Adı:
Beşeri Coğrafya
Alt başlık:
İnsan, Kültür, Mekan
Baskı tarihi:
Ocak 1998
Sayfa sayısı:
592
ISBN:
9789757206156
Kitabın türü:
Yayınevi:
Çantay Yayınları
Açıklama:
Hızlı bir gelişme ve değişme içinde olan coğrafyanın beşeri yönünü ele alan bu kitap, daha önce yayınladığımız, "Ekonomik Coğrafya: Küreselleşme ve Kalkınma"yı tamamlamakta ve "Coğrafya: Geçmiş, Kavramlar, Coğrafyacılar" ile de bütünleşmektedir. Böylece, coğrafyanın fiziki konuları dışında kalan, gelişmesi ve geçirdiği düşünsel aşamalar ile insan ve onunla ilişkili başlıca konulara ait temel bilgilerin çoğunu içeren bu üç kitabın coğrafya öğrencilerine ve hatta mezunlarına yararlı olacağını düşünüyoruz.
"Coğrafya"nın konusu, kısaca, "Dünya"dır doğa tarafından yaratılan, ancak insan tarafından özellikle son iki yüzyıl içinde hızla değiştirilmekte olan dünya üzerinde odaklaşmıştır coğrafya. Yedi milyon yıl önce ortaya çıkan insanın hızla yeryüzüne dağılıp dünyayı yeniden biçimlendirmeye başlaması, coğrafi görünümü dönüşüme uğratmış, yeni yeni de yaşam tarzları yaratmıştır. Çağdaş coğrafya da insan ile çevresi arasındaki -gerek geçmiş gerekse şimdiki- bu karşılıklı etkilenmenin incelenmesidir. Coğrafya, bizim bildiğimiz şekliyle dünyanın süregelen hikayesini, yani Doğu Afrika'nın yüksek yaylalarında çok önceleri başlamış olan yolculuğun en son evresini anlatmaktadır.
Coğrafyacı kimdir? Ve neden coğrafya eğitimi görmeli? sorularına cevap, günümüz de hemen herkesin coğrafyacı olduğudur -kendilerini öyle çağırmasalar da! Gerçekten de insanlar doğaları gereği coğrafyacıdır: Günlük yaşamda, belirli bir ortam içinde şehirdeyse binalar arasında yapılaşmış mekân içinde, kırdaysa açık alanda daha geniş fakat daha doğal bir mekânda- dolaşmak zorunda kalan insanlar, bir parçası oldukları mekânla sürekli iletişim halinde olduklarından, doğuştan birer coğrafyacı sayılabilirler; "ye/" ya da "yerler", gerçekten de, her insanın birer parçasıdırlar. Gelecekteki okul ihtiyacını planlayan, gayrimenkulunu geliştiren, zincir mağazalar için yeni kuruluş yerleri seçen ya da yol güzergâhı planlayanlar; gazeteciler, diplomatlar, çokuluslu şirketlerin üst düzey yöneticileri ve ekeceği ürünü dünya pazarlarına göre seçen çiftçiler de coğrafyacılar arasında sayılabilirler. Günün önemli bir sorusuna bilgili bir karar verebilmek için, herhangi bir yurttaşın ihtiyaç duyduğu bilgi büyük ölçüde coğrafi olacaktır.
Dünyadaki olaylar günlük olarak üzerimizde hızlı değişimler yarattığından, kendi dünyamızın coğrafyası da hızla değişir -Eyles'in (1995) "Günlük Yaşamın Coğrafyası" adlı yazısında da ifade ettiği gibi, tekdüze gibi görünen günlük yaşam bile coğrafi incelemeyi hak edecek bir çeşitlilikte ve bir değişim süreci içindedir. Günün haberlerine ait hemen her konu insan ve faaliyetlerinin yeniden dağılımını -yeni coğrafyaları- gündeme getirecektir. Coğrafya eğitimi görmek her zaman gelecekle ilgili tahminler yapmamıza yardımcı olmayacak fakat bu değişimlerin arkasındaki güçleri anlamamıza katkıda bulunacaktır. Bu yüzden de, değişimler meydana geldiğinde, bunlar bizim için daha az sürpriz olacak; bazen değişimlerin geldiğini görebilecek, değişimlerin bizden yana işlemesini sağlayabilecek ve hatta kendimiz değişim yapabileceğiz.
Belki bu kitabı alanım gereği okumuş olabilirim fakat bu coğrafyada yaşayan herkesin okuması gereken bir kitaptır. Coğrafyacının kutsal kitaplarından biri olarak adlandırılır kendi camiamızda :) İçerisinde dünyanın kuruluşundan bu yana insanlık tarihinin yaşamı, kültürü, siyasi özellikleri gibi insan hayatının temel özellikleri anlatılmıştır. Bu tür konulara ilgi duyanlara tavsiye edebileceğim bir kitaptır.
Erol Tümertekin ve Nazmiye Özgüç gibi iki muhteşem hocamızın kitabıyla beşeri derslerimizi işlediğim için gayet mutluyum. Coğrafya okumayanların bile zevkle okuyacağı elinden bırakamayacağı bir kitap. Nazmiye Özgüç'ün dilinin akıcı ve konuları birer hikayeymişcesine anlatma kabiliyetine sahip olduğundan hocamız zaten bahsetmişti ama okuyunca bunun farkına daha iyi vardım. Kültür ve Nüfus bölümleri özellikle çok akıcı bir şekilde okunabiliyor. Yani kısaca kitap akıyor. Sizde Coğrafyacı olmasanız bile çevrenizi ve insanları anlamak için bu kitabı okuyun bir zahmet. :))
Kitaba henüz alıntı eklenmedi.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Beşeri Coğrafya
Alt başlık:
İnsan, Kültür, Mekan
Baskı tarihi:
Ocak 1998
Sayfa sayısı:
592
ISBN:
9789757206156
Kitabın türü:
Yayınevi:
Çantay Yayınları
Açıklama:
Hızlı bir gelişme ve değişme içinde olan coğrafyanın beşeri yönünü ele alan bu kitap, daha önce yayınladığımız, "Ekonomik Coğrafya: Küreselleşme ve Kalkınma"yı tamamlamakta ve "Coğrafya: Geçmiş, Kavramlar, Coğrafyacılar" ile de bütünleşmektedir. Böylece, coğrafyanın fiziki konuları dışında kalan, gelişmesi ve geçirdiği düşünsel aşamalar ile insan ve onunla ilişkili başlıca konulara ait temel bilgilerin çoğunu içeren bu üç kitabın coğrafya öğrencilerine ve hatta mezunlarına yararlı olacağını düşünüyoruz.
"Coğrafya"nın konusu, kısaca, "Dünya"dır doğa tarafından yaratılan, ancak insan tarafından özellikle son iki yüzyıl içinde hızla değiştirilmekte olan dünya üzerinde odaklaşmıştır coğrafya. Yedi milyon yıl önce ortaya çıkan insanın hızla yeryüzüne dağılıp dünyayı yeniden biçimlendirmeye başlaması, coğrafi görünümü dönüşüme uğratmış, yeni yeni de yaşam tarzları yaratmıştır. Çağdaş coğrafya da insan ile çevresi arasındaki -gerek geçmiş gerekse şimdiki- bu karşılıklı etkilenmenin incelenmesidir. Coğrafya, bizim bildiğimiz şekliyle dünyanın süregelen hikayesini, yani Doğu Afrika'nın yüksek yaylalarında çok önceleri başlamış olan yolculuğun en son evresini anlatmaktadır.
Coğrafyacı kimdir? Ve neden coğrafya eğitimi görmeli? sorularına cevap, günümüz de hemen herkesin coğrafyacı olduğudur -kendilerini öyle çağırmasalar da! Gerçekten de insanlar doğaları gereği coğrafyacıdır: Günlük yaşamda, belirli bir ortam içinde şehirdeyse binalar arasında yapılaşmış mekân içinde, kırdaysa açık alanda daha geniş fakat daha doğal bir mekânda- dolaşmak zorunda kalan insanlar, bir parçası oldukları mekânla sürekli iletişim halinde olduklarından, doğuştan birer coğrafyacı sayılabilirler; "ye/" ya da "yerler", gerçekten de, her insanın birer parçasıdırlar. Gelecekteki okul ihtiyacını planlayan, gayrimenkulunu geliştiren, zincir mağazalar için yeni kuruluş yerleri seçen ya da yol güzergâhı planlayanlar; gazeteciler, diplomatlar, çokuluslu şirketlerin üst düzey yöneticileri ve ekeceği ürünü dünya pazarlarına göre seçen çiftçiler de coğrafyacılar arasında sayılabilirler. Günün önemli bir sorusuna bilgili bir karar verebilmek için, herhangi bir yurttaşın ihtiyaç duyduğu bilgi büyük ölçüde coğrafi olacaktır.
Dünyadaki olaylar günlük olarak üzerimizde hızlı değişimler yarattığından, kendi dünyamızın coğrafyası da hızla değişir -Eyles'in (1995) "Günlük Yaşamın Coğrafyası" adlı yazısında da ifade ettiği gibi, tekdüze gibi görünen günlük yaşam bile coğrafi incelemeyi hak edecek bir çeşitlilikte ve bir değişim süreci içindedir. Günün haberlerine ait hemen her konu insan ve faaliyetlerinin yeniden dağılımını -yeni coğrafyaları- gündeme getirecektir. Coğrafya eğitimi görmek her zaman gelecekle ilgili tahminler yapmamıza yardımcı olmayacak fakat bu değişimlerin arkasındaki güçleri anlamamıza katkıda bulunacaktır. Bu yüzden de, değişimler meydana geldiğinde, bunlar bizim için daha az sürpriz olacak; bazen değişimlerin geldiğini görebilecek, değişimlerin bizden yana işlemesini sağlayabilecek ve hatta kendimiz değişim yapabileceğiz.

Kitabı okuyanlar 4 okur

  • Havva Karagöz
  • Musa Demir
  • Geographer
  • Sedâbiyât

Kitap istatistikleri