Bir Aşk Hikayesi

8,3/10  (15 Oy) · 
67 okunma  · 
7 beğeni  · 
1.469 gösterim
"Bir Aşk Hikayesi" (Mme page d'amour) Zola'nın İkinci İmparatorluk döneminde bir ailenin doğal ve toplumsal tarihi. Bu romanında Zola, yine bu diziden Doktor Pascal (Docteur Pascal) ve Düş (Le Reve)'ü andırır. Öteki romanlarında doğalcı (naturalist) anlayışına uygun olarak, insan ilişkilerinde fizyolojik egemenliği ileri sürer. Oysa yukarda adı geçen iki kitapta olduğu gibi yazar, duygusal bir hava içinde geliştirir romanını."

Bir Aşk Hikayesi"nde başlıca kişi olan Helene Grandjean genç bir dul kadındır; pek bağlı olduğu küçük kızıyla, dünyadan uzak yaşıyordur. Böylece dinginlik içinde yaşarken bir rastlantı, fırtınalar yaratır duygularında. Kızının hasta olduğu sırada çağırdığı doktor Henri Deberle'e yıldırım aşkıyla vurulur. Bu evli adamla coşkulu bir serüven yaşar. Bu sırada ilgisini gevşettiği kızı hastalanır ve ölür. Bunun üzerine, Helene derin bir sarsıntı geçirerek sevdiği adamdan uzaklaşır. Kendi halinde bir adamla evlenerek yine o eski silik yaşantısına döner.
(Arka Kapak)
  • Baskı Tarihi:
    1993
  • Sayfa Sayısı:
    332
  • ISBN:
    9789753790161
  • Çeviri:
    Adnan Cemgil
  • Yayınevi:
    Engin Yayıncılık
  • Kitabın Türü:
Nilufer celik 
14 Ağu 04:13 · Kitabı okudu · Beğendi · 9/10 puan

Cok severek okudugum kitaplardan biri .yaşanan yasak ask , evladini kaybetmesi sonucu duyduğu pismanlik,uzuntu bircok duyguyu bir arada yasatan bir kitap okurken duygulanmamak elde degil

ayhan özköroğlu 
30 Haz 15:03 · Kitabı okudu · 3 günde · Beğendi · 9/10 puan

Güncel adı "Bir aşk Sayfası".Daha önce de söylediğim gibi birinci dünya savaşı sonrası burjuva ahlakının ne kadar düştüğünü kadının nasıl iktisadi bir meta , nasıl bir mülkiyet mevzuu olduğunu Zola'nın hemen tüm eserlerinde görmek mümkündü. Zola'nın gerek dönemin şartları gerekse bastırılmış duygularının tesiri ile olsa gerek bacakları birbirine kavuşmayan kadınlar, aç, sefil ve şarhoş erkeklerle cinselliğin en iğrenç boyutuna şahit olduğumuz kitaplarından sonra bu kitap iyi geldi. Dünyaya kapılarını kapamış ve kendini küçük kızına adamış dul bir kadındır kahraman. Birkaç dost dışında herkese kapalıdır kapısı ve tek derdi hasta olan kızının iyileşmesi. Ve tabi ki hayatlarına sırf bu yüzden giren doktor ve onun her şeyi konuşan ama hiç bir şey söylemeyen geveze karısı. Hemen hemen tüm klasiklerde olduğu gibi başlangıcı zorluyor insanı özellikle uzun betimlemeler. Ancak aşk, ihanet, ihtiras, kıskançlık, hayal kırıklığı ve dramı bir romanın içine bu denli güzel yerleştirmek her zaman mümkün olmuyor. Burada olmuş. Beğenip beğenmemek göreceli elbet ama ben beğendim. Okunur yani...

Nevra Yıldız 
22 Eyl 2015 · Kitabı okudu · 9/10 puan

Emile Zola bu kitapta başka bi güzel sanki. Çok çok güzel bir kitaptı. Helene İmkansız bir aşka sürüklenirken kızı Jeanne annesini paylaşamadığı bir kıskançlığa bürünerek hastalığının ölüme dönüşmesine sebep oluyor. Emile Zola bu kitaba da felsefi bi anlam katmış, güzelleştirmiş. Bir yandan evin penceresinden görünen Paris'i izliyor bir yandan da derin düşüncelere dalıyorsunuz kitabı okurken.

büşra yıldız 
04 Haz 2016 · Kitabı okudu · Puan vermedi

Yasak bir aşk yolculuğu. Bu yolculuk sırasında ilgisizliği sonucu kızını kaybeden bir annenin pişmanlığı , aşkın nefrete dönüşü. Aşk gözlerin görüşünü bozduğunda beyin işlevin yitirdiğinde kişi er ya da geç bir şeyleri kaybeder. Kayıpların derecesiyle aşkın nefrete dönüşme şiddeti doğru orantılıdır.