Bildiğin Gibi Değil 90'larda Güneydoğu'da Çocuk Olmak

8,0/10  (11 Oy) · 
35 okunma  · 
8 beğeni  · 
913 gösterim
Bildiğin Gibi Değil, iki genç araştırmacı Funda Danışman ve Rojin Canan Akın'ın, 90'lı yıllarda çocukluğu Güneydoğu’da geçmiş Kürt gençleriyle yaptıkları on dokuz söyleşiyi bir araya getiriyor.Söyleşi yapılan gençler yoğun bir şiddet ortamında geçen çocukluklarını ve ilkgençlik yıllarını anlatıyorlar: "Kışlaya benzeyen okullarda" geçen, Türkçe bilmedikleri için bir çok trajikomik olay yaşadıkları, öğretmenlerden gerizekâlı muamelesi gördükleri, zaman zaman ajanlık teklifleri aldıkları eğitim hayatlarını... Babalarının, analarının, kardeşlerinin, arkadaşlarının gözlerinin önünde dayak yediği, öldürüldüğü, koruculuğa zorlandığı, evlerinin kurşun yağmuruna tutulduğu, "sevdikleri, değer verdikleri insanların tek tek kaybolduğu", kaybettikleri yakınlarının kavurucu özlemiyle dolu aile hayatlarını... Sokaklarda, "yanı başlarında sürekli birilerinin öldürüldüğü" bir ortamda, mayınların arasında oynadıkları ya da BM mülteci kamplarında geçen gündelik hayatlarını anlatıyorlar bize.
  • Baskı Tarihi:
    Haziran 2011
  • Sayfa Sayısı:
    312
  • ISBN:
    13 978-975-342-813-2
  • Yayınevi:
    Metis Yayınevi
  • Kitabın Türü:
Azize Akdemir 
 12 Eyl 2016 · Kitabı okudu · Puan vermedi

Kitap için hiç inceleme olmaması beni bir inceleme oluşturmaya itti. Her ne kadar söylemek istediklerimin tümünü söyleyemeyeceksem de kitaptan izlenimlerimi aktarayım.
Kitap, 90'lı yıllarda resmen bir iç savaşın hüküm sürdüğü ortamda, çocuk olmak gibi bir talihsizlik yaşayan çocukların röportajlarını içeriyor. Yaşadıklarını, o zamanki psikolojilerini, pek farklı olmayan şu anki psikolojilerini ve dileklerini kanlı canlı karşılarındaymışçasına dinliyorsunuz. Dinlemek yetmez, empati kurmak, anlamak lazım. Tüm bildiklerinizi bir kenara çekip , kitapta anlatılanların bir an bile olsa gerçek olduğuna ihtimal vermeniz gerek görüşünüz ne olursa olsun. Evet bu kitabın en çok kazandıracaklarından biri olarak değerlendiriyorum empatiyi. Empati kurun; ama yıkmaktan korkmayacağınız tabularınızı yıkarak, fikirlerinizin değiştirilmesine cesaret ederek.

Molla 
11 Eki 2016 · Kitabı okudu · 9/10 puan

1990'lı yılları tüm çıplaklığıyla, dönemin tanıkları ve fotoğraflarıyla söyleşilerine yer verilmiş. O dönemdeki ohal ve uygulamalarına ışık tutuyor

Kitaptan 2 Alıntı

Azize Akdemir 
12 Eyl 2016 · Kitabı okudu · İnceledi · Puan vermedi

"Benim Kürtçemde hayatın her şeyi var. Kürtçe espri yapabiliyorum. Kürtçe gülebiliyorum. Kürtçe konuşabiliyorum. Kürtçe ağlayabiliyorum. Kürtçe haykırabiliyorum. Benim dilimin eksikliği yok. Niye birileri inatla Türkçeyi öğretiyor? Benim dilimin ne problemi var ki?"

Bildiğin Gibi Değil, Rojin Canan AkınBildiğin Gibi Değil, Rojin Canan Akın

Sonra beni götürdüler.
Oyun oynayalım, dediler.
Daha önce bizi doktora götürdükleri için bakire raporumuz var. Bakire olduğumuz için önden bir şey yapamıyorlar. Ha bire arkadan.Şişe vardı, bilmem ne vardı. Şişeyi içinde patlatalım mı, yok getir kıralım falan. Bilmem hangi ülkede öyle yapıyorlarmış.Kırıyorlar mı ne. Şişe oyunu oynayalım vesaire ama samimi olarak söylüyo...rum. Arkam parçalandı desem yeridir. Göğüs ucum koptu. Çıktıktan sonra tek dikiş attırdık. Göğsümün bu tarafından süt gelmiyor. Bende sadece iki gözenek var. O da kenarlarda kaldı. Üzerimde sigara yaktılar. Hâlâ izi var. Ben bir erkeğin bu kadar çirkinleşebileceğini orada gördüm. Daha hiçbir erkekle tanışmadan erkeklerin ne kadar çirkin olabileceğini orada gördüm... Bunlar devletin milliyetçileri,devlete sahip çıkanlar, koruyanlardı. Arkamızdan ha bire kan akıyordu....Karşıdan bir çığlık kopuyor ki dehşet. Küçük bir kız. Çığlığı korkunç. Anlamıyoruz. Dokuz veya on yaşlarındaydı. Bize göre çok çocuktu. Göğüsleri daha gelişmemişti. Hazal nasıl zevk alıyor musun, falan diyorlar. Ama kız ölüyor. Bir adam sürekli bağırıyor. Gözlerimiz kapalı. Anlamıyoruz. Arkamdan kanakıyor. Göğüs uçlarım ağrıyor, dayanacak güçte değilim.Vücudum alev alev yanıyor. Artık dayak yemek istemiyordum.Arkamın acısı beni zorluyor. Yanımdaki beni dürttü. Gözlerini aç, dedi. Açamam, dedim. Dayanacak gücüm yok, dedim.Kürtçe, aç gözlerini, dedi. Kararlı sesi beni korkuttu.Göğüsleri daha belirgin olmayan bir kız çocuğu, saçları dağılmış. Kızın bacaklarının arasından kan akıyor. Ne oldu anlamadık. Tokat atıyorum yok. Kızın gözleri fal taşı gibi açılmış. Kız defalarca tecavüze uğramış. Kızdan ha bire kan boşalıyordu. Ne yapsam kendine gelmiyor. Sanki gözleri yırtılıyor. Kürtçe konuşuyorum yok, Türkçe konuşuyorum yok.Hiç tepki yok. Kaskatı olmuş. Ped koyalım, bir şey yapalım diyorum ama taş gibi kaskatı. Ped tutacak gibi değil. Ben ses etmiyorum ama yanımdaki bastı küfrü. Artık ağzına geleni sayıyor. Biri gelip diyor ki dokuz kişi onu... Biraz daha konuşursanız yirmi kişi gelip sizi... Biri diyor ki babası daha konuşmadı mı? Babasını konuşturmak için küçücük kıza gözünün önünde tecavüz etmişler.”
90 lı yıllarda göz altında bir Kürt kızın yaşadıklarına dair anlatımı.
("Bildiğin gibi değil" adlı kitaptan alıntıdır)

Bildiğin Gibi Değil, Rojin Canan AkınBildiğin Gibi Değil, Rojin Canan Akın