Bir Adam Yaratmak

9,3/10  (228 Oy) · 
626 okunma  · 
239 beğeni  · 
5.009 gösterim
Eser ilk olarak 1937-1938 kışında İstanbul Şehir Tiyatrosu 'nda temsil edilmiştir.

Olay meçhul bir tarihte İstanbul 'da geçer.

"Husrev - Bir adam yaratmağa kalkıştım. Ona bir surat ve kader bulmak... Nerede bulayım? Kendimi buldum. Suratsız ve kadersiz adam şahlandı. Zincirini kırdı. Elimden kaçtı. Ben insanım. Beni arkamdan vurdu. Suratsız ve kadersiz adam benim suratımı takındı. Kalıbımı giyindi. Kaderimin içine yattı. (Bir an sükut) Benim de kaderim buymuş.''
  • Baskı Tarihi:
    Mart 2008
  • Sayfa Sayısı:
    160
  • ISBN:
    9789758180318
  • Yayınevi:
    Büyük Doğu Yayınları
  • Kitabın Türü:
Gülsüm Yalçın 
 03 Oca 2017 · Kitabı okudu · 1 günde · Beğendi · 10/10 puan

"Bu bir eser mi, şaheser mi?...
Tam olarak kitabı okuduktan sonra verilen tepki genelde böyledir diye düşünüyorum.Necip Fazıl aslında şiir alanında ön planda olmasına rağmen bu eseriyle onun farklı alanlarda da ne kadar başarılı olduğunu gördüm.Bana öyle geliyor ki yazar eserinde kendi çektiği buhranlı dönemleri bir nebze olsun yansıtmış.Kitaptaki karakter sancı çekiyor ve sizi de kendi sancılarının ağına çekiyor.
Okurken iki farklı duyguyu aynı anda yaşatabiliyor.Bazı kısımlarda aslında biraz sonra ne olacağını tahmin edebiliyorsunuz ama yine de o heyecana engel olamıyorsunuz.Bazı kısımlarda da beklenmedik olayların içinde kendinizi bulabiliyorsunuz.Kitap biraz bana kendimi tanıma imkanı da verdi diyebilirim.Uzun zamandır bir kitabı bir gün içerisinde okumamıştım, bu kitabı elimden bırakamadım.Şuan en çok yapmak istediğim şeyler listesinde bu eseri bir tiyatro sahnesinde izlemek var.Size tavsiyem ben okumakta geç kaldığımı düşünüyorum siz elinizi çabuk tutun bence :)

Fazıl Şengül 
13 Ağu 2017 · Kitabı okudu · 3 günde · Beğendi · 9/10 puan

Seni aramam için beni uzağa attın!
Alemi benim, beni kendin için yarattın! (~spoiler~)

İncelememe Üstadın bu sözüyle başlamak istedim. Sebebi ise kitapla yakından ilgili olduğunu düşünmem.
Kitap ve yazılışı hakkında kısaca bahsedicek olursam; Üstad 1937 yılında Zonguldak'ta bir maden ocağında yazmıştır. Ölüm korkusu, yaratma, yaratılma, insan ve acizliği gibi kavramlara değinilmiştir. Eserindeki Husrev'in iç dünyası öyle başarılı yansıtılmaktadır ki üstada bir kez daha hayran olmamak elde değil..
Gerçekten okunması gereken bir kitap. Fikir ve ideolojileri dolayısıyla birçok kişinin ön yargı yapıp okuma gereksinimi duymaması ve bu muazzam eserden mahrum kalmaları üzücü.

İncelememi kitaptaki bir alıntı ile bitirmek istiyorum :
-Bir adam yaratmaya kalkıştım.. Ona bir kafa, bir çift göz, bir burun, bir ağız uydurmak. Ona göre bir beyin yapmak ve göğsünün içine bir kalp takmak. Saat gibi işlesin, kanını vücudunda döndüren bir kalp. Bir kalp anlıyor musun? Güya duyan, acılarına, sevinçlerine yataklık eden yer de orası. Bir kalp. Bitti mi? Biter mi? Bu adama bir de kader çizmek lazım...
Nerede bulayım? Kendimi buldum. Suratsız ve kadersiz adam şahlandı. Zincirini kırdı. Elimden kaçtı. Ben insanım. Beni arkamdan vurdu. Suratsız ve kadersiz adam benim suratımı takındı. Kalıbımı giyindi. Kaderimin içine yattı.. Benim de kaderim buymuş. Ben tırmanmak istediğim kayadan düştüm. Meğer çok ileriye gitmişim. Yasak ülkelere girmişim. Yaratıcı neymiş, yaratmaya kalkışarak tanıdım. Yalancı ilah, doğrusunu tanıdı. Gölge artist öz sanatkarı tanıdı. Ben şimdi, şu anda tanıyorum Allahı. İlminin, sanatının karşısında aklı mı veriyorum. Aklım bir cephane deposu gibi patlıyor, kül oluyor. Bekle, az kaldı..

Bir Adam Yaratmak benzeri kitaplar

feylesof: 
02 Oca 03:32 · Kitabı okudu

Nefis bir eser.
Lakin öyle ya ''Eser mi? Hayır; bu bir sıradan eser değil. Şaheser olmaya gelince; acaba o da ne demek?''

(Süprizbozan içerebilir) Necip Fazıl Kısakürek'in piyes olan eserlerinden. 3 perdelik bir oyun. Bilmiyorum bu eser için ne söylense az gibi. Hikayenin başlangıcında “meçhul bir tarihte, İstanbul’da” ibaresi sanki yaşanmış bir his verdi bana. Tabi bilemiyoruz bunu Allahualem.
Bu piyesdeki baş kahramanımız Hüsrevde bir piyes yazarı. Tiyatro içinde tiyatro olması baya ilginç geldi bana, ustalıkla kullanılmış bu durum :) sanki yazar kendini anlatıyor gibiydi içinde bulunduğu buhranları. Husrevin halasının kızı, Selma'yı hatırlayınca bir Âh çekiyorum içimden, hikayede çok geçemese de ne kadar naif bir karakter olduğu anlaşılıyor.
Hikaye bana göre 2ye ayrılıyor:
1. Önemli olay öncesi.. buradaki olay örgüsü hızla sizi içine çeken yeri, hiç sıkılmadan okunuyor.
2. Önemli olay sonrası.. burada da Kahramanımızın ölüm, yaşam, delilik, ihanet, kader gibi konularda kendiyle ve yakınlarıyla iç hesaplaşması var, burası daha yavaş ve düşünerek okunması gereken bölüm bence.
Sonunu da çok merak ediyorsunuz Husrevin hikayesi de aynı kaderi paylaşacak mi diye. Bunu da kendiniz görmelisiniz :)
Bir İncir ağacı hiç bu kadar anlamlı olmamıştı :)

Kerim Aydın 
04 Mar 2017 · Kitabı okudu · 10/10 puan

Öncelikle siyasi görüşleri itibari ile Necip Fazıl'ın fikirlerini çoğu zaman kulak ardı ediyordum daha doğrusu haz almıyordum.

Lakin konu edebiyat olunca insan orada bir duruyor. Bu eser belki de tiyatro tarihimizin en dokunaklı eseri. Kesilen incir ağacıyla dağılan, yitip giden umutlar. Düşünmenin verdiği dayanılmaz ızdırabı iliklerinize kadar hissediyorsunuz.

Eserdeki karakterler birbirleri ile o kadar uyumludurki ancak bu aynı dili konuşan insanların birbirlerini anlayamaması, ortaya çıkan düzensizlik halinde sizlerde bir kaosa sürükleniyorsunuz. Necip Fazıl'ın yaşam tanımı; " ondan önce doğanların uydurduğu ve onu yaşamak zorunda bıraktığı zoraki bir masaldır."

Dil olarak Türkçe'nin bütün zenginliklerini bulabilir dilimize tekrar aşık olabilirsiniz.

•Muhayyîr• 
 15 Oca 02:24 · Kitabı okudu · 1 günde · Beğendi · 10/10 puan

İlk temsil gecesi, eseri seyrettikten sonra, Burhan Toprak, Peyami Safa, Mustafa Şekip ve daha birkaç Bâbıâli rütbelisi, Beyoğlunda “Petrograd” pastahanesinde oturuyoruz...
Burhan atılıyor:
–Bu bir eser mi, şahaser mi?...
Peyami susuyor...
Mustafa Şekip düşünüyor...
Bir cevap verilemiyor. Bir teşhise varılamıyor. Eser olmaya hayır, bu bir sıradan eser değil!..
Şahaser olmaya gelince...
Acaba, o da ne demek?..
-Necip Fazıl
Yani ne denir ne yazılır bu incelemeye bilemiyorum. Benim sözlerim, bu kitabın incelemesini anlatacak kadar güzel mi bilemiyorum.. Gerçekten NFK çok ayrı biri.. Hayatımda soluksuz okuduğum eserlerden biri ile yeniden karşı karşıyayım.. “Ölüm korkusu piyesi” adlı piyesini kitapta anlatan yazarımız beni kitap içinde öyle bir yolculuğa çıkardı ki anlatılmaz yaşanır ya, tam da o misâl... Zaten kitabın sonunda ünlü edebiyatçıların bu esere “ŞAHESER” demesi bile bu kitap için yeterli bir gurur kaynağı... Hani derler ya “ölmeden önce yapmanız gereken şeyler” diye bir sürü şey söylerler. Ben de o şeylere bu piyesi ekliyorum.. Okumayan arkadaşlara şiddetle tavsiye ediyorum!!! İyiki varsın NFK!

Süha Murat Kahraman 
19 Haz 2017 · Kitabı okudu · 2 günde · Beğendi · 9/10 puan

Sanatçı yoktan var etme gücüne sahip değilse de varolandan bir oluş ortaya koyabilir, bir eser meydana getirebilir.Onun asli görevi yaratılandan çok yaratışı göstermek, aktarmak, yansıtmaktır.”Bir Adam Yaratmak”a yaratış-eser açısından baktığımızda sanatçı-eser aynasında, ilahi olanı, kul ve Rabbi’ni görebiliriz.İnsanın varoluşsal sancılarının bu kadar iyi işlendiği bir metin okumadığımı söyleyebilirim.Ahmet Mekin’in başrolünde olduğu filmini de izlemiştim ama bu kadar etkilendiğimi söyleyemem. Herkes okumalı, okutturmalı...

Aşsız eşsiz işsiz 
23 Eki 2017 · Kitabı okudu · 1 günde · Beğendi · 10/10 puan

Yaşamla yokluk arası ....yaratılan ile yaradan ...eser ile müfessir ...güç ile güçsüzlük...arayışlar karmaşasında beyhude yaşam ...kendine gel ey insanoğlu ...nerdesin .bu ne kendini bilmezlik... Nereye bu gidiş .. ..kendine gel...... sınırın da bir sınırı var ...der gibi yazar.... varlıkta , yoklukta herşey onun kulu bu noktaya vardı mı el tutuk dil bükülü! Allah'ı hakikate Soran kafa ne sakat hakikatte ne ? HAKKIN MURADIDIR HAKİKAT.....

Fezâ 
14 Oca 16:47 · Kitabı okudu · 5 günde · 10/10 puan

Tam bir başyapıt.

  Yazar bu eserinde Türk Shakespeare olarak anılmıştır.
Kitabın  konusu ;

Ölüm korkusu isimli piyesi yazan Hüsrev'in, yazdığı eser de kendi hayatından da esinlenerek oluşturduğu bir eserdir. Eserde yazdığı çoğu  şeyler  Hüsrev'in  kendi  hayatında da  yaşanmıştır.
Eser'in Kendi hayatındaki yaşanmışlıklar hüsrev'in ilgisini İlk başlarda çekmemiştir. Bir gazeteci tarafından bu ilgisini hissetmeye başlamıştır. Hüsrev kendi yazdığı eseri oynamaya bu şekilde başlar.

Hüsrev piyes de annesini yanlışlıkla öldüren karakterin benzer duygularını yaşamak amacıyla kazara Platonik sevdalısı Selma'yı Bir kurşunla öldürür. Piyesdeki kahramanının bunalımlarını yaşamaya başlar. 

Yazarın eseri ölüm korkusu mu? Yoksa ölüm korkusu eserinin eseri yazar mı?

 Hüsrev'in dostu Nevzat hüsrevi  kendi hastanesi'nin en önemli numunesi olarak görüyor. hüsrev'in hastanesi'ne yatmasını iyi bir reklam olarak görüyor . Gazete sahibi Şeref ticaret için hiçbir şeyi tanımayan kendi doğrularını yazan bir adamdır. Nevzat ile Şeref kendi çıkarları için hüsrevi hastaneye kapatmak istiyorlar . Çünkü yazdıklarını yaşayan adam olarak görüyorlardır Hüsrev'i.

Yazılan bu eser hem Hüsrev'i hem de yakınındaki kişileri değiştirmiştir. Hüsrev'in içindeki kıyameti kimseye söyleyememesi, aradığını bulamayan bulduğu ile uyuşmayan bir karakter olarak çıkıyor karşımıza.
Hüseyin kendini borçlu ve aciz görüyor. Hüsrev'i bu hale kim getirdi?
Yazdığı eseri mi yoksa çevresindeki insanlar mı?
İnsan niçin deli olur?
 Düşünmekten mi ?
Kitabın içinde hepsinin cevabı var.

Kitabın olay örgüsü ve diyalogları süper.Yazarımız okuyucuyu ve ne istediğini gayet iyi biliyor. Tam bir başyapıt . Herkese keyifli okumalar.

ibrahim ilgaz 
02 Ara 2017 · Kitabı okudu · 4 günde

'Bu bir eser mi, şaheser mi?'
Kitap hakkındakı görüşleri ve kitabın değerini eserinin sonun da üstadlar tarafından sorulup, cevaplanmasında zorluk çektikleri bu soru cümlesi ile değerlendirmişlerdir aslında. Bu sorunun üstüne kitap hakkında değerlendirme yapmaktan insanın çekinmesi gerekir. Elbette bi görüş belirtmek, değerlendirmek gerekir. Benim değerlendirmem ise kitabı her elime alışımda zamanı kavrıyamamış olmam, akıcı ve merak uyandırıcı anlatımı sayesinde, sanki kitabı okutmadı da tiyatroda oyunu sergiledi tek başına Üstad Necip Fazıl, bana da okumak değil seyretmek düştü..

Kitaptan 249 Alıntı

Hakan TEKİN 
28 Mar 2017 · Kitabı okudu · Beğendi · Puan vermedi

Artık sana hakaret etmeyeceğim. Çünkü hiçbir hakaret senin kadar alçalamaz.

Bir Adam Yaratmak, Necip Fazıl Kısakürek (Sayfa 78)Bir Adam Yaratmak, Necip Fazıl Kısakürek (Sayfa 78)
Hakan TEKİN 
27 Mar 2017 · Kitabı okudu · Beğendi · Puan vermedi

Yalnızlığımı gidermek için aldığım her tedbir, yalnızlığımı çoğaltmak oluyor.

Bir Adam Yaratmak, Necip Fazıl Kısakürek (Sayfa 36 - Büyük doğu yayınları 34. Baskı)Bir Adam Yaratmak, Necip Fazıl Kısakürek (Sayfa 36 - Büyük doğu yayınları 34. Baskı)
Ferman Mamedov 
14 Oca 2016 · Kitabı okudu · Beğendi · 10/10 puan

Bilerek bilmeyerek Allah'a doğru yol almak vardır, varmak yoktur.Varabildiğimiz hiçbir şey, hiçbir ufuk Allah değildir.Allah sonsuzluktur.

Bir Adam Yaratmak, Necip Fazıl Kısakürek (Sayfa 133)Bir Adam Yaratmak, Necip Fazıl Kısakürek (Sayfa 133)
Mehmet Serhat Ercan 
04 Haz 2017 · Kitabı okudu · Puan vermedi

ZEYNEP - (Haykırarak) Ben ne yaptım Husrev, ne yaptım?

HUSREV - Dinle bak ne yaptın? Erkekle kadın arasında öyle hassas bir cazibe muhiti var ki, en değersiz sebeplerle renk gibi uçar, duman gibi dağılır. Artık hiç bir fedakârlık ve gayretle iade edilemez. Karşınızdakine hiçbir takip ve serzeniş hakkı vermez. Sen ne yaptın biliyor musun? Ruhumuzun bu amansız kanunları önünde, kaybolan cazibeleri iade için en kaba vasıtalara baş vurdun. Kanuna, jandarmaya, cemiyete müracaat eder gibi, âcizlere mahsus bir hak takibine giriştin. Sen ne yaptın biliyor musun? Beni öldürdün.

Bir Adam Yaratmak, Necip Fazıl KısakürekBir Adam Yaratmak, Necip Fazıl Kısakürek
muhammet moroglu 
10 Kas 2016 · Kitabı okudu · Puan vermedi

Yaşamıyoruz. Resimlerimiz, fotoğraflarımız kadar yaşamıyoruz...

Bir Adam Yaratmak, Necip Fazıl Kısakürek (Sayfa 112)Bir Adam Yaratmak, Necip Fazıl Kısakürek (Sayfa 112)
BİLAL ÖZTÜRK 
26 Mar 2017 · Kitabı okudu · Puan vermedi

Ne de kolay ağlıyorsun​uz! Siz bir takım insanlar, ne de kolay ağlıyorsunuz! Gözyaşlarınız olmasaydı neyle müdafaa edecektiniz kendinizi?

Bir Adam Yaratmak, Necip Fazıl Kısakürek (Sayfa 55)Bir Adam Yaratmak, Necip Fazıl Kısakürek (Sayfa 55)
Betül 
17 Oca 21:56 · Kitabı okudu · İnceledi · Beğendi · 10/10 puan

"beni, benden olmayan hareketlere zorlamayın;
sizi, istemediğiniz bir tarzda kırarım."

Bir Adam Yaratmak, Necip Fazıl KısakürekBir Adam Yaratmak, Necip Fazıl Kısakürek
Ferman Mamedov 
14 Oca 2016 · Kitabı okudu · Beğendi · 10/10 puan

Ben, içindeki hayvanı ürkütmüş, incitmiş bir hastayım.

Bir Adam Yaratmak, Necip Fazıl Kısakürek (Sayfa 74)Bir Adam Yaratmak, Necip Fazıl Kısakürek (Sayfa 74)

Kitapla ilgili 1 Haber

19 Senedir Aynı Rolü Oynayan Bir Tiyatrocu
19 Senedir Aynı Rolü Oynayan Bir Tiyatrocu Necip Fazıl Kısakürek'in yazdığı Bir Adam Yaratmak adlı oyun, Ankara Büyükşehir Belediyesi Başkent Tiyatroları bünyesinde sahneleniyor. Oyunda rol alan Mehmet Tahir İkiler, sosyal medya hesabından yaptığı açıklama ile aynı rolü 19 yıldır oynadığını ifade etti ve duygularını paylaştı.