1000Kitap Logosu
Beyaz Zambaklar Ülkesinde
Beyaz Zambaklar Ülkesinde
Beyaz Zambaklar Ülkesinde

Beyaz Zambaklar Ülkesinde

OKUYACAKLARIMA EKLE
8.8
16,4bin Kişi
56,4bin
Okunma
15,9bin
Beğeni
353bin
Gösterim
149 sayfa · 
 Tahmini okuma süresi: 4 sa. 13 dk.
Basım
Türkçe · Türkiye · Şule Yayınları · 2012 · Karton kapak · 9786054498444
Orijinal adı
Финляндия, страна белых лилий
Diğer baskılar
Bir hatip ve bir dava adamı olan Grigory Petrov'un eseri Beyaz Zambaklar Ülkesinde Rusça müsveddelerine rağmen ilk kez Bulgarca olarak kitaplaştırılmıştır. Eser, birçok ülkede fırtınalar estirmiş, yazarına büyük bir ün ve saygı kazandırmıştır. Yapıtı büyük yapan, Petrov'un Fin halkını örnek göstererek, ahlaklı yapılanmayla ve sağlam devlet düzeniyle bir milletin yükselişinin kaçınılmaz olduğunu göstermesidir. Bu sebeple Atatürk eseri, önemi ve Türk milletine yol göstericiliği nedeniyle 1928 yılında dilimize çevirtmiştir.
5 mağazanın 272 ürününün ortalama fiyatı: ₺10,17
Kitabı Dinlebi İle Hemen Dinle
6 sa. 4 dk.
8.8
10 üzerinden
16,4bin Puan · 2855 İnceleme
Merve Bulut
Beyaz Zambaklar Ülkesinde'yi inceledi.
203 syf.
·
16 günde
·
10/10 puan
Bir Aydınlanma
Herkese Merhabalar! Beyaz Zambaklar ülkesinde kitabını henüz bitirdim ve bilgiler tazeyken söze hemen başlamak istedim zira kitabı okurken inceleme yapacağım anı sabırsızlıkla bekliyordum. Kitap Grigoriy Petrov'un 1920'li yıllarda yazmış olduğu bir kitap ve kitapta Findanliya'nın kuruluşunu bataklıklar ülkesi bir ülkenin Beyaz zambaklar ülkesine dönüşümünü anlatıyor. Sadece bu konu bile ilgi çekiciyken Mustafa Kemal Atatürk'ün şiddetle önermesi ve okulların müfredatına konulmasını, özellikle istemesi beni daha da ilgisi altına aldı. Kitabın ilk 51 sayfasında yazar ile ilgili kısımlara değiniliyor . Beyaz Zambaklar ülkesi bu sayfalardan sonra başlıyor eser olarak didaktik bir tarzda yazılmış sade bir eser. Anlatımı sade ve anlaşılır ben koridor yayınlarından okudum ve çeviri olarak beğendim, öneriler üzerine bu yayını tercih etmiştim zaten. Kitabı okuyup bitirdikten sonra idealist bir ruha bürünüyor ve daha önce neden okumadığınızı sorguluyorsunuz. Finlandiya'nın eğitim olarak ne kadar ileride olduğunu bilmeyeniniz yoktur peki yıllarca baskı altında kalmış ve herhangi bir gücü olmayan bir ülke şu an ki konumuna nasıl geldi dersiniz? Bir avuç aydının isteyip ,çabalamalarıyla ve halkın bu direnişe ayak uydurulması ile hakedilmiş bir zafer bu. İlk öncelik eğitime önem vermişler ama öyle genel geçer değil gerçekten 7sinden 70ine. Kitabı okurken şu kısım çok hoşuma gitmişti yaşlı insanlar bir ayağım çukurda ben öğrensem ne öğrenmesem ne demeden her gün sayısızca kitap gazete okumuşlar, okuma yazma bilmeyenler de torunlarına veya komşu çocuklarına okutmuşlar. Böylelikle çift taraflı bir gelişim sağlanmış hem yaşlılar, hem çocuklar açısından. Finlandiya ile ilgili diğer bir dikkatimi çeken konu ise "Bizi bitirmek istiyorsanız okullarımızı elimizden alın" demeleri. Eğitime ne denli önem verildiği bu cümlelerden kolayca anlaşılmakta. Eğitimsiz bir toplum yokolmaya mahkumdur ne yazık ki. Bu bilinçlerine hayran olmamak elde değil. Uzun zamandır gündemimde olan bir konu vardı: Ülkemiz.. Sanırım herkesin de gündeminde. Bir şeylerin yanlış olduğunun farkındayız ama sanki çıkamıyoruz bu durumun içinden yada nasıl çıkabileceğimizi bilemiyoruz. Sorsan herkes mutsuz, umutsuz en çok da şikayetçi... Haksızlar mı peki ? Hayır değiller. Peki ne yapmalı ? Bu konuyla ilgili çevremdeki insanlarla sürekli bir görüş halindeyim. Ben bir öğretmenim yıllardır bu işin içerisindeyim ve her zaman şiddetle önerdiğim ve kendi nacizane çabalarımla yapmak için didindiğim belli uğraşlar vardı. Bunlara birazdan değineceğim ama öncesinde şunu sormak istiyorum. Her birimiz bir yerlere gelebilmek için sayısız eğitim ve öğretimden sayısız sınavdan geçiyoruz değil mi ? Lakin şunu hiç sorguladınız mı anne baba olmak için neden herhangi bir şart aranmıyor ? Ya da hadi aranmadı diyelim ki neden bir eğitime tabi tutulmuyorlar. Onlar ki geleceğimizin ilk eğitimini veriyorlar ama nasıl bir eğitim vereceklerinden bi haberler. Böylelikle ne mi oluyor: Ben her bir sorunlu öğrencimi araştırdığımda altında sorunlu bir aile yatıyor. Kitapta çok beğendiğim ve severek alıntıladığım bir söz vardı:" Genç nesli değil, kendinizi suçlayın. Siz nasıl yetiştirdiyseniz, gençler de öyle olacaklar." Ne kadar da haklı bir laf... Çocuklarını dinlemeyen, onları önemsemeyen, bireyselleştiğini fark etmeyen bir aileden gelen ilgisiz bir çocuğa eğitim ve öğretim o kadar zor ki.. Öncelik aile eğitimi diyorum her zaman dediğim gibi. Ruhlarında aydınlık olmayan insanlar nasıl bir yola ışık tutabilirler ? ya da o yolda yürüyenler yolun sonuna nasıl ulaşabilir sormak istiyorum? Bunlar benim nacizane görüşlerim. Okuyan herkese minnettarım. Görüşleriniz ve fikirleriniz benim için çok önemli bu konularda ne yapılabilir aydınlanma için napabiliriz benimle paylaşırsanız memnun kalırım. Herkese iyi okumalar diliyorum.
Beyaz Zambaklar Ülkesinde
8.8/10
· 56,4bin okunma
OKUYACAKLARIMA EKLE
6
221
Mervé
Beyaz Zambaklar Ülkesinde'yi inceledi.
136 syf.
·
1 günde
·
10/10 puan
"sizi parlak bir geleceğe davet ediyorum" (s.106)
Bu muhteşem kitabın okunma sayısı neden bu kadar az, diye satırlarca yakınmak isterdim ama büyük bir utançla itiraf ediyorum benimde son 1 aydır bu kitap kafamda dolaşmaya başladı, hatta yeni fark ettim bile diyebilirim. Önce bir okurumuzun yorumuna denk geldim sonra övgülere.. sürekli akışıma çıkmasıyla da kafamda izini bıraktı.(1k'ın en sevdiğim özelliği de bu: bazı kitaplar istemeden de olsa beyninize ekleniyor) Şunu söylemeliyim tüm övgüleri hakkediyor. Ki üstünde zaten "Atatürk'ün tavsiye ettiği kitap" yazısıyla kitabın muhteşemliğiyle ilgili büyük Spoi yemişizde görmeyi bilememişiz. Kitabın konusuna gelirsek; "Birleşmiş Milletler Finlandiya eğitim sistemini dünyanın en iyilerinden biri olarak nitelendiriyor. Ülkede okuryazarlık oranı yüzde yüz. Kişi başına gayri safi yurtiçi hasıla Avrupa'da ilkler arasında. Finlandiya, endüstriyel ve laboratuvar ekipmanlarında, iletişim teknolojisinde dünya liderlerinden biri. Yüksek yaşam standartlarına sahip bu küçük ülkenin "kuruluş" hikâyesinden alınacak birçok ders var" kitabın sunuş bölümünde bunlar yazıyor. Sizin de anladığınız gibi Finlandiya'nın nasıl tam anlamıyla parmakla gösterilen bir ülke olduğunu anlatıyor. En dipten gelen bu ülke, belki de zamanında en fakir ülkelerden biriydi. Hemen yanında bulanan komşu ülkesi olan İsveç'in baskısı altındaydı. Politikacı, filozof, öğretmen ve Fin halk kültürünün mimarı olarak bilinen Snellman, öncülüğüyle yeni bir ülke olmaya başladıklarını (bu arada Snellman görüşleri, düşünceleri o kadar etkileyici ki hepsi tek tek kafama kazındı sanki:D), aldıkları önlemler, yaptıkları yenilikler ve en önemlisi eğitime verdikleri önemle nasıl Beyaz Zambaklar Ülkesi olduğunu bize anlatıyor. Merakıma engel olamayıp neden bu ismi verdiklerini araştırdım. "Sevilen biri öldüğünde, onun için yeni bir aşama başlar ve yaslı kişi için Her son her zaman yeni bir başlangıçtır ve bu nedenle beyaz zambak, tarafsız "saf" yeni bir başlangıç anlamına gelir" Bence ismi tam oturmuş. Fazla uzatmadan son söyleyeceğim: Herkes yapmıştır ölmeden önce okunması gereken, en güzel, en muhteşem, en kaliteli, ..., 10 kitap. Bu listenize, kesinlikle bu kitabı da ekleyin. Daha güçlü, bilinçli ve okuyan bir ülke olmamız dileğiyle... ✿ ✿ ✿
Beyaz Zambaklar Ülkesinde
8.8/10
· 56,4bin okunma
OKUYACAKLARIMA EKLE
2
123