Bin Yüz Bir İnsanAret Vartanyan

·
Okunma
·
Beğeni
·
2.021
Gösterim
Adı:
Bin Yüz Bir İnsan
Baskı tarihi:
Nisan 2013
Sayfa sayısı:
296
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786054771301
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Destek Yayınları
Birkaç kitabın arkasını çevirip bakıyorsun ve yine kendini arıyorsun. Yaşamında yapmak isteyip de yapmadığın ya da yapamadığın ne kadar çok şey var. Oysa istemediğin birçok şeyi yaşadın ve yaşamaya devam ediyorsun. Peki ya sen kimsin? Gerçekten ne istiyorsun?

Seni tanıyorum. Kırgınlıklarını, hayal kırıklıklarını, hayallerini, yaşadıklarını ve yaşayacaklarını biliyorum. Çünkü elinde tuttuğun bu kitabı sen yazdın.

Her gün onlarca role girerken, kendi kuklalarımızı yaratıyoruz. Kendimizden yarattığımız, günlük hayatta oynattığımız onlarca kukla. Her rolün bir kuklası var.

Bir insanın, bin farklı yansıması...

Bir bedende kaç kişisin?

Bu kez benim yaşadıklarımda seni anlattım.

Seni, bugüne kadar yaşamadığın bir yolculuğa davet ediyorum.

Bittiğinde dünya bambaşka olacak.

Bu sefer kendin için bir şey yap. Hiç değilse bir kez bu kadar düşünme...

Eğer istersen benimle gel.
Sevgili Aret'in kaleminden kendimizi sorgulayacağımız bir kitabı daha. İçimizde tek bir ruh taşıyorken yansıttığımız onlarca maske. Maskeleri döktükçe kendimizi bulacağız. Gerçeklik şeffaflıktadır. Aslında insan en çok kendisiyle savaşıyor uğraşıyor kızıyor bunun yanında kendimizi sevmeli tanımalı hatta hatalarımızı dahi sevmeliyiz. Aret de yaşadıklarını hissettiklerini samimi ve tüm çıplaklığıyla paylaşarak çıkmış okuyucularının karşısına. En çok etkileyen şey de sevdiklerimize sevdiğimizi söylememiz gerektiğini vurgulaması oldu. Annemizi babamızı ağabeyimizi sevgilimizi dostumuzu seviyoruz evet peki kaç defa annemize sevdiğimizi söylüyoruz? Halbuki dünyanın sevgiyle güzelleşeceğine inananlardan değil miyiz? O halde buna kendimizden başlamalı önce kendimizi sevmeli ve etrafımızdakilere sevgi enerjisi dağıtmalıyız. Önce kendimiz değişmeli sonra dünyanın değişmesini beklemeliyiz. Yırtık ruhlara ulaşmak dileğiyle...
Peki bugün kaç yüz olduk?
Ailemiz için örnek bir evlat, çevremiz için örnek bir birey, devlet için umurunda olmadığın halde yasalara(!) uyan bir vatandaş, çocuğumuz için iyi bir anne veya baba, patronumuza çalışıyorum, çok dinç ve zinde bir eleman, müdürümüze başarılı bir imaj, müşteriye bedava ve yapmacık gülücükler, eşimize, sevgilimize, istemediğimiz halde onun istediğinin süper olduğu veya istemeyerek bir yerlere gidip sevmediğimiz arkadaşlarına bedava ego şişirmeler... peki ne zaman kendi yüzümüzü takıp kendimiz gibi davranacağız?
Ömrümüz boyunca kaç gün kendimiz olup kendi başımıza karar verip kendimiz gibi yaşayacağız? Samimi olduğumuz ve kendi içimizden geçenleri söylediğimiz zaman belki çok tepki alacağız. Belki hiç bir şey düzgün gitmeyecekmiş gibi gelecek. Belki çevremizdeki insanların çoğunu kaybedeceğiz. Fakat kendimiz olduğumuz için kazanacağımız bir çok insanı yeniden keşfedeceğiz. Kendimiz olursak mutlu bir hayat süreriz. Takip ettiğim yazarlardan Aret Vartanyan dostum arkadaşım iyi ki yüreklere dokunuyorsun. Kalbi güzel ve kendi olan insan
Aret Vartanyan' dan okuduğum altıncı kitabında sonuna geldim. Kitapla bütünleşmem Aret' in çocukluğundaki evinde gezinip çocukluğunu izlemesiyle oldu aslında. O satırları okurken birabir sahnenin içindeydim ve onun yüreğini döktüğü o sahnede gözyaşlarım benden bağımsızdı artık. Aret' in yazım tarzıyla olan benzeşen tarzım belki de her yazdığını bu kadar derinden yaşatıyor bana. Bin Yüz Bir İnsan ' da içimizde var olan onlarca karakterle yüzleşip gerçek beni bulmaya doğru adım atıyoruz. Her birimizin kaygıları, korkuları, çelişkileri var. Sürekli bir şeyler arıyoruz. Yolculuğumuz tekrarlandığında da aradığımız şeyi yanlış yerlerde aradığımızı ya da hiç bir zaman bulamayacağımızı düşünüp vazgeçiyoruz. Oysa sihirli değenek kendi içimizde. Biz değişmeden bir şey değişmeyecek. Kendi içindeki kaynaklara ulaşabilirsen göreceksin ki her şey seninle değişecek. Senden ricam tam da şimdi kafanı yastığa koyduğunda nasıl bir yarına uyanmak istiyorsun? Yureginde ne var? Bir düşün... Hadi senin için bir alıntı yapalım. "İçindeki tüm güzelliklerin ortaya çıktığı anların olduğunu biliyorum. Yüreğinin sevgiyle dolup taştığı, derin bir nefes alıp sonra bırakırken gözlerinin dolduğu anları biliyorum. İçindeki yaralarla yaşamanın ne demek olduğunu, onları kycaklamaya, onlarla yaşamaya çalışmanı, bazen nasıl isyan ettiğini...
Her şey, sevgi de, yaşam da, özgürlük de senin içinde... senin gözlerinde... Biliyorum, senin ne kadar mükemmel olduğunu biliyorum. Peki sen bunun ne zaman farkına varacaksın?" #kitap #kitapkurdu #kitapaski #kitapkokusu #kitaptavsiyesi #aretvartanyan #destekyayınları #kitaptutkusu #kitaplayasamak #kitapsever #kitapsevgisi #kitapask #oykuhane #kitaplarolmadanolmaz #book #bookstagram #kitapokuyoruz #kitapligim #instabook #okumaaski #okumakgüzeldir #okumak #kitapyorumu #masamdannotlar
Aret Vartanyan'ı ne tanırdım ne de adını duymuştum bi arkadaşımın tavsiyesiyle okumaya karar verdim ilk başta beklentiniz yüksek olarak başladığınız da hayal kırıklığı daha çok yaşayabiliyorsunuz ne yazık ki çok üzülerek söylemek istiyorum ki ben bu kitapta hayal kırıklığı yaşadım Başladıktan sonrada yinede devam ettim güzel biticek diye kendimi zorladım fakat bana göre hiçte öyle olmadı. Yazarımız kitabın da tamamen otobiyografisini yazmış olup anlatış biçimi akıcı ve güzeldi bunda bir sıkıntı yoktu ama kitabın konusu ve ilerleyişi ile alakalıysa günümüzde ki hovarda ve playboy erkeklerin hayat ve yaşam tarzlarından bahsederken hayattan zevk almadığını neler düşündüğünden o kadar düz ve o kadar sıradan bi hayat yaşamış ki üç yüz sayfalık kitapta sadece tek öğrendiğiniz şey depresyon başlangıcı bu yazarın yaşadığı keşke bi psikoloğa danışsaydı ve okuduğum için pişman değilim ama keşke bu kadar duygusuz olmasaydı bunları bi günde bile başarabilirdi diyorsunuz ve başardığı tek şeyde işinden ayrılıp tekne tutmak güzeller güzeli nazan kızımızı yanına çağırmak ve hayata gülerek bakmak... Demem o ki ben beğenmedim ben heyecan seven bi insan olduğum için olabilir ama okumak isteyenlere de söyleyeceğim şey şu ; okursanız ne demek istediğimi daha iyi anlarsınız diyorum ve sağlıcakla kalın saygılar sevgiler..
İmzalı bir kitabı okumanın keyfi bambaşka oluyormuş...
Nereden başlasam bilmiyorum. Son zamanlarda ki hep bi kendi köşeme çekilme hissinin,uzun uzun dalmaların açıklanması yeni biriyle, esas olan ile,kendimle yüzleşiyor olmamdanmis. Değişen bir şeyler olduğunun farkındaydım ancak sebebi baş karakteri dinlerken keşfettim. Keramet bencede aynada degildi Korunmaya,koruyucu maskelere,geçmiş gelecek karşılaştırmasına,üzerimize yapılan elestrilere ilgi göstermemize hiç gerek yok aslında... Biz sadeyken ve gülümserken çok daha güçlüyüz...
Kitaptaki ufak sorulardan cevabını veremediğim 'senin için en önemli şey ne hayatında?' Sorusuydu.... Sanırım uzun bir mesaim daha olacak sevgili kendimle
Aret Vartanyan'ın kendinizi sorgulattığı bir kitabı daha diyebiliriz. İçinde bulunduğu hayatta, kendisinin kaç farklı kişiliğe büründüğünü, bundan sıyrılıp kendini bulmaya çalışıp bulduğu; kendini bulduğunda da yanında değer verdiği kadını görüp daha çok sarılan güzel bir son... Tavsiye edilir.
Bu kitaba ismi ve kapağı ilgimi çektiği için başlamıştım. Yazar hakkında hiçbir bilgim yoktu. Öncesinde ya da sonrasında başka bir kitabını da okumadım zaten. Söyleyebileceğim tek şey şu: çok gereksiz bir kitap. Okuyarak boşuna zaman kaybetmeyin.
Yazar Aret Vartanyan ise fazla söze gerek yoktur zaten bu adamın kalemine hayranım.
kediler, köpekler, böcekler.. sonra rüzgar sonra bir iki damla yaş filan. he aret hee. kesin öyledir zaten. fazlasıyla yapay ve zorlama.

ve biri bu adamı lütfen ikaz etsin. bir yazar bu kadar imla hatası yapmamalı.

ve yine biri bu adama ikide bir cümlenin sonuna anlamlı anlamsız üç nokta koymasının yazdığı cümleyi daha etkili hale getirmediğini lütfen söylesin. 15 yaşında değiliz.

ve son olarak bu hayatta ne zorluklar yaşayan insanlar var. sanki onlardan biriymişsin gibi davranmayı kes. çünkü öyle değilsin. çünkü samimi değilsin. sürekli ağlayıp zırlayıp kadın gibi davranışlar sergilemen ise kitapta yarattığın o kadının kollarından bu kadının kollarına hikayesi ile homo duygularını ne yazık ki saklamaya yetmemiş. bir yandan itiraf bir yandan kılıf. bence korkaksın.

ve yine aynı zamanda yalancısın. bu neden diye soracak olursan, bu da arka fonda kullandığım tek sayfalık süslü ama içini açınca boş çıkan kutuyu iyi pazarladığın içindi.
Kitabin dilinin cok akici oldugunu soyleyemem ancak unutmus oldugumuz degerleri,sahip oldugumuz her guzellik icin sukretmeyi,yardimseverligi ve sayamadigim bir cok guzel duyguyu hatirlatan ayni zamanda her insanin hayatindan bir parca bulunduran bir kitap :)
Her yeni gece,her kendimle buluşmam,kendi yaşamımın sinema salonundaki izleyicisi olmaktan yaşamımın yönetmen koltuğuna geçişime eşlik etti.
Aslında kitap güzel de aynanın karşısına geçip kendi ikinci kimliği(kendi deyimiyle yazarın)ile konuştuğu yerler beni sıktı biraz açıkcası..Hikayesi de şöyle ki ; genelleme yapmak istemem de çoğu erkeğin 'ayranım ekşi' demediğini biz biliyoruz zaten bunu ballandırıp yazmasına gerek yoktu ..Allah hayırlı pazar versin.Tabiki yine parantez içinde belirteyim ki ; ben sıkıldım,siz sevebilirsiniz(bana sevdiğim bir ablamdan hediye bir kitap olduğu için değerli benim için)
"Kendini tanı. Kendini hisset. Ne kadar güzel olduğunu gör. Günahlarını bile sev. Onlar senin, onlar sensin. Hırsların, tutkuların, acıların, zevklerin, yanlışların, doğruların hepsi 'sen'sin."
Su akarken bazen önüne sert bir kaya çıkar,ama su geri dönmez,kıvrılır,yeni bir yol bulur ve akmaya devam eder.Hayatımızdaki engeller,zorluklar da böyle... Varacağın bir deniz,okyanus varsa eninde sonunda varırsın. Yeter ki denizin,okyanusun olsun.Onu sakın bırakma.
Hayallerine sahip çık. Hayallerini hiç bırakma,ne pahasına olursa olsun bırakma. Hayallerin yoksa,umutların yoksa sen de yoksun.
"Bir insan katil de olsa, terörist de olsa, başka kötü bir şer de yapmış olsa onun içindeki cevherin korunabilmiş olabileceğine, bir yerlerinde durabildiğine, saklanabildiğine inanıyorum. Ona, içindeki bu cevheri çıkarma şansı vermemek gibi bir şıkkı düşünmüyorum. Onaylamıyorum, haklı bulmuyorum ve yaşadıklarının onları o role büründürdüğünü düşünüyorum. En azılı terörist de çocukken sevimliydi, temizdi, dünyaya, insanlara merakla bakan, şekillendirmeye hazır bir durumdu. Belki çocuk yaşta sokağa itildi, radikal bir ailenin çocuğu olarak kamplara gönderildi, sefaletin içinde ailesini kaybeti... Bilemeyiz. Bildiğim, bir şeylerin olduğu, bir şeylerin yaşandığı ve sonunda o noktaya geldiği. Fırsat verilirse herkesin içindeki insanı, çocuğu, sevgiyi ortaya çıkaracağını biliyorum."
Yalnız değilsin. Milyarlarca insan senin durumunda. Önce kendileriyle savaşıyorlar.
Aret Vartanyan
Sayfa 16 - Destek Yayınları

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Bin Yüz Bir İnsan
Baskı tarihi:
Nisan 2013
Sayfa sayısı:
296
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786054771301
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Destek Yayınları
Birkaç kitabın arkasını çevirip bakıyorsun ve yine kendini arıyorsun. Yaşamında yapmak isteyip de yapmadığın ya da yapamadığın ne kadar çok şey var. Oysa istemediğin birçok şeyi yaşadın ve yaşamaya devam ediyorsun. Peki ya sen kimsin? Gerçekten ne istiyorsun?

Seni tanıyorum. Kırgınlıklarını, hayal kırıklıklarını, hayallerini, yaşadıklarını ve yaşayacaklarını biliyorum. Çünkü elinde tuttuğun bu kitabı sen yazdın.

Her gün onlarca role girerken, kendi kuklalarımızı yaratıyoruz. Kendimizden yarattığımız, günlük hayatta oynattığımız onlarca kukla. Her rolün bir kuklası var.

Bir insanın, bin farklı yansıması...

Bir bedende kaç kişisin?

Bu kez benim yaşadıklarımda seni anlattım.

Seni, bugüne kadar yaşamadığın bir yolculuğa davet ediyorum.

Bittiğinde dünya bambaşka olacak.

Bu sefer kendin için bir şey yap. Hiç değilse bir kez bu kadar düşünme...

Eğer istersen benimle gel.

Kitabı okuyanlar 83 okur

  • Duygu Erkoç
  • Anıl Aras
  • Nes
  • Gizem Başustaoğlu
  • Turgay Daryavuz
  • Eylül Deniz
  • Feda Murat Gözgöz
  • PEPEE
  • Elif Yiğit
  • Aytaç

Yaş gruplarına göre okuyanlar

0-13 Yaş
%0
14-17 Yaş
%3.6
18-24 Yaş
%32.1
25-34 Yaş
%21.4
35-44 Yaş
%28.6
45-54 Yaş
%7.1
55-64 Yaş
%3.6
65+ Yaş
%3.6

Cinsiyetlerine göre okuyanlar

Kadın
%82.7
Erkek
%17.3

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%10.7 (3)
9
%17.9 (5)
8
%17.9 (5)
7
%17.9 (5)
6
%10.7 (3)
5
%10.7 (3)
4
%3.6 (1)
3
%3.6 (1)
2
%7.1 (2)
1
%0