Bilinmeyen Lozan

·
Okunma
·
Beğeni
·
748
Gösterim
Adı:
Bilinmeyen Lozan
Baskı tarihi:
Ocak 2014
Sayfa sayısı:
336
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786050918397
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Doğan Kitap
Lozan Antlaşması sadece sınırları belirleyen sıradan bir barış antlaşması değildir. Bu çetin müzakereler sırasında kapitülasyonlar, azınlıkların statüsü, dış borçlar ve laiklik gibi konular da çok tartışılmıştır.
Bunlar iki yüzyıllık "şark meselesi"nin sorunlarıdır ve Lozan'da sonuca bağlanmıştır.
Lozan'ın "emsali görülmedik bir diplomatik zafer", bir "hezimet", hatta bir "infaz" olduğuna kadar çok geniş bir yelpazede siyasi tartışmalar hâlâ devam ediyor. Bu tür değerlendirmeler daha çok günümüzdeki siyasi tartışmaların Lozan'a taşınmasının sonucudur, araştırmalardan ziyade siyasi önyargıları yansıtmaktadır.
Bilinmeyen Lozan kitabı, CNNTürk'te aynı adla yayınlanan belgesel metninin epey genişletilmesiyle ortaya çıktı. Taha Akyol, siyasi bir görüşün propagandası gayretiyle değil, mümkün olduğunca objektif olma dikkatiyle çalışarak bu kitabı yazdı.
(Tanıtım Bülteninden)
336 syf.
·Puan vermedi
Lozan Antlaşması sadece sınırları belirleyen sıradan bir barış antlaşması değildir. Bu çetin müzakereler sırasında kapitülasyonlar, azınlıkların statüsü, dış borçlar ve laiklik gibi konular da çok tartışılmıştır.
Bunlar iki yüzyıllık "şark meselesi"nin sorunlarıdır ve Lozan'da sonuca bağlanmıştır.
336 syf.
·Beğendi·Puan vermedi
Lozan Antlaşması sadece sınırları belirleyen sıradan bir barış antlaşması değildir. Bu çetin müzakereler sırasında kapitülasyonlar, azınlıkların statüsü, dış borçlar ve laiklik gibi konular da çok tartışılmıştır.
Bunlar iki yüzyıllık "şark meselesi"nin sorunlarıdır ve Lozan'da sonuca bağlanmıştır.
Lozana hezimet diyenler bunu okusun
336 syf.
·Beğendi·8/10
Lozan antlaşması bir zafer mi hezimet midir?
Bunu merak eden insanlardan biri olduğum için alıp okudum ve diyeceğim şu ki Lozan Barış Antlaşması konusunda çoğumuz cahil ve basının bizlere empoze ettiği bilgilerle doluyuz. Lozan' ın görüşüldüğü sırada çekilen sıkıntılar,verilen taviz ve kazanımlar güzel ve sıkıcı olmayan bir dille anlatılmış.
"Mübadele sorunları, mübadillerin iskanıyla ilgili sorunlar yıllarca devam etti. Mübadiller, gittikleri Yunanistan'da ve geldikleri Türkiye'de büyük sıkıntılar yaşadılar. Arkada bıraktıkları taşınmaz mallar ve geldikleri ülkede kendilerine verilecek taşınmazlar hakkında işlemlerin yapılabilmesi için vekaletnameler verdiler. Bu karmaşık işlemler üç uzun yıl devam etti. Yoksulluktan başka hastalıktan ölümler oldu. İki tarafta da uyum sorunları yaşadılar. Fakat sonunda yerleştikleri ülkeye entegre oldular, kök saldılar. 

Mübadele insani açıdan çok dramatik olmakla beraber, bence isabetli bir karardı. Kıbrıs'ta Saraybosna'da yaşanan kanlı olaylara baktıkça, mübadelenin ağır, ıstıraplı fakat isabetli bir ameliyat olduğunu düşünüyorum. Lozan'ın mübadele hükümleri, Ege'nin iki yakasında uluslaşmanın en önemli safhasını oluşturdu."
Lord Curzon İsmet Paşa'nın en yüksek fiyatı koparmak isteyen bir halı satıcısı gibi pazarlık ede ede sonuna kadar dayanacağını, sonunda razı olacağını umuyordu. Bundan önce doğulularla olan alışverişinde eski ve çürümüş rejimlerle karşılaşmaya alışıktı. Bunlarda çıkarlar ilkelerden üstün tutulur ve kişisel yönetim birtakım uzlaşmaları kolaylaştırırdı. Ama burada Curzon'un bir türlü kavrayamadığı yeni bir şey vardı. Şimdiye kadar hiçbir doğu ülkesinde
Benzeri olmayan, ilkelerin herşeyin üstünde tutulduğu, vatsnsever, milliyetçi bir hareket
Lozan ile Ankara arasındaki mesafenin fazla oluşu, sadece yolculuğun uzun sürmesine değil, aynı zamanda Türk heyetinin Ankara'yla haberleşmesinde güçlüklerin ortaya çıkmasına yol açtı. Fransız, İtalyan ve İngiliz heyetlerinin yolladıkları bir telgraf ya doğrudan ya da en fazla bir ülkeden geçerek başkentlerine ulaşıyor. Türk heyetinin telgraf yolladığı hatlar ise çok uzun bir mesafe kat ediyor, çeşitli ülkelerden geçiyordu. Lozan'dan Ankara'ya iki tane telgraf hattı vardı: Biri Akdeniz üzerinden Ankara'ya ulaşan, İngilizlerin işlettiği "Eastern (Doğu) Hattı" dır. Diğeri, Fransızların işlettiği Romanya üzerinden geçen "Köstence Hattı" dır.
Türkler bu sebeplerle Doğu Hattını kullanıyor ama bazı telgrafların Ankara'ya ulaşamaması ve bazı telgrafların içeriğinin anlaşılamaması gibi teknik sorunlar çıkıyordu.
Lozan Antlaşması'nı değerlendirirken günümüzün siyasi aidiyetlerini ölçü olarak almak yanlıştır. Günümüzde sağcı, solcu, muhafazakar, liberal, Kemalist olmak Lozan hakkında olumlu ya da olumsuz önyargılı bakışlara yol açmamalıdır. 

Her büyük tarihi hadise gibi Lozan da kendi şartlarında değerlendirilmelidir. Dönemin güç dengeleri ve imkanları dikkate alınmadan doğru değerlendirme yapılamaz. Lozanı başarılı ya da başarısız bulmak mümkündür, fakat bu mutlaka objektif araştırmalara dayanmalıdır. 

... 

Lozanı değerlendirirken sadece kendi hedeflerimizi değil, Müttefiklerin politikalarını da göz önünde bulundurmak gerekir. Çünkü Lozan nihayet on yıllık savaştan sonra barış için yapılmış bir uzlaşmadır ve Türkiye'nin kuruluş senedidir. 

... 

Lozan zafer mi, hezimet mi?! 

Bizde Mecliste Lozan nasıl eleştirildiyse İngiliz parlamentosunda da liberaller tarafından başarısız bulunarak eleştirildi. Liberallere göre Lozan Antlaşması Türkler karşısında İngiliz diplomasisinin hezimetiydi. 

Keza o dönemde Time dergisinde şu yönde analizler, haberler yapılmıştır:

> "Lozan'da Hristiyan medeniyeti çarmıha gerildi."

> "Lozan Antlaşması, yüz yıldan fazla süredir İngiliz diplomasisinin ilk göze çarpan başarısızlığıydı."

> "Neticede, Lozan Antlaşması, Türkiye'yi yaka paça Avrupa' dan atmak yerine, Avrupa'yı Türkiye' den attı."

Bizde de öbür tarafta da Lozan Antlaşması'na zafer mi, hezimet mi diye bakanlar ve hezimet sayanlar olmuştur. Bizde hala böyle düşünenler var. Bu bakış tarzı ve hezimet iddiası yanlıştır. Lozan' da bütün taraflar başlangıçtaki tezlerine göre bazı tavizler vererek barışı tercih etmişlerdir.

... 

Böylesine zorlu ve birkaç defa savaşın eşiğine gelinen bir diplomatik savaşta, İsmet Paşa ve arkadaşları, tabi Mustafa Kemal Paşa'nın onayıyla, hiç taviz vermemiş olabilir mi? Öte yandan Lozan bir hezimetse, "Ne istedilerse verdik" ise, niye bu kadar uzun sürmüş, niye savaşın eşiğine gelinmişti? Bu uzun ve zorlu diplomatik mücadelede tavizler verilmiştir, fakat hezimet demek İNSAFSIZLIKTIR. 

Lozan Antlaşması'nda gizli maddelerin olduğu, geçerliliğinin 2023 yılında sona ereceği şeklindeki söylentiler de tamamen asılsızdır, yalandır. 

... 

Lozan'da alınan sonuçları, Montrö ve Hatay' ın ilhakı ile birlikte düşündüğümüzde ve Türkiye ile müttefikler arasındaki kuvvet dengesini de dikkate aldığımızda, hedeflere önemli ölçüde ulaşılmıştır. Bu açılardan Lozan Antlaşması başarılıdır. 

Unutulmamalıdır ki, Lozan'da müzakereler devam ederken, İstanbul ve Çanakkale hala işgal altındadır! 
İnönü'nün kendisi de anılarında diplomasi tecrübesinin bulunmamasından dolayı güçlük çektiğini anlatır:
"Kapitülasyonlar meselesinde benim uğradığım güçlük, biraz da askerlikten gelip amatör olarak diplomatlık yapmamdan doğmuştur. Benim bu vazifemden istifade etmek isteyen diplomatlar her tekliflerini, her iddialarını diplomasinin usulüne ve kaidesine uygun bir şekilde ileri sürüyorlardı. Ben bu iddialara karşı amatör bir diplomat olarak ve asker tabiatıyla fikrimi kısa ve kuru ifadelerle söylemek hastalığı içinde bulunuyor, böyle karşılanıyordum. "

İsmet Paşa 'nın bu şekilde dezavantajlarla işe başladığını, Lozan' da büyük sıkıntılar çektiğini, ama bir süre sonra bu sıkıntıları aştığını göreceğiz.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Bilinmeyen Lozan
Baskı tarihi:
Ocak 2014
Sayfa sayısı:
336
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786050918397
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Doğan Kitap
Lozan Antlaşması sadece sınırları belirleyen sıradan bir barış antlaşması değildir. Bu çetin müzakereler sırasında kapitülasyonlar, azınlıkların statüsü, dış borçlar ve laiklik gibi konular da çok tartışılmıştır.
Bunlar iki yüzyıllık "şark meselesi"nin sorunlarıdır ve Lozan'da sonuca bağlanmıştır.
Lozan'ın "emsali görülmedik bir diplomatik zafer", bir "hezimet", hatta bir "infaz" olduğuna kadar çok geniş bir yelpazede siyasi tartışmalar hâlâ devam ediyor. Bu tür değerlendirmeler daha çok günümüzdeki siyasi tartışmaların Lozan'a taşınmasının sonucudur, araştırmalardan ziyade siyasi önyargıları yansıtmaktadır.
Bilinmeyen Lozan kitabı, CNNTürk'te aynı adla yayınlanan belgesel metninin epey genişletilmesiyle ortaya çıktı. Taha Akyol, siyasi bir görüşün propagandası gayretiyle değil, mümkün olduğunca objektif olma dikkatiyle çalışarak bu kitabı yazdı.
(Tanıtım Bülteninden)

Kitabı okuyanlar 28 okur

  • Yunus Emre
  • Merve Özdemir
  • Cevat Mert Çetin
  • Asude TERCAN
  • CuLpa meMed
  • Sonat Genc
  • sedat kan
  • Ali Çetinkaya
  • Nazan Öztürk
  • necip

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%0
9
%57.1 (4)
8
%14.3 (1)
7
%14.3 (1)
6
%14.3 (1)
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0