Adı:
Bir Aynada Üç Kadın
Baskı tarihi:
Kasım 2013
Sayfa sayısı:
412
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786050917321
Kitabın türü:
Çeviri:
Bahadırhan Bozkurt
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Doğan Kitap
Erkeklerin biçimlendirip yönettiği dünyalarda yaşayan ve çağlarının tuttuğu aynadaki görüntüden kaçmak isteyen özgür ruhlu üç kadının kesişen hayatları...

Üçü de kendi aynasında gördüğü şeyi arıyordu: Tanrı, bilinçaltı ve...

16. yüzyıl, Flandre: Anna, gördüğü mistik hayallerin rehberliğinde yaptığı iç yolculukta, kendini ve varlığından bile emin olamadığı Tanrı'yı doğada bulur. 20. yüzyıl başları, Viyana: Kendisini evlatlık veren ailesini reddeden, soylu eşinin ailesine ve dönemin ahlak anlayışına başkaldıran Hanna, psikanalizin rehberliğinde yaptığı yolculukta, benliğinin derinliklerini keşfeder.

Günümüz, Hollywood: Yaşadığı sinema dünyasının aşırılıklarına bağımlı, ama bir yandan da bu kalıplardan çıkmak isteyen Anny Lee, Hanna'nın yazdıkları aracılığıyla tanıdığı Azize Anna'yı perdede canlandırmaya çalışırken, kendini ve gitmek istediği yolu bulacaktır. Erkeklerin biçimlendirip yönettiği dünyalarda yaşayan ve çağlarının tuttuğu aynadaki görüntüden kaçmak isteyen özgür ruhlu üç kadının kesişen hayatları...
(Tanıtım Bülteninden)
412 syf.
·Beğendi·10/10
Belki de bir aynada dört kadın ... Farklı dönemlerde yaşamış bu üç kadının kendi iç dünyalarına ayna tutması bana ilham verdi. Kadın olmak hiç bu kadar keyifli olmamıştı ...
412 syf.
·59 günde·Beğendi·Puan vermedi
Zamandan kurtulup ulaşması gereken kişilere ulaşan bir çarenin hikayesi. 3 farklı kadının, bambaşka dertlerine ve hayatlarına ve hatta zamana rağmen birbirlerinin hayatlarına uzanışı.
Okunuşu rahat, insanın 'insan' algısını geliştiren bir eser.
412 syf.
Anna, Hanna ve Anny; üç ana karakter, 16.YY, 20.YY, 21.YY olmak üzere üç ayrı zaman dilimi ve 42 bölüm. Her bölümde ayrı ayrı sırasıyla bu üç kadının yaşam hikayelerini okuyoruz. Anna ve Anny’nin hikayesi bir anlatıcı tarafından, Hanna ise hikayesini ilk ağızdan anlatıyor. Hepsinin hikayesi farklı olsa da buluştukları bir nokta var ki o da bulundukları dönemde yaşadıkları topluma ait değilmiş gibi hissetmeleri.
Kiliselerin gücün zirvesinde olduğu bir dönemde Anna’nın evrenin özünü arayışı, Tanrı’yı tanımlama biçiminin dönemin şartlarına göre aslında sıradan olan ama sıradışı kabul edilerek anlaşılamayan bir kadın.
Hanna farklılığının bilincinde fakat toplumsal normlara uyum sağlamaya çalışan bir kadın. Bir gün yaşadığı kötü bir deneyim sebebiyle psikanalizle tanışıyor ve kendi bilinmezliğinde yolculuğa çıkarak kendini yeniden keşfetme imkanı buluyor.
Ünlü bir sinema yıldızı olan Anny ise içinde bulunduğu sistem ve toplumsal yapıya tepkisini en uçlarda yaşayarak gösteriyor. Büyük bir ruhsal çöküşün ardından toparlanarak kendi doğru yolunu buluyor.
Hepinizin kendi yolunu bulması dileğiyle...
Sen hiç birden fazla yuvası olan bir kuş gördün mü? Ya da yemeyeceği leşe sahip çıkan tok bir tilki? Hayvanlarda zenginlik olmaz;hiçbiri fazladan eşyayı, faydalanmayacağı serveti biriktirmez.
"Niçin sen ve ben?"
"Sen ve Ben, bu fiziklerimizle harika çocuklar yapacağız" diye atıldı Philippe.
İşte, korktuğu başına gelmiş, Philippe tereddüdünü doğrulamıştı! Çiftlikteki en iyi hayvanları seçip çoğaltmak isteyen besici ağzıyla konuşmaya başlamıştı. İnsanlar arasındaki aşk böyle miydi? Bu kadar mıydı? Keşke konuşabileceği bir annesi olsaydı...
...
"Hiyerarşiyi reddediyorum Braindor."
"Yine de, kolayca boyun eğiyorsun."
"İnsanlar arasındaki hiyerarşiden değil, insanlarla hayvanları ayırandan bahsediyorum. Kendimizi üstün sanıyoruz."
"Öyleyiz."
"Hangi konuda? Hayvanlar besleniyor ama savaşlar çıkarmıyor. Hayvanlar dövüşüyor ama işkence etmiyor. Hayvanlar, şehir kurmak, yollar açmak için ormanları yok etmek yerine ormana saygı duyuyor. Bulutları dumana boğmuyor, ağırbaşlı, yerlerinde durup duruyorlar."
"Eğer papazlar haklıysa, ördekler insanlardan daha şanslı: Hiç olmazsa hayatlarını sonlarının mangal olacağını işiterek geçirmiyorlar."
...
Çuhaçiçeğinin üzerine bir kelebek kondu.
Bu iki varlık aynı renklere sahipti, tatlı bir yeşil ve sıcak bir sarı, güzellikte de zarafette olduğu gibi eşittiler, böcek ve çiçek sadece yaşamın şekilleriyle birbirlerinden ayrılıyordu. Biri köklerini toprağa daldırmış, diğerinin bedeni havada süzülüyordu. Kokulu dalları altında yerleşik olanla göçebe olan bir uzlaşı içinde birbirlerini buldular.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Bir Aynada Üç Kadın
Baskı tarihi:
Kasım 2013
Sayfa sayısı:
412
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786050917321
Kitabın türü:
Çeviri:
Bahadırhan Bozkurt
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Doğan Kitap
Erkeklerin biçimlendirip yönettiği dünyalarda yaşayan ve çağlarının tuttuğu aynadaki görüntüden kaçmak isteyen özgür ruhlu üç kadının kesişen hayatları...

Üçü de kendi aynasında gördüğü şeyi arıyordu: Tanrı, bilinçaltı ve...

16. yüzyıl, Flandre: Anna, gördüğü mistik hayallerin rehberliğinde yaptığı iç yolculukta, kendini ve varlığından bile emin olamadığı Tanrı'yı doğada bulur. 20. yüzyıl başları, Viyana: Kendisini evlatlık veren ailesini reddeden, soylu eşinin ailesine ve dönemin ahlak anlayışına başkaldıran Hanna, psikanalizin rehberliğinde yaptığı yolculukta, benliğinin derinliklerini keşfeder.

Günümüz, Hollywood: Yaşadığı sinema dünyasının aşırılıklarına bağımlı, ama bir yandan da bu kalıplardan çıkmak isteyen Anny Lee, Hanna'nın yazdıkları aracılığıyla tanıdığı Azize Anna'yı perdede canlandırmaya çalışırken, kendini ve gitmek istediği yolu bulacaktır. Erkeklerin biçimlendirip yönettiği dünyalarda yaşayan ve çağlarının tuttuğu aynadaki görüntüden kaçmak isteyen özgür ruhlu üç kadının kesişen hayatları...
(Tanıtım Bülteninden)

Kitabı okuyanlar 20 okur

  • Burcu
  • Okunacak Çok Kitap Var
  • İmran Akbaş
  • Tugba kılıc
  • Ebru
  • Pervin M.
  • thetisinarkabahçesi
  • Eylemsi
  • Hande Azcan
  • Ayşe ezgi

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%57.1 (4)
9
%28.6 (2)
8
%14.3 (1)
7
%0
6
%0
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0