Beş Paralık Roman

9,3/10  (3 Oy) · 
4 okunma  · 
3 beğeni  · 
682 gösterim
Tiyatronun en büyük ustalarından Brecht'in, klasikleşen metni Üç Kuruşluk Opera'nın ardından yazdığı Beş Paralık Roman, para uğruna dilencilik dernekleri kuran, cinayetler işleyen, yalancı şahitlik yapan, milli felaketlere yol açan ve hatta "âşık" olan, kısacası insani olanın her zaman temiz olmadığını gösteren insanların dünyasını "satirik" bir dille anlatıyor.
Brecht'in farklı bir üslupla yazdığı bu romanda sıra dışı karakterlerle ve diyaloglarla kurduğu dünyanın, günümüz mülkiyet ve para dünyasıyla benzerliği, eserin klasikleşmesinin haklı nedenlerini ortaya koyuyor. Beş Paralık Roman, Sevgi Soysal'ın özgün ve incelikli çevirisiyle tekrar Türkçe'de.

"Brecht hem sömürülenlerle, hem de sömürenlerle ilgilenir. Değişik tarihsel dönemleri bir arada incelemesinin ve gangster tiplerini Dickens zamanının tempo ve dış görünüşünü yansıtan bir Londra'ya yerleştirmesinin nedeni budur."
-Walter Benjamin-
(Tanıtım Bülteninden)
  • Baskı Tarihi:
    Mayıs 2013
  • Sayfa Sayısı:
    359
  • ISBN:
    9789750508707
  • Orijinal Adı:
    Dreigroschenroman
  • Çeviri:
    Sevgi Soysal
  • Yayınevi:
    İletişim Yayınevi
  • Kitabın Türü:
Zafer KORKMAZ 
 22 Haz 2016 · Kitabı okudu · 15 günde · Beğendi · 10/10 puan

Brecht’in şiirlerinden sonra okuduğum bu romanı da şiir tadında adeta.O’nun şiirlerinde aynı anda birçok duyguyu keşfetmeniz mümkündür.Sevgiliye aşk nidalarının yanında yaşadığı toplumu ve toplumun dinamiklerinin,o nidaların ifade şekline çok net yansıdığını,hatta sanki duyguarını şekilllendirdiğini hissedersiniz.Şiirlerindeki baskın duygu kapitalizm ve emperyalizmin mizahi eleştirisidir.Bu eleştiriyi o kadar güzel yapar ki ,okuduğunuz her şiirinde en az birkaç cevapsız soru bırakıverir aklınızın bir köşesinde.Bana göre Brecht taşı gediğine koyma ustasıdır...
Beş Paralık Roman’ını da okumaya başladığınız ilk andan itibaren sizi metinlerin arasına gizlediği o soruların kucağına atar.Bu sorularla cümle cümle açacağı kapitalizmin acımasız dünyasında alır ve prangalarınızı takar.Artık çıkış yok!
Kitap daha önce tiyatro oyunu olarak gösterilmiş Üç Paralık Opera adıyla.Yazar sekiz yıl sonra bu oyunu Beş Paralık Roman adıyla polisiye kurgu diye nitelendirebileceğimiz bir romana dönüştürmüş.Polisiye kurgu evet.Ama biraz farklı....Klasik polisiye kurgu kitaplarından farklı olarak neredeyse bütün kahramanlar suçlu ve bunların izini süren bir polis yok.Görünürde var aslında ama o da suçun bir parçası.Ayrıştığı diğer bir yönü ise her işlenen suç sonrası ,güçlenen bir şuçlu profili var.Bu suçlılar kaptilizmin askerleri.Güzel giyimli,işadamları,polis şefleri,baronlar...Tamamı çıkarlarını koruyabilmek adına etrafındaki tüm kişilerden faydalanmak için kurgulanmış birer acımasız haydut aslında.Çıkarları uğruna kızını,dostunu,iş ortağını düşünmeden yok edebilecek hasta ruhlu insanlar bunlar.Kadının kocasına ,annenin kızına,damadın kayınpederine olan bağlılığı sevgisi(!)gözlerinizi yaşartacak.Olayları,mekanları ve kişileri betimlerken ustalığı gözünüzden kaçmayacak.kahramanların iç dünyalarını çözümlerken ne denli acımasız ve etik değerlerden ne kadar uzak olduklarına tanık olacaksınız.
Yazarın dili açısından bir değerlendirme yapmak gerekirse,çok kolay olduğunu söyleyemem.Zaman zaman uzun ve kesintilere uğrayan ifadeleri anlamakta güçlük çekebilirsiniz.Kurgu açısından değerlendirdiğimizde ise olaylar zaman zaman çok iç içe geçirilerek anlatıldığı için ve birçok kahraman,birçok olay ve hatta olay içerisinde olay anlatıldığından tıkandığınızı hissedeceksiniz.Ama telaş etmeyin biraz sabır gösterirseniz hah demek buymuş diyeceğinizden şüpheniz olmasın.Karmaşık kurgusal yapının kitabın son sayfasında çok güzel açık seçik bir manzaraya dönüştüğünü göreceksiniz.Bu manzara kapitalizmin yüz yıl önce ne ise bugünde benzer duygulara, benzer karakterlere hizmet ettiğini,burjuvazinin her çağda toplumu sömürmek adına ,bütün suçları rahatlıkla işlemekten imtina etmediğini/etmeyeceğini gösterecek.
Polisiye kurgu hiç okumayan biri olarak bu kitaba 10 puan verdiğimi söylemeden geçemeyeceğim.
Herkese tavsiye ederim.Okuyun ve okutun.

Kitaptan 12 Alıntı

Zafer KORKMAZ 
18 Haz 2016 · Kitabı okudu · İnceledi · Beğendi · 10/10 puan

"insan hapishane duvarları içinde de özgür olabilir."

Beş Paralık Roman, Bertolt Brecht (Sayfa 213 - İletişim Yayınları)Beş Paralık Roman, Bertolt Brecht (Sayfa 213 - İletişim Yayınları)
Zafer KORKMAZ 
10 Haz 2016 · Kitabı okudu · İnceledi · Beğendi · 10/10 puan

Belki herkes bilmez ama,savaşlar duyguları kamçıladıkları kadar, ticareti de canlandırırlar.Savaşlar arkalarında bir yığın zarar ziyan birakırlar,ama tüccarın bundan şikayeti yoktur pek.

Beş Paralık Roman, Bertolt Brecht (Sayfa 55 - İletişim Yayınlar)Beş Paralık Roman, Bertolt Brecht (Sayfa 55 - İletişim Yayınlar)
Zafer KORKMAZ 
13 Haz 2016 · Kitabı okudu · İnceledi · Beğendi · 10/10 puan

"Evet,yaşamak için yemek gerektiği muhakkak.Ama yemek,yaşamak için yeterli değil.İnsanlığın en önemli güdüsü kendisini ifade etmektir,yani kişiliğini edebileştirmek...".

Beş Paralık Roman, Bertolt Brecht (Sayfa 139 - İletişim Yayınları)Beş Paralık Roman, Bertolt Brecht (Sayfa 139 - İletişim Yayınları)
Zafer KORKMAZ 
14 Haz 2016 · Kitabı okudu · İnceledi · Beğendi · 10/10 puan

İnsan kafayla yaşar
Yeter bir kafa ona
Senin kafanda ise
Yaşarsa bitler yaşar

İnsan bu hayat için
Cin değil yeterince
Yalan dolan içinde
Hiç değil bilincinde

Evet,bil tek bir amaç
Görünürde ışık saç
Edin bir amaç daha
Sonra da hepsinden kaç

İnsan bu hayat için
Pis değil yeterince
Çalışmaya gelince
Çırpınır bir lüks için

Koş peşinden talihin
Ama çok koşma sakın
Herkes koşmakta bakın
Talihse ardlarında

İnsan bu hayat için
Düz değil yeterince
Bütün çabası boşa
Avuntu baştan başa

-Beşer çabasının beyhudeliği üzerine şarkı

Beş Paralık Roman, Bertolt Brecht (Sayfa 147 - İletişim Yayınları)Beş Paralık Roman, Bertolt Brecht (Sayfa 147 - İletişim Yayınları)
Onur Özkan 
 10 Şub 12:51 · Kitabı okumayı düşünüyor · Beğendi

Eugen Berthold Friedrich Brecht (10 Şubat 1898 - 14 Ağustos 1956)
Ertesi gün iyice kötüleşti durumu.
Kesintisiz olarak beş on para kazanabilmek için, belirli bir köşede
oturmak gerektiğini anladı. Bu ise mümkün değildi, çünkü sürekli
olarak yerleştiği her köşeden sürülmekteydi.
Ötekilerin ne yaptığını bir türlü çakamıyordu.
Şöyle ya da böyle, hepsi, ondan daha zavallı gözükmekteydiler.
Yırtıklarından kemikleri görünen giysileri vardı.
(Sonraları, belirli çevrelerde, çıplak et göstermeyen elbiselerin,
kötü vitrin sayıldığını öğrendi.) Ayrıca, görünüşleri de daha kötüydü
bunların; mutlaka bir yerleri sakattı. Çoğu doğrudan doğruya çıplak
beton üstüne oturuyorlardı; yanlarından geçenler, hasta olmalarından
korksunlar diye. Fewkoombey seve seve oturacaktı çıplak betona ya,
buraları orta malı değildi anlaşılan;
ya polis, ya dilenciler durmadan rahatsız ediyorlardı onu.
Bütün bu sıkıntılar sonucunda üşüttü, soğuk algınlığı göğsüne indi,
ciğerini dağlayan sancılarla ve yüksek ateşle dolaşmaya başladı.

Beş Paralık Roman, Bertolt Brecht (Sayfa 8 - İletişim Yayınevi - ÇEVİREN: Sevgi Soysal)Beş Paralık Roman, Bertolt Brecht (Sayfa 8 - İletişim Yayınevi - ÇEVİREN: Sevgi Soysal)
Onur Özkan 
10 Şub 13:50 · Kitabı okumayı düşünüyor · Beğendi

Fewkoombey & Yaşlı Adam
Bir akşam, o genç dilenciye yeniden rastladı.
Dilenci arkasına takıldı.

İki sokak ötede dilenciler ikileşti. Koşmaya başladı, onlar da ardından.
Dilencilerden kurtulmak için dar sokaklara saptı,kurtulduğunu
sanarken, bir sokak köşesinde, ansızın karşısında buldu onları.
Ne olduğunu anlamaya kalmadan ellerindeki sopalarla vurdular
ona kendisini yere atıp tahta bacağından çekince sırtüstü düştü,
sonra onu yerde bırakıp kaçtılar; köşeden bir polis görünmüştü çünkü.

Fewkoombey, polis tarafından yerden kaldırılacağını umuyordu
ki, hemen yanındaki bir avludan, ufak bir tekerlekli iskemleyle
ortaya çıkan üçüncü bir dilenci, hareketlerle kaçanları göstererek
polise bir şeyler anlattı. Fewkoombey polis tarafından ayağa kaldırıldı
ve yediği bir tekmeyle yoluna devam etmesi sağlandı.

Dilenci ardından ayrılmadı, iki koluyla sürüyordu demir tekerlekli
iskemlesini. Bacakları yoktu herhalde. Bir üst sokağın köşesinde,
bacaksız dilenci Fewkoombey’nin pantolonunu çekti. Şehrin en pis
semtindeydiler şimdi. Sokaklar bir adam boyu genişliğindeydi ancak.
Tam yanında bir avlunun alçak girişi belirdi. “Buradan gir,”
diye emretti sakat. Koltuğun tekerleklerini döndüren çelik kolla
bacağından dürtüldüğü zaman, açlıktan da iyice halsizleşmiş olan
Fewkoombey kendisini avlunun ortasında buldu.
Çevresine şaşkınlıkla bakmaya kalmadan, kocaman gerdanlı yaşlıca bir
adam olan sakat, bir maymun çevikliğiyle ve yeniden kazandığı sağlam
bacaklarla arabasından atlayıp üstüne saldırdı. Fewkoombey’den
en azından bir baş büyüktü ve bir orangutan gibi güçlü kolları vardı.

“Ceketini çıkar!” diye emretti. “Kazanç getiren bir iş sahibi olmaya
benden daha çok hakkın olup olmadığını ispat etmek için erkekçe
dövüş bakalım benimle. ‘İş bilenin, kılıç kuşananın’ ve
‘Altta kalanın canı çıksın!’ İşte benim sloganlarım!
Böyle yardım edilir insanlığa, çünkü sadece becerikliler yükselip
bu dünyanın nimetlerinden yararlanırlar.
Dövüşürken hile yapmaya kalkma, belden aşağısına vurma ve
dizini işe karıştırma. Dövüşümüzün geçerli olması için,
İngiliz Boks Federasyonu kurallarına uymamız gerekir.”
Dövüş kısa sürdü. Fewkoombey ruhça ve bedenen yıkılmış
olarak yaşlı adamın ardından sürüklendi. Old Oak Sokağı’ndan
kimse söz etmiyordu artık.

Bir hafta boyunca yaşlı adamın boyunduruğunda yaşadı.
Yaşlı adam Fewkoombey’yi eski asker üniformasıyla bir sokak
köşesinde bırakıyor; akşamları hesaptan sonra karnını doyuruyordu.
Hep çok düşüktü kazancı. Kazandıklarını da moruğa veriyordu;
ama kazancının, yaşlı dilencinin verdiği adinin adisi bir
bardak konyakla ucuz balığı karşılayıp karşılamadığını bile bilmiyordu.
Kendisinden daha sakat görünüp aslında sapasağlam
olan yaşlı adamın kazancı çok değişikti ondan.

Beş Paralık Roman, Bertolt Brecht (Sayfa 8 - İletişim Yayınevi Modern Klasikler 2015 - ÇEVİREN: Sevgi Soysal - Barınak)Beş Paralık Roman, Bertolt Brecht (Sayfa 8 - İletişim Yayınevi Modern Klasikler 2015 - ÇEVİREN: Sevgi Soysal - Barınak)
Onur Özkan 
10 Şub 12:05 · Kitabı okumayı düşünüyor · Beğendi

Dreigroschenroman
Ne verirlerse aldı; yoksulluk zordur çünkü,
Ama sordu yine de aslında budala değildi,
“Niçin barındırıp niçin besliyorsunuz beni?
Bilmeliyim hakkımdaki niyetinizi.”
– “Bay Aigihns’in Düşüşü”, Eski bir İrlanda şarkısı

George Fewkoombey adlı bir asker, Güney Afrika’daki
İngiliz sömürge savaşında bacağından vuruldu ve
Capetown Hastahanesi’nde bacağından oldu.
Londra’ya dönünce, “devletten hiçbir talepte bulunmayacağım,”
gibi cümlelerle dolu bir kâğıda attığı imza karşılığı 75 pound para aldı.
Bu parayı, Newgate’deki küçük bir meyhaneye yatırdı.
Meyhaneyi işletmeye başlamadan hesap defterlerini dikkatle incelemiş,
meyhanenin ayda 40şilin kadar bir gelir getireceğine aklı yatmıştı.

Meyhanenin arkasındaki küçük odaya yerleşip yaşlı bir kadınla
birlikte içki satmaya başladıktan birkaç hafta sonra, hesaplarında
yanıldığı ve bacağını hiç de iyi bir işe yatırmadığı kanısına vardı.
Eski bir asker olarak müşterilerine gerekli saygıyı göstermeyi
becerdiği halde kazancı 40 şilinin oldukça altındaydı.
Sonraları başkalarından, incelemiş olduğu defterlerde
görünen kazancın, meyhanenin bulunduğu semtte yapılan bir inşaat
sayesinde olduğunu öğrendi. Şimdi inşaat bitmiş, işçiler de gitmişti.
İşten anlayanlar, meyhane kazancının, böyle yerlerde alışıldığı gibi,
hafta sonları yerine iş günlerinde kabarık görünmesine
dikkat etmemiş olmasına şaştıklarını söylediler.
Ama şimdiye kadar böyle yerlerin sadece müşterisi olmuştu o.
Bu durumda meyhaneyi dört ay daha işletebildi;
meyhanenin eski sahibinin adresini bulana kadar da dört ay daha kaybetti
– işin sonunda beş parasız sokakta kaldı.

Beş Paralık Roman, Bertolt Brecht (Sayfa 5 - İletişim Yayınevi Modern Klasikler 2015 - ÇEVİREN: Sevgi Soysal - Barınak)Beş Paralık Roman, Bertolt Brecht (Sayfa 5 - İletişim Yayınevi Modern Klasikler 2015 - ÇEVİREN: Sevgi Soysal - Barınak)
Onur Özkan 
10 Şub 12:16 · Kitabı okumayı düşünüyor · Beğendi

Barınak
Bir süre, bir askerin genç karısının evinde, kadın dükkânda
çalışırken çocuklarına savaş hikâyeleri anlatarak barındı.
Ufak bir evde başka türlü olamayacağı için kendisiyle
yatmış olan kadın, kocasının izne geleceği haberi üstüne,
onu bir an önce evinden atmak istedi.
Birkaç gün daha kadının evinde kalmayı başaran “harp malulü”
sonunda orayı terk etmek zorunda kaldı.
Kadının kocası kıtasına döndükten sonra, bir iki kez daha uğradı
kadının evine. Kadın karnını doyurdu ama, adamakıllı düşmekten
kurtulamadı ve sonunda o da dünya başkentinin sokaklarında
gece gündüz açlığı sürükleyen sefiller kervanına katıldı.

Beş Paralık Roman, Bertolt Brecht (Sayfa 6 - İletişim Yayınevi)Beş Paralık Roman, Bertolt Brecht (Sayfa 6 - İletişim Yayınevi)
Onur Özkan 
10 Şub 12:25 · Kitabı okumayı düşünüyor · Beğendi

Dilenci Fewkoombey
Dilenmek zor geliyordu ona.
Bu meslek, hiçbir şey öğrenmemiş olanlara göreydi,
ama öğrenilmesi gereken bir meslekti.
Ardı ardına birçoklarının yolunu kesti, ama yüzünde gururlu
bir ifadeyle ve onları rahatsız etmekten çekinerek.
Ayrıca öyle uzun cümleler kullanıyordu ki, noktayı koyduğunda
derdini anlatmaya çalıştığı adam geçip gitmiş oluyordu çoktan;
sonra avucunu da açmıyordu. Sonunda, en az beş kez kendini
alçalttığı halde, kimse onun dilendiğini anlamadı.

Ama başka biri çakmıştı durumu.
Çünkü ansızın ardından, kısık bir sesin şunları söylediğini duydu:
“Buradan basıp gidecek misin eşek arabası!”
Duyduğu suçluluk duygusuyla arkasına bakmadı bile.
Süklüm püklüm uzaklaştı oradan. Yüz adım uzaklaştıktan sonra
arkasına bakmaya cesaret edebildi. Yırtık pırtık, en adisinden
iki dilencinin kendisine baktıklarını gördü.
Ancak birkaç sokak sonra peşinden ayrıldılar.

Ertesi günü, limanın oralarda dolanıp, aşağı sınıftan insanları
garip dilenme tarzıyla şaşırtan biri ansızın vurdu sırtına.
Sırtına vuran cebine de bir şey sokuşturmuştu.
Çevresine bakınınca kimseleri göremedi, ama elini cebine atınca
iyice katlanmış, kirlenmiş bir kartvizit buldu:
J.J. Peachum, Old Oak Sokağı, No: 7.
Ayrıca karta kurşunkalemle şunlar karalanmıştı:
“Kemiklerinin kırılmasını istemiyorsan bu adrese gitmeye bak!”
Bu cümlenin altı iki kez çizilmişti.

Beş Paralık Roman, Bertolt Brecht (Sayfa 6 - İletişim Yayınevi - ÇEVİREN: Sevgi Soysal - Barınak)Beş Paralık Roman, Bertolt Brecht (Sayfa 6 - İletişim Yayınevi - ÇEVİREN: Sevgi Soysal - Barınak)
Onur Özkan 
10 Şub 12:38 · Kitabı okumayı düşünüyor · Beğendi

Fewkoombey
(...)
Öğleden sonra, bir koltuk meyhanesinin önünde, birkaç gün önce
gördüğü dilencilerden biriyle tanıştı. Bugün daha dostçaydı.
Genç bir adamdı bu; hiç de kötü görünmüyordu.
Fewkoombey’yi kolundan çekti, birlikte yürüdüler.
“Seni pis köpek seni,” diye başladı söze ama dostça ve sakin konuşuyordu:
“Numaranı göster!”
“Ne numarası?” diye sordu asker.

Genç adam kendisini bırakmayarak, ama yine dostça
ona şunları anlattı; “Bu dilencilik işinin de kendine göre bazı kuralları
vardır, hatta bazı kuralları birçok işinkinden iyidir, çünkü hiç olmazsa
bu iş, uygar insanlar tarafından terk edilmiş yabani yerlerde değil,
büyük ve düzenli bir şehirde, dünyanın başkentinde yapılabilir ancak.
Yalnız bu işte çalışabilmek için bir numara gereklidir.
Bir de izin belgesi; bu belge ve numara da, tabii ücretli olarak,
ancak bir yerden temin edilebilir: Old Oak Sokağı’nda bir dernek vardır
ve bu derneğe üye olmak zorunludur.”

Fewkoombey hiç soru sormadan dinledi onu.
Sonra dostça cevaplar verdi. Boş bir sokaktan geçiyorlardı.
Tıpkı duvarcılarda ve berberlerde olduğu gibi dilencilerin de bir derneği
olduğuna sevindiğini, ama canı ne isterse onu yapmayı tercih ettiğini,
çünkü tahta bacağının da ispat ettiği gibi kendisine şimdiye
kadar yeterince emredildiğini söyledi. Sözlerinin sonunda,
düşüncelerine pek katılmadan, ilginç ve tecrübeli bir adamı dinlercesine
kendisini dinleyen yol arkadaşına elini uzatıp iyi günler diledi.
Dilenci eski bir dost gibi gülerek sırtına vurdu askerin ve karşı kaldırıma geçti. Fewkoombey gülüşünden hiç hoşlanmadı onun.

Beş Paralık Roman, Bertolt Brecht (Sayfa 7 - İletişim Yayınevi - ÇEVİREN: Sevgi Soysal - Dreigroschenroman)Beş Paralık Roman, Bertolt Brecht (Sayfa 7 - İletişim Yayınevi - ÇEVİREN: Sevgi Soysal - Dreigroschenroman)
2 /