Bilgi Çağını Anlayamadık (Teknoloji, internet, sosyal medya)

·
Okunma
·
Beğeni
·
275
Gösterim
Adı:
Bilgi Çağını Anlayamadık
Alt başlık:
Teknoloji, internet, sosyal medya
Baskı tarihi:
2015
Sayfa sayısı:
152
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786059867788
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Gece Kitaplığı
İnsanlık tarihini 100 yıla oranlarsak, benzinle çalışan otobomil 98 yaşının sonuna, aya gidiş 99 yaşına rastlar. İddiaya göre şuan her iki günde bir, insanlık tarihinin başından 1950 yılına kadar üretilmiş kadar bilgi üretiliyor. Bu bilgiyi kontrol için elimizde her türlü araç, platform ve teknoloji mevcut. Ancak...
(Tanıtım Bülteninden)
152 syf.
·3 günde·8/10
Reha Bey' in okuduğum ikinci kitabı. Bu eseri de gerçekten okunmaya değer. Kitapta ; teknoloji ve sosyal medya ile ilişkimizi ele alan yazar, Dijital devrime yani Endüstri 4.0 'a adapte mi olduk yoksa onun kölesi mi olduk sorusunu zihnimde canlandırdı. Acaba teknoloji bizim için bir nimet mi? Yoksa esiri olduğumuz bir bağımlılık mı? Sosyal medya platformlarını kuruluş amaçlarını uygun mu kullanıyoruz yoksa tamamen ego tatmini ve sürü psikolojisi ile mi? Peki Dijital Devrim'in gerçek fonksiyonu ve amacı nedir? Nasıl esas amaca geri dönebiliriz?
Hepsi birbirine benziyor. Her biri ötekilerin yaptığını yapıyor. Biriyle konuştum mu, hepsiyle konuşmuşum gibi geliyor. Diyor Andre Gide . Sahi biz sosyal medyayı, teknolojiyi ve interneti yanlış mı anladık?
152 syf.
·8/10
Bizler hiçbir şeyin farkında değiliz. Dünya çok farklı olaylar peşinde koşarken biz hashtag bile kullanamıyoruz. Sosyal medya artık bir dedikodu mekanı. Telefonlarımızın camlarının arkasındaki dijital dünyaya her yere baktığımızdan daha çok bakıyoruz. Çok önemli işler peşindeymişiz gibi her ortamda, her koşulda bakmadan duramıyoruz. Ailemizle vakit geçiriyor zannederken sadece yanlarında oturup onların da kendi ekranlarına bakmasını seyrediyoruz.’Nasılsın?’ sorusunu bile duymuyoruz çoğu zaman. Sanırım Japonya’daydı, yürürken telefonuyla ilgilenenler için özel kaldırım yapmışlar. O kadar kaptırmışız ki kendimizi o ekranlara, kim olduğumuzu bile unutmuşuz. Bir araya geldiğimizde konuşacak 2 kelime bulamıyoruz. Telefonun şarjı bittiğinde ‘şarjım bitti’ diyoruz. Artık onun bedenimizin bir duyusu olduğunu kabul ediyoruz. Sosyal mecralar, doğru amaçlar için kullanıldığında gerçekten çok faydalı bilgiler içeriyor. Ama bizim bu alanlardan çıkardığımız tek şey kim ne yapıyor, nasıl giyiniyor, kiminle yaşıyor. Reha Bey’in bu kitapta değindiği konu çok güzel. Başarılarının devamını can-ı gönülden dilerim. Dış dünyanın pencerelerine bakmak yerine iç dünyamızın pencerelerini görmek dileğiyle..
‘’İnsanların büyük kısmı yaşamıyorlar, sadece varlar’’ Oscar Wilde
152 syf.
·Beğendi·9/10
Teknoloji vazgeçilmezimiz artık değil mi? Uzak kalmaya dayanamıyoruz. Ancak bizden önceki kuşağın şimdiki gibi böyle bir sorunu yoktu. Teknolojinin geçiş dönemini yaşayanlar öncesi sonrası kıyaslamayı daha iyi gözlemlerler. Şu dönemde doğanların hiçbiri bunu bir mucize olarak görmeyecekler.
.
İşte bu geçişte gözden kaçanları ve teknokojinin doğru amaçlarını gözler önüne seren bir çalışma "Bilgi Çağını Anlayamadık". Çok yönlü yazarımız yine kendine özgü anlatımı, toplumsal dokundurmaları ile akıcı anlatımını ve gizlide bırakılmaya çalışılmış noktaları üstündeki tozları üfleyerek bizlere getirmiş. Okurken gerçekten de hak vermemek elde değil. Genel ağın ne duruma geldiğini hepimiz biliyoruz. Güvenirliği tartışılır, bilgi kirliliği üst seviyede, amacı dışında kullanılmaya çalışılan bir ortam durumunda.
.
"Doğaya, çevremize, yaşamımıza yaptığımızı internete de yapıyoruz." diyor sona doğru yazar. Yani bozuyor, yıkıyor ve orayı bırakıp gidiyoruz. İnanılmaz bir vurdumduymazlık. Öte yandan nasıl olması gerektiğine de odaklandırıyor. Okuduktan sonra önce kendinize ardından internete, teknolojiye olan bakış açınızı etkileyecektir diye düşünüyorum. Elimizin altındaki bu ucu bucağı olmayan bu teknolojiyi en verimli biçimde kullanmaya bir an önce başlamalıyız.
Sosyal ağlar , insanların kişisel bilgilerini internete taşımasıyla başladı. Şimdi internette gördüklerini kişilikleri sanmalarıyla devam ediyor.
Artık bütün cevaplara sahibiz ama doğru soruları soramıyoruz.
Eskiden ortada bilgi olmadığı için iddiaların hükümdarlığı sürerdi. Şimdi interneti de zehirledik. Burcunu öven sayfayı, siyasi görüşüne methiyeler dizen gazeteyi, her fotoğrafı beğenen arkadaşlarını tuttuğu takımı tutmakla doğru karar verdiğini ispatlamaya çalışan siteleri takip eden ; ama yine de ilerlemeye hayalindeki kalabalıklara dönüştük. İnsanlığın aydınlanma arzusu , susuz bir şekilde , denize düştü ölüyor.Bilginin olduğu fakat kullanılmadığı çok vahim bir dönemden geçiyoruz.
....Ama eğlenceli yıllarımızı bitiren zor bir dönem geldi. O ilgisiz sırf eğlence için internette olan büyük kalabalıkların önemli olduğu bir çağ , sosyal ağlar çağı.
Artık onların varlığı yeterliydi kimse onlardan bir şey beklemiyordu. Onlar tüketiciydi.Birileri internete bir söz koyar onlar paylaşır. Birileri video yükler, onlar indirir, Birileri dizi çeker onlar izler.
ONLAR %99 du
Google'nin otomatik düzelttiği şeyler bile beynin tüm işlevini elinden aldı. Hayatını felsefeye adamış taklidi yapan genç , sürekli alıntı yaptığı Nietzcshe'nin ismini , yıllar geçse bile Google'a bakmadan doğru yazamıyor. Çünkü her yazdığında doğrusunu buldu. Bakmadan yazma ihtiyacı hiç gelişmedi
Öğrenciler ödevlerini kopyalayıp yapıştırıyor. Kendi verdikleri ödevlerde ne yazdıkları hakkında fikirleri bile yok.İnternet temel çöplüğüne döndü. Kimse kitap okumuyor
Teknoloji gurbetçisiyiz. Yeni ve yabancı bir dünyada, her gördüğüne şaşıran , her şeyi ışıl ışıl bulan , ama hiç bir zaman anlamayan insanlarız. Mercedes'e bağdaş kurup köyümüze döndüğümüzde bir zamanlar olmadığımız kişi olmakla övünüyoruz
’Hiçbir çocuk derste penguenlerle ilgili akıllıca bir şey sormuyor. Kendisine anlatılanın dışında hiçbir şey merak etmiyor, kendisine anlatılanı da umursamıyor.’’
’Burcunu öven sayfayı, siyasi görüşüne methiyeler dizen gazeteyi, her fotoğrafını beğenen arkadaşlarını, tuttuğu takımı tutmakla doğru karar verdiğini ispatlamaya çalışan siteleri takip eden ama yine de ilerleme hayalindeki kalabalıklara dönüştük.’’

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Bilgi Çağını Anlayamadık
Alt başlık:
Teknoloji, internet, sosyal medya
Baskı tarihi:
2015
Sayfa sayısı:
152
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786059867788
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Gece Kitaplığı
İnsanlık tarihini 100 yıla oranlarsak, benzinle çalışan otobomil 98 yaşının sonuna, aya gidiş 99 yaşına rastlar. İddiaya göre şuan her iki günde bir, insanlık tarihinin başından 1950 yılına kadar üretilmiş kadar bilgi üretiliyor. Bu bilgiyi kontrol için elimizde her türlü araç, platform ve teknoloji mevcut. Ancak...
(Tanıtım Bülteninden)

Kitabı okuyanlar 12 okur

  • Duygu Yalçın
  • Mustafa Uysal
  • Şevval Çiyancı
  • Berkay Tekin
  • ayşe hümeyra kaynar
  • Betikevi
  • KAZIM KAAN KOZAK
  • Kübra Odabaşı
  • ÖMER CAN KOÇ
  • Abdullah Reha Nazlı

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%44.4 (4)
9
%22.2 (2)
8
%33.3 (3)
7
%0
6
%0
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0