1000Kitap Logosu
Bir Adam Girdi Şehre Koşarak
Bir Adam Girdi Şehre Koşarak
Bir Adam Girdi Şehre Koşarak

Bir Adam Girdi Şehre Koşarak

OKUYACAKLARIMA EKLE
8.2
1.317 Kişi
5,3bin
Okunma
1.371
Beğeni
24,8bin
Gösterim
120 sayfa · 
 Tahmini okuma süresi: 3 sa. 24 dk.
Adı
Bir Adam Girdi Şehre Koşarak
Basım
Türkçe · Türkiye · Profil Yayıncılık · Ekim 2019 · Karton kapak · 9789759962814
Diğer baskılar
Bir Adam Girdi Şehre Koşarak
Bir Adam Girdi Şehre Koşarak
Bir Adam Girdi Şehre Koşarak
MEKSİKA SINIRI ve KAFA DENGİ TELEVİZYON PROGRAMLARININ VAZGEÇİLMEZ SUNUCUSU TARIK TUFAN’DAN... Camlardan ölesiye sarkan gündelikçi kadınlar, elindeki eczane poşetleriyle çaresiz bekleyen yaşlı adamlar, pazar yerlerinden artık toplayanlar, eskimiş kıyafetleriyle düğün salonlarında şarkı söyleyenler, sefer tasından utanan genç adam ve diğerleri. Şehrin ötekileri yani.  Biraz Raif Efendi, biraz Maria Puder, Sartre, Bachelard, Anna ve biraz Kudüs. Karanlık, rutubetli, çok bağırışlı, çok nefessiz, çok sabahsız, çok aşksız, çok çiçeksiz, çok neşesiz, çok kitapsız bir şehirde hayatta kalabilmek için her şey. Büyücülerin, haramilerin, borsacıların, reklamcıların, korsanların, işgalcilerin, bankacıların elinden kurtulabilmek için yani. Tarık Tufan, “Bir Adam Girdi Şehre Koşarak” kitabında her şey hızla akarken, yavaş gidenleri, yorulanları, rekabete güç yetiremeyenleri ve onların mekanlarını anlatıyor.
3 mağazanın 7 ürününün ortalama fiyatı: ₺17,36
8.2
10 üzerinden
1.317 Puan · 227 İnceleme
Şiiriliçe Ayşenur
Bir Adam Girdi Şehre Koşarak'ı inceledi.
120 syf.
·
2 günde
·
5/10 puan
Kitap kısa kısa denemelerden oluşuyor.Deneme için başlangıç arayanlar okuyabilir. Açıkçası hepsi olmasada içinde güzel denemeler vardı. Günlük hayattan derlenen bir kitap doğal sade deneme severler ve Kudüs hayranlarına öneririm dinlendirdi.
Bir Adam Girdi Şehre Koşarak
OKUYACAKLARIMA EKLE
15
Lavantasever
Bir Adam Girdi Şehre Koşarak'ı inceledi.
120 syf.
·
2 günde
·
Puan vermedi
Tarık Tufan'ın okuduğum ilk kitabı. Kitap kısa denemelerden oluşuyor, çok kısa sürede bitecek incelikte. Bazı yerlerde durup düşüncelere dalıyorsunuz. Şehrin öte ucundan gelip hakikati anlatmaya çalışan adam.. işte tam da şu an ihtiyacımız olan şey bu. Bu hızla akan dünyada nereye gittiğini bilmeden sürüklenir gibiyiz. O adam gelse de bize durun dese, bizi tüm kirlerden arındırsa, biz tükenmeden önce gelse. Rabbimiz! Ellerimizi tut. Ellerimizde derman kalmadı. Biz bıraksak da sen tut. Bizi kendimize bile bırakma Rabbimiz!
Bir Adam Girdi Şehre Koşarak
OKUYACAKLARIMA EKLE
10
Nephren Ka
Bir Adam Girdi Şehre Koşarak'ı inceledi.
120 syf.
·
1 günde
·
Beğendi
·
Puan vermedi
MANİFESTO NİYETİNE
Dün Yüksel Caddesi’ndeki Dost Kitabevi’ne girdim ve hemen soluğu görevlinin yanında aldım çünkü alacağım kitap belli , saat geç, en çok satanlara en çok okunanlara falan bakmaya vaktim yok anlayacağınız. Yazarın Beni Onlara Verme kitabını sordum, düştü önüme görevli geldik orta bölümün sağında en baştaki kitapların önüne.... Yok , aradığım kitap yok, ama ben illa ki onu istiyorum , tükendi diyor... Çaresiz araya başka kitap alacağım diyerek mevzubahis kitabı alıyorum . Sitede fark edenler oldu, tarzımın tamamen dışında bir kitap ve ilk kez okunan yazar... TARIK TUFAN... YARAYA TUZ BASAN ADAM... Yakasına yapışmış cümleler, öyle diyor.... Tamam da benim suçum ne? :) Bir yumrukla ve kavgayla hallolacak konu taaaa nerelere geldi! :)) Beyaz bir at üzerinde siyah giysiler içinde (BEŞİKTAŞLI ) bir şehre girdi bir kahraman... Beyaz atlı prensin bir misyonu var. Elçinin elçisi o ... Kahramanımız atına atlayıp banka baskını yaptı ve görevlileri halkı soymakla suçladı ve onları öldürmekle tehdit etti diye kitap fantastik sanmayınız. Görevli ile arasında geçen son derece gerçekçi diyaloglarla büyülü gerçekçi derseniz daha isabetli olur. BU KİTAP BİR SAYIKLAMA KİTABI Virgüllerle çoğaltılmış, depresif, küskün, kırgın, naif bir adamın sayıklamaları... İSYAN EDİYOR Savaşa... Kapitalizme... Çocuk istismarına... Kadına şiddete... Yalana.... Kaybolmuş şehirlere... Satılmış hayallere... Tanrı’yı matematikle hesaplamak isteyenlere... Kalpte birikenlerin , aklı işgal eden fikirlerin kağıda dökülmemesine... Müslüm ve Orhan Baba sevmeyenlere... Neşet Ertaş’la unuttuklarını hatırlamayanlara... İçimizde sıkıştırdığımız karanlıklara... Cevapsız sorulara... Aşksız yaşamlara... Uzun hesaplara... Botoksa... ( bu isyanı çok gereksiz buldum) Okşanmayan saçlara... Dua etmeyen dillere... Merhameti unutanlara... Masumiyeti kaybetmelere... Sonu mutsuz biten masallara... Yitip gitmelere... İnsanın kayboluşuna..... Sana, bana, ona... Kendine... Kitap ne modernist ne postmodern ne egzistansiyalist ne natüralist.... Ne yaşıyorsak o! Ne yaşamışsak o! Ne gördüysek o! Dua ile biten bölüm ayrıca takdire şayan: Elimizden tut ... Dipçe: Mistik yönü ağır basanlar, bu beyaz atlı kahramana kapınızı açın.
Bir Adam Girdi Şehre Koşarak
OKUYACAKLARIMA EKLE
16
105