Bir Alex Değilim

·
Okunma
·
Beğeni
·
1.079
Gösterim
Adı:
Bir Alex Değilim
Baskı tarihi:
Mayıs 2012
Sayfa sayısı:
192
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786054054695
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Okuyan Us Yayınları
Dizüstü Edebiyat'ın son mucizesi! Unutulmayacak bir karakter!

"1.87 boy, 50 cm en, çaprazlama 1.96. Gözlerim kahve, göbeğim bombe, baldırım flörtöz."

Hızı hiç kesilmeden devam eden, her kitabı merakla beklenen Dizüstü Edebiyat serimizin son kitabı, Bir Alex Değilim; gülmeyi , eğlenmeyi seven okurlara yeni nesil mizahın en iyi örneklerinden birini sunuyor.

Bu kitabın kahramanı, "kolay kolay dünyaya gelmez" dediklerimizden. Deli deli güldürenlerden, yerli yersiz ağlatanlardan. Bu kitabın sayfaları boyunca hayranı olacağınız İstiklal Akarsu, Facebook'ta 3 sene boyunca yalnızca akrabalarına ve ilkokul arkadaşlarına şakalar yazdıktan sonra bir arkadaşının "oğlum Twitter'a gelsene ne işin var Facebook'ta, burası tam sana göre!" demesiyle 2009'da Twitter'a üye oldu. Burada yazdıklarıyla kısa zamanda 60.000'e yakın insana ulaşma şansını yakaladı. Akabinde bir de blog'um olsun dedi, açtığı blog'da 140 karakter sınırlaması olmaksızın yazdı da yazdı, okundu da okundu. Şimdi "Bir Alex Değilim" ile karşımızda.


"Size aşktan bahsedeceğim, hem de ilk aşkımdan, ya da ikinci aşkımdan, üçüncü de olabilir ama en doğrusu ilk hezimetimden. Yaşımın 16 olduğu bir zaman dilimiydi. İnsan evladının en atarlı, en yanarlı dönerli yaşıdır 16. Hayat üstüme üstüme gelirken ben tek bir kızın üstüne üstüne gitmek istiyordum. Evet, ben bir kızdan hoşlanıyordum, daha da kötüsü platonik bir hoşlanma söz konusuydu. Bana kalsa sittin sene gidip söylemem hoşlandığımı, kızın ruhu duymaz, delicesine sevildiğini hiç bilmez. Lakin o yaşlarda çoğu şey gibi gönül işinde de çevrenizdekiler yönlendirir sizi. Bakkal bile akıl verir, manav bile "Seviyorsan git konuş len, çekinme karı gibi," der. Ama en çok da yaşıtlarınız verir gazı, kendisi dişi sineğe bakarken bile kızaran arkadaşınız böyle bir olayı kaçırmak istemez, "Du bi teklif etsin de, rezil olsun eşşeğinoğlu," der. Gazı veren arkadaşın adı Süleyman, gazı alan kişi ben, gaz kaçağına maruz kalacak kızın adı Sibel'di.

- Olum, seviyo musun lan bu kızı?
- Sevmek demeyelim de…
- Ne diyelim o zaman amk?
- Hastasıyım diyelim, sevmek hafif geldi sanki.
- Aslanım benim be, zaten hastası olunmayacak gibi değil Sibel, o endam, o boy, o etek boyu.
- Ne diyon lan sen?!
- Güsel bi kız sonuçta...

(kitabın içinden)
192 syf.
·5 günde·Beğendi·8/10 puan
Bu yazarın dili bana hiç abartısız Tuco yu hatırlatıyor hani olur da denk gelirseniz kesinlikle yıkılası bir espri kaynağıdır okuyun eğlenin ve gürültülü bir şekilde gülün öyle samimi bir kitap kısa ama şahane anıların toplamından oluşuyor hızlı ve keyifle su gibi akıp gidiyor tavsiyemdir değerlendirin. :)
192 syf.
·1 günde·8/10 puan
Kitap, içerisinde farklı farklı 28 hikayeyi barındıran bir mizah yapıtı. Evet güzel anılar var, yaşanmışlıklar var. Sesli bir şekilde güldürdü mü ? hayır. Ama başından geçen olaylar ve bu olayları anlatım tarzı gayet hoş. Biraz gülmek, tebessüm etmek, çerez tadında bir kitap okumak istiyorsanız tam size göre.
192 syf.
·4 günde·8/10 puan
Kalabalık ortamlarda ve toplu taşıma araçlarında okunmasını şiddetle tavsiye etmiyorum!!!

Kütüphanede sessiz sedasız duran bu kitabin içinde meğer nasıl bir şenlik varmış da haberim yokmuş. Geçen yıl (2013) yaz tatilindeyken eşimin aldığı bu kitaba aradan bir sene geçtikten sonra, "şöyle bir göz gezdireyim bakim neymiş" diyerek başladım. Kolpa bir kitap, tamamen zaman kaybı olduğunu neden düşündüğümü bilemiyorum... ( çıkarılacak ders: önyargılarınızdan kurtulun) haksızlık etmişim resmen :)
Birtakım sosyal mecralarda kitap ve yazarı ile ilgili çirkin, kafa karıştırıcı ve ağır eleştiriler yapılmış olsa da; bunun yanı sıra bu kitabı beğenenleri boş insan, kitaptan anlamayan, basit bir espri anlayışı olan vs gibi etiketleseler de ben beğendim hem de oldukça çok beğendim. Bence arada bu tarz kitaplara ihtiyacımız var. Bu tarz derken, samimi güldürüden bahsediyorum. Edebi yönü kuvvetli demiyor zaten kimse kitap için; zira yazarın da boyle bir iddiası olduğunu düşünmüyorum. Çok samimi stand up tadında bir kitap. Bir çırpıda okunan 28 adet anıdan oluşuyor. Oldukça eğlenceli. Ben çok güldüm. Hatta gerçekten çok güldüm ve bu sebepten ötürü sanırım rezil oldum. Otobüste okumamak lazımmış onu anladım. Kafamı kitaba gömdüm deve kuşu misali, ama kendime engel olamıyorum, okudukça kıkırdıyorum haliyle insanlar bana bakıyor deli diye düşünmüşlerdir kesin. Çok fenaydı çok...

28 anektodun hepsini beğendim ama şöyle baştan sona tekrar düşündüğümde benim de ilk üçüm var tabi... En çok apartman yöneticisi Sedat Bey'e kahkaha attım. Ve aslında merak da etmiyor değilim şu an Sedat bey ne yapıyor diye :) İkinci olarak, büyük-daha doğrusu uzun- umutlarla Hollanda'ya giden İstiklal'in haline epey güldüm. Üçüncü sırada da "300 mahalleli" var. Kartal-Kadıköy minibüslerinin bundan daha iyi tasviri nasıl olur bilemiyorum. Ben de oldukça sık kullanan birisi olarak anlattıklarına yüzde yüz katılıyorum; ağlanacak halimize gülüyorum...

Valla kim ne derse desin ellerine sağlık İstiklal Akarsu'nun. Diğer kitaplarını da okuyacağım. Umarım onlar bu ilk kitabın gölgesinde kalmamış ve her biri bir öncekini aşmıştır.

Arada kafa yormayan, keyifli, eğlenceli bir kitap okumak isterseniz tavsiye edebileceğim bir kitaptır; ilgilenenlere duyurulur...
Tam o sırada bu kız denizinin içinden angut bir Karadağ erkeği çıktı geldi yanımıza.
- This is a Private Party!
- Ne diyo İstiklal?
- Özel partiymiş amk!
- Çıkalım abi o zaman.
- Nereye çıkıyosun lan. 500 km yol geldim , bir kız uğruna ülke değiştirdim ben , bu kadar kızın içinden yalnız çıkmam.
- Please get out , this is private university party!
- Çıkmıyoruz lan!
- Abi Türkçe ne anlar o.
Ve ben o gazla gecemizin içine eden , dünyayı başımıza yıkan , ortamı dağıtan , curcunaya yol açan ; hadi özet geçelim , ağzımıza sıçan o cümleyi kurdum :
- I am nah going out , sıkıyorsa take me out , fuck off , siktir git , fuck fuck fuck!...
Kibir, insanın virüsüdür. Bir kere girdi mi iflah olmaz insan, yayılır vücutta, bir süre sonra da insanı eritir bitirir, kendisini ve etrafını mutsuz eder.
“Halısaha çok basit ve ilkel bir mecradır, erkeklerin haftada bir öküz gibi koşup, eşek gibi ter akıttığı, on dakikada bir oyunu durdurup birbirlerinin sülalesine sövdüğü, birbirlerine tekme tokat daldıkları bir arenadır.”

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Bir Alex Değilim
Baskı tarihi:
Mayıs 2012
Sayfa sayısı:
192
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786054054695
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Okuyan Us Yayınları
Dizüstü Edebiyat'ın son mucizesi! Unutulmayacak bir karakter!

"1.87 boy, 50 cm en, çaprazlama 1.96. Gözlerim kahve, göbeğim bombe, baldırım flörtöz."

Hızı hiç kesilmeden devam eden, her kitabı merakla beklenen Dizüstü Edebiyat serimizin son kitabı, Bir Alex Değilim; gülmeyi , eğlenmeyi seven okurlara yeni nesil mizahın en iyi örneklerinden birini sunuyor.

Bu kitabın kahramanı, "kolay kolay dünyaya gelmez" dediklerimizden. Deli deli güldürenlerden, yerli yersiz ağlatanlardan. Bu kitabın sayfaları boyunca hayranı olacağınız İstiklal Akarsu, Facebook'ta 3 sene boyunca yalnızca akrabalarına ve ilkokul arkadaşlarına şakalar yazdıktan sonra bir arkadaşının "oğlum Twitter'a gelsene ne işin var Facebook'ta, burası tam sana göre!" demesiyle 2009'da Twitter'a üye oldu. Burada yazdıklarıyla kısa zamanda 60.000'e yakın insana ulaşma şansını yakaladı. Akabinde bir de blog'um olsun dedi, açtığı blog'da 140 karakter sınırlaması olmaksızın yazdı da yazdı, okundu da okundu. Şimdi "Bir Alex Değilim" ile karşımızda.


"Size aşktan bahsedeceğim, hem de ilk aşkımdan, ya da ikinci aşkımdan, üçüncü de olabilir ama en doğrusu ilk hezimetimden. Yaşımın 16 olduğu bir zaman dilimiydi. İnsan evladının en atarlı, en yanarlı dönerli yaşıdır 16. Hayat üstüme üstüme gelirken ben tek bir kızın üstüne üstüne gitmek istiyordum. Evet, ben bir kızdan hoşlanıyordum, daha da kötüsü platonik bir hoşlanma söz konusuydu. Bana kalsa sittin sene gidip söylemem hoşlandığımı, kızın ruhu duymaz, delicesine sevildiğini hiç bilmez. Lakin o yaşlarda çoğu şey gibi gönül işinde de çevrenizdekiler yönlendirir sizi. Bakkal bile akıl verir, manav bile "Seviyorsan git konuş len, çekinme karı gibi," der. Ama en çok da yaşıtlarınız verir gazı, kendisi dişi sineğe bakarken bile kızaran arkadaşınız böyle bir olayı kaçırmak istemez, "Du bi teklif etsin de, rezil olsun eşşeğinoğlu," der. Gazı veren arkadaşın adı Süleyman, gazı alan kişi ben, gaz kaçağına maruz kalacak kızın adı Sibel'di.

- Olum, seviyo musun lan bu kızı?
- Sevmek demeyelim de…
- Ne diyelim o zaman amk?
- Hastasıyım diyelim, sevmek hafif geldi sanki.
- Aslanım benim be, zaten hastası olunmayacak gibi değil Sibel, o endam, o boy, o etek boyu.
- Ne diyon lan sen?!
- Güsel bi kız sonuçta...

(kitabın içinden)

Kitabı okuyanlar 195 okur

  • YK
  • Büşra Bike
  • Cagdas Turkili
  • Yusuf İrişti
  • Mustafa Ezer
  • Damla Şenol
  • MERVE ÜNAL
  • Melis
  • Fyodor Mihayloviç Nurovski
  • Emre Ünsal

Yaş gruplarına göre okuyanlar

0-12 Yaş
%0
13-17 Yaş
%50
18-24 Yaş
%30
25-34 Yaş
%10
35-44 Yaş
%10
45-54 Yaş
%0
55-64 Yaş
%0
65+ Yaş
%0

Cinsiyetlerine göre okuyanlar

Kadın
%77.8
Erkek
%22.2

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%31.7 (13)
9
%9.8 (4)
8
%12.2 (5)
7
%12.2 (5)
6
%9.8 (4)
5
%12.2 (5)
4
%4.9 (2)
3
%4.9 (2)
2
%0
1
%2.4 (1)