·
Okunma
·
Beğeni
·
896
Gösterim
Adı:
Bıçak Sırtı
Baskı tarihi:
1996
Sayfa sayısı:
246
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789753661096
Kitabın türü:
Orijinal adı:
Do Androids Dream Of Electric Sheep?
Çeviri:
Damla Işık
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Kavram Yayınları
Rick Deckard, yatağının yanındaki uyarıcının otomatik sinyalinin yaydığı tatlı ve küçük bir elektrik akımı tarafından uyarıldı. Şaşkınca yataktan kalktı. Önceden uyarılmadan kendini uyanık bulması onu daima şaşırtırdı. Rengârenk pijamasıyla ayakta gerinirken, yatakta karısı Iran; gri ve donuk gözlerini aralayıp söylendi ve yeniden kapadı.
"Penfield'ını çok hafif kurmuşsun," dedi Rick. "Onu tekrar kurduğumda kolayca uyanabileceksin ve-"
Rick karısının yanına oturarak ona doğru eğildi ve yumuşakça anlatmaya çalıştı.: "Eğer akım gücünü gerektiğince yükseltirsen uyandığına memnun olursun. Tüm sorun bu. Şayet C'ye kurarsan sınırı aşmış olursun ve bu tıpkı bende olduğu gibi bilincin oluşmasını engeller."
Rick dünyayla barışık olduğu için kendi ayarı D'deydi. Karısının çıplak ve solgun omzuna yavaşça dokundu.
Androidler, nesli tükenen hayvanlar , marsta kurulan koloni...
Geleceği görmüş Dick. Yalnız hikayelerinde bir şeyler eksik kalıyor. Kitabın sonunda eee derken buluyorum kendimi. Mesela androidler marsta ne yaptı, neden bu kadar kolay oldu her şey.
Dünyada insanlar ve androidler yaşamaktadır. Ancak yaadışı yaşayan androidleri avlayan ikramiye avcıları vardı ve Rick Deckard bunlardan biridir.
En gelişmiş android sürümü olan Nexus 6'lardan 6 tanesini yakalama görevi Rick'e verilir.
Bunlardan üçü IQ testini geçemeyen bir tavukkafa olan John İsidore'nin evinde saklanır.
Rick'in tek istediği ise kazanacağı ikramiyeler ile gerçek bir hayvan almaktır.
Son derece güzel bir kurgu romanı
Yazarın en güzel eserlerinden biridir.
Başrolde harrison Ford'un oynadığı filmi de çekilmiştir.
Okunmasa/İzlenmese çok eksik kalacağınız bir eserdir.
(Filmi de en az kitabı kadar güzel aktarılmıştır.)
Kısaca kitaptan bahsedecek olursam,
Üçüncü Dünya Savaşı gerçekleşmişti ve dünya sürekli bir radyoaktif serpinti altındadır. Marsta yeni bir yaşam kurulmuştur, fakat herkesin Mars'a gitme yetkisi yoktur. Ayrıca neredeyse tüm hayvan türleri yok olmuştur. Kalanlar ise deyim yerindeyse karaborsada satılmaktadır. İnsanlar için hayvan beslemek çok önemlidir. Çünkü empati yeteneği kazandırdığını ve insanlar ile androidler arasındaki en büyük farkın empati olduğu düşünülmektedir. Evet Androidler ! Bir diğer karakterlerimiz de insanların hizmetçileri olan androidler. Tabi ki her şey gibi burada da hiç bir şey istenildiği gibi gitmemektedir.
.
.
.
İlk okuduğum Philip Dick kitabıydı ve kesinlikle son olmayacak. Kesinlikle çok beğendim. En çok beğenme sebeplerimden bir tanesi o zamanlarda böyle bir hayalgücüne duyduğum hayranlık. Yaratılan dünya, olaylar, çatışmalar çok güzel anlatılmış. Kurguda bir boşluk yoktu, en azından vardıysa da ben farketmemişimdir kendimi kitaba kaptırmaktan :)
Ama ama ama...
Keşke biraz daha uzun olsaydı, biraz daha detaylı anlatılsaydı bazı şeyler... Belki Mars'taki yaşamdan ufak kesitler sunulsaydı tadından yenmezdi.
Ne için savaşıyorlardı? Bizim beyinlerimiz için, diye düşündü Isidore. Ruhumuzu kontrol etmek için savaşıyorlar.
Android hizmetkâr göç etmenin ödülü, radyoaktif serpintiyse geride kalmanın cezasıydı. BM göçü mümkün olduğunca kolaylaştırmış, geride kalmayı zorlaştırmış, hatta imkânsızlaştırmıştı. Dünyada kalmak kendini birdenbire ‘biyolojik olarak kabul edilemezler’ sınıflandırmasında bulmakla sonuçlanıyordu ki, bu durum insan ırkının kalıtımı için bir tehditti. Bir kere ‘özel’ olarak damgalanan kişi kısırlaştırılmayı kabul etse bile artık tarih öncesine karışmış olurdu. Yani insanoğlunun bir parçası olmaktan çıkardı. Yine de kimi insanlar göç etmeyi reddetti. Kalmayı seçenler için bile hayret verici bir mantıksızlıktı. Mantıken her normal insanın çoktan göç etmesi beklenirdi. Belki de ne kadar çirkinleşirse çirkinleşsin Dünya yine de insana aşina gelen sıkıca sarılınabilecek bir yerdi. Ya da büyük bir ihtimalle göç etmeyenler toz çadırının en sonunda kendi kendini tüketeceğini düşlediler. Sonuç olarak on binlerce kişi, çoğunluğu birbirlerini fiziksel olarak görüp kontrol edebilecekleri ve birbirlerinin varlıklarında umut bulabilecekleri şehir içlerinde kaldı. Bunlar diğerlerine göre aklı başında olanlardı ve onlara ek olarak tuhaf bir kısım insansa hemen hemen terkedilmiş banliyölerde yaşamlarını sürdürmeyi seçti.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Bıçak Sırtı
Baskı tarihi:
1996
Sayfa sayısı:
246
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789753661096
Kitabın türü:
Orijinal adı:
Do Androids Dream Of Electric Sheep?
Çeviri:
Damla Işık
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Kavram Yayınları
Rick Deckard, yatağının yanındaki uyarıcının otomatik sinyalinin yaydığı tatlı ve küçük bir elektrik akımı tarafından uyarıldı. Şaşkınca yataktan kalktı. Önceden uyarılmadan kendini uyanık bulması onu daima şaşırtırdı. Rengârenk pijamasıyla ayakta gerinirken, yatakta karısı Iran; gri ve donuk gözlerini aralayıp söylendi ve yeniden kapadı.
"Penfield'ını çok hafif kurmuşsun," dedi Rick. "Onu tekrar kurduğumda kolayca uyanabileceksin ve-"
Rick karısının yanına oturarak ona doğru eğildi ve yumuşakça anlatmaya çalıştı.: "Eğer akım gücünü gerektiğince yükseltirsen uyandığına memnun olursun. Tüm sorun bu. Şayet C'ye kurarsan sınırı aşmış olursun ve bu tıpkı bende olduğu gibi bilincin oluşmasını engeller."
Rick dünyayla barışık olduğu için kendi ayarı D'deydi. Karısının çıplak ve solgun omzuna yavaşça dokundu.

Kitabı okuyanlar 20 okur

  • Srs Blck
  • Caner A.
  • Don Quijote
  • LouSalome
  • Ceyhun Tansu Ebinç
  • uyuşuk kontes
  • Hüseyin DEMİR
  • sAhte
  • Filizyargan
  • Yok

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%25 (3)
9
%41.7 (5)
8
%25 (3)
7
%0
6
%8.3 (1)
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0