Bir Bilim Adamının Romanı Bütün Eserleri 5

8,5/10  (179 Oy) · 
620 okunma  · 
170 beğeni  · 
4.667 gösterim
Bir Bilim Adamının Romanı, Oğuz Atayın İTÜ İnşaat Fakültesinden hocası olan Prof. Dr. Mustafa İnanın yaşamöyküsünü anlattığı romanıdır. Kitap İletişim Yayınlarından çıkmıştır ve 280 sayfadan oluşmaktadır.
  • Baskı Tarihi:
    2012
  • Sayfa Sayısı:
    284
  • ISBN:
    9789754700672
  • Yayınevi:
    İletişim Yayınları
  • Kitabın Türü:
Başak Otsukarcı 
22 Oca 20:28 · Kitabı okudu · 6 günde · Beğendi · 10/10 puan

Bu kitapla alakalı çok güzel inceleme yazıları olduğu için sadece kişisel düşünceme değinmek istiyorum. Ben de bir mühendisim hem de yükseği olan bir mühendis. Ancak, Mustafa İnan'ı bu kitap sayesinde tanıdım ve böyle birinin varlığından haberdar oldum. Bana kendisinden bahsetmeyen hocalarıma mı (belki kendileri de tanımadıkları için bahsetmemişlerdir), kendi araştırmalarımın sığlığına mı yanayım bilemedim.

Ilayda Caner 
17 Şub 04:20 · Beğendi · 10/10 puan

BİR BİLİM ADAMININ ROMANI - OĞUZ ATAY
Zamanlama olarak Beyaz Zambaklar Ülkesinde'yi bitirmemin ardına rastladı bu güzide biyografi dolayısıyla da kitabın başlığı bana göre ''Sarı Çiğdemler Ülkesinde'' olmalıydı; çünkü kendimi neredeyse Finlandiyalı bir mühendisle konuşuyorken, onu, ve onu anlatmak isteyenleri dinliyor olduğumu sanıyorken buldum. Aslında içimizden birini; küçükken damdan düşen bir çocuğu, babasının sürekli ''Adam olmayacak bu çocuk!'' diyerek azarladığı bir delikanlıyı, çalışkan bir öğrenciyi, öğretme ve öğrenme aşığı bir insanı, filolojiye olan ilgisini Divan Edebiyat'ından aldığı örneklerle taçlandıran bir sanatseveri, evhamlı bir profesörü, yurtsever bir vatandaşı ve idealist bir bilim insanını tanıyordum: Mustafa İnan'ı tanıyordum.
Mustafa İnan'dı idealist olan. Devletin kendisine verdiği emeği boşa harcamak istemeyen Mustafa İnan'dı. Mustafa İnan'dı, bir palto bir elbise öğrenciye koşuşturan, onunla şakalaşan,O'na öğreten, onunla öğrenen. Mustafa İnan'dı asistanından borç istemek zorunda bırakılan. Bu ülkedeki bilimin, bilim insanlarının neden arka fonda bile kalamadığının cevabıydı onun yaşantısı. Mustafa İnan'dı iki savaş ardından, çocukluk travmalarından, geçim sıkıntısından, bilime sarılarak çıkan, Oğuz Atay anlatıyordu kalemiyle formülleri yazar gibi: ''Anlıyor musun? dedi, Bizde neden kolayca bilim adamı yetişmediğini? Bilimin küçük yaşta başına gelenleri görüyor musun? İşte bilimin anavatanı Batı, Adana'ya gelmişti; üstelik yalnız pasta ikram etmiyordu küçük çocuklara: Kuvayimilliye çeteleri düşmana karşı direnişe başladığı için yolları, köyleri, uçaklar bombalıyordu..''
Evrenseldi bilim... Dünyayı kucaklayarak gelişecekti, Doğu ve Batı iki çocuğuydu Bilimin, çocuk ayırt edilir miydi hiç? Beş parmağın hangisinden vazgeçebilirdin, beş parmağın beşi bir değilse de?
Bir Bilim Adamının Romanı'nda yalnızca Doğu'da değil suç, Bilim'in karşısında, yalnızca Batı'da olmadığı gibi, Devlet'te de değil hep, Ekonomi'de hiç değil yüzde yüz, tembellikte daha çok, işgüzarlıkta, kolaya kaçmakta, üşengeçlikte, efsaneleştirme de, Mustafa İnan olmayışta... Bilim Aleminde canım, hepsi bir arada, tutuşmuşlar el ele, bilime karşı. Durabilenlerin onda birini kitaplarda okuyoruz yazarsa Atay gibileri, yazdıktan sonra okursa Halk gibileri elbet, çoğu Mustafa İnan gibi olmadan, olamadan, damdan düşüp ölüyor yaz geceleri, çoğunun en büyük suçu savaş çağı çocukları olmaları, çoğu kopya ile geçiyor, kaçak bina yapacak çünkü büyük patron olunca, çoğu rant peşinde.. Bilmez gibi, üzülür azınlık, bilmez misin siyaset aracıdır bu ülkede bilim, kaç Mustafa İnan çıkar sandın Bakanlık reddedecek, öğretme aşkiyle tutuşacak, bir hasta bir sağlamken mektebe koşacak. Kuvvet'i para ile organizasyonun çarpımı olarak nitelendirenler bilim (!) içinden çıkagelenler, bu üniversite mezunları, bu ülkenin okutulanları...
Oğuz Atay ne güzel yazmış: ''Efsane bir geleneğe dayanır ve efsane bir bütündür. Efsaneyi yaratmak da bir araştırma işidir. Oysa insanlarımız henüz, hüzünlü anma törenlerine ve sadece gözyaşlarına dayanan bir dönemi yaşamaktadırlar. Herkesin, özellikle, ''Türk Mühendisler Cemiyeti ve Bilim Alem'inin'' işi gücü vardır, kimsenin, yabancı bir dergide yayımlanması mümkün bir ''araştırma'' için kaybedecek zamanı yoktur. Biz, vakit kaybetmemek için, efsaneleşen kişileri ''minnetle'' anarız, onun ''mümtaz'' kişiliği önünde ''hürmetle'' eğiliriz,. Bu kahraman muhakkak ''yeri doldurulamayacak bir kayıp'tır'' ve bu nedenle, yani yerini dolduramayacağımızı bildiğimizden, onunla ilgili bir araştırma yapmak bizim gibi ciddi kimseler için söz konusu olamaz. Bu arada onun ''üstün gayretlerini'', ''hasletlerini'' anarız; ''senin yerine ben gitseydim'' diyerek, hiçbir zaman niyetli olmadığımız davranışlardan söz ederiz.''
.
Kaç Mustafa İnan daha yetiştirir bu ülke sandın...
Bu ülke yetiştirecek olsa, insan yetişmek istemez; sen herkesi Bilim sevdası ile sevişir mi sandın?
Sen ''Fotoelastisite'yi'' herkesin derdi mi sandın bu ülkede?
''Cehalet mutluluktur,'' diye başlıyor bir film, sen herkesi Bilgi'yi, Mutsuzluğa tercih edecek mi sandın?..
...
Okudukça çıldıracak gibi oluyor insan, sen olmuyor musun? Yazılanlardan bu yana geldiğin, gelinen, geldiğimiz yeri görünce, yalnız Bilim'in, Bilim insanının, ekonominin değil, İNSAN'IN geldiği noktayı görünce, sen çıldıracak gibi olmuyor musun? sorusunu bekledim, bekledim, bekledim hep son sayfada, ama Oğuz Atay öleli kırk yıl olmuş, o dahi tahmin edemezdi sanırım bu halleri, 77'de bile böyle eleştiriyorken gündemi.
Ne yazık demeden geçemiyorum.
Sonra anlıyorum bu kitabın adının neden '' 'BİR' Bilim Adamının Romanı'' olduğunu, ya da neden ''Sarı Çiğdemler Ülkesinde'' olmadığını. Çünkü bu ülkede bilim haberleri, magazin haberleri kadar yankı uyandırmaz, hiç bağıramaz hatta, ürkektir, sineye çeker, sessizdir sitemi. Arka sayfalarda yazar ''Acı Kaybımız, Kayıplarımız'' O kaybın bilim dünyası adına ne yaptığı da zerre kadar mühim değildir, çünkü bir pop sanatçısı yeni ayrılmıştır sevgilisinden, albüm çıkarıyordur.
Ellerimiz kanlı, ölen çocukların, insanlığın kanından ziyade Sanat ve Bilim'in kanıyla kaplanmış ellerimiz, hiç düşünmemeli neden ölüyor çocuklar, insanlar, insanlık ve adalet diye, Bilim ve Sanat ölmüşken, can vermişken kollarımızda çoktan.
BİR BİLİM ADAMININ ROMANI - OĞUZ ATAY

Seda Çakır 
11 Oca 17:13 · Kitabı okudu · 7 günde · Beğendi · 9/10 puan

Bir Bilim Adamının Romanı, TÜBITAK'ın isteği üzerine Oğuz Atay'ın üniversite yıllarından hocası Mustafa İnan'ın hayatını anlattığı romanıdır. Roman Türkiye Bilim­sel ve Teknik Araştırma Kurumu ödüllerinin dağıtıldığı esnada yaşlı bir adamın Mustafa İnan'a benzeyen bir genç ile konuşmasıyla başlıyor. O törende Mustafa İnan ölümünden dört yıl sonra bilim ödülüne layık görülüyor. Ne yazık ki hakettiği kıymeti yaşarken göremiyor.
Biyografik bir roman olması sebebiyle sıkıcı olacağı hissi uyandırsa da, Oğuz Atay Mustafa İnan'in hayatini sınıf arkadaşlarından, eşinden, öğretmenlerinden dinleyip; öğrencilik yıllarını, eğitime verdiği önemi, evliliğini, arkadaşlıklarını, bilim dünyasında bir ekol oluşturmasını, bu yolda çektiği zorlukları, tüm hayatını çok akıcı bir dille, asla sıkmadan anlatıyor.
Oğuz Atay romanda yalnızca Mustafa İnan'ın hayatını anlatmıyor. Onun hayatı üzerinden eğitim sisteminin yanlışlıklarına, eksikliklerine de değiniyor: "Sistemin gerisindeki matematik düzenini anlamak için, formüllerin gerisindeki matematikçiyi, onun nasıl düşündüğünü sezmek gerekiyor. Bunu öğretmiyorlar size; belki liseden sonra da öğretmiyorlar, hiç öğretmiyorlar. Matematikçinin neden ve nasıl düşündüğünü hiç bilmiyorsunuz belki. Matematiği birtakım uzun ve yorucu işlemlerden ibaret gördüğünüz için de bilim çekici gelmiyor size. Sayıların ve eski Yunanca harflerin gerisinde canlı ilişkiler olduğunu sezemezseniz, sayılarla hayatın arasındaki ilişkiyi göremezsiniz, matematik ve dolayısıyla fizik çalışmanın tek amacı sınıfı geçmek olur." (Sayfa 70)

Oğuz Atay ile başlayan ilk serüvenim.Bir Bilim Adamının Romanı sevgili edebiyat öğretmenim Zeyyat Şahin ile tanıdığım Oğuz Atay,bu kitabında öğretmeni Mustafa İnan'ın hayatını incelemiş.
Monografi türünde olan eser Mustafa İnan'ın akademik zekasından ve yeteneklerinden bahsetmiş.Oğuz Atay'ı yeni okuyacaklara kesinlikle önereceğim ilk kitap.Diğer kitaplarına göre daha hafif bir dille yazdığından,Oğuz Abi'nin diline yavaş yavaş alışmaya başlıyorsunuz...

Mehmet Admış 
 12 Mar 20:55 · Kitabı okudu · 8 günde · Beğendi · 10/10 puan

Bir Bilim Adamının Romanı, Oğuz Atay'ın okuduğum beşinci eseri..

Cahit Arf, Mustafa İnan'ın en yakın arkadaşlarından biri.. Mustafa İnan vefat ettikten sonra, sonraki nesillere aktarılması için, hayatının roman olarak yazılmasını istiyor. Bu konuyla ilgili TÜBİTAK, görevi Jale İnan'a devrediyor. 71'de Oğuz Atay, TRT Roman ödülünü kazanınca, Hüseyin İnan; hem Mustafa İnan'ın öğrencisi, hem de ödül alabilecek kadar kuvvetli bir kaleme sahip olan Oğuz Atay'a teklifi iletiyor. Atay, hemen kabul ediyor ve çalışmalara başlıyor.

Cahit Arf, önsözde kitabı beğenmediğini dile getirir. Ben bunu şöyle anlamlandırdım: Eğer, ben de Cahit Arf olsaydım (yani bir bilim insanı olsaydım) ben de beğenmezdim..

Gelelim kitaba; Mustafa İnan gibi bir deha geçti bu ülkeden.. Kitapta, her tür zorluklar karşısında elde edilen bir zaferin öyküsü vardır. Mustafa İnan'ın, hayatı boyunca çektiği çileler ve bu çilelere rağmen ve önüne serilen bunca fırsata rağmen hocalıktan ve vatanından vazgeçmeyen bir efsane.. Çünkü Mustafa İnan, bir efsane gibi tanıtılmış.. Hep çile mi var kitapta? Hayır, yer yer yüzünüzde tebessümler açacak paragraflar, olaylar da anlatılıyor.. Mustafa İnan'ın tek sevmediğim yönü; teoriye çok daha önem vermesi, hatta pratik bilgilerle uğraşan oğlu Hüseyin'e kızması... Bana göre pratik bilgi, teorik bilgiden üstündür ama Mustafa İnan'a göre tam aksi...

Peki, bu kitap sadece Mustafa İnan'ı mı anlatıyor? Tabi ki de hayır! Kitabı Oğuz Atay yazacak da, o ironik yazı diliyle toplumu eleştirmeyecek? Namümkün bir durum bu. O günlerin, bugünlerin hatta tüm zamanların Türk insanını, fikir ve düşünce yapısını ve yaşayış biçimini kendine has diliyle anlatıyor. E tabii ki, bir de yaşanılan yıllardaki tarihsel bazı olaylara da değiniyor.. Okuyanların, okumak isteyenlerin kesinlikle pişman olmayacağı bir biyografik roman..

Bir kitap düşünün şimdi, Sevgili Okur Kardeşlerim;

Kitabın Konusu: Prof. Dr. Mustafa İnan
Kitabın Yazarı: Oğuz Atay
Kitabın Önsözü: Ord. Prof. Dr. Cahit Arf
Kitabın Sonsözü: Hüseyin İnan
Kitabın Kapak Fotoğrafı: Ara Güler

Daha ne diyelim ki...

Celal Uslu 
11 Ağu 2015 · Kitabı okudu · 10/10 puan

Değerli bir bilim insanı, Teknik Üniversite kuruculuğu, dekan ve rektörlük yapmış, TÜBİTAK' ın kurucularındandır, sahip olduğu Adana şivesinden asla ödün vermemiş Mustafa İnan'ın biyografisini romanlaştırarak çok güzel bir eser bırakmış Oğuz Atay. Güzel insanların yaşadığı dönemler de bile kıymeti bilinmezken bu tür biyografi yazarları kalemlerini asla elinden bırakmamalı.
Bilim dünyasında bir ekol yaratmıştır. İthal bilim ve ithal bilim insanı ile yol alınamayacağını, bu bereketli topraklarında bilim adına güzide işler yapabilecek insanlarını bünyesinde barındırdığını, son nefesine kadar savunmuştur.
' Piyasa Mühendisliğini ' reddetmiş, öğretmenlik yapabilmek için Milli Eğitim Bakanlığını ve Bayındırlık Bakanlığını birçok kez geri çevirmek zorunda kalmıştır.
Genel-geçer mühendis algısını yıkmak için çok uğraşmıştır. Mühendisleri otomat bir kalıba sokmaya çalışanşlara: ezbere okuduğu Fuzuli, Nedimi, Yahya Kemal'in beyitleriyle, dillerde ki sözcüklerin kökenlerini araştırmasıyla, mukavemet ve fotoelastisite üzerine yaptığı çalışmalarla karşı durmuştur.

Öğretim elemanlarının maaşlarının kafi olmadığını her fırsatta dile getirmiş, kurucusu olduğu Teknik Üniversite Kürsüsünde verdiği konferans, yaptığı açıklamalar ile gerek diğer öğretim elemanlarına gerekse öğrencilere rol-model olmuştur.

Henüz üniversite 3. sınıfta iken öğretmenleri ona ' Doçent ' lakabını takmıştır, İTÜ'yü pekiyi derece ile bitirmiş, 34 yaşında profesörlük ünvanı almıştır.

TMMOB, Makina Mühendisleri Odası olarak bıraktığı ekolü, etik değerleri, bilim aşkını aşılama ilkesi, piyasa mühendisliğine karşı duruşunu kendimize şiar edindik.

Bu kitaptan sonra Oğuz Atay'ın tüm kitaplarını bittirmem gerektiğini anladım. Adım adım anlattığı Mustafa İnan'ın hayatını yaşadım resmen.

İbrahim Koç 
30 Mar 01:45 · Kitabı okudu · 4 günde · 9/10 puan

Oğuz atayın elinden çıkan bir biyografi romanı ancak böyle olurdu. Kitap Oğuz Atayın hocası Mustafa inanı anlatmakla kalmayıp kendine has iğneleyici üslubuyla insanların bilimden ne anladıklarını öncelikli olarak kendi bilim insanlarımızı tanımamızı bizim bilim insanlarımızı anlayamazken yabancı bilim adamlarını nasıl anlayacaklarını bilginin herşey olmadığını önemli olanın insanlara ne kadar faydanızın dokunacağı ve insanlara üstten bakınılmayacağını herkesin eşit olduğunu sadece herkes düşünür ama herkes uygulayamaz vurgusunu vererek anlatmaya çalışmıştır.

İçerik bakımından olayları sıralı ilerlemesi konu karmaşıklığı olmadan yalın bir dil ile bizlere sunmuştur atay ek olarak albümün olması romanı okuyanların akıllarda soru işareti kalmamasını sağlamıştır.

Mutfaktaki Sarı Bez 
22 Oca 10:55 · Kitabı okudu · Puan vermedi

Oğuz atay 'ı okumaya tutunamayanlar ile başladığımdan bu kitabını okurken önceden hazırlıklıydım, atay'ın konuyu ele alış biçimine, kelimelerine, kısaca tarzına. bu nedenle benim için okuması oldukça keyifli bir kitap olmuştur. Bir bilim adamının hikayesi, en güzel böyle anlatılıp, sevdirilebilirdi. her ne kadar cahit arf kitabın ön sözünde daha iyi olabilirdi diyerek sözünü sonlardırsa da bilakis kitap, okuyana mustafa inan'ı tanıtıp, sevdirmekle kalmıyor, insana öğretim duygularını aşılıyor.Her öğretmenin, akademisyenin okuması gereken bir kitap, öğrenilecek çok şey var, Mustafa İnan'dan.

Vedat Ayhan 
05 Mar 14:20 · Kitabı okudu · 5 günde · Beğendi · 7/10 puan

Bu ülke yetiştirecek olsa, insan yetişmek istemez; sen herkesi Bilim sevdası ile sevişir mi sandın?
Mustafa Inan bu ülkenin aydınlık bir geleceğe ancak sadakati bir çalışma sevdası ile gelebileceğinin farkındaydı ve hayatının tamamını bu uğurda yaşadı
Tabi yaşamak denirse buna
Çünkü herkes kendi cebini düşünürken bu idealist adam ülkesini düşünüyordu
Bir gün Mustafa inanların çoğalması dileğiyle sevgili okurlar ..

4 /

Kitaptan 218 Alıntı

Başak Otsukarcı 
18 Oca 10:28 · Kitabı okudu · İnceledi · Beğendi · 10/10 puan

"Canım bilirsin sanıyorum lisede inek derler böylelerine. Teknik Üniversitede de kuş diye çağırırlarmış çalışkan öğrencileri. Böyle garip kuşlara iyi gözle bakılmaz; hele bir de ders kitaplarının dışında bir şeyler okumaya kalkarlarsa... en azından kurulu düzen bozulur diye korkulduğu için hiç acınmaz bunlara. Böyle ukalalara hemen haddini bildirir kalabalık: Bu kuşlar arkadaşlık yuvasından atılır. Onun için kimse kuş ya da inek görünmemeye çabalar: Aman çalıştığım anlaşılmasın, aman insanlığıma leke sürülmesin. ... Okullarda her sınıf ikiye ayrılır böylece dedi profesör; Herkes kendi toplumunda yaşar: iki ayrı millet gibi. Kuşlarda ötekileri küçümser tabii. Güldü: Şu iki milleti aynı bayrak altında toplayabilseydik, belki biz de bilim savaşında bazı toprakları ele geçirebilirdik."

Bir Bilim Adamının Romanı, Oğuz Atay (Sayfa 44 - İletişim Yayınları)Bir Bilim Adamının Romanı, Oğuz Atay (Sayfa 44 - İletişim Yayınları)
Celal Uslu 
22 Ağu 2015 · Kitabı okudu · İnceledi · 10/10 puan

"Çünkü iyi yaşamak da 'bilgi' ye dayanır. Bunu da göstermeliyim sizlere. Çünkü ülkemizin insanları daha yaşamanın acemisidir. Onlara insan gibi yaşaması öğretilmemiştir henüz. Nasıl yaşamak gerektiği de sezdirmeden öğretilebilir onlara. Hayatın yaşamaya değer olduğu öğretilebilir. Güzel sanatların da, edebiyatın da 'büyük ve güzel şeylerin' de var olduğunu öğrenmeli insanlarımız."

Bir Bilim Adamının Romanı, Oğuz Atay (Sayfa 55)Bir Bilim Adamının Romanı, Oğuz Atay (Sayfa 55)
hevi 
12 Eki 2016 · 10/10 puan

Mustafa inan
Herkes hafızasından, hafızasının zayıf olduğundan şikayet eder; fakat asla zekasından yakınmaz. Bilmez ki hafıza zekanın bir unsurudur.

Bir Bilim Adamının Romanı, Oğuz Atay (Sayfa 48 - iletişim yayınları)Bir Bilim Adamının Romanı, Oğuz Atay (Sayfa 48 - iletişim yayınları)

Derler ki meşhur fizikçi Einstein, bir toplantıda Şarlo'ya "Siz büyük bir adamsınız." demiş, "Herkes sizi anlıyor, herkes size hayran." Şarlo, "Siz daha büyüksünüz." diye itiraz etmiş: "Size herkes, hiç anlamadığı halde hayran."

Bir Bilim Adamının Romanı, Oğuz AtayBir Bilim Adamının Romanı, Oğuz Atay
Zehra Baysan 
23 Şub 18:53 · Kitabı okudu · 8/10 puan

"Meselelere yukarıdan bakmayı bildikten sonra dünya gibi gezegenler insana çok küçük görünür."

Bir Bilim Adamının Romanı, Oğuz AtayBir Bilim Adamının Romanı, Oğuz Atay
Başak Otsukarcı 
22 Oca 20:25 · Kitabı okudu · İnceledi · Beğendi · 10/10 puan

"İnsan öğrendikçe, bildikçe evrenselleşir."

Bir Bilim Adamının Romanı, Oğuz Atay (Sayfa 153 - İletişim Yayınları)Bir Bilim Adamının Romanı, Oğuz Atay (Sayfa 153 - İletişim Yayınları)
Başak Otsukarcı 
18 Oca 19:54 · Kitabı okudu · İnceledi · Beğendi · 10/10 puan

"Nasıl yaşamak gerektiği de sezdirmeden öğretilebilir onlara. Hayatın yaşamaya değer olduğu öğretilebilir. Güzel sanatların da edebiyatında 'büyük ve güzel şeylerin' de var olduğunu öğrenmeli insanlarımız."

Bir Bilim Adamının Romanı, Oğuz Atay (Sayfa 50 - İletişim Yayınları)Bir Bilim Adamının Romanı, Oğuz Atay (Sayfa 50 - İletişim Yayınları)
Zehra Baysan 
21 Şub 21:06 · Kitabı okudu · 8/10 puan

"Herkes hafızasından, hafızasının zayıf olduğundan kolaylıkla şikayet eder; fakat asla zekâsından yakınmaz.Bilmez ki hafıza, zekânın bir unsurudur."

Bir Bilim Adamının Romanı, Oğuz AtayBir Bilim Adamının Romanı, Oğuz Atay

Kitapla ilgili 2 Haber

Milli Eğitim Bakanlığı'nın Öğretmen Adaylarına Önerdiği 32 Kitap
Milli Eğitim Bakanlığı'nın Öğretmen Adaylarına Önerdiği 32 Kitap MEB'in bu sene ilk defa uyguladığı aday öğretmen yetiştirme süreci kapsamında aday öğretmenlerin okuyacağı kitaplar ve aday öğretmenlerin izleyeceği filmler belli oldu. Stajyer öğretmenler 24 haftalık stajyerlik sürecinde bu kitapları okuyacak, filmleri izleyecek ve bir değerlendirme formu hazırlayacak.