş olurlar,nitekim Dibs de oyun terapisi boyunca oyuncaklara bir çok anlam yükledi.Ona karşı sergiledikleri tutum yüzünden çocuk onları affetmekte hayli zaman harcadı. Oyuncaklara atfettiği anlamlar sayesinde aile ilişkilerine,arkadaş ilişkilerine,ideallerine her şeyine ulaştı Bayan A ve tabi bilinçdışına bastırdığı duyguları da . Minimal düzeyde görülen ya da hissedilen demek daha doğru olur psikopatolojik sıkıntılar da yavaş yavaş varlığını yitirdi.Kitapta Bayan A ve Dibs’in annesi hakkında bir terapiden bahsedilmiyor ama Dibs ile eş zamanlı olarak anneye de terapi yaptı diye düşünüyorum çünkü annesi zamanla kendisini açtı Bayan A’ya ve her şey buradan sonra başladı.Aile kendini düzeltmeye çalıştıkça Dibs de kendine bir düzen verdi.Ailesi onun üzerine kilitlediği kapıları, pencereleri açtıkça(somut bir şekilde gerçekten öyle yapmışlardı)Dibs de gerek zihninin gerekse yüreğinin kapılarını onlara açtı.Mutsuz halinden,saldırgan davranışlarından,masanın altına saklanmalardan,tek düze konuşmalardan hepsinden geçti ve bu değişim için herkes çok mutlu oldu.Baştan beri dediğim ve anladığım en büyük şey değişim ailede başlar ve çocuk da bu değişime ve düzene ayak uydurur.Oyun terapisi boyunca Bayan A Dibs’e sadece soru sorarak onu açtı ona asla bir yönlendirmede bulunmadı bu benim dikkatimi çok çekmişti çocuk o sorularla bile kendisinin önemsendiğini ve ona soru sorulduğunu düşünüyordu.En sonunda aile tüm durumun geç de olsa farkına vardı onu aslında olduğu gibi kabul etmeyi varlığı üzerine büyük bir sevgi ve saygı beslemeyi öğrendi ve tabiki en çok öğrendikleri şey paranın çocuklarının o güzel yüreği ve sevgisi üzerine hiçbir anlam ifade etmeyeceği idi.Anne bir konuşmasında şu cümleleri sarf etmişti ‘’Ona bir faydası olur diye paranın satın alabileceği her şeyi verdik’’ çocuk ruhu parayla değil sevgiyle sarılırdı oysa.
Ve Dibs’in içimi parçalayan şu sözü aslında benim anlattığım her şeyi özetler nitelikte’’Sevgiyi hissettiğimde mutsuz olmadığımı fark ettim.’’En çok tedirgin olduğum yeri ise Dibs’in oyuncaklara anne baba kardeş vasfı yükledikten sonraki onları öldürme planları idi.O bir çocuktu sonuçta.Nasıl dedim ya nasıl olur da doğası gereği masum,mutlu,iyimser olan bir çocuk cinayet planları yapabilir? Biz bile kötümser olmayı bazı şeyleri görerek zamanla öğreniyoruz o yaşında bunu öğrenecek kadar nasıl bozabilirler doğasını bir çocuğu ?
Dibs, hikayesi ile tüm ebeveynlere örnek olur nitelikte bir çocuk gerek kurduğu dünyası ile gerek oyuncaklara atfettiği anlamlar ile.Bir çocuk bizden hanlar,hamamlar istemez ki onlar bilmez ki zenginlik nasıl olur sadece gönül zenginliğini bilirler o işler sadece.Yoksa koskoca bilim adamının ve başarılı bir doktorun oğlu ol sana her şeyi alsınlar üzerine de bir kilit vursunlar ya da çok fakir bir ailede ama zengin yüreklerle büyük sevgi versinler sana hayallerinin de özgürlüğünün de sınırı olmasın bir çocuk hangisini seçer ki ? Bunun cevabı çok zor olmasa gerek.
Onlara asla büyük insanlara yaklaştığımız gibi yaklaşmamayı öğretti Dibs bana her şeyden önemlisi de buydu.Meslek hayatıma da çok büyük katkısı olacak bu düşüncenin.Çünkü onlarla iletişim kurarken onların yaşına inerek dinlediğimizde olaylara daha somut baktığımızda çok da zor gelmeyecek yaptığım iş bana.Ayrıca değişimin bir anda olmayacağını zaman alacağını ama sonu sağlam olacağını da öğretti bu hikaye bana.Rabbim nasip eder de öğretmen olursam velilerime şiddetle tavsiye edeceğim hatta görüşmelerimde değineceğim bir kitap olarak kitaplığımda en güzel köşeye sahip olacak.Dibs’in bir abla olarak bile bana kattığı çok şey oldu.

Sonuna kadar tahammül edip okuduğunuz için teşekkür ederim.Sağlıkla kalın :)
Sevginin yeşillendiremeyeceği çöl yoktur!...
268 syf.
·Beğendi·10/10
Duygu karmaşıklığı , aile baskısı , kendini tanıyamamanın açtığı büyük boşluk içinde reddedilen , anlaşılmaya dair tüm umutlarını tüketen yalnız bir çocuk.. Sadece yönergelere uyup sorun çıkarmadığı sürece problem yaratmayan görmezden gelinen ve başarılı olduğu kadar takdir edilmeye layık makine gibi yetiştirilen bir çocuk..
Ait olmak duygusu ihmal edilmiş çocuk olduğu unutulmuş bir çocuk ..
Tüm bunların yanında hayal kırıklığı yaşayan , utanç duyan ve yetersizlik hisseden , çocuğundan umudu kesmiş bir anne ve baba olmanın tek gerekçesinin çocuk için en iyi koşulları yaşatmak olduğunu düşünen ve yaşayan bir baba..
Örülen duvarlar .. tüm bunların çocukta meydana getirdiği büyük yıkım içe kapanma ile sonuçlandı ..
Oysa sevgi , koşulsuz kabul , kişiliğe duyulan saygı ve bireyin sorumluluk alarak birey olduğunu hissetmesi tüm duvarları yıkabilir.. Kumlara gömülü kalan tüm acılar gün yüzüne çıkabilir ve bireyin çözümleyemediği tüm duygular bir bir çözümlenir ..
Müthiş bir Oyun Terapisi örneği ..
Yerinden çatlamış bir aile yapısının sağlam temeller atmasının sevgi , saygı ve kabul ediş ile gercekleşmesi mümkün ..
268 syf.
·5 günde·Beğendi·10/10
Kitap çok akiciydi, yormadi. Karakterin sevimliliği ayri bir okuma istegi olusturuyor. Bence her anne babanın hatta bu niyeti taşıyan her bireyin, çocuklar ile alakalı olan her yetişkinin uygulayacağı eğitimi sorgulaması için okuması gerekiyor.Ahh Dibs senin de dediğin gibi:" Bence de tüm çocukların tırmanmak için kendi tepeleri, gökyüzünde kendilerine ait bir yıldızları ve kendilerine ait bir ağaçları olmalı. " Üzerlerine kapatılan kapıları olmamalı çocukların :((((
268 syf.
·10 günde·Beğendi·Puan vermedi
Bölümüm gereği; bir hocamızın tavsiyesi üzerine alıp okuduğum ve okumaktan çok keyif aldığım bir kitap oldu. Kitap, 5 yaşındaki bir çocuğun; benliğini arayışı ve bu arayışta oyun terapisinin önemine vurgu yapılmaktadır. Aynı zamanda kitap, kendisini sosyal ve bilişsel açıdan kapatan bir çocuğun, oyun terapisi yoluyla hem zekâsını hem de duygularını ifade etmedeki özgürlüğünü ve yeteneğini ortaya çıkardı.

"Sembolik oyununda incinmiş ve yaralanmış duygularını ortaya dökmüş, oradan güçlük ve güvenlik duygularıyla çıkmıştı. Kimliğiyle gurur duyarak, ihtiyaç duyduğu benliğinin arayışına girmişti. Şimdi sahip olduğu yeteneklerle uyumlu bir benlik kavramı inşa etmeye başlıyordu. Kişisel bütünleşmesi tamamlanıyordu.
Küçük, olgunlaşmamış ve korkmuş Dips'i, yeterlik, güvenlik ve cesaret duygularıyla güçlenen bir benlik oluşumuyla değiştirmişti. Duygularını anlamayı öğrenmişti. Onlarla nasıl baş edeceğini ve onları nasıl kontrol edeceğini öğrenmişti.
Dips artık korku, öfke, nefret ve suçluluk duyguları altına gömülmüyordu. Kendi hakları olan bir kişiydi artık. Onur ve özsaygıya kavuşmuştu. Bu rahatlık ve güven sayesinde, dünyasındaki diğer insanları kabullenmeyi, onlara saygı duymayı öğrenebilirdi. Artık kendisinden korkmuyordu." Kitapta geçen bu alıntılar; en beğendiğim alıntılar arasında yerini aldı
Herkesin rahatlıkla okuyabileceği bir kitap. Tavsiye edilir.
Son olarak, kitabın bir bölümünde Dips doktor A'ye veda ederken" Mutlu ve hoşça kal" demişti. Bende şimdi Dips'e diyorum "mutlu ve hoşça kal Dips"
268 syf.
·8 günde·7/10
Dibs, ben de seni unutmayan kişiler grubuna girdim sanırım. :)) Etrafımıza dikkatli bakarsak birçok Dibs belki görürürüz. Bu kitap bana her malzemeyi fütursuzca alan ve çocuğunun yüzünü beş dakika görmeye bile tahammül edemeyen insanların anne baba olmaması gerektiğini ögretti. Okursanız elbet kendinizden de bir parça bulacaksınız.
Keyifle kalın, kitapla kalın. :))
268 syf.
·Beğendi·10/10
Zavallı ebeveynlerinin kariyerini etkileyeceğini düşünüp, istenmeyen bir çocuk olarak dünyaya gelen bir Dips var. Bir çocuğun iç dünyasını oyun terapisi ile ortaya çıkarmak ve Dips'in kendi benliğini bulmasını sağlamak... Harika bir kitaptı etkilenmemek elde değil, keşke her ebeveyn okusa bu kitabı. Virginia M. Axline
268 syf.
·3 günde·10/10
İşi ve mesleği küçük çocuklar olan ve tabi ki de her anne babanın mutlaka okuması gereken bir kitap. Tek solukta ve sıkılmadan okunuyor. Sevgi, saygı ve güven yoksa Bir çocuk kendini nasıl bulabilir? Özbenliğini yitirmiş baskı altında kalmış iletişim ve motor becerileri sıfır olan üstün zekalı bir çocuğun kendini bulma serüveni okunmaya değer. Yaşanmış bir olay olması da ayrı bir duygu katıyor
268 syf.
·4 günde·Beğendi·10/10
5 yaşındaki bir çocuğun birey olma mücadelesini, onun iç dünyasını bizlere sunan bir kitap. Ailesi tarafindan otistik veya zihinsel geriliği olduğu düşünülen reddedici ebeveyn tutumuyla yetistirilen Dibs'in, Bayan A. Ile oyun terapisi seanslarından oluşuyor. Her seansı iple çekeceğiniz, merakla beklediğiniz, zaman zaman şaşırdığınız ve içinizi ısıtan bir kitap olmuş. Bir çocuğun içsel dünyasındaki yolculuğunun, duygularının, düşüncelerinin tanığı olduğunuz hiç bitmesini istemeyeceğiniz bu kitabı kesinlikle herkese tavsiye ediyorum.
268 syf.
·4 günde·10/10
Okadar beğendimki sanırım bu beğenimi ifade etmekte kelimelerim gerçekten yetersiz kalır sunuş kısmından yazarın notuna kadar her sayfasını ayrı bir merak ve elimden bırakmama isteği ile okudum Dibsin içsel yolculuğu kendini buluşu terapistin yaklaşımı muhteşemdi kitabı okudukça çocuklarıma karşı yapmış olduğum hatalar yanlışlar yüzüme yüzüme çarptı adeta Çok şey hissettim en büyüğüde çoğumuz benliğimizi bulabilmişmiydik sorusu ben üzülerek söylemeliyimki bulmadığımı hissettim umarım çocuklarıma karşı bundan böyle bu yaklaşımda olabilirim ve onlara kendileri olma yolunda bi katkım olur sanırım bu kitabı etrafımdaki özellikle ailemdeki herkese okuması yönünde ısrarcı olacağım
268 syf.
·2 günde·Beğendi·10/10
Anne,babalar,öğretmenler ve biz ruh sağlığı çalışanlarının kesinlikle okumasını tavsiye ettiğim akıcı bir kitap.
Aldığım oyun terapisi dersini kafamda daha da oturtmaya sebep olan eser.
5 yaşındaki küçük Dibs,anne,babasının davranışları ve "Aman küçük o daha çocuk yaa, ne anlar dediğiniz şeylerin çocuk dünyasında yarattığı deprem ve tamir olması güç şeyleri oyun terapisi seanslarında gözler önüne seren bir yapıt.
"Çok zor çocukların" bile kalbine dokunmanın yollarını bulduğumuzda o kilitli kapılar sizlere sonsuz açılır...
268 syf.
·2 günde
Virginia Axline, çocukları tedavi etmek için popüler bir yöntem olan oyun terapisinin kullanımına öncülük etmiş bir psikolog kitapta da otizm ya da zihinsel geriliğinin bulunduğu düşünülen 5 yaşındaki küçük bir çocuğun gerçek yaşanmış öyküsünü kaleme almıştır. Dibs iletişim kuramayan, yaşıtlarının gerisinde görünen bir çocuk. Ailesi tarafından farkedilmiş davranışları sonrası oyun terapisine başlatılmıştır, kişiliğini arayan bir çocuğun psikoterapi sürecinin bölüm bölüm anlatıldığı bir kitap seansların amacı çocuğa kendini tanıma geliştirme büyüme ve sosyalleşme gibi fırsatlar vermek. Tüm oyun seansları detaylıca anlatılmış dikkat çeken kısmı çocuğun davranışlarına hiç müdahale edilmeden kendini tanımasına,keşfetmesine olanak tanınmış. Ve takılıp üzüldüğüm şey istenmeden dünyaya getirilen Dibs'ten ailenin utanması bu süreçte yeterli sabrı ve inancı gostermemeleri... Tüm ebevenylerin okunması gereken bir kitap olduğunu düşünüyorum.
"Belki de kolayca kabul edemeyeceği duygularını daha derinden irdelemektense şeyler hakkında entelektüel bir tavır sergilemek ona kendini daha güvende hissettiriyordu."
Gün ışığında insan tüm cevapları bildiğini ve her şeyi olduğu gibi görebildiğini zanneder. Oysa gökyüzü karardığında, önyargılar yumuşar, suçlamalar çekilir ve duygular ortaya çıkar. Alacakaranlıkta tüm kesinlikler belirsizlikle yer değiştirir.
Virginia M. Axline
Sayfa 25 - Panama yayıncılık
Onlara türlü sebeplerle katlanılmaz gelen bir dünyaya karşı kendilerini ısrarla savunan ve böylelikle korku ve kaygılarının üstesinden gelen çocuklar tanıdım.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Benliğini Arayan Çocuk
Baskı tarihi:
Ekim 2018
Sayfa sayısı:
268
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786052221426
Orijinal adı:
Dibs in Search of Self
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Panama Yayınları
Benliğini Arayan Çocuk yazıldığı tarihten bu yana güncelliğini ve etkisini yitirmeyen, benzerleri arasından orijinalliği ve içtenliğiyle sıyrılan önemli bir mesleki ve edebi çalışma. Zekâ geriliği olduğu düşünülen, içine kapanık ve iletişim kuramayan Dibs’in, oyun terapisiyle yeteneklerini adım adım nasıl keşfettiğini, benliğini ararken ortaya çıkan samimi duygularıyla nasıl baş ettiğini, sürece bizzat dahil olduğunuzu hissederek okuyacaksınız.

Bir anne baba gerçekten istemedikleri halde dünyaya bir çocuk getirirler mi? Peki, o çocuk ana rahmine düştüğü anda bunu hissedebilir mi? Böyle bir aile ortamında bir çocuğun sığınabileceği, kendi iç dünyasından daha güvenli bir yer var mıdır? Gerçek terapi kayıtlarından derlenerek yazılmış olan bu kitap, çocukları tanımak, anlamak ve onlara nasıl yaklaşmak gerektiği konusunda hayatınızda yeni ve çok insani bir pencere açacak.

Anne babalar, öğretmenler, öğrenciler ve çocukların eşsiz iç dünyalarını merak eden herkes için bir başucu kitabı olacağını düşündüğümüz Benliğini Arayan Çocuk, bir çocuk psikolojisi uzmanı eliyle yenilenen Türkçe çevirisiyle sizlerle…

“Bence tüm çocukların tırmanmak için kendi tepeleri olmalı. Ve bence tüm çocukların gökyüzünde sadece kendilerine ait bir yıldızları olmalı. Ve bence tüm çocukların kendilerine ait bir ağaçları da olmalı. Bence böyle olmalı…”

Kitabı okuyanlar 686 okur

  • Elif KURTULAN
  • Nihal tapar
  • Bir'mumine
  • T. AKIN
  • Ayşegül Akyol
  • Özge yilmaz
  • Sena
  • Nergis Karaaslan
  • Sevcan Yalçınkaya
  • ilknur karakaya

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%50.6 (129)
9
%23.5 (60)
8
%16.9 (43)
7
%7.1 (18)
6
%1.6 (4)
5
%0
4
%0.4 (1)
3
%0
2
%0
1
%0

Kitabın sıralamaları