Bilinmeyen Bir Kadının Mektubu - Bir Kadının Hayatından 24 SaatStefan Zweig

·
Okunma
·
Beğeni
·
837
Gösterim
Adı:
Bilinmeyen Bir Kadının Mektubu - Bir Kadının Hayatından 24 Saat
Baskı tarihi:
Mart 2017
Sayfa sayısı:
128
ISBN:
9789750734373
Çeviri:
Esen Tezel
Yayınevi:
Can Yayınları
Stefan Zweig'ın 1920'li yıllarda kaleme aldığı "Bilinmeyen Bir Kadının Mektubu" ve "Bir Kadının Hayatından 24 Saat" adlı öyküler okuru insan ruhunun dehlizlerine doğru bir yolculuğa çıkarıyor: Ruhta iz bırakan anlar, insanın yazgısını değiştiren karşılaşmalar, yenilgiler ve hayal kırıklıkları insanın varlığını esir alan tutkunun farklı veçheleri ekseninde öyküleniyor.

Zweig'ın öyküleri insan psikolojisine dair derinlikli gözlem gücünü her satırda bir kez daha hissettiriyor.
Okuduğum ilk Stefan Zweig kitabı olan bilinmeyen bir kadının mektubu ve bir kadının hayatından 24 saat 'e tek kelimeyle bayıldım. Nihayetinde bir kadının hislerini bu kadar iyi anlayabilen ve bunu tereddütsüz kelimelere döken bir erkek 1942' de intihar etmiş de olsa insan keşke seni tanısaydım demekten kendini alamıyor. Öncelikle kitabı can yayınlarından okumamin sebebi iki öyküyü de aynı kitapta vererek okuyucuya yardımcı olması oldu. Diğer yayinevlerinde bu kitaplar ayrı ayrı basılmış ama sorun da değil zaten inceliklerinden mütevellit oldukça uygun kitaplar. Yorumuna gelirsek okurken o kadar çok kendime ait o kadar cümle buldum ki yazar gerçekten kadınların hislerine tercüman olmuş dedim. Ben kitabı çok beğendim ama karşılaştırma yapmam gerekirse ilk öykü yani bilinmeyen bir kadının mektubu beni benden aldı hem üzdü hem içindeki paragraflarda kendimi buldurdu. Ben çok beğendim okuyacak olanlar tereddüt etmeden alıp okuyabilirler tabi biraz romantizm biraz da dram seviyorsanız hiç kaçırmayın derim. İkinci öykü olan bir kadının hayatından 24 saat'te ise şunu anladım her kadın aşık olduğunda tam bir deli cesaretine bürünüp gözünü kapatıp uçurumdan atlayabilir. Hatta bunu gözleri açık olarak da yapabilir :) ister yaşınız 20 olsun ister 50 fark etmez aşık olan kadın bu dünyada korkulacak nadide varlıklardan biridir ancak tutacak bir el ister. Kitabın yorumunu uzattıkça uzatabilirim ama spoiler vermekten korkuyorum. Kitaptan seçme cümleler kısmına geçmek istiyorum ama hangi birini yazacağımı bilmiyorum o kadar çok işaret koymuşum ki:) başlangıç cümlesi zaten başlı başına beni benden aldı. "Beni hiç tanımamış olan sana" mektup bu cümleyle başlıyor ben o an zaten tamam dedim bu kitap okunur.
️Ama inan bana, kimse seni ben olan ve senin için daima öyle kalacak bu varlık kadar esirce, köpekce, böylesi bir sadakatle sevmemiştir.
️Tuttuğun kapı tokmağıni öptüm, binaya girerken attığın bir puro izmaritini aldım; benim için kutsal bir izmaritti, çünkü ona dudakların değmişti.
Orada ışık vardı, orada ev vardı, orada sen vardın, orada benim dünyam vardı.
️Beni tanımamıştin, o zaman ve hiçbir zaman, hiçbir zaman beni tanımadın.
️Ve sanırım beni ölüm döşeğimden çağırsan, birden ayağa kalkıp sana gelecek gücü bulurdum.
️Ama sadece gülümsedin ve teselli edercesine, 'Geri döner,' dedin. 'Evet,' dedim, 'geri döner ama unutmuş olur.'
️Bütün, bütün insanlar beni şımarttilar, hepsi bana karşı çok iyiydi - yalnız sen, yalnız sen, yalnız sen beni unuttun, yalnız sen, yalnız sen beni hiç tanımadın!
️Ama sen benim için kimsin ki, beni asla, asla tanımayan, suyun kenarından geçer gibi yanımdan geçen, taşa basar gibi üstüme basan, sürekli çekip giden, çekip giden ve beni ebedi bir bekleyiş içinde bırakan sen...
️İçim rahat ölüyorum, çünkü sen bunu uzaktan hissetmiyorsun. Ölümüm sana acı verseydi, ölemezdim.
️Kapıldıgim öfkeyi, ümitsizliği size anlatamam. Ruh halimi düşünsenize: Bütün hayatınızı feda ettiğiniz bir insan için, onun boşta kalan elini hafifçe sallayarak kovaladığı bir sinekten farksız olmak...
️Bir kadının hisleri her şeyi, kelimelere ve bilince ihtiyaç duymaksizin bilir.
Gerçekten okumaya değer bir kitap. Gece bu kitabı okuyordum ve ağlamıştım. Fazlasıyla etkilemişti beni ve bazı şeyleri sorgulamamı sağladı. Yazar okuyucunun ruhuna dokunuyor tam anlamıyla.
Ama doğruyu söylemek gerekirse abartı buldum kadının aşkını. Bir insan nasıl bu kadar çok sevebilirki ? Tapıcak kadar... Ve bu yazılarının kaleme alınması için kesinlikle yaşanılmış olması gerekiyor.
Okuduklarınızın arasında mutlaka yer edinsin.

Benzer kitaplar

Hilal Oral
Hilal Oral, Bilinmeyen Bir Kadının Mektubu - Bir Kadının Hayatından 24 Saat'ı inceledi.
@hilaloral·17 Tem 13:37·Kitabı okudu·1 günde·Beğendi·Puan vermedi
Yazmak , güzel yazmak böyle bir şey olsa gerek diye düşünüyorum . Bir kadının duyguları bu kadar ince kaleme alınabiliyor ne güzel. Dili güzel sakin , içten etkileyici . Bir erkeğin bunlar kaleme bunca güzel alması çok etkileyici . Özellikle birinci bölüm çok mu çok güzeldi .
Gerçekten trajik bir aile dramını anlatıyor hayatın acı gerçekleri paranın acımasızlığı adaletsizligi bir adamı karısı ve öz kızı tarafından nasıl rencide edildiğini samimi dille anlatıyor yazar etkilenmemek mümkün değil... farzi'h
Stefan Zweing bağımlılık yapan bir yazar. Dönemimizde yaşasaydı tanışmak isteyeceğim nadir yazarlardan olurdu. Okuyup bitirdiğim zaman bir süre son sayfaya bakıp kalıyorum. Ne oldu şimdi ? Dedikten sonra tüm kitabı yeniden düşünüyorum. Evet. Evet. Her kitapta bu şaşkınlık oluyor benim için ve bu durumu seviyorum. Ama bazen betimlemeler ve detaylar beni sıkıyor itiraf ediyorum ki bazen paragraf atladığım oluyor.
Başyapıt mı okumak istiyorsunuz, kendinizi insanın fıtratıyla tanışmaya hazır mı hissediyorsunuz kimin ne olacağının ne yapacağınının belli olmadığını mı anlamak istiyorsunuz o halde hadi okuyun ne duruyorsunuz.
Stefan Zweig'in ilk okuduğum (ama okuduğum bütün kitaplarından sonra) en sevdiğim iki öyküsünün birleştirildiği bu kitap: benim gibi betimleme sevmeyen insana bile betimleme aşkı aşılayan, insan psikolojisinin sınırlarını bir hayli zorlayan, okuyanı kızdıran ve üzen, bir yandan sürekli okumak istediğiniz diğer yandan bitmesin diye uğraştığınız benim için başyapıt niteliğinde olan harika bir eser.
Ilk hikayeyi begendigim ama ikincisini begenemedigim icin 7 puan veriyorum. Ilki cidden hostu yani sanki gercekten o kadin varmis da bu mektubu yazmis gibiydi. Ama ikinci hikaye olmadi ya
Kitapların altını çizen ( ve bunu tavsiye eden ) biriyim bu kısa kitapta nerdeyse altını çizmediğim yer yok o kadar çarpıcı, içten, duygulu cümleler var ki hangi birini yazayım buraya? :) Lütfen okuyun...
Bence bir kadının çaresizce aşkını ve o aşkın getirdiği acıları anlatması çok cesurca fakat kadının sevdiği adama bu mektubu yazarken bunu ölen oğlunun hemen yanı başında yazması ve biraz sonra belki de kendisinin de öleceğini söylemesiyse ölmeden önce bunu platonik aşkınında bilmesini ve bununla yaşamasını istemesinden. Yazarın 4 kitabını okudum ve diğer 3'ünde de ana karakter intihar ediyor. Bu da bence bize yazarın psikolojisinin çok düzgün olmadığını ve intihara meyilli bir birey olduğu izlenimini verebilir.
Harika ruhsal tahliller... Mutlaka okunmali.Yazar o kadar sürükleyici bir şekilde anlatmış ki kitabı okurken zamanın nasıl geçtiğini anlamıyorsunuz.Kitabi adeta yaşıyorsunuz.
Stefan Zweig'ın iki kısa romanından oluşan kitabı an itibariyle bitti. Yine yazarın kısa ama yoğun betimlemeleriyle bu kitapta da karşılaşıyoruz.

* Bilinmeyen Bir Kadının Mektubu'nda bir kadının aşkı için nelere katlandığını, aşkın boyut değiştirmesini anlatmış yazar. Bir erkeğin bir kadının hissetiklerini bu denli gerçekçi anlatması muazzam.

*Bir Kadının Hayatından 24 Saat isimli hikayede de yaşlı bir kadının geçmişiyle yüzleşmesi yine yoğun betimlemelerle anlatılmış.

Yazarın üslubunu gerçekten çok beğeniyorum. Olaydan ziyade durumlar üzerinde yoğunlaşmış. Ben de olaylara ya da kişilerin karakter ya da ahlaki durumlarına değil, o olayların kişilere ne hissettirdiğine baktım. Bu nedenle edebi olarak yorumladım. Ben beğendim, size de bu bilgiler ışığında tavsiye ederim.
"...yoksulluk her zaman ezilmek, aşağılanmak ve kurban edilmek anlamına geliyordu..."
Ruh halimi düşünsenize: Bütün hayatınızı feda ettiğiniz bir insan için, onun boşta kalan elini hafifçe sallayarak kovaladığı bir sinekten farksız olmak...

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Bilinmeyen Bir Kadının Mektubu - Bir Kadının Hayatından 24 Saat
Baskı tarihi:
Mart 2017
Sayfa sayısı:
128
ISBN:
9789750734373
Çeviri:
Esen Tezel
Yayınevi:
Can Yayınları
Stefan Zweig'ın 1920'li yıllarda kaleme aldığı "Bilinmeyen Bir Kadının Mektubu" ve "Bir Kadının Hayatından 24 Saat" adlı öyküler okuru insan ruhunun dehlizlerine doğru bir yolculuğa çıkarıyor: Ruhta iz bırakan anlar, insanın yazgısını değiştiren karşılaşmalar, yenilgiler ve hayal kırıklıkları insanın varlığını esir alan tutkunun farklı veçheleri ekseninde öyküleniyor.

Zweig'ın öyküleri insan psikolojisine dair derinlikli gözlem gücünü her satırda bir kez daha hissettiriyor.

Kitabı okuyanlar 223 okur

  • Betül
  • Marion Rever
  • Bilge boyraz
  • Melek Başaran
  • irem ayaz
  • Tûba
  • Yavuz Yiğit
  • Hilal Oral
  • idil
  • hale isra över

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%41.1 (23)
9
%17.9 (10)
8
%23.2 (13)
7
%10.7 (6)
6
%0
5
%1.8 (1)
4
%3.6 (2)
3
%0
2
%0
1
%1.8 (1)