Bilinmeyen Bir Kadının Mektubu

·
Okunma
·
Beğeni
·
555,6bin
Gösterim
Adı:
Bilinmeyen Bir Kadının Mektubu
Baskı tarihi:
7 Kasım 2017
Sayfa sayısı:
80
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786055034610
Çeviri:
Mustafa Topal
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Parodi Yayınları
“Artık bu dünyada benim için yalnız sen varsın, bir tek sen;
benimle ilgili hiçbir şey bilmeyen, kendi mutluluğundan başka hiçbir şey ve hiç kimseyle ilgilenmeyen, her şeyi ve herkesi alaya alan sen! Evet, yalnızca sen varsın; beni hiç tanımamış olan, benim de sevmekten bir türlü vazgeçemediğim sen!”
Kendisi için hiçbir şey istemeyen, hep veren, verdiğini gizleyen, sevdiği adam için her türlü fedakarlığa seve seve katlanan, onun için yaşayan ve ömrünü ona adayan bir kadın...

Sevildiğini bilmeyen, kimseyi tutkuyla ve samimiyetle sevmeyen,
gününü gün edip kendisini mutlu etmekten başka hiçbir şeyle ilgilenmeyen, gelgeç ruhlu bir adam...
Böylesi tek yanlı bir tutkuya aşk denilebilir mi?
Sahi, aşk nedir? Hele ki günümüz tüketim toplumunun
bencil ve maddiyatçı ortamında böyle bir ilişki hayal edilebilir mi?

Erkeklerin duyguları ya da ruhları neden bu kadar çorak acaba?

İnsan ruhu diye bir şey var mı gerçekten?
Ya kadın ruhu? Peki, o ne menem bir şeydir ve nasıl iş görür?
Bir öyküden çıkarılabilecek böylesi derin sorular,
Zweig’a neden ‘insan ruhunun ustası’ denildiğini kolaylıkla açıklıyor.
68 syf.
·8/10 puan
DİKKAT SPOİLER İÇEREBİLİR
Ben bu kitabı Hülya Koçyiğit ile Murat Soydan'ın oynadığı bir filme benzettim. Aradaki tek fark erkek kahraman yazar değil denizciydi.
68 syf.
·2 günde·Beğendi·8/10 puan
Bir insanı kendi varlığının getireceği sorumluluktan korumak isteyecek kadar sevmek... Etkilenmemek elde değil. Bu bir mektuptan oluşan kitabı Kürk Mantolu Madonna'dan hemen sonra okudum ve bu kadar saf ve derinden seven iki insanın hayatlarına tanıklık ettim...
  • Hayvan Çiftliği
    8.9/10 (36,9bin Oy)37,6bin beğeni132,2bin okunma46bin alıntı5,2milyon gösterim
  • Fareler ve İnsanlar
    8.7/10 (24,7bin Oy)24,4bin beğeni94bin okunma31bin alıntı367,5bin gösterim
  • Şeker Portakalı
    9.1/10 (36bin Oy)40,3bin beğeni132,5bin okunma97,1bin alıntı648,8bin gösterim
  • Küçük Prens
    9.0/10 (36,6bin Oy)41,3bin beğeni143,3bin okunma87,2bin alıntı2milyon gösterim
  • Kuyucaklı Yusuf
    8.5/10 (24,6bin Oy)25,9bin beğeni101,6bin okunma67,4bin alıntı517,1bin gösterim
  • Uçurtma Avcısı
    9.1/10 (29,3bin Oy)33,1bin beğeni105,7bin okunma56,8bin alıntı364bin gösterim
  • Serenad
    9.1/10 (23,6bin Oy)25,7bin beğeni80,6bin okunma76,4bin alıntı269bin gösterim
  • İçimizdeki Şeytan
    8.6/10 (24,6bin Oy)26,5bin beğeni95,7bin okunma165,7bin alıntı495,3bin gösterim
  • Olasılıksız
    8.6/10 (15,6bin Oy)16,8bin beğeni61,1bin okunma15,5bin alıntı255,1bin gösterim
  • Suç ve Ceza
    9.2/10 (25,4bin Oy)30,2bin beğeni91,8bin okunma140,5bin alıntı968,1bin gösterim
68 syf.
·1 günde·Beğendi·10/10 puan
#kitapyorum

Kitabı okurken psikolojim alt üst oldu. Gerçekten bir aşk kitabı budur işte. Kitap da sevginin yoğunluğundan bahsetmesinin ötesin de, bir insana bağlanma ihtiyacı, sadakat kavramı, bir insanı sevip ona sadık olup veya ona taparcasına sevmek arasında ki fark, sadece kendini düşünen insanlara ait.konular var. Masum, olgun veya şehvetli- sevgi tümüyle sizi avucunu içine alıp sizi sağlam sarsacak türden. Karşılıksız sevgi neymiş işte bu kitap da anlıyorsunuz. Bu kitabı okurken Kürk mantolu madonna kitabı aklıma geldi ve onda ki aşk ise bunun adı nedir gerçekten bilemedim. Düşündükçe kötü oluyorum halen etkisinden çıkamadım.
68 syf.
·3 günde·9/10 puan
Bir kadının sıradışı aşkı ve duygularının derinliği ile tanıştıran bir kitaptı.
Yazıldığı dönemin koşulları ile ilgili de fikir veriyor. Akıcı ve duygu yüklü...
68 syf.
Her romanı bende aynı etkiyi bırakıyor. Kitabı okurken özledim,bekledim, yoruldum. Bir kaç saatinizi verip Stefan Amcamın kitaplarını okuyun, okutun şiddetle tavsiye ederim .
68 syf.
Ah! Bu kadar okudum, bu kadar öykü ya da destan duydum, aşkın yolu asla düz gitmiyor.
( William Shakespeare )

Stefan Zweig'in okunan her kitabından etkilenmemek elde değil. Bunda, yazarın son derece akıcı üslubu, kelimeleri seçmedeki hüneri, kitaplarının kurgusu ve belki de en önemlisi; karakterleri, onların ruh dünyalarını olabildiğince açık bir şekilde yansıtabilmesinin büyük payı vardır.

----------SPOILER İÇERİR-------

Bilinmeyen Bir Kadının Mektubu, doğum gününde isimsiz bir şekilde Bay R.'ye gelen bir mektupla başlıyor ve aslında öykünün yüzde doksandokuzu bu mektuptan oluşuyor. Mektup, Bay R ile daha on üç yaşlarında karşılaşan ve ona hayran olup daha sonra bu hayranlığın aşama aşama aşka (asla karşılık bulamayan) dönüşmesinin hikayesi.

Bay R., kolay olanı seven, bir kadere etki etmekten korkan ve her şeyi yüzeysel yaşayabilen, en ufak bir hareketin bile bir insanı nasıl değiştirebileceğinden bihaber bir karakter. Kadın, daha çocukluğundan beri son derece iyi gözlemci, hissedebildiği her duygusunun ayırdını yapabilen, en ufak bir olaya-davranışa en derin anlamları (belki de yaşadığı yoğun duygusal durumdan kaynaklı) yükleyebilen, aşık bir insan diyebiliriz.
Bay R.'ye duyduğu aşkı her geçen gün içinde büyüten, onu kollayan koruyan, bu uğurda her şeye katlanan karakterimiz hiçbir zaman aşkına beklediği karşılığı bulamamış. Bay R.'den bir çocuğu olmasına rağmen bu aşk serüveni bir türlü karşılıklı sevilme-anlaşılma boyutuna geçememiştir.

Bunların hiçbirinden en ufak haberi olmayan, tek bir davranışının kadının üzerinde ne denli etkiler bıraktığını bilmeyen-bilemeyen Bay R., mektupta her olayı ayrıntılarıyla okuyacak ve her doğum gününde yine isimsiz şekilde ona gönderilen beyaz gülleri koyduğu vazonun, o sabah doğum gününde boş olduğunu görecektir. Bay R.'nin bundan sonra nasıl bir iç hesaplamayla karşı karşıya kaldığı okurun takdirine bırakılmış.

Sahi aşk kaç kişiliktir?
68 syf.
·10/10 puan
Eğer siz de birisine koşulsuz,saf bir sevgi beslemiş iseniz bu kitapta kendinizi bulacağınıza eminim. Tekrar tekrar okunabilecek bir kitap. Kesinlikle okuyun derim.
68 syf.
·8/10 puan
Kitap bir oturuşta bitirebileceğiniz incecik bir eser ama kitaptaki duyguları 68 sayfaya sığdırmak ise büyük bir başarı fikrimce. Stefan Zweig kitaptaki bayanın platonik aşkını o kadar güzel anlatmış ki sizde ister istemez onunla aynı duyguları paylaşıyorsunuz onun hiç bitmeyen sevgisini, saygısını, kırgınlığını, heyecanını sizde paylaşıyorsunuz. Anlatım güzel duygular ise yoğun tavsiye ederim..
68 syf.
·Beğendi·10/10 puan
Bilinmeyen Bir Kadının Mektubu o kadar güzeldi ki hayranlıkla her sayfasını çevirdim .Hele hele Stefan Zweig eseri olması kitabı daha ilgi çekici yaptı gözümde.
Bir sanatçının dilini sevdiğinizde ve onla tanıştığınızda onu daha yakın tanımak istersiniz .Bütün kitaplarını okuyup hakkında bilgi edinmek istersiniz .Çünkü kitaplar aslında ne kadar inkar edilse bile çoğu zaman sanatçının içinden çıkan kişilikleri taşırlar .
Stefan Zweıg okumak bu yüzden benim için merak edici ve sırlarla dolu .
İlk okuduğum kitabı Satrançtı ve bu da okuduğum ikinci kitabı oldu .
Kitaplar birbirinden o kadar farklı duygulara sahipki üstünde yazarın adı yazmasa başka bir yazar yazdı sanabilirsiniz .
Tabii ikiside birbirinden güzel .
Bilinmeyen Bir Kadının Mektubu harika bir aşk'ı gözler önüne sunuyor .Öyle tahmin ettiğiniz türden bir aşkı değil .
Çocukluk aşkı ,sonsuza kadar aşk ama tek taraflı aşk...
Bir kitap boyunca mektup vardı ve bu mektup bu aşkı en derinlerinden hisseden on üç yaşından beri kalbinde tutan kişidendi.
Bilmiyorum ama on üç yaşından beri sevgi gerçekten içime bir burukluk bıraktı .
Kitap okurken ağlayan bir insan olsaydım kesin ağlardım çünkü kitapta geçen aşkın tadı çok tanıdık .
Sen, beni asla, asla tanımayan, bir su birikintisinin yanından geçercesine yanımdan geçip giden, bir taşa basarcasına üstüme basan, hep, ama hep yoluna devam eden ve beni sonsuz bir bekleyiş içerisinde bırakan sen, kimsin ki benim için?
Ölümün varlığını hissetti, ölümsüz aşkın varlığını hissetti: içinde bir şey kırıldı ve uzaklarda çalan bir müziği dinler gibi görünmez bir kadının tutkusunu, ruhunu düşündü.
“Senin dairene çıktık. Sevgilim, bu çıkışın, bu merdivenlerin benim için ne anlama geldiğini, nasıl bir sarhoşluk, nasıl bir karmaşa, nasıl delice, acı verici, neredeyse öldürücü bir mutluluk olduğunu anlayamayacağını söylersem, beni bağışlamanı dilerim.”
Senden uzaktayken mutlu, halimden memnun yaşamak istemiyordum, kendi kendimi acılardan ve yalnızlıktan oluşma, karanlık bir dünyaya gömmüştüm
Beklenti, İç dünyamda bir felce uğramışlık gibiydi, artık durmak zorunda kalmaktan korkuyordum, yüreğim öylesine çarpıyordu- ve sen yanıma geçtin....
İşte senin bakışlarının altında gerçekleşen, benliğinin hiçbir parçasıyla beni tanımadığını, hayatından benim hayatıma, isterse bir örümcek ağı kadar incecik olsun, hiçbir hatıranın uzanmadığını gösteren o uyanış, benim açımdan gerçekliğin uçurumuna ilk yuvarlanıştı ve kaderime dair ilk sezgiydi.
O zaman, sana göre ölü olduğuma göre, neden ölmekten hoşlanmayayım, sen benden gitmiş olduğuna göre, neden ben de artık yoluma gitmeyeyim?

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Bilinmeyen Bir Kadının Mektubu
Baskı tarihi:
7 Kasım 2017
Sayfa sayısı:
80
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786055034610
Çeviri:
Mustafa Topal
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Parodi Yayınları
“Artık bu dünyada benim için yalnız sen varsın, bir tek sen;
benimle ilgili hiçbir şey bilmeyen, kendi mutluluğundan başka hiçbir şey ve hiç kimseyle ilgilenmeyen, her şeyi ve herkesi alaya alan sen! Evet, yalnızca sen varsın; beni hiç tanımamış olan, benim de sevmekten bir türlü vazgeçemediğim sen!”
Kendisi için hiçbir şey istemeyen, hep veren, verdiğini gizleyen, sevdiği adam için her türlü fedakarlığa seve seve katlanan, onun için yaşayan ve ömrünü ona adayan bir kadın...

Sevildiğini bilmeyen, kimseyi tutkuyla ve samimiyetle sevmeyen,
gününü gün edip kendisini mutlu etmekten başka hiçbir şeyle ilgilenmeyen, gelgeç ruhlu bir adam...
Böylesi tek yanlı bir tutkuya aşk denilebilir mi?
Sahi, aşk nedir? Hele ki günümüz tüketim toplumunun
bencil ve maddiyatçı ortamında böyle bir ilişki hayal edilebilir mi?

Erkeklerin duyguları ya da ruhları neden bu kadar çorak acaba?

İnsan ruhu diye bir şey var mı gerçekten?
Ya kadın ruhu? Peki, o ne menem bir şeydir ve nasıl iş görür?
Bir öyküden çıkarılabilecek böylesi derin sorular,
Zweig’a neden ‘insan ruhunun ustası’ denildiğini kolaylıkla açıklıyor.

Kitabı okuyanlar 122,2bin okur

  • gzm.ekn
  • öznur ipek
  • Kerim Deniz
  • Günahkar
  • Ezgi Sayın
  • Nehir Karaboğa
  • Gurbet Melek
  • SELCAN AYTÜRK
  • Elif Kadı
  • Fatmanur Bıçakcı

Yaş gruplarına göre okuyanlar

0-12 Yaş
%16.8
13-17 Yaş
%28.7
18-24 Yaş
%20.7
25-34 Yaş
%11.9
35-44 Yaş
%11.4
45-54 Yaş
%7.8
55-64 Yaş
%1.3
65+ Yaş
%1.5

Cinsiyetlerine göre okuyanlar

Kadın
%76.9
Erkek
%23.1

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%1.9 (623)
9
%1.2 (382)
8
%1.3 (420)
7
%0.6 (199)
6
%0.3 (111)
5
%0.2 (68)
4
%0.1 (26)
3
%0.1 (23)
2
%0 (15)
1
%0 (14)

Kitabın sıralamaları