Bilimsel ve Dini Açıdan Rüyalar ve Kabuslar

·
Okunma
·
Beğeni
·
35
Gösterim
Adı:
Bilimsel ve Dini Açıdan Rüyalar ve Kabuslar
Baskı tarihi:
Aralık 2011
Sayfa sayısı:
160
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789756835562
Kitabın türü:
Çeviri:
Bünyamin Açıkalın
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Rağbet Yayınları
Rüyanın mahiyeti ve özellikleri nelerdir? Uykuda ne zaman rüya görüldüğünü -kişiyi uyandırmaksızın- nasıl anlayabiliriz? İnsan uyku esnasında görmüş olduğu rüyaları ne zaman hatırlar? İnsanın rüyaya duyduğu ihtiyacın boyutu nedir? İnsan, uykusunun rüya gördüğü bölümlerinde uyandırılırsa ne olur? Görme nimetini kaybedenler nasıl rüya görür? Rüyalara etkide bulunmak mümkün müdür? Çocuklar ne zaman ve nasıl rüya görürler? Yetişkinlerin rüyalarını neler etkilemektedir? Erkeklerle kadınların rüyaları arasında ne gibi farklar vardır? Rüyalar, bedenî ve aklî birtakım rahatsızlıkların işaretlerini haber verirler mi? Uyanık iken görülen rüyalar nedir? gibi ardı arkası gelmeyen sorular… Elinizdeki kitapta rüyalarla ilgili işte bu gibi sorulara cevap aranmaktadır.
Kâbus ise rüyanın bitiminde meydana gelen bir olaydır. Bütün kâbuslar normal bir rüya şeklinde başlar. Mesela insan rüyasında, işyerinde arkadaşlarıyla beraberdir, sonra oradan çıkar, kendisinden başkasının bulunmadığı geniş bir bahçeye girer, bahçenin içinde dolaşır, sonra bir kulübe görür ve içine girer. Orada yüzü örtülü olarak uyuyan bir kişi görür. Tam bu uyuyan kişinin kim olduğunu anlamaya ve üzerindeki örtüyü kaldırmaya uğraşırken, aniden o uyuyan kişi, çok çirkin bir yaratığa dönüşür ve son derece dehşete kapılan, korkan rüya sahibini öldürmek için ona saldırmak üzere, -ölü iken- dirilir. Rüya sahibi artık bu noktadan sonra, büyük bir korku ve panik içinde, nefes nefese uyanır…
Kitaba henüz inceleme eklenmedi.
İbn Haldun rüyaları iki kısma ayırmıştır:
Onlardan ilki; ''sadık rüyalar''dır. Bu rüyaların doğruluğunu ve değerini gösteren açık belirtiler vardır. Bunlardan ilki, böyle bir rüya görüldüğü sırada rüyayı görenin aniden uyanmasıdır.
Diğeri ise bu rüyaların; onları görenlerin zihninde ve hafızalarında bütün ayrıntıları, delaletleri ve görüntüleriyle uyandıktan sonra da aynen kalması, unutulmaması ve onları hatırlamak için gayret sarfetmeye gerek olmamasıdır. İşte bu rüya çeşidi Cenabı Allah'tan birtakım irşatlar taşır ve İbn Haldun'un anlam ve kıymet verdiği rüyalar da bunlardır.

Diğer rüya çeşidi ise İbn Haldun'un ''karışık'' diye adlandırdığı rüyalardır. Bunlar insanın hafıza veya hayallerinden kaynaklanırlar ve unutulur, akılda kalmazlar. Bundan dolayı bu çeşit rüyalar birincilerden ayrılırlar.
......
Yüzüstü yatmak, kişiyi bir sürü karışık anlamsız rüya görmeye sevkeder.
İlk defa San Francisco şehrinde Psikoloji uzmanı olan Bayan Gayle Delaney tarafından ortaya konan ve '' zihinsel plan kurma(incubation)'' diye isimlendirilen yöntem, rüya oluşturma yöntemlerindendir. Bu yöntem şöyle uygulanmaktadır: '' Yaşantınızla ilgili bir problemi seçin. Sonra bu problemle ilgili bir kaç satır yazın. Uyumadan önce konuyla ilgili bilmek istediğiniz şeyleri zihninizde toparlayın, özetleyin, mesela niye eşimle sürekli tartışıyoruz ? gibi. Kağıdı yatağınızın yakınında bir yere bırakın ve bu soruyu uyumadan önce kendinize bir kaç defa sorun. uyandığınızda, o gece rüyanızda gördüğünüz her şeyi detaylarıyla yazın. Size anlamsız gelen bir şeyi yazmamazlık etmeyin( çünkü bazı şeyler birer semboldür, anlamsız gelseler bile bir şeye işaret edebilirler.) İlk gece sonunda rüyanızdan bir şey anlayamazsanız bu saydıklarımızı bir kaç gece tekrar edin''. Yapılan araştırmalar Delaney'in yaptırdığı uygulamalarda büyük ölçüde başarı sağladığını ifade etmektedir. Bu bilimsel deneyin başarılı olmasındaki en büyük faktörün, hatırlama gücü olduğu belirtilmektedir.
Carl E. Thoresen şöyle demektedir : '' İlaçlar ve alkollü içkiler, derin uykuyu ve özellikle uykunun rüya görüldüğü bölümünü engellemektedirler.''
Rüyayı Sokrat, kutsallık ve gelecekten haber verme gibi sıfatlarla;
Eflatun ise, külli hakikat içinde yüzen ruha gelen bir vahiy olarak tanımlamış; Demokritos da onun, duyularla algılamanın yokluğunda, beyni çalıştırmaya yardımcı olan bir unsur olduğunu belirtmiştir.
Çevresini çepeçevre saran zorluklarla ilişkili bir çok problem nedeniyle aklı karışık insan hiç şüphesiz, uyku sırasında kabusların hedefi olacaktır. Hayatta başarılı olmayı beceremeyenlerle, bir yarış ortamında gücü hızla zayıflayanlar da aynı şekilde kabus için birer hedef durumundadırlar.

İşte bundan dolayı, zihinsel istikrar ve hayatta elde edilen başarılar kabusların ortaya çıkmasına engel olmaya birer kefildirler. Çünkü bu ikisi, insanın benliğini güçlendirmektedir. Benliği güçlü olan kişi, memnun, huzurlu ve mutlu olmaktadır.
İbn Sirin der ki; sadık rüya ikiye ayrılır: Bir kısmı gayet açık ve anlaşılırdır, tabir ve tefsire ihtiyacı yoktur, diğeri de içinde taşıdığı unsurlarda bir takım ileriye dönük haberler ve hikmetler bulunan gizli ve kapalı rüyalardır.

İbn Sirin, rüyaların en sadık olanının seher vakitlerinde ve kaylule uykusunda (öğleden sonraki uykudur ve sünnettir) görülenler olduğu görüşündedir. Ona göre vakitlerin en sadığı ışığın çok olduğu zamanlar (yaz mevsimleri), en zayıfı da kıştır. Gündüz rüyaları, gece rüyalarından daha kuvvetlidir.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Bilimsel ve Dini Açıdan Rüyalar ve Kabuslar
Baskı tarihi:
Aralık 2011
Sayfa sayısı:
160
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789756835562
Kitabın türü:
Çeviri:
Bünyamin Açıkalın
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Rağbet Yayınları
Rüyanın mahiyeti ve özellikleri nelerdir? Uykuda ne zaman rüya görüldüğünü -kişiyi uyandırmaksızın- nasıl anlayabiliriz? İnsan uyku esnasında görmüş olduğu rüyaları ne zaman hatırlar? İnsanın rüyaya duyduğu ihtiyacın boyutu nedir? İnsan, uykusunun rüya gördüğü bölümlerinde uyandırılırsa ne olur? Görme nimetini kaybedenler nasıl rüya görür? Rüyalara etkide bulunmak mümkün müdür? Çocuklar ne zaman ve nasıl rüya görürler? Yetişkinlerin rüyalarını neler etkilemektedir? Erkeklerle kadınların rüyaları arasında ne gibi farklar vardır? Rüyalar, bedenî ve aklî birtakım rahatsızlıkların işaretlerini haber verirler mi? Uyanık iken görülen rüyalar nedir? gibi ardı arkası gelmeyen sorular… Elinizdeki kitapta rüyalarla ilgili işte bu gibi sorulara cevap aranmaktadır.
Kâbus ise rüyanın bitiminde meydana gelen bir olaydır. Bütün kâbuslar normal bir rüya şeklinde başlar. Mesela insan rüyasında, işyerinde arkadaşlarıyla beraberdir, sonra oradan çıkar, kendisinden başkasının bulunmadığı geniş bir bahçeye girer, bahçenin içinde dolaşır, sonra bir kulübe görür ve içine girer. Orada yüzü örtülü olarak uyuyan bir kişi görür. Tam bu uyuyan kişinin kim olduğunu anlamaya ve üzerindeki örtüyü kaldırmaya uğraşırken, aniden o uyuyan kişi, çok çirkin bir yaratığa dönüşür ve son derece dehşete kapılan, korkan rüya sahibini öldürmek için ona saldırmak üzere, -ölü iken- dirilir. Rüya sahibi artık bu noktadan sonra, büyük bir korku ve panik içinde, nefes nefese uyanır…

Kitabı okuyanlar 2 okur

  • Şimâl
  • Yar

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%0
9
%0
8
%0
7
%50 (1)
6
%50 (1)
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0