Bilim Ne Değildir? Yeni-Ateist Bilim Anlayışının Felsefi ve Sosyolojik Analizi

8,0/10  (6 Oy) · 
7 okunma  · 
5 beğeni  · 
135 gösterim
Alper Bilgili bu çalışmasında, bilimin doğasını, amaçlarını ve meşru sınırlarını Richard Dawkins, Sam Harris ve bilhassa yeni-ateizmin Türkiye’deki en önemli temsilcisi olan Celâl Şengör’ün bilim anlayışları üzerinden tartışmayı hedeflemektedir. Dünyanın pek çok yerinde olduğu gibi ülkemizde de geniş bir okur kitlesine sahip olan yeni-ateist düşünürler, metafizik ve ideolojik kaygılarla doğa bilimlerinin amacını ve sınırlarını yanlış bir şekilde tasvir etmekte, doğa bilimlerinden toplumsal meseleler de dâhil olmak üzere her konuda rehberlik yapmasını beklemekte, doğa bilimleri dışında kalan bilgi türlerini küçümsemekte hatta gayrimeşru ilan etmekte, bilimi özcü bir yaklaşımla dinin tam karşısına yerleştirmekte, bilim ve din arasında kurdukları bu dikotominin bir sonucu olarak sekülerleşmeyi hızlandırıcı sosyal politika taleplerinde bulunmaktadırlar. Sonuçta, yeni-ateist düşünürler, okurlarını bilimin niteliği ve işleyişi konusunda yanlış bilgilendirmekte, daha da vahimi, bilimi metafizik ve ideolojik pozisyonlarının sözcüsü olmaya zorlayarak bilimin toplum nezdindeki itibarını zedelemektedirler. Yeni-ateist düşünürlerin, bilime ve bilhassa bilim-din ilişkisine dair iddialarının sosyoloji ve felsefenin sunduğu teorik araçlarla değerlendirildiği, bilimin ideolojik kaygılarla araçsallaştırıldığının tarihsel verilerle gösterildiği bu kapsamlı ve nitelikli çalışmanın, Türkçe literatürde önemli bir açığı kapatacağı rahatlıkla söylenebilir.

(Tanıtım Bülteninden)
  • Baskı Tarihi:
    2017
  • Sayfa Sayısı:
    224
  • ISBN:
    9786059588560
  • Yayınevi:
    Doğu Kitabevi
  • Kitabın Türü:
mithrandir21 | Uğur 
19 Ara 2017 · Kitabı okudu · 6 günde · 9/10 puan

Bilimin ne olduğu kadar ne olmadığı da çok önemlidir. Aynı şekilde dinin ne olduğu kadar ne olmadığı da çok önemlidir. Ama bilim veya din, ne dogmatik ve bağnaz din adamlarının dediği gibi bilim bizim düşmanımızdır, ne de din bazı materyalistlerin, yeni-ateistlerin dediği gibi dünyadaki savaşların ve ölümlerin sebebidir. Kısaca anlatmak gerekirse, ne bilim orucu bozar, ne de din suyun 100 derecede kaynamasını engeller.

Alper Bilgili, bu çalışmasında bilimi sınırları içinde yorumlayarak, bilime olmadığı anların üstünde anlamlar yükleyenlere cevap verir nitelikte, kaynaklarıyla beraber tartışmayı hedefliyor. Özellikle yeni-ateistlerin daha doğrusu moda olan yeni-ateist akımının kitlesine, Richard Dawkins’e, Sam Harris’e ve en başta da ülkemizde olan bu vagonların başındaki lokomotifte bulunan Celal Şengör’e cevaplar veriyor. Şengör’ün bilim alanındaki çalışmaları asla ve asla kenara atılamayacak türden, bunu düşünmeden kabul etmeliyiz; ama Şengör’ün bunların yanında koca bir yanlışı var ki, o da: Aykırı olma isteği ve içindeki bazı düşüncelere yenilme durumu. Askeri darbelere sempati duymasıyla beraberi Kızılderili soykırımını geri kalmış bir toplum oldukları için gerekli ve doğru bulması, 80 darbesi sonrası tutuklu kişilere dışkı yedirilmelerini, doğadaki bazı maymun ve hayvanların dışkı yediklerini söyleyip ve bunun da bilimde ve doğada olduğunu söyleyip, mahkumlara da dışkı yedirilmelerinde herhangi bir yanlış görmemesi vb. vs. vs. gibi birçok farklı ve saçma görüşleri üzerinden handikapları olan birisi.

Bilim, insanlığın iyiliği için kullanıldığında muhteşem bir araçtır, din de esas amacından çıkartılmayıp aynı insanlığın iyiliği için kullanılan bilim gibi içinde bulunulursa yine insanlık için muhteşem bir şeydir. Ama dini kullanarak, farklı dine, farklı mezheplere mensup kişileri öldürmek ne kadar yanlışsa, İkinci Dünya Savaşı’nda da vs. birçok bilimsel araştırma için yapılan kıyımlar da bir o kadar yanlıştır. Şengör gibi yeni-ateistlerin yaptıkları en büyük yanlışlardan biri maalesef bu durumun aynısı olup, kurum veya kişilerin yaptıkları yanlışlardan dolayı bir genelleme yaparak o şeyi komple bir yanlış olarak göstermeleridir.

Şengör ve yeni-ateistlerin bilime karşı işledikleri kusur da, dine karşı yaptıkları ayıp da, bilimi dinin karşısına yerleştirmek uğruna birçok kavramı çarpıtmalarıdır. Bilimi sınırlarının dışına çıkarmaya zorlamak ve insanlığa (#25708533) her konuda rehberlik edecek tek uğraş olarak gösterilmesi bunlardan birisi olmakla beraber, bana göre de en önemlisi. Şengör ve yeni-ateistler bilimi yetki sahibi olmadığı alanlarda konuşmaya zorlayarak belki de bilime yapılabilecek en büyük kötülüğü yapmaktadırlar. Şengör haricinden Kerem Cankoçak da bu duruma ufak bir örnek olarak gösterilebilir.

Şengör, hiç şüphesiz dinle ilgili çıkardığı sonuçlarında son derece yüzeysel olduğu bir gerçektir. Hatta dine mensup kişileri dogmatiklikle, bağnazlıkla suçlarken, hâlbuki dine karşı kendileri bağ bağnazlığı yapmaktadırlar ve bununla da beraber “Korkuluk Mantık Hatası” içinde boğulurcasına yüzerek. Ama yaptıkları bu korkuluk mantık hatası içinde de şöyle bir durumla karşılaşırlar, düştükleri mantık hataları yüzünden belki de haklıyken haksız duruma düşebilmekteler. Şu bir gerçek ki, çoğu insanın dinden soğumasının hatta uzaklaşmasının altında yatan en önemli etken dinin kendisi veya din ile bilimin karşı karşıya olurmuş gibi olması değil, dini kurumların ve kişilerin etkisidir. Bu kişilerin bir başka büyük hatası da bilim natüralizmin karıştırılmasıdır.

Kitap içeriğinden çok kitap ile ilgili uyuşan düşüncelerimi yazdığımı fark ettim, zaten kitapta genel olarak bu düşünceleri daha ayrıntılı olmakla beraber kaynakları ile veriyor.

Okan Kaya 
 09 Ara 2017 · Kitabı okudu · Beğendi · 10/10 puan

Bu kitap için yüksek sayılabilecek bir beklentim vardı ve bu beklentimi fazlasıyla karşıladı. Elimden bırakamadım resmen bitirene kadar.

Kitap yeni-ateist'lerin dine yaklaşımını konu alıyor. Bu yaklaşımın önyargılı ve hatalı olduğunu iddia ediyor ve iddiasının doğruluğunu insanların rahatlıkla anlayabileceği şekilde anlatıyor. Girişinden bitişine kadar çok çok hoş bir dille yazılmış çok dolu dolu bir kitap. Şiddetle öneriyorum. Mutlaka okunmalı.

Ozan Aydın 
13 Eki 2017 · Kitabı okudu · 10 günde · Beğendi · 7/10 puan

Alper Bilgili, direkt olarak kitabın adında bahsettiği ideolojiye adeta şarjörü boşaltıyor. Doğru ve tutarlı tespitleri biraz fanatik bir tavırla kaleme dökmüş diye düşünüyorum. Okuyucuya katacağı epey olgu var kitapta ama tavrını çok beğenemedim. Kitap okunmali diye düşünüyorum.

Kitaptan 9 Alıntı

mithrandir21 | Uğur 
17 Ara 2017 · Kitabı okudu · İnceledi · 9/10 puan

Bilim ve Ahlak
Eğer tüm yemekler Pablum [Bir bebek gıdası] olsaydı muhtemelen dişlerimiz olmadan daha iyi durumda olurduk. Eğer tüm ilişkilerimizi kar-zarar hesabı ile analiz edebilseydik, muhtemelen ahlak olmadan daha iyi bir durumda olurduk.

Bilim Ne Değildir?, Alper Bilgili (Sayfa 81 - Doğu Kitabevi)Bilim Ne Değildir?, Alper Bilgili (Sayfa 81 - Doğu Kitabevi)
mithrandir21 | Uğur 
15 Ara 2017 · Kitabı okudu · İnceledi · 9/10 puan

Burada da Çok Var Bu Militanlardan
...yeni-ateistler, dini kendisine karşı mücadele edilmesi gereken ve mümkünse toplum hayatından tamamen silinmesi gereken bir öğretiler bütünü olarak görürler. Bu tavırları nedeniyle onları "militan" olarak tasvir edenler olmuştur.35

Bilim Ne Değildir?, Alper Bilgili (Sayfa 36 - Doğu Kitabevi)Bilim Ne Değildir?, Alper Bilgili (Sayfa 36 - Doğu Kitabevi)
mithrandir21 | Uğur 
17 Ara 2017 · Kitabı okudu · İnceledi · 9/10 puan

Celal Şengör
Akla, bilime, tarihe aykırı da olsa her argüman Şengör'ün kabulüdür, yeter ki bu argümanın dine karşı kullanılabileceğini düşünsün.

Bilim Ne Değildir?, Alper Bilgili (Sayfa 107 - Doğu Kitabevi)Bilim Ne Değildir?, Alper Bilgili (Sayfa 107 - Doğu Kitabevi)
mithrandir21 | Uğur 
14 Ara 2017 · Kitabı okudu · İnceledi · 9/10 puan

Celal Şengör ve Yeni Moda Ateistler
Şengör'ün -ve yeni-ateistlerin- yazılarının bilim için tehlikeli olma nedeni, sadece bilimin dinle çatışır bir şekilde resmedilmesi değildir. Şengör ve yeni-ateistler, bilime, bilimin talip olmadığı rolleri biçerek bilimin itibarını zedelemektedirler. Örneğin, onların yazılarından etkilenerek bilimin her konuda rehber edinilmesi gerektiğine inanan bir kişiyi ele alalım. Bu kişi, bilimin ahlaki konularda sessiz kaldığını görerek bilime duyduğu güveni yitirebilir. Oysa bilimin her konuda rehber olmak gibi bir iddiası yoktur. Bu konuda verilebilecek iyi bir örnek Avusturyalı edibiyatçı Stefa Zweig'ın uğradığı hayak kırıklığıdır. Zweig, otobiyografisinde 20. yüzyılın başında Avrupa toplumlarının hemen her gün yeni bir icatşa, yeni bir keşifle baş döndürücü bir değişimin içine girdiğinden ancak buna rağmen Birinci Dünya Savaşı'na sürüklenmekten kendilerini alıkoyamadıklarından bahseder.

Bilim Ne Değildir?, Alper Bilgili (Sayfa 21 - Doğu Kitabevi)Bilim Ne Değildir?, Alper Bilgili (Sayfa 21 - Doğu Kitabevi)
mithrandir21 | Uğur 
13 Ara 2017 · Kitabı okudu · İnceledi · 9/10 puan

Celal Şengör
Bu çalışmada da görüleceği gibi, Şengör, zamanla, bilimi savunan ve bilimin toplum tarafından sevilmesi için uğraşan bir bilim insanı olmaktan uzaklaşmış, bilimi ve bilim tarihini kendi ideolojik görüşlerini desteklemek için bir araç olarak kullanan, bilime hayalindeki seküler toplumu yaratmada başrolü uygun gören bir yazara evrilmiştir.

Bilim Ne Değildir?, Alper Bilgili (Sayfa 13 - Doğu Kitabevi)Bilim Ne Değildir?, Alper Bilgili (Sayfa 13 - Doğu Kitabevi)
mithrandir21 | Uğur 
 17 Ara 2017 · Kitabı okudu · İnceledi · 9/10 puan

Dinler ve Dinlerin Şiddeti, Yeni-ateistlerin Aydınlanma Hikâyesi
Sadece I. ve II. Dünya Savaşları'nda yaklaşık 70 milyon kişi yaşamını yitirmiştir. New York Times yazarlarından antropolog Richard A. Shweder, bu sevimsiz gerçeğin yeni-ateistler tarafından göz ardı edildiğine dikkat çeker. Ona göre bu tarihsel olaylar, militan seküler düşünürlerin inanmak istedikleri "Aydınlanma hikâyesi"ni yanlışlar niteliklerdedir. Bu hikâyede insanlık dinlerin yarattığı karanlıklardan uyanacak, dünyaya barış ve refah egemen olacaktır. Oysa dinlerin başka ideolojiler tarafından yerinden edildiği 20. yüzyılda, beklenen refah ve barışa yaklaşılamamıştır. Seküler İngiliz filozof Bertrand Russell da, İnsanlığın Yarını Var mı? (Has Man a Future?) isimli eserinde benzer hisleri paylaşır ve hayal kırıklığını dile getirir. Daha önce bahsettiğimiz gibi bu derin hayal kırıklığı Zweig gibi yazarlar tarafından da işlenmiştir.

Bilim Ne Değildir?, Alper Bilgili (Sayfa 98 - Doğu Kitabevi)Bilim Ne Değildir?, Alper Bilgili (Sayfa 98 - Doğu Kitabevi)
mithrandir21 | Uğur 
16 Ara 2017 · Kitabı okudu · İnceledi · 9/10 puan

Richard Dawkins - Tanrı Yanılgısı
...sosyolog Rodney Stark'ın Dawkins ve diğer militan seküler düşünürler için yaptığı gözlemi hatırlamakta fayda var. Stark'a göre, sadece Robin Hood hikâyeleri okuyan bir kişi Ortaçağ hakkında ne kadar bilgi edinebilirse, yeni-ateist litaretürden beslenen bir kişi de teoloji hakkında o kadar bilgi edinebilir. Evrim teorisinin en önemli savunucularından ateist felsefeci Michael Ruse da benzer bir şekilde Dawkins'in Tanrı Yanılgısı adlı eserinin "Felsefeye Giriş" ve "Dine Giriş" derslerinden bile geçemeyecek kadar yüzeysel ve hatalı olduğunu belirtir. Marksist düşünür Terry Eagleton da, Dawkins'in, dinî inancın ne olduğunu doğru bir şekilde anlamadan, dinlerin bilim tarafından yanlışlandığını hatırlatır. Eaglaton'ın da belirttiği gibi Dawkins, ne Tanrı kavramını ne dinlerin barındırdığı farklı gelenekleri ne de dinî inanç ile bilim arasındaki ilişkiyi kavrayabilmiştir.

Bilim Ne Değildir?, Alper Bilgili (Sayfa 44 - Doğu Kitabevi)Bilim Ne Değildir?, Alper Bilgili (Sayfa 44 - Doğu Kitabevi)
mithrandir21 | Uğur 
16 Ara 2017 · Kitabı okudu · İnceledi · 9/10 puan

Bilim, insanın bilinç sahibi ve zeki olduğunu söyler, ancak bu, insanı üstün bir varlık yapmaya yetmez. Neden zekâyı üstünlüğün belirleyicisi olarak alalım ki? Neden hızlı koşan değil de zeki olan üstün olsun? Ya da şu soruyu soralım: Üstünlüğü belirleyen kriter zekâ ise zihinsel engelli kişileri ontolojik merdivende nereye yerleştireceğiz?

Bilim Ne Değildir?, Alper Bilgili (Sayfa 54 - Doğu Kitabevi)Bilim Ne Değildir?, Alper Bilgili (Sayfa 54 - Doğu Kitabevi)
mithrandir21 | Uğur 
 17 Ara 2017 · Kitabı okudu · İnceledi · 9/10 puan

İnsan ve Egosu
...bu bağlamda, bilimin verilerinin insan egosunu üç kez yaraladığını iddia eder. Ona göre ilk darbeyi insanların Evren'in merkezinde olmadığını gösteren Kopernik vurmuştur. Darwin, insanların bir tür hayvan olduğunu göstererek insan egosunu bir kez daha yaralamış, Freud da o hayvanın zihinsel olarak hasta olduğunu göstererek son darbeyi vurmuştur.

Bilim Ne Değildir?, Alper Bilgili (Sayfa 85 - Doğu Kitabevi)Bilim Ne Değildir?, Alper Bilgili (Sayfa 85 - Doğu Kitabevi)