Beraber Yürüdük Biz Bu Yıllarda

8,8/10  (108 Oy) · 
404 okunma  · 
90 beğeni  · 
2.608 gösterim
Son 10 yılda yaşadığımız her şey

"Beş gazetenin arşivinden 460 bin sayfa taradım. Sırf arşiv taraması 1.5 senemi aldı. İsim Şehir Hayvan ve İsim Şehir Bitki gibi köşe yazılarımdan derleme değil... Sıfırdan yazıldı. 3 Kasım 2002'de başlıyor. Bugüne kadar geliyor. Çıraklık, kalfalık, ustalık diye üç bölümden oluşuyor."
-Yılmaz Özdil, Hürriyet, 30 Temmuz 2013-

Bir tablo hayal edin.
Sanat eseri.
Miras. Size ait.
Tuvali, Türkiye coğrafyası.
Boyası, şehit kanı, alın teri.
Her sabah uyanıyorsunuz.
Gururla seyrediyorsunuz.
Ama, birileri her sabah sizden önce uyanıp o tablonun başına geçiyor
ve orasına burasına minik minik fırça darbeleri atıyor.
Her sabah bir minik fırça darbesi.
Usta işi.
Küçük küçük değişiyor tablo.
Aniden değil.
Milim milim.
Alıştıra alıştıra.
Yedire yedire.
Aradan yıllar geçiyor.
Tablo, o tablo olmaktan çıkmış!
Komple değişmiş.
Dedim ya, kanıksamışsınız.
Bakıyorsunuz bakıyorsunuz...
Tablo, hâlâ aynı tablo zannediyorsunuz.
Peki ne yapılabilir?
Fark, nasıl fark edilebilir?
Orijinal'in aslında ne kadar değiştiği...
Ne hale getirildiği...
İlk bakışta nasıl anlaşılabilir?
Tek çare var. Kıyas.
Tablonun ilk haliyle...
Son halini yan yana koymalı.
(Tanıtım Bülteninden)
Sadettin TANIK 
01 Nis 2015 · Kitabı okudu · 2 günde · 9/10 puan

Güncel olayları zamanında ele almış köşe yazılarının kitap olarak derlemiş. İktidarı zaman zaman ince ince eleştiren bazen ironi yaparak eleştiren bazen de sert bir dille eleştiren Yılmaz Özdil'in kitaplarını okuyarak siyasi gelişmelerden haberdar olma gerekliliğine inanıyorum. Keyifle okuyorum.

. 
25 Mar 2015 · Kitabı okudu · Beğendi · Puan vermedi

Gerçekleri öğrenip mutsuz olmak isteyen insanlar için birebir bir eser. Kitabı okumaya başladığınız andan itibaren ne yazık ki bir kurgu bir kitap olmasa da kurgular üzerine gelen bir iktidarın ülkemizdeki son 10 yılını ortaya koyuyor. Siyasi anlamda bir farkındalık yaratamamış iktidarın hüküm sürdüğü şu yıllarda ve geçmiş yıllarda uyanmak ve anlamak adına güzel bir eser. Dipnot olarak eklemek gerekirse bu kitabın mantık,önyargısızlık ve vicdan üçlemesi içinde okunmasını tavsiye ederim.

SEMRA ŞENTÜRK 
09 Nis 2015 · Kitabı okudu · Puan vermedi

Kitabı bitirdiğimde hissettiğim tek duygu mutsuzluk oldu.Bu kitabı okuduktan sonra üzerine bir de Zülfü LİVANELİ'den 'Hakim Bey' şarkısını (gerçi şarkı demek hafif kalır ama) dinlediniz mi alın size mutsuzluğun dibi. Kesinlikle okunmalı demek az gelir. Aslında ne desem az gelecek gibi geliyor şuanda. Böyle durumlarda yapılabilecek en güzel şey susmak...

Şevket Yıldırım 
04 Şub 22:56 · Kitabı okudu · 5 günde · 10/10 puan

Kesinlikle okunması gereken bir kitap, 2002 yılından günümüze kadar gelen hem trajikomik, hemde ülkemizin nasıl bir hale adım adım gelindiğini anlatmış

Ebru Y. 
29 Eki 2014 · Kitabı okudu · Beğendi · 10/10 puan

Yılmaz Özdil 'in çok iyi bir araştırmacı ve yorumcu olduğunun kanıtı bu kitap.Gerçekler cesurca dile getirilmiş.Kitabı henüz bitirmedim ,hala altını çize çize okumaktayım.Yılmaz Özdil 'in tabirlerine hayran kaldım.Şaşıra şaşıra ,'yuh' çeke çeke okuyorum...

Gül Alp 
14 Tem 2015 · Kitabı okudu · Beğendi · 10/10 puan

Bir arkadaş demişti ki, biz geçim derdine düşmüşken ülkede neler dönmüş bee. Bunu diyen arkadaşım; ülke gündemi ve siyasetle yakından ilgilenen bir arkadaşım. O bile bunu söylediyse gizli kalmış daha bir sürü şey olabilir. O yüzden ''Dikkat! Aydınlatır.''

Banksy 
04 Ara 2016 · Kitabı okudu · 5 günde · Beğendi · 10/10 puan

Bu zamana kadar okuduğum en çok fayda sağlayan kitaptı. Ne kadar üzüldüğümü anlatamam. 2002-2013 arşivlerinden alınmış olması , kitapta olanlara -istemeye istemeye - inanmama neden oldu. Vatanını seven çoğu insanın sormuş olduğu " Acaba Atatürk bu halimizi görse ne derdi ? " sorusuna bu kitaptan sonra " cevap veremeden kaçardım Atamdan " cevabını verirdim. Siyasetin , politikanın ne kadar iğrenç olduğunu ve görevini yerine getiren insanların ya susması gerektiğini ya da bir anda günah keçisi ilan edildiğini gördüm. Şehitlerin ne kadar çoğaldığını , şehit ve gazi ailelerinin görmezden gelinmesini içim yana yana okudum. Gerçekleri görmek hiç bu kadar derinden etkilememişti. Kitap hakkında soylenilmesi gereken o kadar çok şey var ki. Okuyun değerli arkadaşlarım. Bu ülke böyle gidemez. Keyifli okumalar diyemeyeceğim ne yazık ki.

mustafa tamer akder 
04 Oca 2015 · Kitabı okudu · 10/10 puan

İnönü döneminden başlayan ondan sonraki dönemlerde giderek artan oyunlarla birbirimizi kırdıran , üst yönetimleri yozlaşması sağlayan , milletin vatan sevgisi azaltan , siyasete ve bilgiye korkunç bir şey gibi algılatan ve monarşinin çok az olduğu kısımlar hariç (O zamanlar bence azda olsa denetim ve adalet vardı.) bazen az şiddetli bazen orantısız şiddetle korku ve baskıyla milli duygumuzun kırıldığı zaman gelen iktidarın milletin zekasıyla dalga geçer gibi yaptığı skandalları ve iktidarı maşa gibi kullanıp kurtuluş savaşının rövanşını ordudan ve cumhuriyetten aileleri mahvederek eğitimi bitirerek insafsızca hallettiğini kronolojik sıra ile ele alan Türk milletinin utanç kitabıdır. En çok üzüldüğüm olay vatanın her metrekaresini sulayacak kadar bizim uğrumuzda ölen bütün şehitlerin hayatlarıdır.

Derya Yalınkılıç 
 14 Oca 2016 · Kitabı okudu · 3 günde · Beğendi · 10/10 puan

Kitap yakın tarihimiz 2002-2013 tarihinde yaşanan olayları anlatıyor. Şahit olduğum onca seneyi üç günde tekrardan yaşadım. Ne çok acı çekmişiz.. Yazarın olayları birbirine bağlarken mizahi bir dil kullanmış, iğnelemeyi de unutmamış. Okurken ağlanacak halimize gülerken buldum kendimi.
Her on senede böyle bir kitap yazılsa keşke. Bütün olarak okuyunca daha farklı yorumladım olayları. Okunması, okutulması gereken kitaplardan..

Özdemir 
09 Oca 10:42 · Kitabı okudu · Puan vermedi

Yılmaz Özdil klasiklerinden zekasıyla olayların perdesini aralamayı ve izleyicilerin olayı sadece izlemeden sorgulamalarını sağlamak amaçlı bir kitap diye düşünüyorum...

3 /

Kitaptan 81 Alıntı

Sadettin TANIK 
 04 Haz 2015 · Kitabı okudu · İnceledi · 9/10 puan

23 Nisan geldi.Tayyip Erdoğan, başbakanlık koltuğunu ilkokul öğrencisine bırakırken "ileri demokrasi"yi tarif etti. "Yetki artık senin; ister asarsın, ister kesersin" dedi.

Beraber Yürüdük Biz Bu Yıllarda, Yılmaz Özdil (Sayfa 211)Beraber Yürüdük Biz Bu Yıllarda, Yılmaz Özdil (Sayfa 211)
mustafa tamer akder 
28 Ara 2014 · Kitabı okudu · İnceledi · 10/10 puan

Orhan Pamuk İsviçre dergisine konuştu. "Kimse söylemiyor bari ben söyleyeyim, Türkiye'de 30 bin Kürt, 1 milyon Ermeni öldürüldü." dedi. Aslında Kar romanının tanıtım röportajıydı ve bu lafların, romanın içeriğiyle alakası yoktu. Yazdıklarıyla değil, söyledikleriyle şöhret olan dünyadaki tek yazar'dı! (Bu iğnele biraz haksızlık olduğu kanısındayım. Dış ülkelerde belli bir okur kitlesi olduğunu sonradan öğrendim. Yalnız bu demek değildir ki bu sözleriyle tanınırlık oranını katladığı inkar edilemez.) Peki neden onca ülke varken, bu lafı gidip İsviçre'de söylemişti? Çünkü çamur atıp iz bırakmak için ideal adresti...İsviçre'de konuşup "Ermeni soykırımı vardır." demek serbestti, "Ermeni soykırımı yoktur" demek, yasaktı. Herhangi bir Türk'ün Orhan Pamuk'un söylediklerine karşı savunma yapabilmesi, kanunen suçtu. Nitekim... Kısa süre sonra, İsviçre'ye gidip "Ermeni soykırımı yoktur" diyen Türk Tarih Kurumu Başkanı Profesör Yusuf Halaçoğlu hakkında gıyabi tutuklama kararı çıkartıldı. "Edebiyatçı" tarihi suçlarsa, fikir özgürlüğüne giriyordu. "Tarih Profesörü" savunursa, hapse giriyordu.
Hadisenin "bu ne perhiz bu ne lahana turşusu tarafı" da vardı. Bize "soykırımcı" diyen İsviçre'nin Ankara Büyükelçisi Walter Gyger eniştemizdi. Soykırımcı dediği milletten, Türk'le evliydi.

Beraber Yürüdük Biz Bu Yıllarda, Yılmaz Özdil (Sayfa 60)Beraber Yürüdük Biz Bu Yıllarda, Yılmaz Özdil (Sayfa 60)

Gazeteciler içeri tıkılırken, içerideki bir gazeteci dışarı çıkarıldı. 14 yaşındaki kız çocuğuna cinsel istismardan 13 sene hapis yiyen Hüseyin Üzmez serbest bırakıldı. Adalet sistemimiz ''gazetecilere özgürlük'' talebini yanlış anlamıştı!

Beraber Yürüdük Biz Bu Yıllarda, Yılmaz Özdil (Sayfa 242)Beraber Yürüdük Biz Bu Yıllarda, Yılmaz Özdil (Sayfa 242)

Cep telefonundan mesaj atma sayısında Avrupa şampiyonu olmuştuk. Pek sevmiştik mesajlaşmayı... Ancak, teknolojiyle aramız pek iyi olmadığı için mesaj faciaları yaşanmaya başlanmıştı. Ankara'da bir koca, babaevine kaçan eşine cepten mesaj gönderdi. ''Sıkışınca konuyu değiştiriyorsun'' yazdı. Yazdı ama.. Telefonu çakma telefondu. Türkçe karakter olmadığı için ''ı'' harfleri ''i'' olarak çıkmıştı. Mesajı yanlış anlayan kadın, babasına gösterdi, babası ''Benim kızım fahişe mi ulan'' dedi, damadın evini bastı. O karambolde, damat gelini bıçakladı, öldürdü. Damadı hapse attılar, içeride canına kıydı, iyi mi.. Bir düğün, bir mesaj, iki cenazeydi.

Beraber Yürüdük Biz Bu Yıllarda, Yılmaz Özdil (Sayfa 141)Beraber Yürüdük Biz Bu Yıllarda, Yılmaz Özdil (Sayfa 141)
Sadettin TANIK 
04 Haz 2015 · Kitabı okudu · İnceledi · 9/10 puan

Hal böyleyken... Cumhurbaşkanı Sezer, bileği kırılan eşini Hacettepe'nin acil servisine getiriyor, sıradan vatandaşlarla röntgen kuyruğuna giriyor, gidişte-dönüşte kırmızı ışıkta duruyordu. Davos'a gidip İsviçre'ye cumhurbaşkanı olması daha uygundu, "yeni Türkiye"ye yakışmıyordu.

Beraber Yürüdük Biz Bu Yıllarda, Yılmaz ÖzdilBeraber Yürüdük Biz Bu Yıllarda, Yılmaz Özdil
Sadettin TANIK 
04 Haz 2015 · Kitabı okudu · İnceledi · 9/10 puan

Aslında haklıydı… Başsavcı Cihaner’in evi basıldığında, kızı Sıla’ya ait olan Garfield, Kırmızı Başlıklı Kız, Cinderella, Temel Reis, Buggs Bunny ve Alaattin’in Sihirli Lambası gibi çizgi filmlere el konulmuştu. İddianamede deliller arasında gösterilmişti. Tembel kedi Garfield, Ergenekon’daydı, haberi yoktu!

Beraber Yürüdük Biz Bu Yıllarda, Yılmaz ÖzdilBeraber Yürüdük Biz Bu Yıllarda, Yılmaz Özdil
Derya Yalınkılıç 
11 Oca 2016 · Kitabı okudu · İnceledi · Beğendi · 10/10 puan

Eoknmoni Bkaanı Ail Bbacn, ADB’ye gidrken “gelceek neslilere broçsuz Tükriye bırakcaağız” dedi. Gülmekten yazamadım…

Beraber Yürüdük Biz Bu Yıllarda, Yılmaz ÖzdilBeraber Yürüdük Biz Bu Yıllarda, Yılmaz Özdil
Sadettin TANIK 
04 Haz 2015 · Kitabı okudu · İnceledi · 9/10 puan

Sütaş’ın reklamında vole atan inek oynuyordu.
Memeleri görünüyor diye RTÜK’e şikâyet edildi.

Beraber Yürüdük Biz Bu Yıllarda, Yılmaz ÖzdilBeraber Yürüdük Biz Bu Yıllarda, Yılmaz Özdil