Beyin ve Cinsiyet (Erkeksi Kadınlar - Kadınsı Erkekler)

·
Okunma
·
Beğeni
·
180
Gösterim
Adı:
Beyin ve Cinsiyet
Alt başlık:
Erkeksi Kadınlar - Kadınsı Erkekler
Baskı tarihi:
Şubat 2003
Sayfa sayısı:
224
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789758460489
Orijinal adı:
Brain Sex: The Real Difference Between Men and Women
Çeviri:
Tarık Demirkan
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Pencere Yayınları
Sosyolojik açıklamalarla yetinmek istemeyenler arasından birçok araştırmacı biyokimya alanına yöneldi. Kadınlar ve erkekler arasındaki davranış farklılıkları hormonlarla açıklanmaya çalışıldı. Daha sonra göreceğimiz gibi aslında hormonların farklılığı her şeyi açıklamak için yeterli değil. Farklı cinsiyetler araındaki farklılığın özü, aslında hormonların etkisiyle özel olarak formatlanan "erkek" ya da "kadın" beyin arasındaki ilişkide saklıdır.
224 syf.
·Beğendi·10/10
Beyin ve beynin cinsiyeti adına yazılmış okuduğum en iyi kitaptır, benim için bir başyapıttır. Çiftlerin okumasını kesinlikle öneriyorum. Erkeğin kadını, kadının erkeği anlamasında oldukça faydalı ve bilimsel kitaplardan.
Erkek çocukların dünyası eylemlerden, keşiflerden ve cisimlerden oluşur. Okulda istenen ise sakince, kımıldamadan oturması, susup dinlemesidir. Tüm bunlar onun bünyesinin ihtiyaç duyduğu, beyninin istediği şeylerin tam tersini oluşturur. Daha önce de söylediğimiz gibi öğretim "kadın beyni"ne daha uygun bir süreçtir. Çünkü dilsel yoldan verilip alınan enformasyonların, sorular ve yanıtlar biçiminde pasif kabülüne dayanır. El becerilerine dayalı ödevler, örneğin yazma işi de kızlar için daha uygundur, çünkü otomatik hareketlere dayalı alanlarda da onlar daha yeteneklidirler. Erkekler ise daha kapsamlı mekanik işlerle uğraşmayı severler.

Dianne McDuinnes eğitim ve öğretimin neredeyse erkek çocuklara karşı kurulmuş bir komplo olduğunu söyler:
Okul eğitiminin ilk yıllarında çoğunlukla okuma ve yazma işi üzerinde durulur. Bu alanda kızlar avantajlıdır. Bu ne-denle de yardımcı sınıflar, yani geri kalan çocuklara ders ve-ren sınıflar okuma yazmayı gerektiği gibi beceremeyen erkek çocuklarla dolar. Disleksia, yani okuma yazma güçlüğü çeken çocuklar arasında erkeklerin oranı kızların dört katıdır. Eğer çocuklar arasında geri kalmışlık kategorisi bir zamanlar olsaydı, Faraday, Edison ve Einstein de gelişmede geri kaldı diye ilan edilir ve damgalanırdı.
Kadınlar acılara karşı daha çabuk ve keskin tepkiler veriyorlar, ama uzun vadeli acıları daha sakin karşılıyorlar. Deneylerden çıkan sonuçlara göre kadınların vücudu, derileri üzerinde oluşan baskıya karşı çok daha hassas.
Fareleri genellikle kimse sevmez. Oysa paha biçilmez bir değerleri vardır ve bu nedenle de vazgeçilemez deney hayvanıdır­lar. Fareler de bizler gibi genlere, hormonlara ve merkezi sinir sistemine sahipler. Ama bir farklılıkları var: beyinleri ancak doğumlarından sonraki dönemde tam gelişme evresine ulaşıyor. Bu nedenle farelerde beynin gelişme evrelerini izleme, hatta bu süreçlere müdahale etme şansına da sahibiz.
Kız çocuklar erkeklere göre daha erken konuşmaya başlıyor­lar. İlk kelimeleri, ilk kısa cümleleri daha erken söylüyorlar. Erkek çocuklara göre daha önce, okul çağına bile gelmeden hızlı konuşabiliyor, birçok kelimeyi birbirine bağlayarak kendilerini ifade edebiliyorlar. Daha çabuk okumayı öğreniyorlar, dilbilgisinin temel bölümlerini daha kolay söküyor, imla kurallarını daha süratli özümsüyorlar. Kadınlar yabancı bir lisanı daha kolay öğ­reniyor, ana dillerini de erkeklere göre daha güzel kullanıyorlar. Dilbilgisinde güçlüler, imla kurallarına daha hakimler. Daha hız­lı ve güzel konuşmada avantajlılar. Kekemelik ve diğer konuşma hataları erkeklerde daha sık karşılaşılan bir durum.
Erkekler ve kadınlar sözün gerçek anlamıyla farklı şekilde görüyorlar dünyayı. Karanlıkta kadınlar erkeklere göre çok daha iyi görebiliyorlar. Kadınların gözleri renk sprektrumunda kırmı­zıya daha hassaslar. Yani erkeklere göre kırmızının daha fazla tonunu ayırabiliyorlar. Görsel hatırlama yetenekleri daha geliş­kin. Parlak ışıklarda ise erkekler daha iyi görebiliyorlar. Erkeklerin hakikaten "at gözlükleriyle" düyaya baktıklarını da biliyoruz. Görme açıları daha dar. Bir borudan düyaya bakar gibiler. Ama buna karşın daha derin görebiliyor, perspektifleri daha iyi algıla­yabiliyorlar. Kadınlar ise daha geniş bir alanı yakalayabiliyor, çünkü gözlerindeki retina tabakasında daha fazla çubuksu oluşu­ma sahipler.
Karşı cinsler arasında öğrenme sürecinde de farklılıklar var ve bu farklılıkların suskunlukla geçiştirilmesi yarardan çok zarara neden olmaktadır. Erkek çocukların kızlara göre okuma yazmayı daha geç öğrenmeleri bir anormallik değil. Ama bunun vurgulanmaması birçok erkek çocukta bunalıma neden oluyor. Daha da kötüsü birçok çocuk, hiçbir teşhise dayanmayan "hastalık" için ilaç almak zorunda kalıyor.
İnsanoğlu kendi kaderine hakim olduğunu düşünüyor, ama biyoloji yasalarının kendi bedeni üzerinde de egemen olduğu gerçeğini gözden kaçırıyor. Erkek ve kadın birbirini daha iyi anlasa ve sevse daha mutlu olabilir. Eğer birbirlerinden farklı olduklarını kabul edebilseler dünyayı daha başarılı bir şekilde dönüştürebilirler. O zaman yaşamımızı farklı cinsiyetlerin farklılığına dayanan yeni bir dünya koşullarında inşa edebiliriz . İşte o zaman kadın ve erkeğin doğasının aynılığını kanıtlamaya çalışan çabalar da sona erecektir. Erkekler ve kadınlar birbirlerinden farklılar. Bunu ütopik ideolojilerin değiştirmesi de mümkün değildir. Bizim mantık yürütmemiz en fazla farklı cinsiyetler arasındaki ilişkinin daha da gerginleşmesine neden olacaktır, o kadar.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Beyin ve Cinsiyet
Alt başlık:
Erkeksi Kadınlar - Kadınsı Erkekler
Baskı tarihi:
Şubat 2003
Sayfa sayısı:
224
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789758460489
Orijinal adı:
Brain Sex: The Real Difference Between Men and Women
Çeviri:
Tarık Demirkan
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Pencere Yayınları
Sosyolojik açıklamalarla yetinmek istemeyenler arasından birçok araştırmacı biyokimya alanına yöneldi. Kadınlar ve erkekler arasındaki davranış farklılıkları hormonlarla açıklanmaya çalışıldı. Daha sonra göreceğimiz gibi aslında hormonların farklılığı her şeyi açıklamak için yeterli değil. Farklı cinsiyetler araındaki farklılığın özü, aslında hormonların etkisiyle özel olarak formatlanan "erkek" ya da "kadın" beyin arasındaki ilişkide saklıdır.

Kitabı okuyanlar 4 okur

  • Buse Pınarbaşı
  • meltem
  • Enis Devaşan
  • megusta

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%100 (2)
9
%0
8
%0
7
%0
6
%0
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0