Giriş Yap

Beyaz Diş

8.710 üzerinden
13,4bin Puan · 1715 İnceleme
258 syf.
·
5 günde
·
9/10 puan
BEYAZ DİŞ - Dikkat spoiler içerebilir!
Modern klasikler sayesinde tanıdığım Jack Londonun en çok okunan eseridir Beyaz Diş. Nedense Bluetooth geliyor aklıma bu kitabın ismini andığımda (onunda açılımı mavi diş). Yazar bir kurtun gözünden insanları anlatıyor. Tabi bunu sonraları anlıyorsunuz :) 1906 yılında çıkan bu eser vahşi doğada hayatta kalma mücadelesi içerir.Yazarın gençlik yıllarında parasızlıktan dilencilik yaptığını düşünürsek kendi yaşam mücadelesinin üstesinden gelmiş diyebiliriz. Kitabın dili sade ve akıcı her yaştan insan okuyabilir, kitaplığında bulundurabilir. Keyifli okumalar diler, böyle güzel bir mecrayı bizlere sunduğu için 1K ekibine teşekkür ederim.
·
2 yorumun tümünü gör
Reklam
258 syf.
·
7 günde
·
Beğendi
·
9/10 puan
Jack London
okumayı seven biri olarak bu kitaba da başlarken pozitif bir ön yargı ile başladım, sonuçsa benim ön yargımdan çok yazarın başarılı kaleminden ve hayal gücünden dolayı bu kitabı çok ama çok beğenmem oldu. Bana kalırsa bu kitabı yorumlamak ve incelemek gerçekten büyük bir ustalık gerektirmektedir. Bu da Yazarımızın en beğendiğim kitabı olan
Martin Eden
gibi okuyup bitirdikten sonra bile günlerce kafa yorulabilecek kadar ince konuları işlemiş ve bunu vahşi bir Kurt'un insanla tanışıp onun modern dünyasına katılıp uyum sağlamaya çalışan hayatını anlatarak gözler önüne sermiş olmasından kaynaklanmaktadır. Kitapla ilgili tek kusur birçok yayın evinden basılmış ve ne yazık ki bunların bir çoğuda neredeyse orijinal kitabın ortasından başlıyor olması, benim aldığım kitap eski bir basım ve dediğim gibi neredeyse orjinalin ortasından başlıyordu. Bir arkadaşımın kitap hakkında konuşurken uyarması ile doğru kitabı okudum. Esas kitap birkaç adam ve kızak köpeklerinin yolculukları sırasında kurt sürüsünün saldırısına uğramaları ile başlıyor. Beyaz Diş kitabı bana bazı bölümlerde geçen yazılar ve olaylardan dolayı
Vahşetin Çağrısı
kitabıyla bir bütünlermiş izlenimi verdi. Kitabımızda etnik köken kavgalarından, saf sevgiye, sadakatten, hayatta kalmak istiyorsan o seni yemeden sen onu yemelisin mottosu"na kadar bir sürü alt konu işlenmiş. Bakış açısı ne olursa olsun bu kitabı okuyan bir çok insana çok sayıda ders ve örnekler verebilen bir kitap. Benim için bir kitabın iyi olduğunu gösteren en önemli unsur; hikayeleştirmedir ki hikayesi iyi olmayan bir kitap akıcı olmayacağı için bir çok kitapta da gördüğümüz gibi yarım kalır. Fakat bu kitapta yazar olay örgüsünü o kadar iyi sıralanmış, hikayeleştirmeyi o kadar iyi yapmış ki bir yerden sonra kendinizi Beyaz Diş için endişeleniyor ya da üzülüyor buluyorsunuz. Eğer bu kitabı okumayı düşünüyorsanız, düşünmeyi bırakın. Hemen harekete geçin ve kitabı okumaya başlayın, eğer doğru yayın evinden alınmış bir kitap sa ki bunun nedeni den yukarıda bahsettim, ilk 30 40 sayfadan sonra olay örgüsü sizi öyle içine almış olacak ki bırakmak istemeyeceksiniz. Üstelik bazı kitaplarda olduğu gibi daha kitabın ortasına gelmişken sonu tahmin edilip sıkılabilinecek bir kitap değil. Baştan sona çok sürükleyici bir kitap.
·
2 yorumun tümünü gör
256 syf.
·
3 günde
·
Beğendi
·
8/10 puan
Jack London "Demir Ökçe" kitabında insan üzerinden işlediği "sevgi ve özlem, özgürlük ve bağımsızlık" temasını bu kitapta köpek-kurt kırması olan Beyaz Diş üzerinden işliyor. MEB'nın tavsiye kitaplar listesinde de olan bu kitap, heyecan uyandıran öyküsü, dili, betimlemeleri ile tavsiye edilmeyi hak ediyor. Zaman zaman olayları özdeşleştirip; karakterlere karşı bazen sevecen, bazen nefret ve bazen de gıpta ile bakıyorsunuz. Okurken çok yoğun eylem ve duyguya maruz kalacak, yazarın sizin için oluşturduğu dünyaya gireceksiniz. Kitap bundan yaklaşık 100 yıl önce yayınlanmış. Yazıldığı dönemdeki toplumsal yapı içindeki sınıfsal farklılıklar dikkatten kaçmıyor. Peki bu sınıfsal farklılıklar bitti mi? İyi okumalar
Beyaz Diş
8.7/10 · 57,3bin okunma
·
4 yorumun tümünü gör
258 syf.
·
5 günde
·
Beğendi
·
10/10 puan
Dünyayı Sevgi Kurtaracak!...
Biz insanoğlu nasıl bir varlığız? ... Güçlü yanlarımız da var zayıf yanlarımız da. En güzel yaratılan da biziz en âciz de. Sahip olduğumuz şeyleri iyi ya da kötü kullanmak bizim elimizde. Peki ama bize hiç zarar vermeyen bir hayvana işkence etmek hakkını nerden buluyoruz? Sırf yaratılış olarak üstün oldukları için mi kendilerinde bu hakkı görüyorlar?!Bunu yaparken ne düşünüyorlar, nefslerinin onları alaşağı ettiklerinden haberleri yok mu?Vicdanlarının sesini neden işitmezden geliyorlar? Yoksa vicdanları kurumuş, pas tutmuş ve ebediyen mühürlenmiş bir yerden mi ibaret... Tüm bunları düşünürken bu ayetin gerçekliği bir kez daha yüzüme vuruyor: "Gerçekten insan, ziyan içindedir." (Asr suresi/2. ayet) Hem de ederi olmayan bir ziyan... Ve çok daha kötüsü farkına varılmamış bir ziyan... Kitabı elime aldığımda bu kadar muhteşem bir kitap olduğunu bilmiyordum ve beni bu kadar sarsacağını da.Kitapta annesi kurt babası köpek bir yavrunun hayat hikayesi anlatılıyor.Daha önce birçok kitap okudum ama bir hayvanın düşüncelerinin anlatıldığı bir romana rastlamamıştım hiç. Ama Jack London bunu gayet başarılı yapmış.Başta buna şaşırsam da kitabı okurken hayvanlarla yaşantılarımızın ne kadar benzediğini kavradıktan sonra neden bu kadar başarılı olduğunu anladım.Baş kahramanımız Beyaz Diş her ne kadar yarı köpek yarı kurt olsa da birçok yönden benziyor biz insanlara... Nasıl doğduğu, neleri öğrendiği, neleri yaşadığı, insanoğlu ile nasıl tanıştığı ve yabana ait olmasına rağmen nasıl evcilleştirildiği...Hepsi bir bir anlatılıyor kitapta.Bir hayvanın düşünceleri büyük bir titizlikle, nakış nakış işleniyor satırlara. "İyilik bir şeçenektir. İnsan seçemediğinde insanlıktan çıkar." demiş Anthony Burgess. Kitapta bu iki insanı da görüyoruz.İyiliği seçip başarılı olan ve kötülüğü seçip ziyâna uğrayan. Bir insanın yapabileceği en büyük iyilik ise sevmektir zannımca. Bir eşyayı, bir hayvanı, bir insanı ya da bir bakışı...Ama sadece sevmek her ne olursa olsun... Efendisi de bunu yapıyor Beyaz Diş'e.Acılarını dindirmek ve yeniden topluma kazandırabilmek için sevgisiyle tedavi ediyor onu. Kitabın sonlarına doğru duygusal boyutun sınırlarını aşıyor Jack London.Gözlerim doldu okurken.İki kolu iki bacağı kesilen köpek hep aklımın bir köşesinde durdu.Yutkunamadım bazı yerlerde.Uzun zamandır duygularımı böylesine hareket ettiren bir kitap okumamıştım.Aynı zamanda çok şey kattı bana bu kitap.En önemli katkısı ise hayvanları sıradan bir canlı olarak görenlerin aksine ben, çoğunun gözlerinde yaşantılarından bir iz taşıyan o anlamı arayacağım... Jack London'un bu etkileyici eserinden dolayı ona bir teşekkür borçluyum.Ve bunu da galiba başkalarının da onu okumasına vesile olarak yapabilirim.:)Bu incelememi okuyan değerli arkadaşım sana da çok teşekkür ederim.Birşeyler anlatıp okumana vesile olabilirsem eğer ne mutlu bana.:) İnşallah sen de en kısa zamanda bu kitabı okur ve benim gibi o eşsiz tadına varabilirsin... İyi okumalaar... :)
·
5 yorumun tümünü gör
Reklam
2
175
1.742 öğeden 1 ile 10 arasındakiler gösteriliyor.
©2022 · 1000Kitap Web Uygulaması · 2.26.42