Beş Katlı Evin Altıncı Katı

·
Okunma
·
Beğeni
·
6,7bin
Gösterim
Adı:
Beş Katlı Evin Altıncı Katı
Baskı tarihi:
1997
Sayfa sayısı:
280
Format:
Karton kapak
ISBN:
9754371512
Kitabın türü:
Orijinal adı:
Beş mərtəbəli evin altıncı mərtəbəsi
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Ötüken Neşriyat
Baskılar:
Beş Katlı Evin Altıncı Katı
Təhminə və Zaur
Təhminə və Zaur
Aşkla çıkılan basamakların hep daha ötesi vardır. Bakü'de "Neşriyat"denilen Devlet Basımevi'nde çalışan, yakışıklı, çapkın ama henüz olgun bir erkek olamayan Zaur, bir hafta sonu yaptığı plaj sefasından sonra bu aşk basamaklarını hızla çıkmaya başlar.
280 syf.
Nakış nakış işlenmiş sürrealizm, derinlerde seyreden sembolizm, hafif esintisi hissedilen varoluşçuluk, düşündüren, çıkmaza sokan, her okuyucusunun farklı yorumlayacağı, modernizm tanımına nokta virgülüne kadar uyan bir şaheser. Eleştirmenler ve edebiyat nazariyecileri herhalde böyle yazardılar bu eser hakkında. Her defasında böyle bir inceleme yazmağa kalkıştığımda Anton Çehov aklıma geliyor ve imtina ediyorum. Çünki o, bu duruma "isyan" etmişti. Bir kalem sahibi, ben falanca akıma göre yazıyorum derse, o anda kalemini kırsın ve atsın derim. Tüm bunlar okurları ve eleştirmenleri ilgilendirir. Yazar nabız tutar, tespitler ve değerlendirir.

"Beş katlı evin altıncı katı" etkisi altında "ezilip"te anlatılamaması gereken muhteşem eserlerden biridir. Büyüktür, zirvedir, klasiktir.. Okuyunca tüylerim diken diken oldu, deruni bir sızı hissettim, çatladım...

Tehmine ve Zaur'un trajedisi.. Akılda en çok bu kalacak ama en son konuşulması gereken nokta da budur. Dünle bugünün, milli ile evrenselin, gidenle (gelenek-görenek, kültür, medeniyet) gelenin, ihtirasla aşkın karşılaştırılması ve sentezinin çabası.. Dünü, milliyi, gideni ve ihtirası Zaur temsil eder. Karşı tarafı Tehmine. Karşılaştırıldı ama sentezlenemedi. Sentezlenemzdi de! "Değer" (çok anlamda olduğu için "" içinde) sentezlenemez, şekil değiştirir. İşte Zaur bu inceliği anlayamadı, Tehmine'deki bu 'öz'ü göremedi. Gördü ama anlamlandıramadı. İlave olarak toplumsal baskı, önyargılar ve dedikodular onun geri adım atmasına sebebiyet verdi. İleri adım ağır bedeller demekti...

Zaur'un jeolog, Tehmine'nin filosof olarak seçilmesi somutla soyutun savaşı veya barışı olabileceği aklımdan geçmiyor değildir. Belki de sentezi...

Tehmine'nin kısırlığı, Zaur'un evlenip yaşamını sürdürmesi, Tehmine'nin ölümü gibi faktörler, beyaz ve kırmızı renklerine sürekli dikkat çekilmesi üzerinden edebi değerlendirmeler yapılabilir.

Tehmine karakteriyle özde milli, kabukta modern kadın profili çizildi benim gözümde. Aranan ve özlenen kadın profili...

Bir muammadır ki hala düşünüyorum; Tehmine'nin kısırlığı ve ölümü ne anlatıyor bize?

Anar Rzayev'i ayakta alkışlıyorum!..
280 syf.
·5 günde·Beğendi·9/10 puan
“Ne olur insanlar beş katlı bir yapıda altıncı katın da olabileceğine inansalardı, ne olurdu sanki”

“Beş Katlı Yapının Altıncı Katı”, tiyatroda izlediğim en güzel oyundu. Aradan yıllar geçmesine rağmen birçok repliği ve şarkısı dün gibi hatırımdadır. Site sayesinde bir kitabı olduğunu öğrendim. Hemen satın alıp okumak istedim.

İki farklı yayınevi tarafından basılmış olan bu kitabın (biri Kültür Bakanlığı- 1994, diğeri Ötüken Neşriyat) satışı yoktu. Kütüphanede Kültür Bakanlığı tarafından yayınlanan baskısına ulaştım ve bende çok iz bırakan bu oyunu roman diliyle okuma imkânı buldum. Burada Kültür Bakanlığı tarafından basılmış olmasına rağmen bu kadar yazım yanlışı ve baskı hatası olmasını şaşkınlıkla karşıladığımı ilave etmek isterim. Tabi Azerbaycan dilinden kaynaklanan yöresel ifadeler bulunmasına rağmen, kanaatimce tercüme güzel yapılmış fakat harf ve basım hataları rahatsız edecek kadar fazla idi. “Azeri dili” ifadesinin yanlış olduğunu, doğrusunun “Azerbaycan dili” olduğunu ısrarla vurgulayan İlber Ortaylı’nın uyarısına kulak vererek “Azeri dili” ifadesini kullanmadım.

Romanımızın içeriğine dönecek olursak; bir aşk hikâyesi gibi görünen bu eseri, zaman zaman beklentilerimden uzak bulduğum oldu ve oyunda gözümde büyüttüğüm kadar romanı güzel değilmiş diye düşündüm. Fakat kitabın sonlarına doğru yazar o kadar çarpıcı bir şekilde hikâyeyi sürükledi ki, ”İşte bende iz bırakan buydu” dedim. Başarıyla yazılmış birçok kitabın finali okurda hayal kırıklığı yaşatırken, tam tersine bu eserde yazar sanki tüm mesajlarını finale saklamıştı.

İnsan, yaradılışı gereği melekle şeytan, iyiyle kötü, helalle haram arasında çelişkiler barındıran bir dönüşüm içinde yaşar. Kalp, inkılap la aynı kökten türemiştir. Değişim, dönüşüm ve sorgulamalara götürür bizi. Âmâk-ı Hayal de insanın içindeki bu mücadele değişik dini öğretilerde benzer şekilde sorgulanır.

İster kitap, ister tiyatro veya sinema olsun, benim yazardan beklentim, insanın içindeki bu sorgulama ve gel-gitleri bize göstermesidir. Hatta bu çelişki ve dönüşümleri bize izlettikten sonra yarım da bıraksa olur, belki daha iyi olur. Bilinç akışı tekniği uygulanan romanlarda, eğer kitabı bitirecek kadar sabrınız varsa, kahramanın iç dünyasını daha derin izleme imkânı bulabiliriz.

İşte tam burada, Zaur ailesi, aşkı, toplumsal değerler ve evlilik kavramları arasında karmakarışık bir halde bocalarken, bir de bu kadar tutkuyla bağlı olduğu kadın hakkında kitabın sonuna kadar bir şüphe taşır içinde. İşte bu şüphedir; Othello da Shakespeare’e “ Hayır, bir kez fırsat verdin mi kuşkuya, karara da vardın demektir” dedirten. Kuşku kalbe bir kere girdikten sonra, artık insan yaşamına dair bütün detaylar bir delil gibi görünmeye başlar. İnsan yaşamı için çekilmez olan bu ıstırap, iyi bir yazarın elinde başarılı bir romana veya oyuna dönüşebilir.

İşte bu eski hikaye, Rıza Anar’ın dilinden o kadar güzel romana dökülmüş ki, kitabın sonlarına doğru yazarın bütün ustalığı kitaba hakim oluyor ve Zaur’un iç dünyasında uzun bir yolculuğa çıkıyorsunuz.

Kitabı bitirdiğinizde iyi bir yazar ve iyi bir hikâye izlemiş olacaksınız. Zaur’un kuşkuları hala onu yiyip bitirirken, yazarla birlikte aşktan yana olduğunuzu göreceksiniz. Tehmine’nin Zaur’a gerçekten ihanet edip etmediğini yazar da bilmiyor, biz de bilmiyoruz. Belki bu bilinmezlik sizi de beş katlı bir binanın altıncı katına çıkarabilir.
Asansöre bindiğinizde lütfen doğru kata bastığınızdan emin olun!
316 syf.
·1 günde·9/10 puan
Əsər haqqında sadəcə bunu deyəbilərəm ədəbiyyatımızda Ruhu olan nadir əsərlərdəndir. Oxumayan hər kəsə tövsiyə edirəm, mütləq oxuyun!!! Ölmədən əvvəl oxunası kitablar yalnız dünya klassikləri deyil!

--Əgər adamlar başa düşsəydilər ki, beşmərtəbəli binanın altıncı mərtəbəsi də ola bilər, onda nə vardı ki...

Və Təhminə...hər zaman cəmiyyətimiz üçün bir "Ağ liman" , "Beşmərtəbəli binanın altincı mərtəbəsi" olaraq qalacaq!

Qeyd: Fikrimcə, filmi kitabı qədər təsirli deyil. Altincı mərtəbəyə qalxmaq üçün mütləq kitabı oxuyub sonra filminə baxmaq lazımdır.
280 syf.
Bəlkədə bütün sualların cavabı bu vaxta kimi xəbərsiz olduğumuz altıncı mərtəbədədi. O altıncı mərtəbə ki, o yoxdur.. Sevincin, hisslərin, duyğuların "yox" kimi gözəl yaşanması.. Təsir edir, təsiredicidi.
Təhminə tərəfdən hadisələrə baxmaq sonra Zaur sonra Spartak, Ziver xanım.. Təhminə ən düzgün qərarları vermirdi mi? Zaur nə etdi? Ya da nə etmədi.. Zaur altıncı mərtəbədə hissləri sevincləri duyğuları öldürməyə bilərdi mənim fikrimcə. Təhminə.. Bugün Təhminənin dəfn mərasimində iştirak etmişəm kimi bir hiss var içimdə. Ən sonda Təhminə Zaurdan güclü çıxdı ki, dedim.
Zaur Təhminənin ona xəyanət etdiyini sanarkən, Zaur özü Təhminəyə ən ağır zərbəni ən ağır xəyanəti etmədi mi?
Spartak, Ziver xanım, Ayla xanım niyə? Niyə heç biri altıncı mərtəbəni görə bilmirdi? Məmməd Nəsir deyir ki altıncı mərtəbə heç olmayıb.. necə olmayıb?
Bundan sonra mənim gözümdə hər beşmərtəbəli evin altıncı mərtəbəsi Təhminə və Zaurun yaşanmış həm də yaşanmamış xatirələri ilə tikilmişdir..
280 syf.
·Beğendi·9/10 puan
Normalde kitap incelemeyi pek sevmem ama bu kitabın bana yaşattığı duyguları yazmam gerekir. Hem karakterlerin aşırı doğal oluşu, hem de hiç bir olayın absürd olmaması beni kendine çeken asıl özelliklerdi. Ve bence, Zaur’un yaşadığı çaresizliği herkes hayatında bir kez de olsa yaşar. Mutsuz sonlu bir kitap olmasına rağmen yazar beni en sonunda yine de gülümsetti; tavsiye ediyorum sevgili okurlar, okuyun. (Ayrıca ben 2001 basım olan Ak Liman ve Beş Katlı Binanın Altıncı Katı’nın birleştirildiği kitabı okudum.)
280 syf.
·3 günde·Beğendi·10/10 puan
“ Metinlerarasılık” bağlamında incelediğim ve Bitirme Tezi olarak hazırladığım kitaplardan biri. Tekrar tekrar döndüğüm, neredeyse altını çizmediğim cümlenin kalmadığı kitap. ;)
Eserde, bireyin içinde bulunduğu topluma yabancılaşması söz konusudur. Kalabalık içinde yaşanılan yalnızlık ve birçok tuhaflıklar ele alınır. Zaur’un Tahmina’ya olan imkansız aşkı onu topluma uzaklaştırır ve kendi halinde hiçbir beklentisi olmayan bireye dönüştürür.
Kahramanlarını toplum içinden seçen Rızayev, Metinlerarası işlemlere de başvurarak eserine farklı bir yapıt olma özelliği katar. ( Şiddetle önerebileceğim kitaplardan.)
“Ne olur insanlar beş katlı bir yapıda altıncı katın da olabileceğine inansalardı, ne olurdu sanki”
316 syf.
·78 günde·9/10 puan
Necədə dərin mənası var bu sözün.Filmini əminəmki, bir çoxumuz izləmişik.Amma kitabının verdiyi duyğunu heçnə əvəz edə bilməz.Azərbaycan mentalitetini,qadınlara ləkə yaxmağın asandlığını özündə şiddətlə əks etdirən kitabdır.
280 syf.
·9/10 puan
Kalabalıklar içindeki yalnızlığı anlatan iyi kitaplardan biri..Gelenek ve kültürden kaynaklı ahlak anlayışının kadın ve erkeğe göre farklılık göstermesi, ataerkil toplumun aynı davranıştan ötürü erkeği yüceltirken, kadını yermesinin usta bir dille kaleme alınmasıdır..
280 syf.
·4 günde·Beğendi·9/10 puan
Merhabalar spoiler vermeden kitap hakkında bir şeyler yazıp gitmek istiyorum. Anar tarafından yazılan kitapta soyut kavramlar oldukça yoğun. Eski ve yeni arasında kendi yaşantısı ve el alem arasında sıkışıp kalan zaur un şüpheciliği ve asla el alemi ve benzeri kıstasları umursamayan tehminenin aşk hikayesi bir halk hikayesi tadında gibi geldi bana. Folklor bakımından çok bir şey yok. Fakat burası spoi içerir evli bir adamın bir kadınla ilişki yaşaması normalken evli bir kadınının yaşaması ahlaksızlık olarak görülüyor. Romanın diğer karakteri olan firengiz in namusuyla övünen ailesi oğulları spartak in çapkınlığı ile gurur duyuyor. Yer yer bazı kısımlar da ay yeter diye bağıracaksınız. Ama mutlaka okuyun güzel ve akıcı bir kitap. İyi okumalar
280 syf.
·Beğendi·10/10 puan
Anar muellimi yazilari butin kritelerde secilir adindan tutmush sonluguna kader....... Anar ele Anardir kim ne deyir desin...... onun haqqinda soz deyenler hec vaxt o kecdiyi yollari bbele gore bilmeyecekler......
280 syf.
·Puan vermedi
Genel açıdan aykırı bir aşk hikâyesinin trajediyle sonuçlanmasını anlatmış olsa da detaya inince ,insan psikolojisinin coğu yonlerini ele almıştır , ayrıca kitabın yazarının hayatını okumak da bize faide sağlayacaktır. Zira kendisi Rus politikalarına kurban gitmiş bir aydınımızdır.
316 syf.
·10/10 puan
Təsirli, bir o qədər də düşündürücü əsərdir. Təhminə və Zaurun mümkünsüz, acınacaqlı sevgi hekayəsi... Bu elə bir əsərdir ki, nə qınaya bilirsən, nə haqq qazandıra bilirsən bu iki gəncə. Təhminəyə təkcə evli ola-ola Zaurla görüşməsinə əsəbləşmişdim. Qınamaq demiyim də, sadəcə olaraq gərək elə əvvəlcədən boşanardı.

Günümüzdə azdımı belə sevgilər həyatda? Nə çox Təhminələr və Zaurlar. Həyatda belə sevgiləri demək olar hamımız qınayırıq, elə Dadaş kimi, Alya kimi, Zivər kimi. Amma kitablarda isə belə olmur. Qınayanları qınayırıq. Nə qəribə)) bu əsəri bitirəndən sonra ilk cümləm “qadın olmaq dünyada ən çətinidir” oldu. Əgər qadınsansa hələ ki, boşanmısansa və gözəl, baxımlısansa o zaman sənə ləkə yaxmaq ən asan işdir)) Təhminə də məhz elə qadınlardan idi. Cəlbedici, güclü, baxımlı və gözəl qadın. Çox kişilərin tamah saldığı, amma əli çatmayanda iylənib deyirdilər) Spartaklar, Dadaşlar... ona görə də ətrafa görə o, yüngüləxlaqlı qadın idi.

Zaur ziyalı ailənin oğludur. Təhminə isə ətrafında çoxlu kişi dostları olan və televiziyada işləyən adi teleaparıcı. Zaur öncələr Təhminəyə bəlkə də həvəs kimi, cavanlığın ötəri hissi kimi baxırdı. “Təhminəsiz də yaşayaram” düşünürdü. Amma bu hiss sən demə sonralar elə bir sevgiyə çevrilir ki, Zaur onsuz özünü təsəvvür etmir. Hətta ailəsi bu münasibətə heç cür razılıq verməsə də Zaur qarşı çıxır. Təhminəylə yaşamağa başlayır. Amma buna baxmayaraq, Sevgi bəzən yetmir. Zaurun bu cəsarətsiz cəsarəti daha çox Təhminəni incidirdi. Zaurun anası Zivər xanımın aramsız zəngləri, söyüşləri, hədələri qarşısında alçalırdısa bu barədə Zaura heç nə demirdi. Sevdiyinə görə Dözürdü. Zaur onu sevsə də, amma bu sevgidə inamsızlıq, şübhələr, qorxu da var idi. Onun yanında olanda şübhələrinə son qoyurdu. Elə ki, bir az uzaq qalırdısa o zaman ətrafının, əsas da anasının dediyi hər sözdə Təhminəyə qarşı şübhələr içini didirdi. Zaur aciz idi bu sevgidə. Bəlkə də, öz acizliyinə, qorxaqlığına görə öz sevgisinə sona qədər arxa çıxmadı.

Sevgi o qədər ülvi hissdir ki, onu yaşamaq, yaşatmaq lazımdır. Amma Zaurun sevgisi yetmədi. Təhminənin sonu oldu. Zaur ise olanlarda yenə də Təhminəni günahlandırırdı. Elə buna görə də öz həyatını qurdu. Sevməsə də, xoşbəxt olmasa da amma hayat qurdu özünə. Ancaq əmin idi heç bir qadının sevgisi də Təhminənin sevgisi kimi olmayacaqdı özü dediyi kimi. Ən çox təhlilini çətinliklə yazdığım roman oldu. Çünki mənə təsir elədi Təhminənin faciəli sonu. Fikirlerimi toplaya bilmirdim. Təhminəni məhv edən həm də, bu cəmiyyətin iyrənclikləri, mentalitet dediyimiz "Namus" oldu ...

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Beş Katlı Evin Altıncı Katı
Baskı tarihi:
1997
Sayfa sayısı:
280
Format:
Karton kapak
ISBN:
9754371512
Kitabın türü:
Orijinal adı:
Beş mərtəbəli evin altıncı mərtəbəsi
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Ötüken Neşriyat
Baskılar:
Beş Katlı Evin Altıncı Katı
Təhminə və Zaur
Təhminə və Zaur
Aşkla çıkılan basamakların hep daha ötesi vardır. Bakü'de "Neşriyat"denilen Devlet Basımevi'nde çalışan, yakışıklı, çapkın ama henüz olgun bir erkek olamayan Zaur, bir hafta sonu yaptığı plaj sefasından sonra bu aşk basamaklarını hızla çıkmaya başlar.

Kitabı okuyanlar 344 okur

  • Ağgül teacher
  • 25
  • Damla Özkaya
  • Elnur İbrahimov
  • Mikail Balcı
  • Özge K.
  • N.K
  • Şamil
  • Jalə İsmayılova
  • Nezrin Huseynova

Yaş gruplarına göre okuyanlar

0-12 Yaş
%0
13-17 Yaş
%6.3
18-24 Yaş
%12.5
25-34 Yaş
%62.5
35-44 Yaş
%12.5
45-54 Yaş
%0
55-64 Yaş
%0
65+ Yaş
%6.3

Cinsiyetlerine göre okuyanlar

Kadın
%71.7
Erkek
%28.3

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%30.3 (33)
9
%17.4 (19)
8
%11 (12)
7
%5.5 (6)
6
%3.7 (4)
5
%0
4
%0.9 (1)
3
%0
2
%0
1
%0