Bir Acı Hikaye

7,8/10  (6 Oy) · 
13 okunma  · 
2 beğeni  · 
923 gösterim
Bir Acı Hikâye benim için 'efsane kitap'tır.

(...) Bu eseri 1970'lerin sonunda okumuştum. Derin acısını yıllarca unutamadım. 1942'de yayımlanmış Bir Acı Hikâye'ye bunca duyarsız kalınışa elbette şaşırdım. Başka bir ülkede kaleme getirilmiş olsaydı, bu eserle yer yerinden oynardı.
"Tiran'da intihar eden oğlu Vedat'a ilişkin anılar" diyor Necatigil. Bu kısa ama özlü ibare Bir Acı Hikâye'nin yazılış sebebini açıklıyor.

(...) Halid Ziya bazan rüyalardan medet umuyordu: Kasırgalı bir akşamda Halil Vedad çekip gidiyor. Nereye? Cana kıyışa, kendi canına kıyışa...

(...) Yayımlanışından bu yana yetmiş yıl geçmiş; Bir Acı Hikâye eşsizliğini koruyor.

Daha önce 'roman' için ölümler yazmış Halid Ziya, bu kez, gerçek hayattaki yıkımı kaleme getiriyor. Getiriyor diyorum, çünkü her okuyan Bir Acı Hikâye'deki matemi şimdide, bugünde hissedecek. Yarın yine acı duyulacak bu eserden. Evet, yarın yine...
(Tanıtım Bülteninden)
  • Baskı Tarihi:
    Ocak 2013
  • Sayfa Sayısı:
    408
  • ISBN:
    9789754473162
  • Yayınevi:
    Özgür Yayınları
  • Kitabın Türü:
Mona Roza 
10 Nis 2015 · Kitabı okudu · 8/10 puan

Acılı bir babanın oğlunun küçüklüğünden vefatına kadar geçen süreyi, onunla geçirdiği zamanı, onun vefatının özellikle son safhalarında yaşadıklarını büyük bir üzüntüyle anlattığı anı türündeki eseri.

thilda 
31 Tem 2015 · Kitabı okudu · 10/10 puan

Önceleri okumuştum bu kitabı ve yorum yapma isteğime de engel olamadım. Öncelikle kitapta edebi bir üslup aramaktan vazgeçin zaten kitabın başında Halit Ziya da bunun edebi bir eser değil acılarla dolu kişisel bir hatıra olduğunu bilhassa belirtmiş. Daha önce 3 çocuğunu toprağa veren yazar, oğlu Vedad'ın ölümüyle tekrardan sarsılıyor. Kitaptaki duygu yoğunluğunu hissedeceğinize de eminim. Vedad'ın resimleriyle süslenen kitapta bir babanın acısını bizzat içinizde yaşayacaksınız. Herkesin okuması gereken bir kitap diye düşünüyorum. Ek bir bilgi olarak da Selim İleri'nin Kırık Deniz Kabukları adlı yapıtını bu kitaptan etkilenerek yazdığını belirtmek isterim.

inci k. 
11 Haz 03:59 · Kitabı okudu · 6/10 puan

Edebiyat derslerinde öğrendiğimiz üzere "yazarın sanat kaygısı taşımadan yazdığı tek edebi eser" olma niteliğini taşıyor bu kitap. Çünkü bahsi geçen "acı" hikaye, bir babanın canından çok sevdiği, uğruna her şeyini feda edebileceği evladını kaybedişinin hikayesi.

Edebi olarak doyurmasa dahi dönemin şartlarını ve aydınların çocuklarına verdiği eğitimi göstermesi yönüyle okunması gereken bir eser.

Mümtaz TİFTİK 
19 Haz 09:28 · Kitabı okudu · Beğendi · 9/10 puan

Halid Ziya UŞAKLIGİL'in yitirdiği üç evladının ardınan dördüncü evladını (1937) toprağa vermesinden sonra 1942 yılında kaleme aldığı, edebi bir değeri yok diye nitelediği bu eseridir ki bu doğru değildir " BİR ACI HİKAYE " Bir gazetenin kitap ekinde rastgelmiştim ilkin. Sonrasında kitabı edinerek okuma merakımı giderdim. Ön sözünde bu kitabı 1970 'lerin sonunda okuduğundan bahseden Selim İLERİ; "Başka bir ülkede kaleme getirilmiş olsaydı bu eserle yer yerinden oynardı " diye yazmıştır. Devlet yönetiminde görevli Halid Ziya kızı Bihin ve oğlanları Vedatla Bülentin gerek sağlıklı ve gerekse de iyi bir eğitim almaları için ikametgahını değiştirir, yabancı dil ve muzik derslerine mürebbiyeler tutar. Vedat zayıf bir bünyeye sahiptir. Zaman zaman rahatsızlanır. Doktor dostları tedavi ederler. Çocuklarını Galatasaray Lisesine yazdırır. Çocukları başarılıdır. Liseden mezun oldukları dönem Halid Ziya Almanyada görevlendirilir. Çocukların Yüksek eğitimi için bir fırsattır. Almanya savaşın içindedir. Ancak üniversitelerde eğitim öğretim devam etmektedir. Ta ki 15- 17 ocak ihtilaline kadar.Halid Ziya ve çocukları İsviçreye oradanda İstanbula dönerler. Bülent ve Vedat bir bankanın İstanbul şubesinde çalışmaya başlarlar. Üniversite hayatı yarım kalmıştır. Aile Halid Ziya'nın kuzeni Muammer Beyın kızı Latife Hanımın 29 Ocak 1923'de Mustafa Kemal ATATÜRK 'le evliliğini tebrik etmek için ankaraya gittiğinde Atatürk Bülent ve Vedatı beğenerek Büyükelçiliklerde görevlendirilmeleri için ilgililere emir verir. Yurt dışında görevlendirilen kardeşlerden Vedat bir süre sonra nedensiz olarak yurda çağrılır. Aile üzülmüştür. Vedat bu boşluktan yararlanarak yarım kalan ünversite eğitimini tamamlayarak hukukcu olur. Halit Ziya özel dostları aracılığıyla oğlu Vedatın tekrar görevlendirilmesini sağlar. Vedat Brüksele tayin olmuştur. Ancak tayini esnasında sıkınılar yaşayan Vedat yaşananlardan rahatsızlık duyar. Aile yeşilköye yerleşmiş ve çocuklarıyla sürekli iletişim halndelerdir. Gizli kötü niyetli bir el Vedatın yaşamında sürekli proplemler çıkarır. Tayini Arnavutluk'un başkenti Tirana çıkartılır. Aile ve Vedat üzülür. Babası sabırlı olmasını teskin eder. Tek tesellisi oradaki görevlilerle geçmişten gelen bir dostluğun var olmasıdır. Elinden geldiğince çalışır, tüm yabancı elçilik mensuplarının güvenini ve sevgisini kazanır. Tiranda çalışmaya başlayalı 7 aylık bir süre olmuştur. Bir gün Ankaradan gelen bir telgraf tüm elçilik çalışanlarının moralini bozmuştur.Vedat, hiç bir zaman terfi edemediği gibi acilen Ankaraya çağrlmaktadır. Bu elçilik çalışanları için bir cezadır. Üstelik son maaşının geriye iadesi istenmekte yolluğun verilmeyeceği belirtilmektedir. Şimdiye kadar terfisi sağlanmayan ve sürekli rencide edilen Vedat kararını vermiştir. İntihar edecektir.Halid Ziya 34 yaşında ölen ve cenazesinde bir demet karanfil bile göndermeyen Dışişleri Bakanlığına sitem etmiş, çocuğunun tüm yaşamını en ince ayrıntısına kadar kitabında anlatmıştır. Derki yazar; Çocuklarınızla aranızda bir mesafe olsun, bırakıp gittiklerinde bir nebze teskin olabilirsiniz. Kitap sonlandığında düşüncelere dalıyor insan. Son yıllarda ne çok gençlerin heba olup gittiği gözönünüze geliyor. Ne şekilde olursa olsun o gençlerinde ana babalarının ne çok ACI HİKAYLERİ vardır diye düşüncelere dalıp gidiyorsunuz. Allah kimselere evlat acısı göstermesin..... diyerekten.

ALİ YILDIZ 
30 Eki 2015 · Kitabı okuyor · Beğendi · 8/10 puan

Hüzünlü bir hikaye...Bir babanın evladına karşı hissettiklerini en yoğun bir şekilde dile getirmesi..