·
Okunma
·
Beğeni
·
4606
Gösterim
Adı:
Beş Paralık Roman
Baskı tarihi:
Mayıs 2013
Sayfa sayısı:
362
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789750508707
Kitabın türü:
Orijinal adı:
Dreigroschenroman
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
İletişim Yayınevi
Baskılar:
Üç Kuruşluk Roman
Beş Paralık Roman
Üç Kuruşluk Roman
Tiyatronun en büyük ustalarından Brecht'in, klasikleşen metni Üç Kuruşluk Opera'nın ardından yazdığı Beş Paralık Roman, para uğruna dilencilik dernekleri kuran, cinayetler işleyen, yalancı şahitlik yapan, milli felaketlere yol açan ve hatta "âşık" olan, kısacası insani olanın her zaman temiz olmadığını gösteren insanların dünyasını "satirik" bir dille anlatıyor.
Brecht'in farklı bir üslupla yazdığı bu romanda sıra dışı karakterlerle ve diyaloglarla kurduğu dünyanın, günümüz mülkiyet ve para dünyasıyla benzerliği, eserin klasikleşmesinin haklı nedenlerini ortaya koyuyor. Beş Paralık Roman, Sevgi Soysal'ın özgün ve incelikli çevirisiyle tekrar Türkçe'de.

"Brecht hem sömürülenlerle, hem de sömürenlerle ilgilenir. Değişik tarihsel dönemleri bir arada incelemesinin ve gangster tiplerini Dickens zamanının tempo ve dış görünüşünü yansıtan bir Londra'ya yerleştirmesinin nedeni budur."
-Walter Benjamin-
(Tanıtım Bülteninden)
  • 362 syf.
    ·4 günde·10/10
    Beş Paralık Roman tek kelimeyle muhteşemdi, bayılarak okudum. Savaş ve sistem eleştirisi muazzam bir kurguya yedirilmiş, son derece sağlam karakterlerle anlatılmış. Hem edebi açıdan oldukça doyurucu, hem de eleştirileriyle oldukça sarsıcı bir klasik. Bertolt Brecht’in tarzı Charles Dickens’a benziyor biraz, özellikle Müşterek Dostumuz’u anımsattı kitap yer yer. 1900’lerin başında, Afrika’daki İngiliz sömürgelerinde savaşlar sürerken, Londra’daki insanlar, askerler, halk, tüccarlar, politikacılar ve finans sektörü resmediliyor. Oldukça akıcı ve sürükleyici. Mutlaka ama mutlaka okuyun.
  • 359 syf.
    ·6 günde·Beğendi·7/10
    Daha başka beklentilerle alıp okuduğum kitap okunması kolay ama anlaşılması zor sınıftan.
    Kitabın ana fikri, son kısma eklenen Walter Benjamin'in sonsözünde bahsettiği gibi: "Brecht hem sömürülenlerle, hem de sömürenlerle ilgilenir...." cümlesinde saklı.
    Kapitalist sistemi, romanına konu olan karakterler ve olaylarla yerden yere vururken yaptığı derin kişilik tahlilleriyle romana ismini veren "beş paralık" insan figürlerini kullanmış. Burada kadın-erkek ayrımı yapmadığı gibi zengin-fakir ya da asil-soylu gibi ayrımlara girmeden her kesime dokunmuş.
    Şiirleriyle tanıdığım yazarın bu romanında daha şiirsel bir dil ve daha keskin mesajlar beklerken yazımın başında belirttiğim beklentimin oluşmamasında ki etkenin ne olduğu konusunda da çelişkilere düştüm.
    İletişim Yayınları Walter Benjamin'in romanla ilgili bir denemesini kitabın sonuna sonsöz olarak yerleştirmiş ve çok da iyi etmiş. Bu yazı adı üzerinde sonsöz ve mutlaka roman bitirildikten sonra okunmalı. Spoiler içeriyor ama sebebi spoiler içermesi değil. Sonuçta romanda birileri ölüyor, birileri yargılanıyor vs... Sonsözü okuyup bunları daha romanı okumadan bilmek romanın ritminden heyecanından bir şey kaybettireceği için değil, "Bu ve bunun gibi romanları okuduktan sonra ben de ne iz bıraktı?" ya da "İncelikle dokunmuş bu metinde yazarın aslında ne anlatmak istediğini yeterince özümseyebilmiş miyim?" gibi takıntılı olduğum bu konuda "Walter Benjamin gibi bir usta ile aynı bakış açısına sahip miyim?" sorularına cevap bulmak için iyi bir fırsat olarak gördüğüm için böyle bir okumayı öneriyorum.
    Açıkçası kendi şahsıma kitaptan bana kalanlar konusunda Walter Benjamin ile pek de farklı düşünmediğimizi itiraf etmek istiyorum ama asıl kazancımın böylesine etkili ve usta bir şair-yazarın yine böylesine bir usta yazar tarafından yapıcı olarak eleştirildiği eseri okuma şansına sahip olduğunu söylemek istiyorum.
    "Gelecek nesillerin Beş Paralık Roman'ın içinden kolayca çıkacağını umabiliriz" şeklinde biten sonsöz bir önceki paragrafta kastettiğimin bir cümlelik özeti aslında.
    Bertold Brecht'in bu güzel kitabını, yergi türündeki edebi metinlere meraklı olan okurlara, okuduktan sonra üzerinde uzun uzun düşünmelerini önererek kütüphaneme kaldırıyorum.
  • 359 syf.
    ·4 günde·8/10
    Klasiklerin üzerinden bu kadar zaman geçmesine rağmen her okuduğum klasikte, günümüzle kıyasladığımızda hiçbir şeyin değişmediğini bu kitapta bir kez daha gördüm. Para ve güç için insanların yapmayacağı bir şey yok. Sömürü, savaşlar, politika, kapitalist sistem insan ruhunu, insan medeniyetini her geçen gün biraz daha öldürüyor. Kitapta tüm bunlara incelikle yer verilmiş. Beş paralık insanlara, beş paralık roman..
  • 270 syf.
    ·6 günde·Puan vermedi
    1800'lü yılların sonunda İngiltere, sömürgesi olan Güney Afrika ile savaşır. Askerden tek bacağını kaybetmiş olarak dönen Fewkoombey dilencilik yapmak zorunda kalır.
    Bu dönemde ticaret ile uğraşan kişiler İngiliz devletine, askerleri taşıması için çürük gemileri değerinden fazla bir fiyata satarlar. Ve bunu yaparken de vatanseverliği elden bırakmazlar.
    Dönen ticari dolaplar, kendi kızını bile iş ilişkileri için kullanan bir baba, savaşa gidenler üstünden iş yapanların vatanseverlik söylemleri, yoksulluk...

    Brecht büyük bir sanatçı ve yazar. Sanki bir anın en çarpıcı fotoğrafını çeker gibi bir romandı. Hem de görüneni değil, görünenin arkasını gösteren bir fotoğraf.
  • 359 syf.
    ·5 günde·9/10
    Bertolt Brecht'i Zulümler Yağmur Gibi Yağmaya Başlayınca adlı şiiri ile tanıdım ve sevdim, tek romanı olan Beş Paralık Roman'ı da şiirden de etkilendiğim için bir an önce okumak istedim. Yazar önce oyun olarak yazmış, yaklaşık on yıl sonra da romana çevirmiş, romana dönüşürken bazı değişimler olsa da oyunu okumadığım için bilmiyorum.
    Yazar gerek karakterler gerekse hikaye ile bir çok şeyi, hikaye ile harmanlayarak çok güzel bir şekilde eleştiriyor. Beğendiğim ve iyi ki okudum dediğim romanlardan oldu.
  • 270 syf.
    ·Beğendi·6/10
    Üç kuruşluk operasının roman haline getirilen kitabıdır.
    Brecht aynı zaman da diyalektik tiyatronun kurucusu ve şairdir.
    Kendisini kısaca tanımlamak gerekirse 20. Yy önde gelen komünistlerindendir.
    Bu nedenle oyunlarında,romanlarında bozuk düzen çarklarını,kapitalist sistemin insan ahlakı üzerinde etkilerini,ironik bir biçimde ince detaylarla işlemiştir.
    Spoiler;
    Nasıl yaşar insan? Çiğneyerek, ezerek,
    Öbür insanları yiyerek!
    Yalnız böyle yaşayabilir insan
    İyice unutabilmek için insan
    Olduğunu.
  • 412 syf.
    Beş Paralık Roman gülünçlü bir
    haydutluk öyküsüdür. Romanının kahramanları olan toplum dışı ve toplum içi haydutlar, 20. yüzyıla geçiş dönemi kapitalizminin soyguncu temelini sergilerler. Bu kahramanları, 5 Paralık
    Opera'dan tanırız: çetebaşı Mac, dilenciler kralı Peachum, kızı
    Polly yine karşımızdadır. Ne var ki bu kez aralarına bankacılar
    yüksek devlet memurları, tüccârlar da katılmıştır. Mac başı
    bozuk çete reisliğinden büyük tüccârlığa doğru bir atlama yapar. Mac, toplum dışı haydutluk mesleğinin artık modasının geçtiğini; belâsının kazancından fazla olduğunu anlamıştır çünkü.
    Böylelikle kendine toplum içinde bir yer yaparak Tüccar olur.
    Peachum'da dilenci krallığının şen sınırlarıyla yetinmez, devletle
    iş yapmağa, daha doğrusu devlet yoluyla zengin olmaya kalkışır. Rüşvetçi büyük memurların ahlâksızlığı sayesinde de bu
    işten kazasız belâsız çıkar. O da meşru bir kazanca sahip olur
    böylece.
    Haydutluk üstüne epik bir çeşitleme olan bu yapıt,
    da adi hırsızlarla bankacılar çatışmasını, iki tarafın bu çatışmadan çıkardıkları faydalı sonuçlarla biter.

    10 Şubat 1898 doğumlu Brecht, 20. yüzyıl Alman edebiyatının en büyük şair, yazar, tiyatrocu ve kuramcılarından biri hatta en önemlisidir.

    Yazarın düşüncelerini ve dünya görüşünü başarılı bir biçimde yansıtıyor.


    "bu, birkaç kuruşu dilenciye vermeden önce cebini üç kez karıştıranlardan. yeterince az olan parayı o kadar uzun süre arar ki, en iyisi eve gidip oranın altını üstüne getirin, derim buna.

    "çok basit: felaketler çoğaldıkça, onlarla ilgilenmenin gereği o kadar azalır. her yerde var nasıl olsa.
    tabiat bu."
  • 362 syf.
    ·11 günde·6/10
    beş paralık roman dönem romanı olarak yazılmış ve yazıldığı dönemin şartlarına uygun kurgulanmış zevkle okunan bir roman.
    "Birilerinin zenginliklerine zenginlik katması için savaşlar hep olmalıdır."sözü bence romanın ana fikridir.
  • 362 syf.
    ·11 günde·Puan vermedi
    Brecht, siyasî kimliğinin vermiş olduğu tiyatral hiciv yeteneğini kusursuzca tiplemelerin karakteristik muhtevasına nakşetmiş. Kitap şiirsel bir roman gibi. Büyük krallığın Afrika 'da olan gereksiz savaşını anti militarist kimliğinin karşıtlığıyla topluma kene gibi yapışmış, savaş mastürbatörlerinin sermaye ve devlet hegomanyasıyla olan çarpık ilişkisini gözler önüne sermiş. Vatanseverliğin ve milliyetçiliğin hakim sınıfların kitleleri tahakküm aracı olarak kullanışını, toplumun panoromik düşman algısı ile dizaynını ve bu vatan, millet çimentosunun harcı karılırken bedel ödeyenlerin toplumun baldırı çıplakları olduğu gerçeğinide bizlere yalın bir şekilde aktarmış.
  • 270 syf.
    ·Puan vermedi
    Düşünün karanlığı ve acı soğuğu,
    Feryatların yankılandığı bu vadide.

    Brecht - Üç Kuruşluk Opera

    Sosyolojik, psikolojik buhranlar içinde kaybolan biz ve kendi elimizle yarattığımız drama.
  • 359 syf.
    ·Beğendi·8/10
    Bertolt Brecht'in okuduğum ilk kitabı.Kapitalizm'in yozlaştırdığı; ezen ve ezilen insanların zaman içerisinde aynı kefeye nasıl girdiğini gözler önüne seriyor.Kapitalizm veya Komünizm (veya Sosyalizm) sohbetlerinin geçtiği ortamlara denk geldiğimizde ''kapitalizmi kötülüyoruz ama o olmadan da üretim olmaz, üretim yoksa yaşam da olmaz'' savunmalara hep şahit olmuşuzdur. Brecht toplumda paradoks halini almış (Brecht'e göre bu paradoks değil birebir yanlış olan kapitalizm) bu iki tartışmayı dönemin İngiltere'sindeki belirli insan modellerini çevresine alarak hangisinin iyi hangisinin kötü olduğunu bizlere sunuyor. Kapitalist insan modellerinin para,büyüme hırsı uğruna aile şereflerini bile hiçe sayacak kadar gözlerini hırsa bürümelerini çok güzel sunmuş yazar.Brecht'in bu eserinde ezilen insanların 'celladına aşık olmak' deyimini çokça hatırlatacağı bölümler de mevcut.Eser bir çok yönü ile bazı yazarların eserlerini anımsattı.Ukuduysanız George Orwell'in '1984' romanını çokça anımsayacaksınız.Sadece '1984' romanı ile sınırılı değil elbette. John Steinbeck'in 'Bitmeyen Kavga'sı,haklı veya haksız mücadeleler sonucunda insan ruhunun tahribatlar neticesinde yaşadığı parçalanmalar açısından Ernest Hemingway'in 'Çanlar Kimin İçin Çalıyor'u çokça hatırlatacağı eserler olacaktır.

    ~İyi Okumalar~
  • 382 syf.
    ·6 günde·9/10
    Yabancı eserleri, iyi yapan da biraz yayın evi ve çevirmen katkısı bence. Ben bu kitap da Dorlion Yayınlarından okudum kitabı. Neredeyse her sayfasında bir yazım hatası veya noktalama hatası vardı. Sık sık da cümle dizim hataları vardı ve bu da okuma kalitesini etkileyen unsurlar bence.
    Kitaba gelince Bertolt Brecth'in bir kitabini okumayı uzun süredir istiyordum. Bu kitabı (ne kadar yayın evi titiz çalışmamış olsa da) çok sevdim. Cok iyi olay örgüsü oluşturmuş. Toplumun kanayan sorunlarına (bu zamanda da aynı) parmak basmış.

    Daha iyi bir yayın evinden, daha güzel bir çevirisi ile bir kez daha okuyacağıma söz verdiğim bir kitap.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Beş Paralık Roman
Baskı tarihi:
Mayıs 2013
Sayfa sayısı:
362
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789750508707
Kitabın türü:
Orijinal adı:
Dreigroschenroman
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
İletişim Yayınevi
Baskılar:
Üç Kuruşluk Roman
Beş Paralık Roman
Üç Kuruşluk Roman
Tiyatronun en büyük ustalarından Brecht'in, klasikleşen metni Üç Kuruşluk Opera'nın ardından yazdığı Beş Paralık Roman, para uğruna dilencilik dernekleri kuran, cinayetler işleyen, yalancı şahitlik yapan, milli felaketlere yol açan ve hatta "âşık" olan, kısacası insani olanın her zaman temiz olmadığını gösteren insanların dünyasını "satirik" bir dille anlatıyor.
Brecht'in farklı bir üslupla yazdığı bu romanda sıra dışı karakterlerle ve diyaloglarla kurduğu dünyanın, günümüz mülkiyet ve para dünyasıyla benzerliği, eserin klasikleşmesinin haklı nedenlerini ortaya koyuyor. Beş Paralık Roman, Sevgi Soysal'ın özgün ve incelikli çevirisiyle tekrar Türkçe'de.

"Brecht hem sömürülenlerle, hem de sömürenlerle ilgilenir. Değişik tarihsel dönemleri bir arada incelemesinin ve gangster tiplerini Dickens zamanının tempo ve dış görünüşünü yansıtan bir Londra'ya yerleştirmesinin nedeni budur."
-Walter Benjamin-
(Tanıtım Bülteninden)

Kitabı okuyanlar 149 okur

  • Umut Yaylak
  • Buğra Er
  • cagdasium
  • Övünç alp
  • Deniz Celik
  • HASAN ÇELİK
  • FERHAT
  • Kör Kayıkçı
  • Aslı Demir
  • D.Y.

Kitap istatistikleri (Bütün baskılar)

Bu baskının istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%11.1 (6)
9
%13 (7)
8
%18.5 (10)
7
%3.7 (2)
6
%3.7 (2)
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0